Merhaba sevgili Siirtliler ve Siirt Sporlular.
Ben RoHaN, şimdi yazacaklarım çok ciddi ve çok önemlidir.
Biliyorsunuz ki, Siirt Spor eskiden Siirt Köy Hizmetleri ve YSE Spor'du ve her maçı heyecanlı ve coşkuluydu. Sonra Siirtli olduğunu belirten bir iş adamı çıktı ortaya ve Siirt Spor'a sahip çıktı. Fadıl Akgündüz, proton marka araçların bayisini Siirt'te açtığında Vakıflar Yurdu Müdürü Takiddin Yarayan'ı Siirt'te sağ kolu görmüş ve güvenmişti.
Siirt'in iki başkanı vardı o zamanlar. Biri maddi biri manevi başkanıydı. Büyük transfer yapıldı, deyim yerinde adeta paralar saçıldı ve Siirt Spor tarihinde yakalayamacağı bir şansı elde etti ve birinci lige çıktı. Hatta o sıralar, Olağanüstü Hal Bölgesinden bile çıkarıldık. Mutluyduk, Siirt Spor ve Jet Pa sayesinde talihimiz değişiyordu artık. Tanju Çolak bile gelmiş Siirt JetPA Spor'a teknik direktör olmuştu.
Taraftarlar, takımın adının Siirt JetPA olarak değiştirilmesini istedi ve çok geçmeden takımın ismi değişti.
Fadıl Bey, bu kez seçim ve siyaset peşine düştü ve Takiddin Yarayan'ı destekleyerek Milletvekili olmasını sağladı.
Bir otobüs ve bir bina ile Siirt JetPA adeta düşler ülkesindeydi. Ama bu rüya kısa sürdü ve takım kabuslara büründü.
Önce Ömer Faruk Helvacıoğlu'nun kıskacına giren takımımız, kabus üstüne kabus görmeye başladı.
Siirt Belediye Başkanlığına gelen Mervan Gül, Siirt Spor'a sahip çıkmak istedi. Ömer Faruk Helvacıoğlu da takımdan alacaklı olduğunu ifade ederek "alacaklarımı verin, takım sizin olsun" dedi.
Bir iki toplantı yapıldı ve sene 2004'te Vali Nuri Okutan, Emniyet Müdürü H.Murat Karcıoğlu, Yerel-Ulusal Basın ve Noter Huzurunda TAKIMDAN ALACAĞIMDAN FERAĞAT ettim dedi.
Siirt Spor için yeniş bir sayfa açılmıştı. Belediyeye ait otoparkların geliri, Siirt Spor'a akacaktı. Takım için Milli Piyango biletleri, Takvimler hazırlandı satıldı. Siirt Spor için maddi kaynaklar yaratılmaya çalışılıyordu ki, yeni bir kanun geldi ve Belediye Başkanları takım başkanlığı yapamaz denildi.
Takımımız, bu kez Belediye Başkanı Mervan Gül'ün kardeşi Nurettin Gül'ün yönetimine geçti. Takım bir adım ileriye gidemedi derken, Maddi kaynak olarak gösterilen Otoparklar birbir kesildi ve otoparklardan da hiçbir gelir elde edilmediği açıklandı.
Sonuç böyle olunca, bir Siirt Sevdalısı olan işadamı Beşir İlçin, "bu takıma sahip çıkarım" dedi. Bu kez de Mervan Gül, 400 milyar TL civarında bir fiyat gösterek takımdan alacaklı olduğunu belirtti. Yine birkaç toplantı yapıldı ve Mervan bey de alacaklarından ferağat etti.
Takımın başına geçen Beşir İlçin, takımdan alacakları olanları birbir çözümlerken, bir yandan da sorunlarla başediyordu.
Başta Ömer Faruk Helvacıoğlu olmak üzere Fadıl Akgündüz bile Takım lehine davalar açmaya başladı. Alacakları olduğunu ifade eden bu iki Siirtli, takımımızıın şuan 3.ligden bile daha aşağıda görmek ister gibiler.
Noter huzurunda alacağım kalmadığını belirten Ömer Faruk bey, Takiddin Yarayan'ın imzasıyla senetler düzenleyeip takım üzerinde hak iddia etti. Şuan için 6 mahkemenin 4'ü Siirt Spor tarafından kazanılmışsa da, 2 mahkeme hala devam ediyor.
Bu Siirtli olduklarını iddia edenler, ne kadar Siirtli olduklarını apaçık görüyoruz. Siirt Spor Başkanı Beşir İlçin'le yaptığım görüşme sonucu, üzüntü olduğunu gözlemledim. Siirt'i ve Siirt Spor'u bu kadar sevmek bu kadar suç olmamalı bence.
Elbette bu sıkıntıların da üstesinden gelinecektir ama sinek ufaktır, mide bulandırır misali, Siirt Spor'umuzun canını sıkmaya ve moralini bozmaya hiç kimsenin hakkı yoktur diye düşünüyorum.
Birkaç gün içinde yayına başlayacak olan Siirt Spor resmi sitesinden de bu anlattıklarımla ilgili gerçek belgeler birbir sunulacaktır. Siirt Spor'a açılan ve kaybedilen davalar.
www.siirtspor.net
Tüm Siirtlilere ve Siirt Sporlulara en derin selam ve sevgilerimi gönderiyorum.
(Başka sitelerde yorum yazmak, karalamak, aklınca muhaberlik yapıp soru sormak akıl işi değildir. Gerçeği bilmeden yargılamakda hiç kimsenin üzerine vazife değildir. Ömer Faruk Bey'in bunca zamandır durup, Beşir İlçin'in başkanlığı döneminde bu sahte senetleri ortaya çıkarması sizce ne kadar doğrudur. Takiddin Bey'in noter huzurunda bu senetler ve imzalar bana ait değil demesine rağmen, Ömer Faruk bey'in sahte senet düzenlemekten neden suçlanmadığı da ayrı bir sorudur.)


LinkBack URL
About LinkBacks




Alıntı
