36 sonuçtan 1 ile 10 arası

Hybrid View

  1. #1

    SİTE KURUCUSU
    Array
    Üyelik tarihi
    31.07.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    46
    Mesajlar
    13.422
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Hasankeyf ve Midyat Gezisi - Resim-Görüntü - 13 Ağustos 2006

    13 Ağustos 2006

    VİDEO GÖRÜNTÜSÜNÜ İNDİRMEK İÇİN TIKLA

    34.2 MB




    Gençler Bu Defa Hasankeyf'e Gittiler

    Siirtliler-Board üyeleri Pazar Günü, Hasankeyf ve Midyat'ı da Gezdi

    Siirtliler-Board sitesi, Pazar günü güzel bir etkinliğe daha imza attı. 2 hafta önce birinci yıldönümünü kutlayan site, Başur ve Tatvan Gezisinden sonra bu kez de Belediye'nin mazot desteğiyle birlikte Hasankeyf'e bir gezi düzenledi.

    Kendi aralarında para toplayan ve 24 kişinin katıldığı geziye, Belediye'den Şakir Özmazı da eşlik etti.

    RoHaN'ın kaleminden Hasankeyf ve Midyat gezisi notları:

    "9.30'dan başlayan ve 1,5 saat süren yolcuğun ardından Siirtli Gençler tarihi Hasankeyf'e varıyoruz. Burada TAHT dedikleri su üzerindeki tahtadan yapılmış şark köşelerine oturup yolculuğun yorgunluğunu atıyoruz. Demliği 7,5 YTL'den bir demlik alıp, Mert Unlu Mamüllerinin vermiş olduğu poğaçalarla birlikte sabah kahvaltısı yapıyoruz. 3 Hasankeyfli çocuğun para karşılığı çaldığı kemençe ise gençleri halay çekmelerine sebep oldu. Gençler soğuk suda halay çekip, Hasankeyf kalesinin yolunu tuttular.

    Kaleye giden yolda ilerlerken, YOL GEÇEN HANI hemen dikkatimizi çekiyor. Yol kenara kurulmuş olan tezgahlarda Hasankeyf hatırası hediyelik eşyalar satılıyor ve gelen konukların, turistlerin baya ilgisini çekiyor. Dağlara oyulan yollar, merdivenler, dönemin insanlarının ne kadar çalışkan olduklarını bir kez daha gözler önüne seriyordu. Havanın sıcak olması nedeniyle sık sık susayan ekip, su satıcılarına bayram yaşatırken, Hasankeyf'te su sıkıntısı çekildiğini de esnaflardan ve vatandaşlardan öğreniyoruz. Kaleye çıkmak için gittiğimiz yolda karşımıza kocaman bir kapı çıkıyor. Kapıda bir yılan ve akrep figürü dikkatlerden kaçmazken, Batmanlı rehberin anlattığına göre, Kale sınırlarında olan hiçbir insanı akrep ve yılan sokmazmış. Buralar tılsımlıymış. Kalenin ilk kapısından hep birlikte içeri giriyoruz. Sol tarafta yine sıra sıra işyerleri hediyelik eşya satarken, Tiftikten yapılmış seccade, halı ve heybeleri görünce şaşırıyoruz. Fiyatları da gayet uygun olan bu işyerinden de fiyat alıp, dağa tırmanmaya devam ediyoruz.

    Yalnız burada atlanmaması gereken bir konu var ki o da, yörede cas evlerin, Siirt'teki cas evler gibi olmasıydı. Şakir abinin, evlerle birlikte çektirdiği fotorafta, "demek ki eski cas sistemini sadece Siirtliler kullanmıyormuş" deyişi, gezinin kültürünün boyutunu anlatıyordu. Dağ yolu boyunca bir çok cas ev ve dağlara oyulmuş evler karşımıza çıkıyor. Kültür Bakanlığına ait biletlerden kesip dağa çıkmaya devam ediyoruz. (24 kişi 24 yerine 10 ytl verip) Virajlı ve taş döşenmiş yolda yürümeye devam ederken, dağda bir dondurucu karşımıza çıkıyor yine. Sıcaktan ter döken ekip, burada su molası verip, en yükseğe çıkmaya devam ettiler. Turistlerin bol olduğu yolculukta, harabeye dönmüş cas evler ve "Kazı Alanına Girmek Yasaktır" levhasıyla karşılaşıyoruz. En tepeye ulaştığımız, güneşte artık tam tepemizdedir. Burada ilk ilgimizi çeken şey büyük bir mezarlık oldu. Tarihi eser niteliği taşıyan, taşlardan yapılmış mezarlıkların çoğu tanınmaz hale gelmişti. Küçük kapısından başımızı çarpıp tepenin en zirvesindeki camiden içeri giriyoruz. Yıkık bir minare ve büyük bir salonu olan caminin kapı yanlarına yazılmış ALLAH - MUHAMMED yazıları turistlerin baya ilgisini çekiyor. Gelen turistlerle hatıra fotoğrafları çekip tepede küçük gezintiler yapıyoruz. Camimin alt tarafındaki karanlık depoya girmeye çalıştıysak da kokudan içeri giremedik. Yeraltı evlerini de yolda açılan çukurlardan farkediyoruz. Tepesinin dört bir tarafını turistler gezerken, Batman'dan gelen görevli gençler de gelen konuklara bilgiler veriyor, yardımcı oluyorlardı. Tepedeki izlenimlerimizi bitirip, grup halinde aşağıya iniyoruz. İnerken bacalı ve mavi pencereli bir ev hemen dikkatimizi çekiyor. Dağın oyulup içine yapılmış olan evin bacalı olması ve camları sağlam duran maviye boyanmış pencereleriyle bu tarihi eserle hatıra fotoğrafı çektiriyoruz.

    Yakında sular altında kalacağı bilinen Hasankeyf'i bir daha görme şansımız olmayacağından bol bol hatıra fotoğrafları çekip, gezinin zevkinin çıkarıyorduk. Saatler 13.30 olduğunda ekip iyice yorulmuş ve acıkmıştı. Ortak alınan kararla birlikte Hasankeyf'in küçücük çarşısına gidiyoruz. Lokanta sahibiyle yaptığımız sıkı pazarlıktan sonra kişi başı 3,5 ytl'den oturup afiyetle yemeğimizi yiyoruz. Bundan önce Başur ve Tatvan'a da gezi düzenleyene site üyeleri, burada değişik bir olayı gözden kaçırmıyor ve her yemekten kıl çıktığını söylüyorlar. Firma sahibine şikayetimizi ilettiğimizde "bunlar hayvan kılı" cevabını alıp, hep beraber gülmeye başlıyoruz. Bundan sonraki durağımız Hasankeyf'e 50 km uzaklıkta bulunan Mardine bağlı Midyat ilçesi oluyor. Burada da Mardin'deki gibi farklı dinlerden insanlar hep bir arada yaşıyor. Araçtan inip, gördüğümüz ilk kiliseyi gezmeye başlıyoruz. Kilisenin hemen yanında yaşlı bir amcanın işyerinde elindeki tarihi kitabı okuması dikkatimizi çekiyor. Kilisenin yaz nedeniyle tadilatta olması nedeniyle içeriye sadece bir göz gezdirip kilisenin avlusunda ve damında inceleme yapıp, Midyat çarşısına doğru keyifle yol alıyoruz.

    Midyat ara sokaklarında top oynayan çocukları kenara çekip sohbet ediyoruz. Müslüman çocukları ile Hıristiyan çocukları burada "kardeşlik ve barış içinde" olduklarını ifade ettiler. Zaten bizim de Midyat'ta gözlemlerimiz hep bu yöndeydi. Burada yan yana Kiliseler ve Camiler bunun bir deliliydi. Trafiğe kapatılmış olan yollarında ve çarşılarında kısa bir tur atıp, Hasankeyf'e geri dönüyoruz.

    Dönüş yolunda; yol kenarında tezgah açmış bir Yayık Ayrancısı mola yapmamıza sebep oluyor. Buz gibi yayık ayranını içerken, tanesi 1 ytl.den olan taze gözlemeleri de yemeden duramıyoruz. Midyat'ın meşhur kavunlarını, bu ayrancıdan alıp, Hasankeyf'in sularında yüzmek için çabucak yol alıyoruz.

    Geri döndüğümüzde buraların daha da kalabalıklaştığını ve suların yükseldiğini farkediyoruz.

    Bir kısım suda yüzerken, diğer bir grupta soğuk suların üzerine konan ufak masalarda, ayaklarının altında suyun soğukluğunu hissederek, çaylarımızı yudumluyor.

    Akşamın yaklaştığını farkedip, Siirt'e dönmek üzere araca biniyoruz. Siteye üye olan Kurtalanlı üyeler de dönüşte, ekibi Kurtalan Barış Parkında ağırladı. Burada koyu bir sohbet almış başını giderken, saatler bir hayli geç olmuştu. Siirt'e 21.30da varıp, herkesle vedalaşıyoruz.

    Geziye ve bu gençlerin bir araya gelmesine vesile olan herkese teşekkür ediyoruz.


 

Benzer Konular

  1. Yeni Programlar...
    By nesta_34 in forum İNTERNET ve GÜVENLİK
    Cevaplar: 16
    Son Mesaj: 30.11.2010, 03:05
  2. DeRBeDeR Hasankeyf'te
    By DeRBeDeR in forum KİŞİSEL FOTOĞRAF STÜDYOMUZ
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 22.10.2010, 16:54
  3. Photoshop Araç Çubukları
    By DeRBeDeR in forum PHOTOSHOP DERSLERİ
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 11.04.2009, 15:36
  4. Bilgisayar toplama resimli anlatım
    By SeRaP in forum WINDOWS - LINUX - VISTA - XP
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05.03.2007, 18:57

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •