ben;şiir gözlerinde kaybolan ağlamaklı satırlarım,
sense küçük bir kalbe sığmayan hırçın dalgalar...
yavru bir kuşun yürek atışıydı hislerim
sen dokundukça ben ölüm gibi titredim..
arzuların bir deniz gibiydi
ben masum, kırık bir sandal.
sen yıkmak için vurdukça azgın, hayasız dalgalarını
ben bulamadım tutrunacak nebir kol ne de bir dal.
göz yaşlarımla besledim seni,yüreğğiiini
ben kurudum,sen doymak nedir bilmedin..
sana küçük bir tebessüm bile fazlayken
ben yüreğimi serdim yoluna
halbuki en değerli şey yürek değil mi?
sen ne girmesini bildin ne de çıkmasını...
benim derdim sadece şiir gözlerini okumaktı
nerden bilebilirdim ki o satırların amacı beni boğmaktı
boğuldum.. kayboldum, bir su damlası gibi buhar oldum
sen mutluydun, ben kayboldukça sen haz duydun
ben kölen oldum,uğruna canımı verdim
sen hiç bir zaman benim olmadın, kalbini başkasına verdin
geç de olsa anladım artık
sen en başında vermiştin kararını
aşkın rengini sorduklarında
sen gösterirken yalancı pembeyi
bense ağlamıştım inci inci kurşunii..
bu şiirin adı yok . adını siz koyun...