Allah rahmet eylesin.![]()
Ahmet ARITÜRK'ün Kaleminden Yazı Dizisi - 8
20. Asır'da Siirt'in Meczupları ve Dikkatleri Çeken Simaları!
[S]Ammo Ibrahim[/S]
(ŞALA KORMANCİ)
Çocukluk yıllarımda tanıdığım, daha doğrusu, Siirt halkının ekserisinin tanıdığı isimlerden biri de Ammo IBRAHİM diğer adı ile (ŞALA KORMANCİ) idi. Bu kişi de, âma olmasına rağmen, kimselere el açmaz, dilenmez, hatta zekat ve sadaka bile kabul etmezdi. Elinde bastonu, omuzu üzerine attığı şalvarları pazarlar, satarak kendisinin ve ailesinin geçimini sağlardı.
Şalvarları satmak için söylediği:
"Vere şala kormanci,
Şala rençberi"
Nakaratları hala kulağımdadır. Evet, Ammo Ibrahim çarşı-çarşı, sokak-sokak dolaşır, omuzuna attığı şalvarları satardı. Zaman-zaman küçük çocukların onu taklit ederek arkasından "Vere şala kormanci, şala reçberi" dediklerini de hiç unutmam. "Gelin, Kürt şalı, rençber şalı!" anlamındaki bu nakaratla, âma olmasına rağmen, çalışmaktan yılmayan bu insanın azmine hayran olmamak mümkün değildi. Benim çocukluğumdan hatırladığım Ammo Ibrahim 80 yaşlarında vardı. Sakallıydı. Başında da Fötr bir şapka bulunuyordu. Sima olarak, Âşık Veysel'e benzemekteydi. Tabii, sakalını aradan çıkarmak şartıyla...
Şimdi, sapasağlam oldukları halde, dilenciliği meslek edinenlere bakıyorum da, gerçekten cemiyet olarak ne kadar yozlaştığımızın daha çok farkında oluyorum. O zaman ne Sosyal Yardımlaşma Vakfı vardı. Ne 65 yaşında olanlara yaşlılık maaş uygulaması, ne yeşil kart, ne falan, ne filan!
"Veren el, alan elden üstündür" deyimi, o zaman gerçekten anlam bulmaktaydı. En muhtaç durumda olanlar bile, el-avuç açmaktan utanıyorlardı.
Nur içinde yat Ammo Ibrahim...
Allah rahmet eylesin.![]()
"BİZİM YANIMIZA GELEN HİÇ KİMSE GELDİĞİ GİBİ AYRILMAMIŞTIR"Şeyh Muhammed Kazım KS
amin... ellerine sağlık sevdalı...![]()
Ahmet Arıtürk, çok güzel yazmış. Tebrik ediyorum. Ammo Abdalla'yı anlattığı gibi çok güzel anlatmış. Yalnız bir husus dikkatimi çekti. Çünkü üzerinde çok duruyor. O da şu: Ammo Ibrahim için de Ammo Abdalla'hı anlattığı gibi -Dilenmediler çalışıp kazandılar- diyerek bu tarihi şahsiyetleri övüyor. Anlattığı doğru. Ancak, o sıralarda Siirt'te zaten kolay kolay dilenen olmazdı. Kendiliğinden var olan bir sosyal mekanizma vardı. Bu da şuydu. Herkes kendi komşusunun ve akrabasının (özellikle komşusunun) durumunu bilir ve gizli gizli yardım ederdi. Bu yardımı gerçekten kimse bilmezdi. Dolayısiyle kimsenin aç kalması mümkün değildi. Aşağı yukarı herkes aynı şeyi yer içerdi. Yani zengin fakir arasında fazla fark olmadığı gibi sosyal dayanışma gelenekseldi. Ancak şu anda şartlar çok değişti. Sağlam insanlar bile kolay kolay iş bulamazken sakat insanların bu olanağı bulması çok zor. Üstelik insanların yardımlaşması azaldı. Tüketim ekonomisi alışkanlığı (Bunu eleştirmiyorum, bu kaçınılmazdı. Ama keşke olmasaydı) insanları hem tamahkar, hem de bencil yaptı. Keşke eskisi gibi olabilsek. Tabii ki önce ülke ekonomisinin iyi olması lazım. Ahmet Arıtürk'e bu güzel çalışmaları için teşekkür ediyorum. Bütün hemşehrilerime selamlar....
allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun![]()
Ölüyorum ALLAH'ım
Bu da oldu işte.
Her ölüm erken ölümdür
Biliyorum ALLAH'ım.
Ama, ayrıca, aldığın şu hayat
Fena değildir...
Üstü kalsın...
ammo ibrahimi çocukluk yıllarımdan hatırlarım.mahallenin çocukları BIRHO diye çağırırdık bu ama ,ak saçlı , siyah paltolu garip adamı.
bizim,ayn-salip çeşmesinin bulunduğu mahalleden geçerdi her zaman. bir elinde filtresiz bitlis sigarası, diğer elinde satacağı şalların bulunduğu çantası ve bastonuyla yolu yoklaya yoklaya gezer dururdu rızkını kazanmak için.
mahallenin biz hınzır veletleri de peşine takılırdık.o da beyhude, bastonunu gelişigüzel savurarak def etmeye çalışırdı bu başbelalarını.az sıkıntı çektirmemiştik ,yardımcı olmamız gerekirken bu çilekeş adama.
Allah gani gani rahmet eylesin![]()
![]()
[MARQUEE][BLINK][S]alla rahmet eylesin ellerine sağlık sevdali[/S][/BLINK][/MARQUEE]
ALLLAH TAN RAHMET DİLİYORUM ... ELLERİNE SAĞLIKK
allah rahmet eylesın
allah rahmet eylesin