Hep babam anlatırdı bana kendi askerlik anılarını, ankara gülhane hastahanesin de yapmıştı askerliğini. Babamla oturduğumuz her ortamda, bir askerlik konusu açıldığında, veya televizyonda mehmetçik programlarında, bir asker gördüğünde, babamda başlardı gecenin geç saatlerine kadar anlatırdı. Bitmek bilmezdi babamın askerlik hatıraları. Hatta bazen kendimi bir an asker ocağında hissederdim. O zamanlar daha yaşım on yedi idi. Derdim ki, bir gün yirmi yaşımı doldurup bende askere gidecek miyim! Daha üç yıl var diyordum. Şimdi ki yaşım ise yirmi bir, ve dört aydır asker ocağındayım. Dostlarımı tanıdım, kendimi. Doğruluğu öğrendim, dürüstlüğü. Vatan sevgisini, hepsi birbirinden iyi tertiplerim oldu. Zamanla tanıştık sohbet ettik dertleştik. O benim, ben onun dertlerimizi paylaştık. Ve öyle bir gün geldi ki, çok samimi birer dost olduk. (kardeş gibi)
Askerliğimden tam dört ay eksilmiş, eve gidip ne anlatacağım! Benden sonrakilere, çocuklarıma askerlikle ilgili ne anlatacağım!
Bir gün urfalı tertibim bayramla nöbet tutuyoruz,.
Ben evimi, anamı babamı kardeşlerimi çok özledim diyorum.
Bizim urfalının aklından da ya firar etmek, yada intihar etmek geçerdi. Hep kurtulmak istiyordu askerlikten ve...
Emin gel dedi mermi bulup şarjöre koyalım ve seninle bir daha ki nöbetimiz de ayağımıza sıkalım bütün mermileri!
Bizimkisi maksat zaman geçsin diye öyle espriler yapardık nöbette. Yüzümü bayrama çevirdim ve dedim ki;
Peki biz bu mermileri ayağımıza sıktıktan sonra, ölmek yerine yaralanırsak o zaman ne olacak! Sakat kalacağız, koşup top oynayamayacağız!
Ve bayramın bana söylediği laf:
Eee, bizde koşup top oynamayız, kalede durur kalecilik yaparız. Hem koşup neden yoracağız ki kendimizi. O sırada ben kahkahayı bastım, hem de saatlerce.
Ve işte bu sözler hep aklımda oldu. Ve hiçbir zaman da unutmayacağım.
Bu sözler bana bayramdan askerlik hatırası oldu...
30 Nis. 2006
Emin SADIK
Bu şiir 1985/4 tertip şanlıurfalı bayram kutluya yazılmıştır.