KUZU KARDEŞLER, KAZMA KÜREK ÇALIŞTILAR
29 Ocak 2008 tarihinde Siirt'te tam bir sayfa ayıran Sabah Gazetesinin özel haberidir.
KATIR SIRTINDA MÜTEAHHİTLİKTEN 600 MİLYON YTL CİROYU YAKALADI
TOKİ, İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyeleri ile konut projeleri yapan Kuzu, 17 bin konutu bitirip teslim etti.
Abdülkerim Kuzu ve 3 kardeşinin yol inşaatı ile temelini attığı Kuzu Grubu, ikinci kuşağın yönetiminde inşaattan kargo taşımacılığına 8 şirket, 3 bin 550 çalışan ve 600 milyon YTL'lik ciro büyüklüğüne ulaştı.
Siirtli Abdülkerim Kuzu ve 3 kardeşi, 1943 yılında Kurtalan-Beşiri yolunu kazma kürekle yaparken, 600 milyon YTL'lik bir topluluğun temellerini de attıklarını tahmin ediyorlar mıydı bilemiyorum ama o 4 kardeşten bayrağı devralan ikinci kuşaktan 4 kardeş bunu başardı. Siirt'ten başarı hikayesi olarak sayfamıza Kuzu Kardeşleri alıyoruz. 1943 yılında Kuzu İnşaat'ı kuran Abdülkerim Kuzu ve 3 kardeşi, kamu müteahhitliği yaparak yollar, sağlık ocakları, hastaneler, okullar, jandarma karakolları inşa etti. Abdülkerim Kuzu 1980 yılında vefat ettikten sonra, ortaklık bitti.
KAZMA KÜREK ÇALIŞTILAR
KUZU Grubu Başkanı Gökçen Kuzu gerisini şöyle anlatıyor: "Babam vefat ettiğinde Türkiye 1 litre mazota muhtaç vaziyetteydi. Makine parkı 1 sene yattı. Makine parkını sattıktan sonra, parayı amcalarımla paylaştık. Garip, Güven ve Özen Kuzu kardeşlerimle, payımıza düşen 15 milyon lira ile Siirt'te nalburiye dükkanı açtık. Biraz ilerledikten sonra müteahhitliğe başladık. 1981'de Siirt İl Özel İdaresi İşhanı'nın ihalesini aldık. 1986'da 10 komando tabur binası yaptık. Babam ve amcalarım Kurtalan Beşiri yolunu kazma kürekle yapmışlardı. Biz de Şırnak Dereler mevkiindeki tabur binasını katır sırtında gerçekleştirdik." Kuzu Kardeşler, 1990 yılında Siirt'ten Ankara'ya gider, ülke genelinde iş koşturmaya başlarlar. Ülkedeki krizlerden etkilenip sıkıntıya düşseler de, Gökçen Kuzu'nun deyimiyle ailenin birliği ve dirliği sayesinde ayakta kalmayı başarırlar. Bugün 8 şirketten oluşan Kuzu Grubu'nun 3 bin 550 çalışanı, 600 milyon YTL yıllık cirosu bulunuyor.
BÜTÜN MÜTEAHHİTLER OTELE GİRERKEN BİZ KARGO TAŞIMACILIĞINA YÖNELDİK
KUZU Grubu, TOKİ, İstanbul ve Ankara Büyükşehirleri ile konut projeleri gerçekleştiriyor. Bugüne kadar 17 bin konutu bitirip teslim ettiklerini belirten Gökçen Kuzu, 6 bin konut inşaatının da devam ettiğini bildirdi. İstanbul'da İSKİ'nin atık su arıtma tesislerini de işleten Kuzu Grubu'nun mülkiyeti kendisine ait 6 Airbus 300 B4 tipi kargo uçağı da bulunuyor. Kuzu, "Bütün müteahhitler otele, turizme girerken biz potansiyeli gördük, kargoya döndük. Kargoda bir açık vardı, halen de var. 4 uçağımızı, pilot ve teknik hizmetleri bize ait olmak üzere Çin'e kiraladık. Diğer 2 kargo uçağımızdan biri charter uçuyor, diğeri her gün Londra-Amsterdam arasında tarifeli gidip geliyor" dedi.
Kuzu Grubu’nun mülkiyeti kendisine ait 6 adet Airbus 300 B4 tipi kargo uçağı bulunuyor.
TARIMA DAYALI SANAYİYE YATIRIM YAPACAĞIZ
"BAŞARI varsa babamındır. Yoktan var ettiler" diyen Gökçen Kuzu, babası vefat ettiği için o dönemde İTÜ İnşaat Fakültesi'ni kazandığı halde kayıt yaptıramadığını anlattı. Kargo taşımacılığı, toplu konut, atık su yönetimi gibi alanlarda faaliyet gösteren Kuzu Grubu, yönetim ve operasyon merkezleri Ankara ve İstanbul'da olmasına rağmen şirket ana merkezini Siirt'te tutuyor. Gökçen Kuzu, grubun yeni yatırım planlarını açıklarken, şirket merkezi ile beton tesislerinin bulunduğu Siirt'te yatırıma devam edeceklerini söyledi. Aydınlar'da (Tillo) 3 yıldızlı ayarında apart otel yapacaklarını belirten Kuzu, şöyle devam etti: "Siirt'i bırakmaya niyetimiz yok. Tarıma dayalı sanayiye gireceğiz. Salça, ayçiçek yağı, un ve yem fabrikası düşünüyoruz. Çiftçiyi bilinçlendirip, ekime yönlendireceğiz. Bu yıldan başlayarak, domates ve ayçiçeği ektireceğiz." Gökçen Kuzu, Şırnak Cizre HES Projesi'ni de gerçekleştireceklerini kaydetti.
KEMAL BİLİM, SANAYİ İÇİN KÜÇÜK BİRİKİMLERİ BİR ARAYA GETİRECEK
"BU AİDATLA TÜSİAD ÜYELİĞİ ANCAK HAYAL"
BİLİM İnşaat ve Makine Sanayi'nin Yönetim Kurulu Başkanı M. Kemal Bilim, aynı zamanda Siirt Sanayici İşadamları Derneği'nin de Başkanı. Bilim'in Siirt'te 2 milyon dolarlık yatırımla kurduğu et tesisi 2001'de faaliyete girdi. 2005'te ise tesis mezbaha olarak kullanılmak üzere belediyeye kiralandı. "Birinci sınıf tesisti" dediği yatırımını, sermaye yetersizliği ve ekonomik döngünün olmaması nedeniyle kiralamak zorunda kaldığını belirten Bilim, büyük marketlere bir dönem et vermesine rağmen pazara uzaklık nedeniyle nakliye giderlerinin yüksekliğinden rekabet edemediğini söyledi. Teşvik olmasına rağmen bölgeye yatırımcı gelmediğine işaret eden Bilim, "Değil arsayı fabrikayı bedava verseniz gelmezler. İl dışındaki yatırımcılara teklif ediyoruz, gelmiyor. Gelse rekabet edemeyecek. Teşvik yapılacaksa vergi muafiyeti ile cazip hale getirilebilir" dedi. Bilim, Siirt'e sanayiyi kazandırmak için, 1980'li yıllarda başlatılıp başarılı olamayan çok ortaklı Siirt meyan kökü fabrikası deneyiminden de ders alarak, küçük birikimleri bir araya getirecek yeni bir girişime de öncülük ediyor. Derneklerinin TÜSİAD ile aynı konfederasyon çatısı altında olduğunu belirten Kemal Bilim, yıllık aidatı 17 bin YTL olan TÜSİAD üyeliğini düşünüp düşünmedikleri sorusunu ise, "Aidatı yüksek diye teşebbüste dahi bulunmuyoruz" diye yanıtlıyor.
--------
A. KADİR DEMİRHAN, MERHUM İŞADAMI VEHBİ KOÇ’UN ISRARI İLE BEKO BAYİSİ OLMUŞ
KOÇ'UN 'ÖNCE DEVLET' SÖZÜNÜ UNUTMADI
SİİRT Sanayici ve Girişimci İşadamları Derneği Başkanı A. Kadir Demirhan, 1994'de özelleştirmeden Siirt'teki alçı fabrikasını almış ancak arızalanan parçalar için üretim sık sık durunca, fabrikasını satmak zorunda kalmış. Şimdi Beko bayiliği yapan Kadir Demirhan, merhum işadamı Vehbi Koç ile sağlığında tanışmış hatta sofrasına konuk olmuş. İlk tanışma 1960'lı yılların sonunda Koç'u Anadol marka otomobili tanıtmak için Siirt'e gelmesinde gerçekleşmiş. Yıllar sonra İstanbul'a terzi babası için kumaş almaya geldiğinde ziyaret ettiği Koç'un, samimi ifadelerinden hoşlanmış olsa gerek evine önce çay içmeye, son yıllarında ise yemeğe davet ettiğini anlatan Demirhan, "Devlet varsa biz varız' sözünü empoze ederdi. Dürüstlükten, devleti savunmaktan taviz vermememi isterdi" diyor.
ÖNEMLİ
MİNİ OTELLİ FABRİKADA ÜRETİM ASKIYA ALINDI
SANCAK Arat Denim (SAD) tabelası bulunan modern bir fabrikanın kapısında bekçi yok. İçeride işçi de makine gürültüsü de yok. Adeta terk edilmiş bir tesis ile karşı karşıyayız diye düşünürken odaların birinde çalışan birkaç kişi ile karşılaşıyoruz. Hasan Arat ile Siirtli işadamı Ethem Sancak ortaklığı ile 8 milyon dolarlık yatırımla kurulmuş, daha sonra Arat ayrılmış. Pantolon, etek gibi konfeksiyon ürünleri imal edip ihraç eden fabrikada üretim 1 Ocak 2008'de durmuş. 170'i kadın 237 işçi evlerine gönderilmiş. Bin kişiyi istihdam edebilecek kapasitedeki bu fabrikayı diğer konfeksiyon tesislerinden ayıran en önemli özellik ise, 6 odalı, mutfaklı, lobili mini bir oteli barındırması. Yıldızlı oteli bulunmayan Siirt'te biri suit 6 odanın, şirketi ziyaret eden konuklar ile eğitim uzmanlarına tahsis edildiğini öğrendik.
"ENİŞTE DOĞU'DAN 5 YIL VERGİ ALMASIN"
MAAŞ ekonomisi ile dönen Siirt'te sanayi yok. 81 sanayi parselinden sadece biri boya fabrikasına tahsis edilmiş, o da kapanmış. Tefeciliğin ciddi boyutlara ulaştığı kentte en büyük sorun işsizlik. Siirt Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Vekili Fuat Özgür Çalapkulu, eşi Siirtli olan Başbakan Tayyip Erdoğan'dan "enişte" olarak bahsediyor ve işsizliği gidermesini, özellikle vergi konusunda açılım yapmasını beklediklerini söylüyor. Çalapkulu, bölgedeki 17 ilin gelirlere katkısının sadece binde 9 olduğuna işaret edip, "Madem bir katkısı yok, yatırımları çekmek için belli süre hiç vergi alınmasın. Mesela 5 yıl alınmasın. Ayrıcalık istiyoruz" dedi.
TÜRK BİLGİNİN 1700'LERDEKİ TASARIMI LAZERLE CANLANACAK
SİZE bu hafta bir Türk bilginin imzasını taşıyan, dünyada bir benzeri bulunmayan bir hadiseden bahsedeceğiz. Görenleri hayret içinde bırakan ve kısaca "Işık Hadisesi" diye geçen olayı, Siirt'in keşfedilmemiş turizm değerleri arasında gördüğümüz için sayfamıza aldık. Hadiseyi oluşturan bir sac ayağı var. Bir tarafta karlı dağların ardından yükselen güneş, ortada Botan vadisine kuşbakışı bakılan tepe üzerine kurulu duvar ve nihayet diğer tarafta Aydınlar (nahiyeyken adı Tillo) ilçesindeki bir türbe ve kulesi. Astronomi ve bilim harikası türbenin kulesi 8 köşeli ve 10 metre yüksekliğinde. Türbede, İbrahim Hakkı'nın ders aldığı hocası İsmail Fakirullah yatıyor. İbrahim Hakkı, "Anlarsa uzağım yakınımdır, anlamazsa yakınım uzağımdır" diyen hocasının ayakucuna defnedilmesini vasiyet ettiği bu türbenin tam doğusuna taşlarla harçsız duvar inşa etmiş. Gece ve gündüzün eşit olduğu 21 Mart'ta güneş bu duvarın ardından doğuyor. Tepe ve duvardan dolayı bütün Aydınlar gölgede kalırken, duvardaki küçük pencereden giren ilk güneş ışıkları türbenin kulesine, orada da aynadan kırılarak Fakirullah'ın başucunu birkaç saniye aydınlatıyor. İbrahim Hakkı, "Yeni yılda doğan güneş ilk olarak hocamın başucunu aydınlatmazsa ben o güneşi istemem" diyerek hocasına saygısını göstermek istemiş istemesine ama maalesef bu sistem türbenin restorasyonunda bozulmuş, yerli ve yabancı birçok bilim adamı uğraşmasına rağmen düzeltilememiş. Valilik proje uzmanları, İbrahim Hakkı'nın yaklaşık 3 asır önce başardığının bugün lazerle gerçekleştirilebileceğini düşünüyor. İbrahim Hakkı'nın bazı eşyası, bir katı müze olarak düzenlenen evde bulunuyor.
MART’IN İLK IŞIĞI İBRAHİM HAKKI’NIN ÖRDÜĞÜ DUVARDAKİ PENCEREDEN GEÇİP TÜRBEYE DÜŞÜYOR
18. ASIRDA 'DÜNYA YUVARLAK' DİYE YAZDI
TÜRK bilgini, mutasavvıf ve şair olan İbrahim Hakkı, 1703 yılında Erzurum'da doğdu, 1780'de Siirt'te öldü. Türkçe, Arapça ve Farsça 40'a yakın yapıtı bulunan İbrahim Hakkı, 'İlahiname' adını verdiği divanında, tasavvufa bilimsel yaklaşmayı önerdi. En ünlü yapıtı, ansiklopedi niteliğindeki 'Marifetname'de, fizyoloji, psikoloji, tıp, jeoloji, geometri, astronomi konularında bilgiler verdi. Dünyanın yuvarlak olduğunu belirtti. Amerika'nın keşfine yer vererek Kristof Kolomb'u tanıttı. Çeşitli doğa olaylarından, dinsel inançlardan söz etti. İnsan organlarının seğirmesinden yargılar çıkarttı. İnsanın kendi bedenini tanıyarak tanrıya ulaşabileceği görüşünü 'İnsan-ı Kamil' de savundu.
Şah Tanyeri
Sabah Gazetesi
29 Ocak 2008
İnternet Kaynağı:
http://www.siirtajans.com/news_detail.php?id=1208


LinkBack URL
About LinkBacks










Alıntı
