Gelen tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum. Siirt'i tanıtmaya ve gençleri eğlendirip, gezdirmeye devam edeceğiz.
Kim demiş; Siirt'te sosyal aktivite yok diye![]()
harika bir gezi oldu süper ortam arkadaşlar cok eğlendik savaştık koştuk her ne kadar
yorucu olsada bence değdiii bütün arkadaşlara canı gönülden cokk teşekür ediyorumm
Gelen tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum. Siirt'i tanıtmaya ve gençleri eğlendirip, gezdirmeye devam edeceğiz.
Kim demiş; Siirt'te sosyal aktivite yok diye![]()
ordasizlerle birlikte olmak isterim ama ne yazıkı olamadımm![]()
Artık güçlüyümm... Ufak yalanlara inanmıyorum! Kiyamam sözcügü yok artık olMasında... herŞeyi dÜn gibi hatırlıyorum her sacısını her damlasın kazandıklarımla kaYbettiKlerimi aYrıstıralı çoK oldu ugrUna canımı verİriM dedigim insanlarin sirası degişti beNde suSmuyorum arTık herŞeyimi sİFirladim.. Bu güNlerde Kim vAra yanımda odur benim canıM... BeNim kıyamadıgım degil baNa kıYaMayanlar ArTık degerli BENDE....
oy oyy ne güzel eğlenmişsiniz.....fotoğraflarda çok güzel..yne imrenilecek bir aktivite...emeği geçen herkese orda olmuş kadar teşekkür ederim..sonuçta olmasakta bu fotoğraflarla yaşamış kadar olduk
![]()
İŞTE YİNE O YEŞİL GÖZLERİNİ ARADI SANA LAYIK OLMAYAN KARA GÖZLERİM...VE BOŞTU TAHTIN...OYSA HERZAMANKİ GİBİ EMİRLERİNE HAZIRDI SOYTARIN......
Aşık maşuğa yazdığı mektubun sonuna hep üç nokta koyarmış...Maşuk aşığın ne demek istediğini anlarmış(...)
Y@$W!N
![]()
Siirtli Gençler, Doğaya Yolculuk Yaptı
Siirt’in aktif internet sitesi Gençlik ve Bilişim Patformu www.Siirtliler-Board.net, Pazar günü doğaya yolculuk düzenledi. 27 kişilik ekip, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Siirt’in Eruh İlçesi Kuşdalı (Eski Adıyla Şavuran) Köyüne gittiler. Dağın yamacında bulunan köye varmadan evvel Dağın aşağısında bulunan su kenarında kahvaltı yaptılar. Gürül gürül akan suyun sesinden birbirini duyamayan gençler, yeni yerler keşfetmenin mutluğunu yaşıyordu.
Kahvaltıdan sonra dik ve engebeli köy yolu, araçlarla çıkıldı. Köydeki birçok ev, hasar görmüş ve Köylere Dönüş Projesiyle, şehre göçmek zorunda kalan köylülerin bir kısmı KÖYE DÖNMÜŞTÜ. Köyün asırlık çeşmesi hala buz gibi akıyordu. Köyün Kurucusu olan Şeyh Abdurrahman-ı Şavuri (Şeğ Avdal) yine bu köyde metfundur. Türbesine gelenlerin, suyu yüzü hürmetine şifa bulduğunu söyleyen köylüler, hayvancılık ve tarımla uğraşıyorlar. Köyün yola kavuşmasına seviniyoruz ama keşke asfaltsalardı diyenlere ses olmak umuduyla seslendiyoruz bizlerde.
Köyden aşağıya patika yollarla devam ediyorduk. Şavuran Deresinin aktığı (Sere Ruvik) denilen, başka ülkelerde doğa meraklılarının bile bulamadığı cennetten köşelere yolculuk ediyorduk. Suyun sesi o kadar fazla ki, bağırarak ve ıslıklarla konuşuyorduk. Yanımızda Profesyonel Turizm Rehberi Bekir Berkay TÜRKAY, burayı tanıtmanın önemine vurgu yaparak, başka ülkelerde bu gibi yerlere turistler akın eder, ama biz kıymetini bilemiyoruz diyerek serzenişte bulunurken, Organizasyon Sorumlusu Muhammed KURT, buz gibi akan bu temiz doğal suyun, bir şekilde paketlenip satılması buralara canlılık getirebilir diyerek, suyun değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti. Gençler tarihi eski köprü üstüne çıkıp hatıra fotoğrafı çektirdiler. National Geography’ya konu olacak çok sayıda doğa ve hayvan fotoğrafı çekildi. Kaya üzerlerinde gezinen kertenkeleler ve ağaçlar arasında gizli şelaleler görüntülendi.
Gürültüden, Egzoz Dumanından uzakta, doğayla başbaşaydık. Kuş cıvıltıları, coşkun akan su sesi… Güneş yavaş yavaş dağların eteklerine inerken, bizler rotamızı değiştirip geriye dönüyoruz. Bir köy geride bulunan bir mesire alanına geçiyorduk bu sefer. Çağbaşı (Merge) Köyüne bağlı Çağbaşı Ovası (Dehla Merge)’na hareket ettik. Balık avlayabileceğimiz, bir sahil kenarını andıran yerde, halılarımızı serip etlerimizi çıkardık. Bir arkadaşımız ateş yakmakla uğraşırken diğerleri etleri şişe geçiriyordu. Kola ve meyve suları soğumaları için çoktan suya bırakılmıştı bile. Köyden hediye edilen ayranın tadını unutmak ne mümkün. Bizleri yoran köy yolu, acıktırmıştı bizleri. Etleri mideye indirirken, bazılarımız çoktan balık avlamaya gitmişti bile. Tüm gün sadece bir balık yakaladık ama oranın en büyük balığını yakaladık diyebiliriz. Piknik yaptığımız alanda daha birçok grup vardı. Yörenin çobanları da bu suya hayvanlarını getirip suluyorlar. Kızgın güneş tepemizdeydi artık. Sıcaklığı iliklerimize kadar hissediyorduk. Su çok soğuktu ve birbirimizi gaza getirerek teker teker suya girmeye başladık.
Yan tarafta pikniğe gelen grup bizlere karpuz armağan etti. Doğunun o misafirperverliğini her yerde tadıyorduk.
Dönüş esnasında Halay çeken gençler, etraftaki piknikçilerin hayran bakışları arasında alkışlandı.
Siirtliler-Board.Net sitesi kurucusu Muhammed KURT, yıllardır Siirt’i tanıtmak ve gençleri gezdirmek adına birçok etkinlik düzenlemenin mutluluğunu bir kez daha tattığını belirterek, Unutulmaya yüz tutmuş doğa harikası yerleri gezdirmek, Osmanlı Döneminin ilk değirmeninin Eruh İlçesi sınırların bulunduğu şu topraklarda tarihi, doğayı keşfetmek çok güzel bir duygu. Siirt’in her kesiminden gençler şu an hayatları boyunca gelemeyecekleri, hatta hayal bile edemeyecekleri toprakları gezdiler. Sıcak yaz günlerinde serin sularda yüzüp balık avladılar. Günün birçok zamanını bilgisayar başında geçiren gençlere alternatiflere sunmaya devam edeceğiz. Siirt’in gezilmedik yerini bırakmamaya söz verdik. Rasıl Hacar’a, Handervis Kilisesine, Şirvan’a, Pervari’ye ve Eruh’a defalarca geziler düzenledik. Her gezimizde farklı gruplarla iç içe olduk. Siirtli gençler, gezmenin mutluluğunu Antalya’da alabilirdik ama kendi toprağımızda kendi insanlarımızla gezerek, piknik yaparak haz alıyorlar.
http://www.siirtdogus.com/wp-content/images/headline-picture/derbeder.jpg için Google Görsel Sonuçları
Baharın gelmesiyle Şavuran ve çevre köyler olmak üzere güzel mekanlara geziler yeniden düzenlecek.
Gideriz Gideriz![]()