1. sayfa - 2 sayfa var 12 SonuncuSonuncu
15 sonuçtan 1 ile 10 arası
  1. #1
    Muhammed KURT

    SİTE KURUCUSU
    Array
    Üyelik tarihi
    01.08.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    34
    Mesajlar
    13.997
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart M.Fadıl Akgündüz kimdir?



    M.Fadıl Akgündüz, Arap asıllı Siirtli bir iş adamıdır. Şirketinin ismi yüzünden Jet Fadıl diye de bilinir.

    Önceleri JetPA adında, otomobil pazarlama hizmeti veren bir şirkete sahipti. Müteahitliğe girişmesiyle işlerini kısa zamanda büyüttü. Memleketi Siirt'te %100 yerli ve Türk malı otomobil üretecek bir otomobil fabrikasını inşa etmeye başladığında büyük sükse yaptı. 'İmza' adını verdiği modelin tanıtım gecesi televizyonlardan canlı yayınlandı.

    Servetinin 700 milyon dolara ulaştığı, islamcı kesimin en zengin adamı olduğu söylenen bir dönemde, villa yerine kendi yaptırdığı sitede üç odalı bir dairede oturduğu söyleniyordu. Ancak islamcı kimliği ile tanınan bu işadamının şirketleri, kuracağı söylenen otomobil fabrikasına sermaye toplarken, dönemin politik karışıklığının da etkisiyle iflas etti. Geride kaba inşaatı bitmemiş bir fabrika ve bir sürü söylenti bıraktı. Kimine göre insanların iyi niyetlerini sömüren bir yolsuzluk uzmanı, kimine göre az zamanda büyük işler başarmanın büyüsüne kapılıp oynadığı kumarı kaybetmiş bir adamdır.

    Hakkında tutuklama kararı çıkınca yurt dışına kaçmış ve 2001 seçimlerinde bağımsız milletvekili seçildiği Siirt'e geldiğinde tutuklanmıştır. Boşalan koltuğu için yapılan seçimden sonra başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan seçilmiştir.

    kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Fad%C4%...C3%BCnd%C3%BCz
    "BİZİM YANIMIZA GELEN HİÇ KİMSE GELDİĞİ GİBİ AYRILMAMIŞTIR"
    Şeyh Muhammed Kazım KS

  2. #2
    Muhammed KURT

    SİTE KURUCUSU
    Array
    Üyelik tarihi
    01.08.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    34
    Mesajlar
    13.997
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Jet Fadıl'ın son hüneri

    Kamuyoyunda Jet-Fadıl ismiyle tanınan Fadıl Akgündüz AKŞAM a yakalandı



    Uzun süredir ortalarda görünmeyen eski işadamı, önceki akşam Emirgan'da açılan Kilisli Restaurant’a gitti. Yanında da şarkıcı Hüner Coşkuner vardı. Geç saatlere kadar yemek yiyen ikili, ardından mekandan ayrılarak, aynı araca bindi. Kendisini görüntüleyen AKŞAM muhabirini karşısında görünce ne yapacağını şaşıran Akgündüz, aracını muhabirin üzerine sürdü. Hüner Coşkuner, bir süredir Fadıl Akgündüz’ün gizli ortağı olduğu Didim’deki Caprice Palace Otel’de sahne alıyor.

    1200'DÜ, 4 YIL YEDİ

    Fadıl Akgündüz, 3 Kasım 2002’de Siirt’ten bağımsız milletvekili seçilmişti. Ancak Siirt seçiminin iptal edilmesinin ardından hakkında Almanya’daki bazı Türkleri "yüksek kâr payı vaadiyle kandırarak nitelikli dolandırıcılık yaptığı" iddiasıyla açılan davalar nedeniyle tutuklanmıştı. Akgündüz’ün, 494-1235 yıl hapsi istenmişti. Bir süre Kartal H Tipi Kapalı Cezaevi'nde kalan Akgündüz, Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 5 Mart 2004'te 150 bin YTL kefaletle tahliye edilmiş; yurtdışına çıkışı yasaklanmıştı. Akgündüz, şirketlerinin 15 bin ortağının bulunduğunu, bunlardan sadece yüzde 3’ünün şikâyetçi olduğunu söylemişti.

    Akgündüz için son olarak Kasım 2006’da 4 yıl 2 ay hapis ve 10 bin 400 YTL adli para cezası kararı çıktı. "Jet-Fadıl"ın tutuklu kaldığı sürenin cezasından mahsup edilmesini öngören mahkeme heyeti, İsviçre bankalarındaki hesaplarına konulan tedbirin ve yurt dışına çıkış yasağının devamına hükmetmişti. Akgündüz'ün ödediği kefaletin de kendisine iadesine karar verilmişti.

    KAYNAK: http://www.altinhaber.com/haber_oku.asp?haber=386
    "BİZİM YANIMIZA GELEN HİÇ KİMSE GELDİĞİ GİBİ AYRILMAMIŞTIR"
    Şeyh Muhammed Kazım KS

  3. #3
    Muhammed KURT

    SİTE KURUCUSU
    Array
    Üyelik tarihi
    01.08.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    34
    Mesajlar
    13.997
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Jet yoksulluk

    'Jet Fadıl'ın memleketi Siirt'te de, son ekonomik krizle birlikte 'jet düşüşler' yaşandı. Fabrika sahibi 'milliyetçi' işadamı, 'Beni kabul eden ülke olursa giderim' diyor




    Siirt denince ilk akla gelen, herhalde kentin yetiştirdiği en becerikli 'girişimci' Fadıl Akgündüz, namı diğer 'Jet Fadıl'. Zaten aklınıza gelmese bile, Siirt'e doğru yol alırken karşılaştığınız 'Fabrika sahasına gider', 'Fabrika sahasına filan kilometre kaldı' gibisinden tabelalar 'Jet Fadıl'ı hemen hatırlatıyor. Ancak 'fabrika sahası' yol üzerinde değil, görmek için bir sapaktan girmeniz gerekiyor. Meraklıysanız, 'fabrika sahası'na kadar gidiyorsunuz, ama üzerinde şantiye benzeri bir-iki prefabrik barakadan ve geniş bir araziden başka bir şey göremiyorsunuz. Yani fabrika projesi bir biçimde 'arazi' olmuş.

    Fadıl Akgündüz'ün 'İmza' adlı hayali otomobilini Siirt'te üretmeye başlayacağı haberleri ilk çıktığında, projenin bütün mantıksızlıklarına ve proje sahibinin şaibeli ismine rağmen haber Siirtlileri öylesine heyecanlandırmış ki, bugün hâlâ, "Belki de bıraksalardı adam bu işi becerecekti" diyenlerin sayısı hayli fazla. Niye mi? 'Umut fakirin ekmeği' de ondan. Entegre et tesisinin kapısına kilit vurduğu Siirt'te, birkaç işçinin çalıştığı bir sulu klima atölyesi, bir tarım aletleri atölyesi, ki bu atölye kazma-kürek-el arabası üretiyor, bir doğrama atölyesi ve bir de üç işçinin çalıştığı kablo 'fabrikası' bulunuyor.



    'Milliyetçiyim, kaçmak istiyorum'

    Böylesi bir 'sanayi' tablosuna sahip Siirt'e dev bir otomobil fabrikasının yapılacağını söylemek, elbette tüm kentin umudunu bu fabrikaya bağlamasına neden olmak anlamına geliyordu. Bu yüzden, belki de 'Jet Fadıl'ın işlediği en büyük suç, ne yurtdışındaki saf işçilerin paralarını dolandırmak, ne SPK yasalarına aykırı para toplamak, ne de Proton otomobil sattığı binlerce kişiyi mağdur etmekti; esas büyük suçu, koca bir kenti umutlandırmak ve bu umudu boşa çıkarmaktı...

    'Jet Fadıl' şimdi yurtdışında. Ama Siirt'te başkaları da yurtdışına çıkmak istiyor. Bunlardan biri, Siirt'teki birkaç sanayi işletmesinden birinin, 'Özbeşler Kablo'nun sahibi Bahattin Mergen. Özbeşler Kablo'da krizden önce 15 işçi çalışıyormuş. Şimdi işçi sayısı üçe düşmüş. Sadece bu örneğe bakarak bile, 'Jet Fadıl'ın memleketinde krizden sonra 'jet hızıyla' bir yoksullaşma yaşandığını söylemek mümkün. Bahattin Mergen, teşvik alarak kurduğu fabrikasının kapısına kilit vurmamak için mücadele verdiğini, daha ne kadar dayanacağını ise bilemediğini belirtiyor. Mergen şöyle konuşuyor:

    "Zaten bin bir güçlükle yaşayan insanların suratına şimdi bir de kriz ve devalüasyon tokadı indi. Örneğin, bizim hammaddemiz bakır ve plastik. Her ikisi de dolar ve markla alınıyor. Krizden sonra maliyetler iki kat arttı. Üstelik, akaryakıta gelen zamlardan dolayı taşımacılığa da büyük maliyet bindi. Perakendeciye verdiğim maldan alacağım paranın değeri yarı yarıya düştü, ama ben o parayı bile alamıyorum. Çünkü para dönüşü kesildi. Kimse ödeme yapamıyor. Bir yandan, elimde mal var, satamıyorum. Borçlarımı ödeyemedim, ertelettim."


    Devletin bu durumda kredi desteği sunup sunmadığını sorduğumuzda ise, Mergen acil destekleme fonu olduğunu, ama kimsenin güvenip de kredi alamadığını vurguluyor. "Açıkçası, buradaki işadamı, bu koşullarda üstündeki donu satsa faiz yükünün altından kalkamaz" diyen Mergen şöyle devam ediyor:

    "Ben sözde işadamıyım. Ama Almanya'da çalışan bir işçi kadar para kazanamıyorum. Bakın ben milliyetçi bir kişiyim. Ama artık kimseye inancım kalmadı. Oy verdiğim partiye hiç inancım kalmadı. İnsanları bu memlekette yaşamaktan bıktırdılar. Beni işçi olarak kabul edecek bir ülke bulsam hemen gideceğim."



    Felek pompacı yaptı

    Süleyman Karahan, Siirt girişinde bir petrol istasyonunda pompacı olarak çalışıyor. Aslında Karahan'ın pompacılık yapacağı hiç aklına gelmezmiş. Siirt'e 55 kilometre uzaklıktaki Bilgili Köyü'nde topraklarını ekmekle, hayvancılık yapmakla meşgulmüş. Gün gelip köyü boşaltıldığında ise ne yapacağını şaşırmış. Ailecek Siirt'e yerleşmişler. Ancak petrol istasyonundaki pompacılık işini bulabilmiş. Karahan, "Gazeteler yazsın abi. Artık dönelim köyümüze. Topraklar orada boş boş duruyor, biz burada sefalet içinde yaşıyoruz" diyor.


    Tillo'da gökbilim

    Siirt'in Tillo ilçesini çok az kişi duymuş, çok daha azı ziyaret etmiştir. Belediyesi 18 aydır işçilerinin maaşlarını ödeyemeyen, bir yıldır da araçlarına aldığı mazotun parasını veremeyen bu küçük kasaba, bir zamanlar güçlü gökbilimciler yetiştirmiş. 1657 Tillo doğumlu İsmail Fakirullah hakkında, bir gün bir kuyuya düştüğü, kuyu ile birlikte yükselip arşa çıktığı, kendisini orada Tanrı'nın ve din büyüklerinin karşıladığı, orada bir süre kaldıktan sonra yeryüzüne artık ermiş bir kişi olarak döndüğü söylenceleri var. Ancak kesin olan, Fakirullah'ın öğrencileri olduğu, bildiklerini bu öğrencilere aktardığı. Osmanlı Padişahı I. Mahmud'un talimatıyla inşa edilen türbesi hâlâ Tillo'da.

    Fakirullah'ın talebesi İbrahim Hakkı, hocasına saygısını belirtmek için, Tillo'nun doğusuna düşen tepenin başında, kendi elleriyle, hâlâ ayakta duran harçsız bir duvar örmüş. Bu duvarın ortasında 40 x 50 cm ebadında bir pencere bırakmış. Her yıl 21 Mart'ta, yani gece ile gündüzün eşit olduğu 'nevruz' gününde dağlardan doğan güneş ilk olarak bu duvara vuruyor, pencereden geçiyor, türbedeki kapının hemen üzerindeki pencereden süzülüp Fakirullah'ın kabrini aydınlatıyor. İbrahim Hakkı'nın gökbilime dair tek çalışması bu değil elbette. Kendi yaptığı yerküre maketleri, geliştirdiği aletler ve yıldızlarla ilgili çalışmaları görenleri şaşırtıyor.
    Tillolu alimler iki kişiyle sınırlı değil. Gavsul Memduh, İbrahim El-Mücahid, Hamza El-Kebir gibi alimlerin türbesi de burada.


    Hastanede heyet yok!
    Resmi olsun, gayriresmi olsun pek çok heyetin ziyaret ettiği, sorunları dinlediği ve notlarını alıp gittiği, yani bir heyet enflasyonunun yaşandığı Doğu illerinin çoğu hastanesinde, bir hekim heyeti oluşturabilecek kadar doktor yok. Bitlis Devlet Hastanesi de bunlardan biri. Devletin ihale yapıp da 10 yıldır bitiremediği hastane binası da işin cabası. Sadece Bitlis'te değil, Mutki, Güroymak ve Hizan'da da hastane binaları 10 yıldır bitirilemiyor. Hastalar, eğer yollar müsaade ederse, Diyarbakır'a ya da Van'a gidiyor. Sadece hava koşullarından dolayı kapanmıyor yollar; 2000 yılı sonuna kadar, kente saat 17:00'den sonra giriş-çıkış yapılamıyordu.

    Bitlis'te meşhur sigara fabrikası var. 1927'de Mustafa Kemal'in talimatıyla kurulan fabrika, 80'li yıllarda özelleştirilip Rothmans ve daha ziyade Bitlisli şahısların oluşturduğu hissedarların ortaklığı ile 'Best'i üretmeye başlamış. Fabrika ilk başta kendi dağıtımını gerçekleştirdiği için, son derece başarılı olmuş. Hatta sigara yetiştiremez haldeymiş. Ancak bölge koşulları ve dağıtımın Tekel'e geçmesi, dolayısıyla aksaması, bir zamanlar 700 işçi çalışan fabrikanın kapasitesinin giderek düşmesini de beraberinde getirmiş. Şimdi fabrikanın toplam istihdamı 309.
    Bitlis Eğitim ve Tanıtma Vakfı'nı (BETAV), Bitlis dışında yaşayan Bitlisliler kente katkıda bulunmak için 1987'de kurdu. Vakıf yaklaşık 700 öğrencinin öğrenim masraflarını üstlendi. BETAV, 1998'de Bitlis'e 300 işçi kapasiteli BETAŞ tekstil fabrikasını kurarak kentin geliştirilmesi çabalarına bir yenisini ekledi. Fason üretim yapan fabrikada 135 kişi istihdam ediliyordu. Ancak fabrika 2000 yılının 12. ayı itibarıyla üretimini durdurdu. Gerekçe, iş bulamamak. Bitlis'te bunun dışında birkaç işçinin çalıştığı bir un fabrikası, bir şeker paketleme, bir de reçel atölyesi var. Bitlis'te iş yok, yoksulluk var.


    Bitlis 'sanayii'

    lTekel Sigara Fabrikası Çalışma kapasitesi: Yüzde 21 İstihdam: 309 kişi

    lArıcılık Araştırma Enstitüsü Çalışma kapasitesi: Yarı kapalı İstihdam: 9 memur, 12 işçi

    lYeltekinler Yem Sanayi-Tatvan Çalışma kapasitesi: Yüzde 20 İstihdam: 10 kişi

    lBitlis Gıda (Un) Çalışma kapasitesi: Atıl İstihdam: 5 kişi

    lTatvan Kordon ve Plastik Çalışma kapasitesi: Yüzde 50 İstihdam: 12 kişi
    lTafem Emaye-Tatvan (Kapandı)
    lBetaş Tekstil (Kapandı)


    'Her şey lafta kalıyor'
    "Milli gelirden aldığımız pay belli. Kişi başına yıllık 638 dolar. Son krizle birlikte bu rakam herhalde 300 dolara düşmüş olacak. İşte bizim bölgemizin ekonomisinin özeti budur..."

    Bu sözlerin sahibi, Bitlis Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Davut Tezcan. Ve 'Doğu yakası hikâyesi'nin belki de en yalın özetini yapıyor bu sözlerle. Kişi başına yıllık 300 küsur dolar...

    İnsan Doğu'daki kentlerde dolaşırken biraz sersemliyor. Hani normal koşullarda sermaye sahibiyle işçi, işçiyle esnaf, esnafla köylü birbirinden farklı şeyler söyler, çok farklı öncelikleri ve talepleri vardır. Oysa 'Doğu yakası'nda, nasıl kazanıldığı aslında çok iyi bilinen ama 'resmen kayıt altına alınamayan' servet sahipleri dışında, birbirinden çok farklı kesimlerin birbirine çok yakın söylemleri var. Gerçekten 'iş' yapan herhangi bir işadamının geliri, bizim anladığımız anlamda işadamlarının gelirleriyle kıyas bile kabul etmiyor.

    İşte Davut Tezcan böyle bir 'sanayi ve ticaret' ortamında, Bitlis'in sorunlarını anlatıyor ve, "Gördüğünüz gibi sanayiden söz etmek mümkün değil. Tarım ve hayvancılık da bitmiş durumda. Bir zamanlar canlı hayvan ihraç ederdik. Şimdi İran eti yiyoruz. Devlet burada söz verdiği altyapı yatırımlarını bitirmeli. İlin kalkınması için nitelikli eleman gönderilmeli. Biz artık sürgün bürokrat istemiyoruz" diyor.

    KAYNAK: http://www.radikal.com.tr/2001/04/18/yasam/01jet.shtml
    "BİZİM YANIMIZA GELEN HİÇ KİMSE GELDİĞİ GİBİ AYRILMAMIŞTIR"
    Şeyh Muhammed Kazım KS

  4. #4
    Muhammed KURT

    SİTE KURUCUSU
    Array
    Üyelik tarihi
    01.08.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    34
    Mesajlar
    13.997
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart 22 Mart 2004 Pazartesi - Veysel AÇIKGÖZ

    FADIL AKGÜNDÜZ'E SİİRT'TE 200 ARÇALIK KONVOYLA KARŞILAMA...

    Siirt eski Bağımsız Milletvekili M. Fadıl Akgündüz, Siirt'te yaptığı açıklamada, Doğu Anadolu'yu kalkındırma sevdasından vazgeçmediğini belirterek, İmza otomobil fabrikasını hayata geçireceklerini söyledi.



    Batman'dan karayoluyla Siirt'te gelen Akgündüz, yaklaşık 200 araçlık konvoy eşliğinde ve binlerce kişi tarafından karşılandı. Siirt'te şehir turu atan M. Fadıl Akgündüz, hemşehrileriyle hasret giderdikten sonra 14 Eylül Kapalı Spor Salonu'nda sevenlerine hitap etti. Akgündüz, Siirtliler'i çok özlediğini belirterek, 'Senelerce yurt dışında belki sürgün hayatı yaşamak zorunda bırakabilirler. 15 ay boyunca cezaevinde sizden ayrı bırakmış olabilirler. Ama ben sizin uzağınızda olmadım. Çünkü ben sizi anlıyorum. Sizi çok özledim. Neden sizi çok seviyorum? Beni hiçbir zaman sizden ayıramayacaklar. Bu can bedenden çıkar, ama bu dava bu yürekten çıkmaz. İdeoloji bütün dünyada bitti. Artık ekonomi dönemi var. İnsanlar ideallerini ve dünyalarını ancak ekonomi ile ayakta tutabilirler. Bizim davamız budur. Biz ne sağcı ve ne de solcuyuz. 29 Ekim'de, İmza'yı dünyaya tanıtmadan 2 gün önce, 27 Ekim günü 1999'da fabrikanın temelini attıktan sonra devletimiz bu şanlı barışı ödüllendirdi ve ilk olarak bu bölgede Siirt'i Olağanüstü Hal Bölgesi'nden çıkardı. Hiçbir şey için geç değil, yeter ki inancımızı yitirmeyelim. Burada başlattığımız bir iş var, o iş durmadı sadece bekliyor. Ama biz sabırlıyız, çünkü inanıyoruz İmza otomobil fabrikasını burada hayata geçireceğiz. 5 yıl önce fabrikanın temeli atıldığında hiçbir teşvik sözü almadık. Bilakis rakiplerimiz, siyasetçileri iktidarları lehimize kullanıyordu. Neticesinde bunun sonuçlarını yaşadık. Bu açıdan baktığımız zaman o günkü güçler şu anda karşımızda yok' dedi.

    M. Fadıl Akgündüz, 'Ben 10 Aralık 2002 tarihinde tutuklandım. 3 ay sonra burada seçim yapılacaktı. Benim için Fadıl Akgündüz önemli değildir, benim için Siirt önemlidir. O zaman size ricada bulundum. Size kardeşlerimi gönderdim. Siz bir Başbakan çıkarmanın imkanına kavuştunuz. Ben destek vermenizi istedim. O gün siz bu desteği verdiniz. Bana olan inancınızı sürdürdüğünüz ve Siirt'in şerefini kurtardınız' şeklinde konuştu.

    Yatırım yapmaktan vazgeçmediklerini söyleyen Fadıl Akgündüz, bölgeye bulaşan işsizlik mikrobunu tedavi edeceklerini söyledi. Akgündüz, Siirtli işadamlarına yatırım yapma çağrısında bulundu.

    22 Mart 2004 Pazartesi 18:05
    M. VEYSEL AÇIKGÖZ
    "BİZİM YANIMIZA GELEN HİÇ KİMSE GELDİĞİ GİBİ AYRILMAMIŞTIR"
    Şeyh Muhammed Kazım KS

  5. #5
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    22.03.2007
    Yaş
    29
    Mesajlar
    1.765
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart

    Yorum yapılacak çok şey var ama bundan sonra Siyaset sayfalarına yorum yapmıyorum aday olacak herkes didik didik edilsin herkesin altından bişeyler cıkar bundan sonra mecbur kalmadıkca siyaset sayfalarına yorum yazmıyorum...

  6. #6
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    26.07.2007
    Yaş
    25
    Mesajlar
    798
    Tecrübe Puanı
    23

    Standart

    ya adam imza arabasını cıkarsaydı çok guzel olurdu ama kısmet olmadı
    Ne hasta bekler sabahı,
    Ne taze ölüyü mezar
    Ne de şeytan bir günahı
    Seni beklediğim kadar

    GEÇTİ İSTEMEM GELMENİ
    YOKLUĞUNDA BULDUM SENİ
    BIRAK VEHMİMDE GÖLGENİ
    GELME ARTIK NEYE YARAR

  7. #7
    ER Array
    Üyelik tarihi
    02.06.2008
    Mesajlar
    13
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    bu adamı harcayanlar belli ford,tofaş,reno gurupları yani koç ailesi ve sabancı millet 9000 ytl laguna ayarında sıfır arabaya binecekti. en azından bin aileye ekmek kapısı açılacaktı. bu dünyada herkesin küçük bir hesabı var en güzel hesap allahın hesabı

  8. #8
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    23.04.2008
    Mesajlar
    950
    Tecrübe Puanı
    26

    Standart

    geçen yıl sçimde seçilseydi fabrika kuracaktı ama nasip olmadı napalım

  9. #9
    Muhammed KURT

    SİTE KURUCUSU
    Array
    Üyelik tarihi
    01.08.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    34
    Mesajlar
    13.997
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    JET FADIL DÖNDÜ


    JetPa Holding'in patronu Fadıl Akgündüz işlerinin başına döndü. Ancak şirketin 61 milyonluk vergi borcu var.

    İşadamı Fadıl Akgündüz hakkında açılan dolandırıcılık davası zaman aşımından düşmüştü. Siirt'e giderek Siirtspor başkanlığına seçilen Akgündüz holdingin başına da geçti. 3 yıllık aradan sonra olağan genel kurulunu toplayan JetPa Holding, Fadıl Akgündüz'ü yeniden Yönetim Kurulu Başkanlığı'na getirdi. Başkan Yardımcılığı'na ise Birsen Akgündüz seçildi.
    Ancak JetPa Holding'in devlete hayli kabarık bir borç listesi bulunuyor.
    Şirketin borsa aracılığı işlerinden dolayı 226 milyon lira, yine bu alandaki faaliyetlerinden ötürü 61 milyon lira vergi borcu var.

    kaynak: JET FADIL DÖNDÜ - Kimse dokunulmaz değil... Hür Haber. Habercilikte hür nokta.
    24 Eylül 2009 Perşembe 10:31

  10. #10
    Muhammed KURT

    SİTE KURUCUSU
    Array
    Üyelik tarihi
    01.08.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    34
    Mesajlar
    13.997
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Fadıl Akgündüz, Caprice'i Ablasına Devretti

    FADIL AKGÜNDÜZ, CAPRİCE'İ ABLASINA DEVRETTİ



    Siirtspor’a yeniden başkan olan Jetpa Holding Başkanı Fadıl Akgündüz, şirketlerinden Aytepe Turizm’e ait Didim’deki Caprice Otel’i ev hanımı ablası Avniye Obut ve eniştesi İbrahim Obut’a ait Mai Turizm’e devretti.

    Bunun üzerine ortağı mahkemeye başvurdu. Holdingin ortaklarından Sacit Duran, bu devri geçersiz kılmak için dava açtı.

    Kamuoyunda Jet Fadıl olarak tanınan Fadıl Akgündüz, Caprice Otel’de ortağıyla mahkemelik oldu. Fadıl Akgündüz, yüzde 98’i Jetpa Holding’e ait olan Aytepe Turizm’in yaklaşık 200 milyon Dolar değerindeki Didim Caprice Otel tesislerini ev hanımı ablası Avniye Obut ve emekli memur eniştesi İbrahim Obut’un kurduğu Mai Turizm’e devretti.

    Akgündüz, 135 bin lira sermayeli Aytepe Turizm’in sermayesini 3 milyon liraya yükselterek, şirketin sahipliğini Mai Turizm’e geçirmek istedi. Bunun üzerine 1990’dan itibaren Fadıl Akgündüz ile birlikte Jetpa Holding’in kurucu ortağı konumunda olan Sacit Duran, operasyonu engellemek için Didim Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açtı. Böylece Fadıl Akgündüz’ün karşısına ilk kez mağdurlar dışında bir isim çıktı.

    Kayyum olurum
    İkinci duruşması 11 Aralık’ta yapılacak bu dava hakkında konuşan Sacit Duran, şunları dile getirdi: “Fadıl Akgündüz’e karşı kurucu ortak olarak ‘hisselerinin tespiti ve iadesi’ için açtığım dava, 5 yıl sürdü ve Yargıtay süreci kasım ayında lehime sonuçlandı. Yargıtay 11’inci Hukuk Dairesi oy birliği ile kurucu ortak olduğumu ve hisselerimin iadesini onayladı. Jetpa Holding’in yüzde 10 hissesinin bana ait olduğu tespit edildi. Hedefim, Fadıl Akgündüz tarafından hileli iflas ettirilen Almanya ve İsviçre’deki para toplayan şirketlerin de tekrar faal hale getirilmesi, çoğunluğun temsilcisi olarak Jetpa Holding’e kayyum atanmak. Jetpa Holding’in yurtiçindeki mal varlıklarının muvazaalı olarak kaçırılmasına engel olmaya çalışıyoruz. Avrupa’daki hisse toplamı yüzde 42.5, benimki yüzde 10 toplamı yüzde 52.5. Bu oran da bize kayyum olma gücü verir.”

    Başta Didim Caprice tesisleri olmak üzere Fadıl Akgündüz tarafından yasalara aykırı olarak holdingten çıkarılan malları mağdurların tasarrufuna vermek istediğini söyleyen Sacit Duran, “Sadece Didim tesisleri 200-250 milyon Dolar eder. İstanbul Mecidiyeköy’de Caprice Restaurant da holdingin mülkü. Başka mülkler de var. Adalete güveniyoruz” dedi.

    Siirtspor’a milyonlar veriyor
    Sacit Duran, 1999 yılına kadar Jetpa Holding Başkan Yardımcısı olduğunu, bu tarihten sonra Fadıl Akgündüz ile fikir ayrılıklarına düştüklerini belirterek, şunları söyledi: “Holdingden 1999’da ayrıldım. O zaman şirket zirvedeydi. Ortaklığım başta yüzde 30’du, sonra yüzde 20’ye indi. En son da Avrupa’daki şirketlere aktarmalar yaptılar ve benim hissem de yarıya indi. Şimdi mahkeme hakkımızı teslim etti. Fadıl Akgündüz ise bu süreçte önce Didim Caprice’i ablası ve eniştesine devretti. Yeniden Siirtspor’a başkan oldu, orada yine milyonlar harcıyor. Bayrampaşa Belediyesi’nden de arazi kiralamış ve İstanbul’a otel yapacak. Bunları hangi paralarla yapıyor. Ev hanımı ablası ya da emekli eniştesi parayı nereden bulmuşlar?”

    600 milyon mark topladı
    JETPA Holding kurucu ortağı Sacit Duran, “Fadıl Akgündüz, Jetpa aracılığı ile Avrupa’daki gurbetçilerden yaklaşık 600 milyon mark toplamış. Bunların hepsi sessiz ortak niteliğinde. Yani kârâ-zarara ortaklar ama yönetimde söz hakları yok. Benim ise kurucu ortak olmam nedeniyle yönetim ve mülkiyet haklarım var. Sadece Caprice tek başına mağdurların haklarını büyük ölçüde karşılayabilir” dedi.

    Bayrampaşa’da arsa kiraladı Caprice yapacak
    Bayrampaşa Belediyesi’nin 20 Ağustos tarihli encümen kararına göre, Forum İstanbul ve IKEA’ya yakın arazi 4 bin lira aylık bedelle Mai Turizm Ltd.’ye kiralandı. Mai Turizm de, “Fatih’in fethettiği İstanbul’da 29 Mayıs 2012’de Caprice Gold” otelinin açılışını yapacağını duyurdu.

    SiirtAjans.com
    28 Kasım 2009 Cumartesi 22:00


 

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 16
    Son Mesaj: 18.02.2012, 23:42
  2. Akgündüz, bugün Siirt'te Bekleniyor
    By RoHaN in forum SİİRT SPOR
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 15.06.2009, 14:31
  3. Fadıl Akgündüz, Siirt Spor Başkanı Oldu
    By RoHaN in forum SİİRT SPOR
    Cevaplar: 40
    Son Mesaj: 09.06.2009, 16:07
  4. peygamberler tarihi ile ilgili soru ve cevaplar
    By by_ex in forum İSLAMİ SORULAR VE CEVAPLAR
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 16.10.2008, 12:56

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •