5 sonuçtan 1 ile 5 arası

Threaded View

  1. #1
    Forum Demirbaşı Array
    Üyelik tarihi
    18.06.2007
    Yer
    Anasının Dizinin Dibinden :=)
    Yaş
    40
    Mesajlar
    10.926
    Tecrübe Puanı
    238

    Arrow Çanakkaleden Mektuplar

    Kardeşlerim...

    * Hasan Etemin Validesine Son Mektubu *

    Mektubu yazan ,ihtiyat zabit yedeksubay namzedi Hasan Etem İstanbul Hukuk Fakültesi son sınıfına devam ederken aynı zamanda Beyazıt Nümune Mektebinde öğretmendi.Düşmanın Çanakkaleye dayandığını işittiğinde gözünü kırpmadan binlerce akranı gibi cepheye koştu.Gönüllü yazıldı. Bu onun son mektubuydu. Bu mektubu yazdıktan iki gün sonra Maydos Eceabadda şehit oldu...

    * Valideciğim,
    Dört asker doğurmakla müftehir şanlı Türk annesi,
    Nasihat-amiz mektubunu Divrin Ovası Nığde gibi,güzel,yeşillik bir ovacığın ortasından geçen derenin kenarındaki armut ağacının sayesinde otururken aldım.Tabiatın yeşillikleri içinde mest olmuş ruhumu bir kat daha takviye etti.
    Okudum, okudukça büyük dersler aldım.Tekrar okudum.Şöyle güzel ve mukaddes bir vazifenin içinde bulunduğumdan sevindim.Gözlerimi açtım, uzaklara doğru baktım.Yeşil yeşil ekinlerin rüzgara mukavemet edemiyerek eğilmesi, bana, annemden gelen mektubu selamlıyor gibi geldi.Hepsi benden tarafa doğru eğilip kalkıyordu ve beni , annenden mektup geldi diyerek tebrik ediyorlardı.Gözlerimi biraz sağa çevirdim güzel bir yamacın eteklerindeki muhteşem çam ağaçları kendilerine mahsus bir seda ile beni tebşir ediyorlardı. Nazarlarımı sola çevirdim çağıl çağıl akan dere , bana validemden gelen mektuptan dolayı gülüyor , oynuyor , köpürüyordu ..Başımı kaldırdım gölgesinde istirahat ettiğim ağacın yapraklarına baktım.Hepsi benim sevincime iştirak ettiğini , yaptıkları rakslarla anlatmak istiyordu.Diğer bir dalına baktım, güzel bir bülbül , tatlı sedasıyla beni tebşir ediyor ve hissiyatıma iştirak ettiğini ince gagalarını açarak göstermek istiyordu.İşte bu geçen dakikalar anında , hizmet eri :
    -Efendim , çayınız , buyrunuz , içiniz , dedi.
    -Pekala dedim,aldım baktım , sütlü çay...
    -Mustafa bu sütü nereden aldın ? dedim.
    -Efendim , şu derenin kenarında yayıla yayıla giden sürü yok mu ?
    -Evet dedim.Evet ne kadar güzel.
    -İşte onun çobanından 10 paraya aldım.
    Valideciğim , on paraya yüz dirhem süt ,su katılmamış.Koyundan şimdi sağılmış aldım ve içtim. Fakat yukarıdaki bülbül bağırıyordu :
    Validen kaderine küssün , ne yapalım.O da erkek olsaydı,bu çiçeklerden koklayacak,bu sütten içecek,bu ekinlerin secdelerini görecek ve derenin aheste akışını tetkik edecek ve çıkardığı sesleri duyacak idi.Şevket merak etmesin o görür belki de daha güzellerini görür.Fakat , valideciğim,sen yine müteessir olma.Ben seni ,evet seni mutlaka buralara getireceğim.Ve şu tabii manzarayı göstereceğim. Şevket,Hilmi (kardeşleri) de senin sayende görecekler.O güzel çayırın koyu yeşil bir tarafında , çamaşır yıkayan askerler saf saf dizilmişler.Gayet güzel sesli biri ezan okuyordu.Ey Allahım , bu ovada onun sesi ne kadar güzeldi.Bülbül bile sustu, ekinler bile hareketten kesildi ,dere bile sesini çıkarmıyordu.Ezan bitti.O dereden ben de bir abdest aldım.Cemaat ile namazı kıldık..O güzel yeşil çayırların üzerine diz çöktüm.Bütün dünyanın dağdağa ve debdebelerini unuttum.Ellerimi kaldırdım , gözümü yukarı diktim , azımı açtım ve dedim :
    -Ey Türklerin Ulu Allahı.Ey şu öten kuşun , şu gezen ve meleyen koyunun , şu secde eden yeşil ekin ve otların şu heybetli dağların Halıkı.Sen bütün bunları Türklere verdin.Yine Türklerde bırak.Çünkü böyle güzel yerler , Seni takdis eden ve Seni ulu tanıyan Türklere mahsustur.
    Ey benim Rabbim !
    Şu kahraman askerlerin bütün dilekleri ;ism-i Celalini İngilizlere ve Fransızlara tanıtmaktır.Sen bu şerefli dileği ihsan eyle ve huzurunda titreyerek , böyle güzel ve sakin biryerde sana dua eden biz askerlerin süngülerini keskin , düşmanlarını zaten kahrettin ya , bütün bütün mahveyle. Diyerek dua ettim ve kalktım.Artık benim kadar mesut , benim kadar mesrür bir kimse tasavvur edilemezdi. *

    Oğlun
    Hasan Etem
    4 Nisan 1331
    [17 Nisan 1915]


    Kaynak :

    * Kaynak : Kabatepe Milli parklar Müzesi
    *Not: Mektuptan mekan ve zaman tam olarak anlaşılamıyor. 25.Nisan.1915 çıkartma öncesi yazıldığı görülüyor. Bu da ortam hakkında net bilgi veremiyor. Çıkartma öncesi 19.Nisan da nasıl şehit olabileceği açık değil. Rumi-Miladi dönüşümlere dikkat edilmemiş olabilir.
    * Şehid Muallim Edhem, Niğdenin And-ulus Hacı Abdullah köyünde 28.2.1890 tarihinde doğmuş ve 19 Nisan 1915de şehit olmuştur.Birliği: 3.Kolordu, 19.Fırka [Kumandanı: M.Kemal Atatürk], 57.Alay 2.tabur, 6.Bölük
    * Bu mektup halen Çanakkaledeki Abide Müzesi, Deniz Müzesi ve Milli Parklar Müzesinde teşhirdedir

    Takdir Ediliyorsanız Değil, Taklit Ediliyorsanız Başarmışsınız Demektir.
    Hayat öyle oyunlar oynuyor ki, nereye tutunsam düşüyorum.
    Tam da palyaçonun dediği gibi: "ağlayamadığımdan gülüyorum."
    Paul Auster


 

Benzer Konular

  1. yokluğuna gönderilen mektuplar...
    By ((HeZzAL)) in forum ŞİİR - EDEBİYAT - MAKALE
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 18.04.2009, 23:50
  2. İbrahim Hakkı Hazretlerinin Eşine Yazdığı Mektuplar
    By muhey_56 in forum AYDINLAR (TİLLO)
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 16.04.2009, 13:06
  3. Sahibini arayan mektuplar
    By ''ARAZ'' in forum ESKİ SEVGİLİYE MESAJLAR
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 08.01.2009, 22:41
  4. Suya Yazılmış Mektuplar...
    By CybeR MediA in forum DERİN DUYGULAR
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 21.07.2007, 17:10
  5. Tanrıya Mektuplar
    By CeYmiS in forum GEYİK - GIR GIR - ŞAMATA
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 21.11.2006, 16:08

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •