1. sayfa - 3 sayfa var 123 SonuncuSonuncu
25 sonuçtan 1 ile 10 arası

Hybrid View

  1. #1

    SİTE KURUCUSU
    Array
    Üyelik tarihi
    31.07.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    46
    Mesajlar
    13.422
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Urfa'ya Gidiyoruz... Siirtliler Board Bayramda Ş.Urfa'da

    Siirtliler-Board ailesi olarak gezmeye, eğlenmeye, gezerek öğrenmeye devam ediyoruz.

    Kurban Bayramı'nın en anlamlı mekanlarından biri de elbetteki Şanlıurfa... Üyelerimizden çoğunun askere gidecek olması ve Kurban Bayramına denk gelen seyahatnamemiz, rotamızı Şanlıurfa'ya çevirdi.

    Bayramın 4. günü (11 Aralık 2008 - Perşembe) 18 kişilik ekiple Sabah 03.00'te yola çıkıyoruz. Geze geze gideceğimiz ve Urfa'daki manevi havayı teneffüs edip, fotoğraf ve görüntü çektikten sonra aynı günün akşamı döneceğimiz bu gezimizde kazasız belasız gidip gelmemiz için dualarınızı bizden esirgememenizi diliyoruz.

    Gideceğimiz İl : Şanlıurfa
    Tarih : 11 Aralık 2008 Perşembe (Bayramın 4. günü)
    Saat : 03.00 Heykelin önünden hareket
    Dönüş : aynı gün saat 15.00

    İSİM LİSTESİ
    1. RoHaN
    2. Derbeder
    3. Kanal56 Ozan
    4. Esmer
    5. Ceymis
    6. Babanın Oğlu Kemal
    7. Ette_56
    8. Crezzy Ette
    9. Dj.Koso
    10. Nefesim_MSE
    11. Özbey
    12. Dj.Özbey
    13. Mury (kaleci)
    14. Asi Ette
    15. Ette_Ceza
    16. İ.A.Türk
    17. Dj.Hewal
    18. YEDEK

    YEDEKLER:
    Ulash
    Dj-Pisune
    A.Mergen
    Efsane_1907
    CyberMedia
    Haci
    Emrerojava

  2. #2

    SİTE KURUCUSU
    Array
    Üyelik tarihi
    31.07.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    46
    Mesajlar
    13.422
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    GEZİLECEK YERLER

    Ziyaret Yerleri
    HZ. İBRAHİM PEYGAMBER MAKAMI

    Şehir merkezindedir Hz. İbrahim Peygamber'in doğduğu rivayet edilen mağaradır. Adak adanır.Çocuk sahibi olmayı dileyenler, çocukları erken doğarsa adını İbrahim Halil koyarlar. İçinde su da olan mağaranın sinir ve ruh hastalarına iyi geldiği öne sürülmektedir.

    EYYÜP PEYGAMBER MAKAMI

    Şehir merkezinin güneyindedir. Hz. Eyyüp Peygamber'in burada iyileştiği ve yaşadığı rivayet edilir. Buradaki suyun şifalı olduğu öne sürülür. Mağarası Şanlıurfa'nın bilinen adak yerlerinden biridir.


    EYYÜP NEBİ

    Türbe Viranşehir yakınlarındaki Eyyüp Nebi Köyü'de bulunmaktadır. ürbede Hz. Eyyüp (as)'ın türbesi bulunmaktadır. Ayrıca köyün güneybatısında Hz. Elyesa (as)'nın türbesi bulunmaktadır. Köy mescidinin kuzeyinde Hz. Rahime Hatun'un türbesi bulunmaktadır.



    HAYAT EL-HARRANİ

    Hayat el-Harrani hazretlerinin babasının adı Kays idi. Harran'da doğup yaşadığı için kendisine el Harrani denilmiştir. Devrinin en büyük evliyasındandır. Hayat el Harrani hazretleri için, vefatından sonra tasarrufları devam eden dört evliyadan biridir denilmektedir. Babası da büyük evliyalardandır. Hayat el-Harrani hicri 581, miladi 1185'de vefat etti. Harran'da defnedildi. 1195'de üzerine bir türbe yapıldı.
    Hayat el-Harrani hazretleri çok keramet gösteren bir veli idi. Bugün türbesi halk tarafında ziyaret edilmektedir.






    ŞEHY MES'UD (ŞIH MAKSUT)

    Şanlıurfa'ya ne zaman geldiği belli değildir. Nişabur'dan geldiği bilinmemektedir. Türbesi ve tekkesi Şanlıurfa'ın güneyinde, Urfa Kalesi'nin de güney tarafına düşen tepenin üzerindedir. Mezarı bu türbenin içindedir. Devrinin alim ve mutasavvuflarındandır. Halk arasında "Şıh Maksut" diye yanlış tanınmaktadır. Asıl adı Şeyh Mes'ud'dur. Bu türbe hem bir ziyaret yeri hem de etrafı bir mesire alanıdır.
    Türbe Selçuk mimari tarzında yapılmış olup kubbesi yarı açık bırakılmıştır. Şeyh Mes'ud'un türbesi mezarı türbenin doğu tarafında bulunan eyvanın bodrumundadır. Norma olarak eyvanın içinde tahtadan bir sanduka vardır ve üzeri yeşil bir kumaşla örtülüdür. Bu sandukanın içi boş olup eyvanın altındaki bodrumda mezar bulunmaktadır. Burada beş mezar bulunmakta, bunlardan biri Şeyh Mes'ud'un, biri kızkardeşinin diğer üç mezar da müritlerinin mezarıdır. Mezarların bulunduğu bu bodruma inecek bir kapı bulunmamaktadır. Şeyh Mes'ud'un tekkesinin içinde mescid, çilehaneler ve misafirler için ayrılan odalar bulunmaktadır.

    Hoca Ahmed Yesevi'nin halifelerinden biridir. Nişabur'dan Anadolu'ya gelerek halka İslamiyet'i öğretmekle görevlendirilmiştir. Uzun yıllar Urfa'da Müslümanlığa hizmet etmiş evliyalardandır.

    BEDİÜZZAMAN AHMET EL-HEMEDANİ

    Bediüzzaman Ahmet El-Hemedani hazretlerinin türbesi, kendi adını taşıyan mezarlığın ortasındadır. Türbesinin üzerinde açık bir kitabe bulunmamaktadır. Bediüzzaman Ahmet El-Hemedani hicri 1209 senesinde vefat etmiş ve bu türbeye defnedilmiştir. Halk tarafından devamlı ziyaret edilen türbenin etrafında birçok meşayıh ve ulema mezarı bulunmaktadır.

    HAC KERMO

    Kadiri şeyhidir. Hac Kermo diye ün kazanmıştır. Bu Kadiri şeyhinin mezarı Harrankapı Kabristanındadır. Devrinin alim ve mutasavvuflarındandır. Hicri Zilkade 1234, Miladi Ağustos 1819 senesinde vefat etmiştir.
    Asıl adı Hac Abdulkerim olan Hac Kermo, aslen Bağdatlı'dır, Urfa'ya ne zaman geldiği bilinmemektedir. Mezarı halk tarafından ziyaret edilmektedir.

    ABDURRAHMAN DEDE

    Şehir merkezinde kendi adı ile anılan caminin mezarlığındadır. Daha çok hastalarca ziyaret edilmektedir.

    YAKUP KALFA

    Onyedinci yüzyıl Kadiri şeyhlerindendir. Urfalı şair Nabi'nin şeyhidir. Türbesi Şanlıurfa kalesinin eteğinde ve Aynı Zeliha gölünün güney batısındadır. Türbesinin bulunduğu mahalleye Yakubiye mahallesi adı verilmiştir.

    ŞAZELİ ALİ DEDE

    Şazeli Ali Dede 17. Yüzyılda Urfa'da yaşamış Şazeli Tarikatı şeyhidir. Halil-ür Rahman Kabristanındaki türbesinin içindeki bir yazıda Osmanlı padişahlarından suldan IV. Murad'ın 1639'da Bağdat Seferine giderken, Şazeli Ali Dede'ye misafir olduğu ve kendisine çok ihsanlarda bulunduğu yazılıdır.

    ARŞ HOCA

    Arş Hoca 1930 yılında yaşamış evliyadan bir zattır. Türbesi Harrankapı mezarlığındadır. Türbesinin üzerindeki kitabesi çok bozuk olduğundan okunamamaktadır. Türbe Yavuz Selim İlkokulu'nun bahçesinde yer almaktadır. Devamlı "Arş" diye bağırdığından adı "Arş Hoca" olarak kalmıştır. Adını pek kimse hatırlamamaktadır. Bir çok kerameti olduğu söylenmektedir.

    ŞEYH EBUBEKİR

    Ulucami'nin doğu kapısı yanında bulunan türbesi, halk tarafından çok ziyaret edilmektedir. 17. Yüzyılda yaşadığı bilinmektedir. Zamanının büyük evliyasından biridir.


    DİPSİZ ZİYARET

    Şehir merkezinin 5 km kuzeyinde, Karaköprü semtindedir. Çocukları olmayan gelinler türbenin yanındaki ağaca bez parçaları bağlarlar. Dilekte bulunurlar. Ziyaretin yanında küçük bir göl vardır.

    BOZTEPE ZİYARETİ

    Bozova ilçesinin Boztepe mıntıkasındadır. Baharda Cuma günleri sıkça gidilen bir yerdir. Çocuk özlemi ile gelen kadınlar çoğunluktadır.

    AKBALIK

    Hz. İbrahim'in ateşe düştüğü gölün kaynağında, beyaz bir balığın yaşadığı rivayet edilir. Dileği olan, bu balığa şeker ve üzerinde ayetler yazılı bulunan kağıt parçaları atar. Balık görünür ve atılanı yerse dilek kabul edilmiş olur.

    ÖKÜZ DAŞI

    Şehir merkezinden 15 km. uzaklıkta, Kızlar Köyündedir. Taş uzaktan bakıldığında oturan bir öküzü andırmaktadır. Veli'nin türbesi bu taşın hemen bitişiğindir. Türbe ziyaret edilir. İyileşmek için dua edilir.

    DABAKHANE

    Şehir merkezindir. Yıkılan türbenin kaybolmaması için üzerine bir şadırvan inşa edilmiştir. Yaramaz ve haylaz
    çocukları sükunete kavuşsun diye buraya getirirler.




    FOTOĞRAFLAR





















  3. #3

    SİTE KURUCUSU
    Array
    Üyelik tarihi
    31.07.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    46
    Mesajlar
    13.422
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Urfa Rehberi » Turizm

    Şanlıurfa; Harran, Şuayp, Soğmatar gibi dünyaca ünlü tarihi kent kalıntılarına sahip olması, il merkezinde çeşitli dönemlerden kalma tarihi evler, çarşılar, hanlar, hamamlar ve camiler gibi mimari eserlerin yoğun bir doku oluşturması, bu dokunun bozulmadan günümüze kadar gelmiş olması nedenleriyle tarihi eserlere meraklı turistlerin ilgisini büyük ölçüde çekmektedir.

    HARRAN
    Şanlıurfa'nın 44 kilometre Güneydoğusundadır. Her yıl binlerce yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edilen tarihi Harran Kenti, kendi adıyla anılan Harran Ovası merkezinde kurulmuştur. 3392 sayılı kanunla 19.6.1987 tarihinde ilçe merkezi olmuştur. İl merkezine 44 km. mesafededir. 76 köyü vardır. 1997 Genel Nüfus Sayımına göre ilçenin nüfusu 41 bin 58' dir. ( İlçe merkezi nüfusu 7 bin 306, köy nüfusu ise 33 bin 753 . 2001 yılında 48 bin civarında olduğu sanılmaktadır.)
    Harran dünya üzerinde şehir olarak kurulmuş ilk yerleşim merkezidir. Evler, topraktan bağımsız değil, sanki toprağın bir ürünüymüş gibi yerden birer yükselti şeklindedir. Konik damları, kalın duvarları, toprak zemini ve camsız pencereleriyle yakıcı sıcağın etkilerini azaltmaya çalışırlar.
    Tevrat'ta Hârân olarak geçen yerin burası olduğu söylenilir. İslam tarihçileri kentin kuruluşunu Nuh Peygamberin torunlarından Kaynan'a veya İbrahim Peygamberin kardeşi Aran'a (Haran) bağlarlar. 13.yüzyıl tarihçilerinden İbn Şeddad, Hz. İbrahim'in Filistin'e gitmeden önce bu şehirde oturduğunu yazmaktadır. Bu nedenle Harran'a Hz. İbrahim'in kenti de denildiğini, Harran'da İbrahim Peygamberin evinin, adını taşıyan bir mescidin, onun otururken yaslandığı bir taşın varolduğu söylenmektedir


    Harran tarihiyle ilgili en doğru bilgiler arkeolojik kazılardan elde edilen buluntulara dayanmaktadır. Harran adına ilk defa, Kültepe ve Mari'de bulunan M.Ö. II. bin başlarına ait çivi yazılı tabletlerde "Har-ra-na" veya "Ha-ra-na" şeklinde rastlanılmaktadır. Kuzey Suriye'de bulunan Ebla tabletlerinde ise Harran'dan "Ha-ra-na" olarak bahsedilmektedir. M.Ö. II. binin ortalarına ait Hitit Tabletlerinde, Hitit'lerle Mitanni'ler arasında yapılan bir anlaşmaya Harran'daki Ay Tanrısının (Sin) ve Güneş Tanrısının şahit tutulduğu belirtilmektedir.
    Bu tarihi belgelerden anlaşıldığına göre, Harran adı 4.000 yıldan beri değişmeden günümüze kadar gelmiştir. Harran adı, Sümerce ve Akatca "Seyahat-Kervan" anlamına gelen "Haran-u" dan gelmektedir. Bazı kaynaklar bu kelimenin kesişen yollar veya çok şiddetli sıcak anlamına geldiğini de kaydetmektedirler.
    Harran; Ay, Güneş ve gezegenlerin kutsal sayıldığı eski Mezopotamya putperestliğinin (Sabiizm) önemli merkezi olması yönüyle ünlü idi. Bu nedenledir ki Harran'da Astronomi ilmi çok ilerlemiştir.
    Urfa'nın Hıristiyanlığın en önemli merkezlerinden biri haline gelmesine karşılık, Asur, Babil ve Hitit devirlerinden beri Harran'da süre gelen Sabiizm varlığını M.S. İI. yüzyıla kadar sürdürebilmiştir. Bu nedenle Hrıstiyanlar Harran'a Putperest şehri anlamına gelen "Hellenopolis" adını vermişlerdir. Dünyadaki üç büyük felsefe ekolünden birisi "Harran ekolü"dür.
    M.Ö. 1000'e kadar inen tarihiyle Harran 11. yüzyıla kadar büyük bir bilim merkezi durumundaydı. Zira, Abbasi Hükümdarı Harun Reşid'in yaptırdığı, dünyaca ünlü Harran Üniversitesi buradaydı. İlkçağ felsefe ekolünün merkezi ve daha sonra Arap düşünce sisteminin kaynağı olan bu üniversiteden bugüne yalnızca gözetleme (astronomi) kulesi kalmıştır. Harran Üniversitesinde sürdürülen bilimsel çalışmalar din, gökbilim, tıp, matematik ve felsefe olmak üzere beş bölüme ayrılmıştı. Felsefede ağırlığın Platon, Aristoteles, Plotinos gibi bilginlerde olduğu görülmüştür. Harran Üniversitesinde Farabi'nin de kısa bir süre öğrenim gördüğü biliniyor. Bugüne kadar ulaşan toprak üstü kalıntıların çoğu İslamiyet Dönemi'ndendir ve kazıları hala sürmektedir. Sin Tapınağı'yla ünlü, Sabilik Tarikatının geliştiği Harran'da geçmişte Ay Tanrısı Sin'e tapıldığı bilinmektedir.
    Harran'da bir çok büyük bilgin yetişmiştir. Devrin, en büyük Matematikçilerinden, Tabiplerinden ve Yunan filozoflarının eserlerini Arapça'ya çevirenlerden 821 doğumlu Sabit bin Kurra, dünyadan aya olan uzaklığı doğru olarak hesaplayan Battani (Avrupalılar Albetegni veya Albatanius derler), Yunan filozoflarının maddenin bölünebilen en küçük parçasının (atom) parçalanamaz olduğuna dair iddialarını kabul etmeyen, oysa bölünmez kabul edilen bu parçanın müthiş bir enerji ile parçalanarak Bağdat gibi bir şehri yıkabileceğini söyleyen ve böylece Atomun mucidi sayılan Cabir bin Hayyam, Din bilgini Şeyhülislam İbni Teymiye Harran'daki okullarda yetişmiş dünyaca ünlü bazı alimlerdir.

    SOGMATAR:
    Şanlıurfa'ya 73 km. uzaklıktaki kent bugün Yağmurlu köyü adıyla anılmaktadır. M.S. 1. ve 2. yüzyılda Süryaniler tarafından iskan edilmiştir. Kökü Harran Sin kültürüne dayanan Sabiizim ve Baştanrı Marilaha'nın kültür merkezi olduğu bilinen Soğmatar ören yerinin, baş tanrıya ve gezegenlere ibadet edilen ve kurban kesilen açık hava mabedi en önemli kalıntılarından biridir. Mabedin duvarlarında Süryanice yazılar ve gezegenleri tasvir eden insan rölyefleri işlenmiştir. Ayrıca kalenin batısında bulunan tepedeki kayalara da tanrıları tasvir eden rölyefler ve Süryanice yazılar işlenmiştir.

    ŞUAYB ŞEHRİ:
    Şanlıurfa'dan 88 km. uzaklıktaki Özkent Köyü adıyla anılan tarihi harabelerdir. Geniş bir alana yayılan ören yerinin sularla çevrili olduğu ve Roma devrinde inşa edildiği anlaşılmaktadır. Halk arasında Şuayb Peygamberin bu kentte yaşadığına inanılır. Şuayb şehrinde Peygamber makamı olarak ziyaret edilen bir de mağara bulunmaktadır.

    NEVALİ ÇORİ:
    Nevali Çori adıyla tanınan antik yerleşme yeri, Şanlıurfa ili Hilvan ilçesine bağlı Kantara köyünün sınırları içerisinde Fırat nehrinin sağ tarafında ve onun bir yan kolu olan Kantara deresinin yanında yer almaktadır. Kalıntı alanı, uzunluğu 100 m. genişliği 50 m. olan ve iki kuru dere tarafından sınırlanan terası bir kireç tepesinin altında bulunmaktadır.
    Nevali Çori antik yerleşmesi insanların yerleşik hayata geçmeye başladığı, yoğun avcılığın yanı sıra bitki ve hayvanların evcilleştirilmeye çalıştığı bir dönemi yansıtmaktadır. Depo olarak kullanılabilecek çok sayıda taş yapının, kült yapısının ve bir çok sanat eserinin burada bulunmuş olması, Nevali Çori yerleşmesinin bu döneme ait merkezi bir yer olduğunu göstermektedir.

    KAZANE:
    Şanlıurfa merkeze bağlı Kazane (Uğurcuk) yerleşim alanının tarihi M.Ö. 5000-3000'e dayanmaktadır. Daha doğrusu bulgular Kalkalotik çağa ait olup, bu çağ da 5000-3000 arasındadır. Höyüğün kazısı 1992 yılında müze müdürü Adnan Mısır başkanlığında ABD'den bu konularla ilgili gönüllü derneklerin finansmanıyla Pensilvanya Üniversitesinden Dr. Patrick Wattenmarker'in iştirakiyle başlatılmıştır.
    Çalışmalar sırasında mimari buluntular, evler, sokaklar ve bu döneme ait eserler bulunmuş olup, müzede muhafaza edilmektedir. Bu yerleşim alanında höyüğün tepesinde su deposu inşa edilmiş vaziyettedir. Bunun dışında çiftçilerden birinden satın alınan ve şu anda temizlenmek üzere Ankara'da bulunan Sümerce'yi Akatça'ya çevrilen bir alfabe mevcuttur.
    International Hearld Tribune'nin 11 Kasım 1993 tarihinde yayınlanan sayısında Kazane'ye büyük yer vermiştir. John Noble Wilford'un makalesinde "Türkiye'de yeni keşfedilen gömülü kent ve ilginç kil tabletler eski kentsel uygarlığın ve yazının bilinen ufuklarını, Güney Mezopotamya'nın Sümer kent-devletlerinin çok ötesine götürmektedir. Arkeologlar bu keşiflerin son yıllarda Mezopotamya araştırmaları alanındaki en heyecan verici keşifler olduğunu söylemekte ve sit alanlarında yapılacak yeni kazıların, arkeoloji biliminin en önemli sorunlarından birine cevap olacağı konusunda emin görülmektedirler" denilmiştir.
    "BİZİM YANIMIZA GELEN HİÇ KİMSE GELDİĞİ GİBİ AYRILMAMIŞTIR"
    Şeyh Muhammed Kazım KS

  4. #4
    PRENSES Array
    Üyelik tarihi
    08.10.2008
    Yaş
    37
    Mesajlar
    3.732
    Tecrübe Puanı
    94

    Standart

    Rohan adminim gezi güzel geçicek gibi görünüyor..
    inşallah sağselametle gider gellirsiniz..
    ne yazık ki ben gelemiyorum çok isterdim ama nasip değilmiş.. diyelim
    sizlere şimdiden hayırlı yokculuklar, bol eğlenceler

  5. #5

    SİTE KURUCUSU
    Array
    Üyelik tarihi
    31.07.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    46
    Mesajlar
    13.422
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Umarım birgün bazı engelleri de yıkıp, hep beraber gezip eğlenebileceğiz. Bugün değilse bir gün mutlaka.

    Gezilerde şuana kadar sadece 1 kez bir bayan arkadaşımızı götürebildik. Geçen bir bayramlaşmaya da bayan arkadaşımız katılmıştı.

    Ne yazıkki, büyük bir bayan üye çoğunluğuna sahip sitemizde, etkinliklerimiz çok az sayıda bayan üye katılıyor. Umarım bir gün bu engelleri de aşarız.
    "BİZİM YANIMIZA GELEN HİÇ KİMSE GELDİĞİ GİBİ AYRILMAMIŞTIR"
    Şeyh Muhammed Kazım KS

  6. #6
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    10.09.2005
    Mesajlar
    3.213
    Tecrübe Puanı
    85

    Standart

    yaw ben urfayı cok gezdıgım az cok yerlerı bılıyom belkı sızın rehberınız olabırım :P

  7. #7

    SİTE KURUCUSU
    Array
    Üyelik tarihi
    31.07.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    46
    Mesajlar
    13.422
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Urfa'ya gitmeye 25 saat 44 dakika kaldı
    "BİZİM YANIMIZA GELEN HİÇ KİMSE GELDİĞİ GİBİ AYRILMAMIŞTIR"
    Şeyh Muhammed Kazım KS

  8. #8
    Eşref EREZ

    ASAYİŞ B€RKEMAL
    Array
    Üyelik tarihi
    19.05.2006
    Yaş
    50
    Mesajlar
    6.561
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    yolunuz ve bahtınız açık olsun , yedikleriniz sizin olsun gezip gördüklerinizide paylaşmak boynunuzun borcu ....selamatle
    BİZ ARTIK ÜÇ KİŞİYİZ
    BEN , KEYFİM VE KAHYAM..!



  9. #9
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    04.08.2007
    Mesajlar
    1.408
    Tecrübe Puanı
    50

    Standart

    kadro da güselmişş
    Kelimeler anlatamaz bazen derdini,
    Bir sessizliğe mahkum edersin ya kendini,
    Sözlerin bittiği yerde son UMUT,
    Döktüğüm gözyaşlarım gibi sevdim ben seni...

  10. #10
    D.BAKIR TEMSİLCİSİ Array
    Üyelik tarihi
    11.08.2008
    Yer
    BeNDe BiLMiYoRuM..
    Mesajlar
    4.026
    Tecrübe Puanı
    100

    Standart

    arkadaşlar yolunuz açık olsun iyi eğlenceler diliyorum...
    urfada yaptıklarınızı bizimle paylaşmayı unutmayın...


 

Benzer Konular

  1. Siirtliler Board Tomi Partisi
    By ToMi in forum GÜZELLİK YARIŞMASI
    Cevaplar: 117
    Son Mesaj: 13.01.2011, 19:20
  2. Sitemiz Urfa'ya Gitti (11.Aralık 2008) Perşembe Bayramın 4.Günü
    By DeRBeDeR in forum SİİRT VE SİTE ETKİNLİKLERİ
    Cevaplar: 35
    Son Mesaj: 25.10.2010, 12:24
  3. Siirtliler Board Şiiri
    By DeRBeDeR in forum ŞİİR - EDEBİYAT - MAKALE
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 18.01.2009, 12:45
  4. Urfa'ya mı gidek, Van'a mı? (Siirtliler Board gezmeye devam ediyor)
    By RoHaN in forum SİİRT VE SİTE ETKİNLİKLERİ
    Cevaplar: 54
    Son Mesaj: 05.12.2008, 13:29
  5. Siirtliler Board üyelerine sorduk(EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ )
    By HaNıM aGa in forum KOMİK RESİMLER
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 08.08.2008, 19:08

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •