3 sonuçtan 1 ile 3 arası
  1. #1
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    12.09.2009
    Mesajlar
    2.298
    Tecrübe Puanı
    64

    Standart osmanlıda kadın şairlerimiz

    Zeynep Hatun:
    Fatih dönemini Mihrî Hatunla birlikte temsil eden Zeynep Hatun adı bilinen ilk Türk kadın şairi olup kaynaklarda Amasyalı ya da Kastamonulu olduğu ifade edilmektedir. Divan edebiyatının şekillenme döneminde Fatih çevresinde hissedilen verimli sanat iklimi sanata ve sanatçıya hasredilen teşvik bu iki kadın şairin varlık göstermesinde de etkili olmuş olmalıdır. Asıl adı Zeynünnisa olan Zeynep Hatun bir kadı kızıdır. Bir kadı olan ve şiir çalışmalarını anlayışla karşılayan İshak Efendi ile evlenmiştir. Kültürlü bir muhitte yetişmiş Arapça ve şiirler söyleyecek olgunlukta Farsça öğrenmiş Mihrî Hatun ile tanışıklık kurmuştur Şiirin yanı sıra beste yapabilecek ölçüde musıki çalışmaları da olan Zeynep Hatun 1563’de Amasya’da ölmüştür.

    Fatih adına tertip edilmiş bir Divan sahibi olup eldeki şiirlerine bakılırsa açık ve sade bir söyleyişin sahibidir. Bir kıt’asının

    Senin hüsnün benim aşkım senin cevrin benim sabrım
    Cihanda dem-be-dem artar tükenmez bî-nihâyettir

    Mihrî Hatun:
    Fatih dönemi şairlerinden olan Mihrî Hatun Zeynep Hatunla birlikte adı bilinen ilk Türk kadın şairlerindendir. Amasyalıdır. Asıl adı Mihrünnisa ya da Fahrünnisa olup 1460 ya da 1461 yılında doğmuştur. Mihrî mahlasını kendisi de bir şair olan babası Mehmet Çelebi bin ***** (Belâyî)’dan almıştır.
    Dillere destan bir güzelliğin hayranlık uyandırıcı bir kültür ve birikimin sahibi olmasına rağmen kendisine yöneltilen bütün evlilik tekliflerini geri çevirerek ömrü boyunca bekâr kalmıştır. Dönemine göre serbest bir yaşantının sahibi olan Mihrî tarihçi Hammer tarafından “Osmanlılar’ın Sapho’su” olarak isimlendirilmiştir. Çevresinde platonik aşklarına dair fısıltılar daima mevcut bulunan Mihrî’nin Müyyedzâde Abdurrahman Çelebi ve Sinan Paşazâde İskender Çelebi’ye duyduğu aşka dair ipuçlarına şiirlerinde de rastlamak mümkündür. Evinde düzenlediği edebî meclisler gibi samimi kadın duygularını çekinmeksizin şiirinde terennüm etmiş olması cihetiyle de kendisinden sonra yetişenler arasında en çok XIX. asır şairi Nigâr binti Osman’a benzetilebilir. Ona erken bir Nigâr Hanım olarak bakmak mümkündür.
    Kolay söyleniyormuş izlenimi veren sade bir şiiri vardır ve bunlar arasında en başarılı bulunanları nazireleridir. Dönem şairlerinden Necati’nin etkisinde kalan Mihrî’nin şiirlerini Necati’ye gönderdiği ve onun şiirlerine nazireler yazdığı bilinmektedir.
    Necati’nin ünlü Döne Döne redifli gazeline nazire olarak yazdığı ve;

    Âteş-i gamda kebâb oldu ciğer döne döne
    Göklere çıktı duhânımla şerer döne döne

    matlalı gazeli bunlardan biridir.
    1506 yılında Amasya’da ölen Mihrî Hatun’dan geriye eser olarak Divan’ı kalmıştır.
    Sıtkî Hatun:
    XVII. asrın ikinci yarısında yaşayan Sıtkî Hanımın asıl adı Ümmetullah olup bir kazasker kızıdır. Kardeşi Faize Hanım da şairdir ancak Sıtkî kadar tanınmış değildir. Bayramiye tarikatıne mensup olan Sıtkî Hanım gazel ve ilâhiler yazmıştır. Divan’ı ile Genc-i Envâr ve Mecmuaü’l Hayal adlı basılmamış tasavvufî şiir mecmuaları bulunmaktadır. 1703 yılında ölmüştür.
    Ani Hatun:
    Ani Fatma kültürlü bir ailenin kızı olarak İstanbul’da doğmuştur. Akıllı bilgili ve eğitimli bir kadın olup “Hace-i Zenan (Kadınların Hocası)” lâkabıyla anılmıştır. Arapça bilen doğu ve Batı edebiyatlarını öğrenmiş bulunan Ani Hatun’un bir Divan teşkil ettiği söylenmekteyse de bu eser ele geçmiş değildir. Ani Hatun bir hattat olarak da ün yapmıştır. Hattatlığının şairliğinden üstün olduğu bazı aaakirelerde ifade edilmektedir. 1710 yılında ölmüştür.

    Hubbî Hatun:
    Hubbî Hatun bir XVI. asır şairi olup Divan şiirinin zirvesini teşkil eden Kanuni dönemini kadın şair olarak temsil etmektedir. (Aynı asırda Baki’nin hanımı Tutî Kadın’ın da şiir yazdığı söylenmektedir). Asıl adı Ayşe olan Hubbî Hatun da Mihrî ve Zeynep gibi Amasyalıdır. Kanuni’nin süt kardeşi Şemsi Çelebi’nin Hanımıdır. Bu yakınlık Hubbî Ayşe’nin saraya intisabına zemin hazırlamış önceleri II. Selim’in sonra da III. Murad’ın nedimesi olarak saray muhitinde şiiri için gerekli kültür atmosferini bulmuş zamanın hocalarından dersler almış ve Arapça’yı çok iyi öğrenmiştir. Şuara aaakirelerinde kendisinden evvelki kadın şairlerden daha kuvvetli olduğu ifade edilirse de kadın duygularını terennümü ve lirizmi bakımından Mihrî’nin önüne geçemediği fark edilir. Erkeksi bir duyuşu vardır.
    Gazel ve kasideler yazan Hurşid ve Cemşid adlı üç bin beyti aşkın bir mesnevisi olan Hubbî Hatun 1590 yılında İstanbul’da ölmüştür.
    Şeref Hanım:

    Şeref Hanım şairi bol ve kültürlü bir ailenin kızı olarak 1809 yılında İstanbul’da doğmuştur. Kadirî ve Mevlevî tarikatlerine mensubiyeti bilinmekte olup sıkıntılı bir ömür geçirdiği II. Mahmud’a ve Valide Sultan’a yazdığı şiirlerden anlaşılmaktadır. Geleneksel kalıplar içinde kalan şiirlerinde sade ve düzgün bir anlatım vardır. Divan sahibidir. 1861 yılında ölmüştür.
    Sırrî Hanım:
    Asıl adı Rahile olup Diyarbakırlıdır. 1814 yılında kültürlü bir ailenin kızı olarak dünyaya gelmiştir. Divan kültürüyle yetişmiş bir müddet Bağdad’da yaşadıktan sonra İstanbul’a gelmiş Kâmil Paşa konağının şiir-edebiyat sohbetlerine katılmış daha sonra Kâmil paşa ile evlenmiştir. Kızının ölümü üzerine yazdığı içli bir Mersiye ile tanınan Sırrî Hanımın bir divan oluşturacak kadar şiiri vardır. Kadirî olan Sırrî Hanım 1877’de ölmüştür.
    Âdile Sultan:
    Dönemi kadın şairler bakımından diğer dönemlere nazaran daha zengin bir görüntü veren II. Mahmud’un kızı olan Âdile Sultan 1825 yılında doğmuştur. Çağdaşı olan Leylâ ve Fıtnat Hanımlardan daha az başarılı bir şairdir. Saray çevresinde iyi bir eğitim almış olmasına rağmen dil vezin ve kafiye bakımından çözük bir dili vardır. Aruzun yanı sıra hece ölçüsüyle de şiirler yazmıştır. Fuzulî Şeyh Galib ve Muhıbbî (Kanuni Sultan Süleyman) etkisindedir. Kızını ve kocasını kaybetmiş bu acılar şiirini etkilemiştir. Nakşıbendî tarikatine girmiş hikemî şiirler de yazmıştır. Kendi Divan’ı basılmamışsa da Muhibbî (Kanuni Sultan Süleyman) Divanı’nın basılmasını sağlamıştır. 1898 yılında ölmüştür.
    Nakıye Hanım:
    Şeref Hanımın yeğeni olan Hatice Nakıye Hanım 1845 yılında doğmuştur. Daha ziyade bir eğitimci olarak tanınır. Eğitimli ve kültürlü bir kadın olarak döneminde bir hayli hizmet vermiş II. Abdülhamid tarafından bir Şefkat Nişanı ile ödüllendirilmiştir. Türkçe ve Farsça şiirler yazmışsa da şairliği eğitimciliğinin gölgesinde kalmış dergilerde dağınık halde kalan şiirleri bir araya getirilmemiştir. Ancak bunların bir kısmı kardeşi Nebil Bey’in Divan’ının sonunda bir bölüm halinde bir kısmı da Ahmet Muhtar Bey tarafından yayımlanmıştır. Hiç evlenmemiş bulunan Nakıye Hanım 1879 yılında ölmüştür.
    Münire Hanım:
    Bir sadrazam kızı olan Münire Hanım 1825 yılında doğmuş ve iyi bir eğitim almıştır. Mevlevî tarikatine mensup olup çoğu tasavvufî şiirler yazmıştır. 1903 yılında ölmüştür.
    Feride Hanım:
    Kültürlü bir aileden gelmekte olan Feride Hanım 1837 yılında doğmuştur. İlk derslerini Arapça ve Farsça bilgisini babasından almıştır. Hattatlığı da olan Feride Hanım nesih bir Kur’an yazmıştır. Önce eşinin sonra babasının ölümü üzerine içe kapanık bir hayat sürmüş 1903 yılında ölmüştür.
    Saniye Hanım:
    1836’da Trabzon’da doğan Saniye Hanım şiir zevkini de aldığı babası tarafından eğitilmiştir. Divan tarzı kadar halk tarzında da şiirler yazmış aruz kadar hece ölçüsünü de kullanmıştır. Bir Divan teşkil edecek hacimde şiiri olduğu halde bunları tertip etmemiş olan Saniye Hanımın birçok şiiri de bir yangında yok olmuştur. Evliliği sebebiyle bir süre Rize’de yaşayan Saniye Hanım 1905 yılında Trabzon’da ölmüştür.
    Fıtnat Hanım (Trabzonlu Hazinedarzâde):
    Tanzimat yıllarında yaşadığı halde geleneksel çizgide şiirler yazan ve kendisinden yaklaşık 15 asır evvel yaşamış adaşı Zübeyde Fıtnat’la karıştırılmaması için imzasını “Yeni Fıtnat” olarak atan Hazinedarzâde Fıtnat Hanım 1842 yılında Trabzon’da doğmuştur. Dönemin Trabzon valisi Hazinedarzâde Abdullah Paşa’nın kızıdır.
    Dört yaşında iken ailesiyle birlikte İstanbul’a gelen Fıtnat Hanımın eğitimine ailesi tarafından önem verilmiş çok iyi derecede Farsça öğrenmesi ve tahsiline evliliğinden sonra da devam etmesi sağlanmıştır. Ancak şiir ve edebiyatla uğraşmasından hoşlanmayan bir adamla yaptığı ilk evliliğinde mutlu olamadığı kaynaklarda adı geçmeyen ilk eşinin uzun ve güzel olduğu için Fıtnat Hanımın kirpiklerini kestirmeye kaykıştığı bilinmektedir. Kocasının şiir ve edebiyatı men etmesi üzerine hattatlığa yönelen Fıtnat Hanım devrinde bir güzellik şöhretine de sahiptir. Ahmed Midhat Efendi’nin kuzeni olduğu söylenen Fıtnat Hanım Hakkı Tarık Us’un derleyerek yayımladığı mektuplara bakılırsa[1] “Hâce-i evvel” ile bir muaşaka da yaşamıştır. Tertip edilmiş fakat basılmamış bir Divan’ı vardır. Divan geleneği içinde eser veren kadın şairlerin en önemlilerinden olup çağdaşı Leylâ (Saz) Hanımla birlikte Tanzimat döneminde dergilerde açık imzası görünen ilk kadın şairlerden biridir. 1911 yılında İstanbul’da ölmüştür.

    İnsanLar PapatyaLarın Peşinde Koşarken,
    EzdikLeri Kır ÇiÇekLerinin Farkına ßiLe Varmazlar....

  2. #2


    Yusuf İLÇİN
    Array
    Üyelik tarihi
    21.01.2008
    Yer
    Bulgaria
    Mesajlar
    10.994
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Yararlı bilgiler teşekkür emeğinize sağlık.


    Senin hüsnün benim aşkım senin cevrin benim sabrım
    Cihanda dem-be-dem artar tükenmez bî-nihâyettir

  3. #3
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    12.09.2009
    Mesajlar
    2.298
    Tecrübe Puanı
    64

    Standart

    teşekkür ederim.

    İnsanLar PapatyaLarın Peşinde Koşarken,
    EzdikLeri Kır ÇiÇekLerinin Farkına ßiLe Varmazlar....


 

Benzer Konular

  1. Cennete giren ilk kadın...
    By DeRBeDeR in forum İSLAMİ BİLGİLER
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 20.01.2009, 15:27
  2. Erkekleri çıldırtan kız diyalogları
    By J3uRKe in forum GEYİK - GIR GIR - ŞAMATA
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 16.08.2008, 02:19
  3. sanal kadın böylemi olur sizce :)
    By rallici_56 in forum ELEŞTİRİ-YORUM
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 19.10.2007, 12:34
  4. Kadın Gibi Kadın
    By candy5 in forum KADINLAR KAHVESİ
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 09.10.2007, 12:33
  5. Talak
    By CefA_CasH in forum İSLAMÎYET (GENEL)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21.02.2007, 14:17

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •