5 sonuçtan 1 ile 5 arası
  1. #1
    PRENSES Array
    Üyelik tarihi
    27.11.2008
    Mesajlar
    2.468
    Tecrübe Puanı
    71

    Standart Hocalı Soykırımı

    Hocalı Soykırımı (Azeri şivesi ile: Xocalı Soyqırımı), Karabağ Savaşı sırasında 25 Şubat 1992 ve tarihinde Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kentinde Azeri sivillerin, Ermeniler tarafından katliamı olayıdır. Azeri kaynaklarının ve Memorial, İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi bazı uluslararası insan hakları kuruluşlarının bildirdiklerine göre[1] [2] katliam, Rus 366. Motorize Piyade Alayı'ın desteğindeki Ermeni silahlı kuvvetleri tarafından gerçekleştirilmiştir[3].

    İnsan Hakları İzleme Örgütü, Hocalı Katliamını Dağlık Karabağ'ın işgalinden bu yana cereyan eden en kapsamlı sivil kırımı olarak nitelendirmiştir. Azeri kayıplarının sayısı üzerinde tartışmalar devam etmektedir. Saldırıda ölenler hakkında Azerbaycan resmî kaynaklarının bildirdiği rakam 106'sı kadın, 83'ü çocuk olmak üzere toplam 613 kişi olmakla birlikte [4], katledilen toplam Azeri sayısının bin 300 kişi olduğu tahmin ediliyor [5].

    Katliamın ardından Azerbaycan, Hankendi'ndeki 366. Motorize Piyade Alayı'nın saldırıya katıldığını açıkladı. Çünkü saldırıda gelişmiş konvansiyonel silahlar kullanılmıştı. Bunlar değil bölgedeki yerel gruplarda, yeni oluşmaya başlayan Azerbaycan ve Ermenistan ordularında bile yoktu. Rus tarafının tersini söylemesine karşın alaydan firar eden üç Rus askeri 3 Mart 1992'de düzenledikleri basın toplantısında, Hıristiyan Ermeniler yanında Müslüman Azerbaycanlılara karşı savaşmalarının istendiğini itiraf etti [6].




    Konu başlıkları
    1 Arka Planı
    2 Oluşumu
    3 Şahitlerin gözünden
    4 Uluslararası tepki
    5 İsim
    6 Bakınız
    7 Kaynakça
    8 Dış bağlantılar
    8.1 Azeri tezi
    8.2 Ermeni tezi



    Arka Planı [değiştir]Ana madde: Karabağ Savaşı
    1991 yılında Azerbaycan'nın bağımsızlık ilanı ardında kurulan mecliste Sovyet dönemindeki olan olaylar nedeni ile halktan gelen baskılar karşısında Dağlık Karabağ’ın özerk bölge statüsünü kaldırılmasına karşılık Dağlık Karabağ Meclisi bir halk oylaması düzenleyerek cevap vermiştir. Çoğunluğu Ermenilerin oluşturduğu bölgede referandum sonucunda Dağlık Karabağ Parlamentosu bağımsızlığını ilan ederek 6 Ocak 1992 tarihinde Dağlık Karabağ Cumhuriyeti kurulmuştur. Ermenistan dahil hiçbir ülke tarafından tanınmayan bu bağımsızlık ilanı ardından 1992’de Sovyet birlikleri de bölgeden çekilmiştir.

    Hocalı Katliamı'na giden süreçte Ermenilerin Ruslar tarafından açıkça desteklendiğinin bulguları vardır [7]. Ermeni gönüllülerden oluşan silahlı gruplar Dağlık Karabağ’a yerleştirilmiştir. Ardından son Sovyet lideri Mihail Gorbaçov, 25 Temmuz 1990’da yayımladığı bir kanun ile Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti yasa dışı silahlı grupların kurulmasını yasaklamış ve kanunsuz olarak saklanan silahlara el konulmasını sağlamıştır. Bu kanunla birlikte Azerbaycan’ın bütün bölgelerinde av silahları da dâhil olmak üzere silahlar toplanmış, Dağlık Karabağ’da ise bu görev Rus askerleri tarafından yerine getirilmiştir [8]. 1990 yılının Ağustos ve Eylül aylarında Ermeniler tarafından otobüs baskınları, yol kesme gibi eylemler gerçekleştirilmiştir. 1990 yılı başlarında yaklaşık 186 bin Azeri, Ermenistan’dan Azerbaycan’a gitmeye zorlanmıştır. Ekim 1991’de ilk Azeri köyü Ermenilerce ele geçirilmiştir [9].

    Yukarı Karabağ bölgesinin en önemli tepelerinden birisinde olan Hocalı köyü stratejik olarak Ermenistan Silahlı Kuvvetleri için askerî bir hedef niteliğinde idi. Hocalı stratejik olarak Karabağ dağ silsilesinde Ağdam-Şuşa, Eskeran-Hankendi yollarının üzerinde yerleşmektedir. Hocalı’nın coğrafi-stratejik konumu Ermeni silahlı birliklerinin buraya saldırmasına müsaitti. Hocalı Dağlık Karabağ bölgesi'nin merkez şehri olan Hankendi’nden 10 km uzaklıkta güneydoğusundadır. Karabağ'daki mevcut tek hava alanının burada olması ve demiryolunun da buradan geçmesi nedenleriyle kent, stratejik önemi haizdi [10].


    Oluşumu [değiştir]Hocalı kenti 1991 yılının Ekim ayından itibaren abluka altınadydı. 30 Ekim'de kara yoluyla ulaşım kapanmış ve tek ulaşım vasıtası helikopter kalmıştı. Şuşa şehrinin semalarında sivil helikopterin vurulması ve bunun sonucunda 40 kişinin ölümünden sonra bu ulaşım da kesilmişti. Ocak ayının 2’sinden itibaren şehre elektrik verilmemişti. Şubatın ikinci yarısından itibaren Hocalı, Ermeni silahlı birliklerinin ablukasına alınmış ve her gün toplardan, ağır makineli silahlarla bombalanmıştır.

    936 km2’lik alana sahip ve 2.605 aileden ibaret 11.356 kişinin yaşadığı Hocalı kasabası 26 Şubat 1992 tarihinde her türlü tehcire maruz kalmış ve kasaba tamamıyla yok edilmiştir. Hocalı bu katliamın yaşandığı sırada Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri'nin koruması altında değildi. Bunedenle Silahlı Kuvvetler Hocalı halkına yardım edemedi, hatta uzun süre cesetlerin alınması bile mümkün olmadı "[11]. Hocalı da dağınık halde elinde hafif silahlar bulunan 150 kişi bulunmaktaydı.

    Ermenistan Silahlı Kuvvetleri köyü üç yönden kuşatmış, helikopter ve ağır silahların yardımı ile önce köyü bombalamış ve ardından da köye girerek katliam yapmıştır. Ermeniler bu hareketleri ile Azerbaycan Türkleri'ne Dağlık Karabağ konusunda bir mesaj vermek ve stratejik bir konumda bulunan kenti işgali amaçlamışlardı. Ermenistan Silahlı Kuvvetleri 1992 yılının 25 Şubatı 26 Şubata bağlayan gecede bölgedeki Rus 366. Alayın da desteği ile önce giriş ve çıkışını kapadığı Hocalı köyünde sivil, kadın, çocuk, yaşlı ayırımı yapmadan Azeri resmî rakamlarına göre 613 kişiyi katletmişlerdir. Katledilenlerin 83’ü çocuk, 106’sı kadın ve 7’ten fazlası ise yaşlıydı. Bu katliamdan toplam 487 kişi ağır yaralı olarak kurtulmuştur. 1275 kişi ise rehin alınmış ve 150 kişi ise kaybolmuştur [12]. Cesetler üzerinde yapılan incelemelerde cesetlerin birçoğunun yakıldığı, gözlerinin oyulduğu, kulakları, burunları ve kafaları ile vücutlarının çeşitli uzuvlarının kesildiği görülmüştür. Aynı vahşetten hamile kadınlar ve çocuklar bile nasibini almıştır [13].


    Şahitlerin gözünden [değiştir]Vahşeti yaşayan ve sonra Beyrut'a yerleşen Ermeni gazeteci Daud Kheyriyan, For the Sake of Cross (Haçın Hatırı İçin) isimli kitabında şu satırları aktarmaktadır,

    “ ...Gaflan denen ve ölülerin yakılmasıyla görevli Ermeni grup, Hocalı’nın 1 kilometre batısında bir yere 2 Mart günü 100 Azeri ölüsünü getirip yığdı. Son kamyonda 10 yaşında bir kız çocuğu gördüm. Başından ve elinden yaralıydı. Yüzü morarmıştı. Soğuğa, açlığa ve yaralarına rağmen hálá yaşıyordu. Çok az nefes alabiliyordu. Gözlerini ölüm korkusu sarmıştı. O sırada Tigranyan isimli bir asker onu tuttuğu gibi öteki cesetlerin üstüne fırlattı. Sonra tüm cesetleri yaktılar. Bana sanki yanmakta olan ölü bedenler arasından bir çığlık işittim gibi geldi. Yapabileceğim bir şey yoktu. Ben Şuşa’ya döndüm. Onlar Haç’ın hatırı için savaşa devam ettiler [13]. ”



    Uluslararası tepki [değiştir]İnsan Hakları İzleme Örgütü olayı Dağlık Karabağ anlaşmazlığı içerisinde yapılan en büyük katliam olarak nitelemiştir [14]. Azerbaycan Parlamentosu 1994'te Hocalı'da yaşanan katliamı "soykırım" olarak kabul etti [15]. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi üyeleri Arnavutluk, Azerbaycan, Birleşik Krallık ve Türkiye'nin yanında Bulgaristan, Lüksemburg, Makedonya, Norveç tarafından yayımlanan 324 nolu Avrupa Konseyi bildirgesinde; Ermeniler tüm Hocalıları katlettiler ve tüm şehri harap ettiler ifadesi geçmiştir. Ayrıca Avrupa meclisi'nin 30 üyesi, Hocalı Katliamı'nın Ermeniler tarafından 19. yüzyıldan itibaren devam ettirilen "soykırım"ların bir aşaması olarak el alınması gerektiğine dair bir demeç verdi[16].


    İsim [değiştir]Bu olaylar Azerbaycan'da "Xocalı soyqırımı" (Hocalı soykırımı), "Xocalı faciəsi" (Hocalı faciası) şeklinde adlandırılırken. Ermenistan'da ise Hocalı Savaşı, Hocalı hadisesi terimleri ile ifade edilir. Dünyanın çeşitli dillerinde ve ülkelerinde de Hocalı katliamı benzeri ifadeler kullanılır
    alıntı
    Konu ''ARAZ'' tarafından (20.03.2010 Saat 11:05 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    PRENSES Array
    Üyelik tarihi
    27.11.2008
    Mesajlar
    2.468
    Tecrübe Puanı
    71

    Standart

    Elleri bir ağaca arkadan bağlanan hamile bir kadının başına dikilmiş olan
    iki Ermeni yazı tura atıyordu. Bu kanlı kumarı yaklaşık 100 yıl önce
    Anadolu toprağında Kars'ta Ağrı'da Van'da Erzurum'da da ataları
    oynamıştı.Onlardan duymuşlardı. Karnı burnunda çaresiz bir Azeri kadının
    doğumu oldukça yakın görünüyordu. Çaresiz kadın bir hazan yaprağı gibi
    titriyordu. Elbiseleri yırtık, ayakları çıplaktı...Ermenilerin uzun boylu
    olanı elindeki AK-47 model Rus yapımı otomatik tüfeğinin namlusuna monte
    edilen seyyar kasaturayı çıkartırken, diğeri elindeki demir parayı havaya
    attı:
    -Akçik, manç?.. (Kızmı, oğlan mı?)
    -Akçik... (Kız)
    Bu cevap üzerine 'oğlan' diyerek bahse giren Ermeni, elindeki kasatura ile
    hamile kadının karnını bir hamlede yarıp çocuğu çıkarttı.Kan b! ürülü
    gözleri bebeğin kasıklarına kilitlendi.
    -Tun şahetsar,ınger... (Sen kazandın,yoldaş)
    -Yes şahetsapayts ays bubrikı inç bes bidigişdana... (Ben kazandım ama bu
    bebek
    nasıl beslenecek?)
    -Mayrigı bedge gişdatsine.(Annesi besleyecek elbette)
    Bunun üzerine daha kısa boylu olan Ermeni, bir hamlede kasaturaya
    geçirdiği bebeği annesinin göğsüne yapıştırdı:
    -Mayrig yerahayin zizdur. (Çocuğa meme ver)
    Aynı dakikalarda Hocalı'nın başka bir semtinde tek kale futbol maçı
    hazırlığı vardı. İki kesik Azeri kadın başını kale direği yapmışlar, top
    arayışına girmişlerdi.Başı tıraşlı bir çocuk bulup getirdiklerinde ise
    Ermeni çeteci sevinçle bağırdı:
    -Asixn ma/,çimi yev bızdıge, aveg gındırnadabidi. Gıdıresek... (Bu hem
    saçsız hem de küçük,iyi yuvarlanır. Kopartın...) Aynı anda çocuğun
    gövdesi bir tarafa,başı da orta yere düşmüştü... Ermeniler zafer naraları!
    atarak, kanlı postalları ile kesik çocuk başına vurarak kanlı bir kaleye
    gol atmaya çalışıyordu. Bu iki olay Hocalı'da bundan çok değil yalnızca 14
    yıl önce yaşandı.Her iki olay da ermeni çetecilerin katliamlarına bizzat
    şahit olan görgü tanıklarının anlatımlarıdır. Ne yazık ki 26 Şubat 1992
    günü binlerce Azeri türlü yöntemlerle vahşice katledilmiştir.
    Ajanslar,katliam haberini bütün dünyaya hızla geçerken, arşı titreten ağır
    bir vahşet yaşanan Hocalı halkından geri kalanlar ise çaresizlik içinde
    kıvranıyordu. Türkiye'de büyük bir dehşet uyandıran katliama ilişkin ilk
    görüntüler ise TRT aracılığı ile duyurulmuştu. Bütün olanları batılı
    gazeteciler, özellikle de New York Times belgeledi. 26 Şubat'ta güçlü
    silahlarla donatılmış Ermenistan silahlı kuvvetleri ile Hankendi'nde
    konuşlanmış bulunan Albay Zarvigarov komutasındaki 366'ncı Rus Motorize
    Alayı, Hocalı'ya saldırarak tarihin en vahşî katliamlarından birini
    yaptılar. 26 Şubat! gecesi Rus motorize alayının tanklarından açılan top ve
    roket saldırıları ile Hocalı Havaalanı kullanılamaz hâle getirilerek
    kentin dış dünya ile ilişkisi de tamamen kesildi. Savunmasız kalan kente
    giren Rus destekli Ermeni askerleri, çocuk, yaşlı, kadın, bebek demeden
    birçok insanımızı vahşîce katlettiler. Ermenilerin işgal ettikleri
    Hocalı'da dehşet verici olaylar yaşandı. Canlı canlı insanların kafa
    derilerini yüzdüler, sağ olarak ele geçirdiklerini ise sistematik bir
    işkenceye ve tıbbî deneylere tâbi tutarak, insanlık dışı muamelelere maruz
    bıraktılar. Hızar ve testereler ile diri diri insanların kol ve
    bacaklarını kestiler. Genç kızların önce saçlarını,sonra da kafa
    derilerini yüzdüler. Babanın gözü önünde evladını,evladın gözü önünde
    babayı kurşunlara dizdiler. Kesik kafaları sepetlere doldurdular. Peki
    neydi bu düşmanlık? Ermenistan'daki okul duvarlarında asılan harit! alarda
    Türkiye'nin 12 ili yer lmaktayken, Ermenistan'ın bayrağ ında Türkiye
    hudutları içindeki Ağrı Dağı'nın resmi varken, Ermenistan Millî Marşı'nda
    'Topraklarımız işgal altında, bu toprakları azat etmek için
    ölün,öldürün' denmekteyken, başkaca bir neden aramaya zaten gerek yok
    sanırım. Dağlık Karabağ Bölgesi'nde bulunan Hocalı'ya, eski Sovyet
    İttıfaki Silahlı uvvetleri'ne ait 366.Alay'ın desteği ile Ermeni Sılahlı
    Kuvvetleri tarafından düzenlenen saldırılar sonucu 613 Azerbaycan
    Türk'ünün hayatını kaybettiği resmî olarak açıklandı. Ancak kayıp
    sayısının bu rakamların çok çok üstünde olduğu bilinmektedir. 56 hamile
    kadın karnı yarılmış durumda bulunmuştur. Bu alçak saldırıda 487 kişi ağır
    yaralanırken, 1275 kişi ise rehin alınmış, geri kalan nüfus da bin bir
    zorlukla canını kurtarmış ancak bu olayın tahribatından ruhları ve
    hafızaları asla bir daha kurtulamamıştır. Şahitlerin anlattıklarını
    dinleyenler önce kulaklarına inanamadı.! Fakat katliam sonrası Hocalı'ya
    girdiklerinde ise, görgü tanıklarının abartmadığını kısa sürede anladılar.
    Hocalı'da katliam bölgesini gezen Fransız gazeteci Jean-Yves Junet'nin
    gördükleri karşısında söyledikleri, katliamın boyutunu da anlatıyordu:
    'Pek çok savaş hikâyesi dinledim. Faşistlerin zulmünü işittim,ama
    Hocalı'daki gibi bir vahşete umarım kimse tanık olmaz' Peki 26 Şubat 1992
    günü yaşanan bu katliamın emrini kim vermişti; Ermenistan Devlet Başkanı
    sıfatını taşıyan Robert Koçaryan denilen kirli katilden başkası değildi.
    Yaptığı terör faaliyetlerinin oranı nispetinde terfi eden Taşnaksutyun
    örgütü liderlerinden Robert Koçaryan, 20 Mart 1996'da Ermenistan Başbakanı
    oldu. Karabağ'da barış istediği için aşırı milliyetçilerin tepkisine daha
    fazla direnemeyen Levon Ter Petrosyan istifa edince de 30 Mart 1998
    yılında ondan boşalan Devlet Başkanlığı koltuğuna,'Hocalı Katlia! mı'
    başsorumlusu olan azılı terörist Robert Koçaryan oturdu. Ermeniler Türk
    hamile kadınlarına tecavüz edip karnını hamile olduğu halde taş ile
    doldurup öldürmüşler ve küçük Türk kızlarına tecavuz edip
    öldürmüşlerdi.Ülkemizde sadece 1 ermeni öldürüldü diye yürüyüş yaptılar ve

    o kadar araştırdılar ama hiç bir insan kalkıpta bu masum insanlara iskence

    edilip öldürüldükleri için yürüyüş yapmadı.

  3. #3
    PRENSES Array
    Üyelik tarihi
    27.11.2008
    Mesajlar
    2.468
    Tecrübe Puanı
    71

    Standart

    Bakü'de;
    Şehit mezarlarında,güller açar.
    Bizim bağrımıza saplandı,
    Laçin,Karabağ,
    Ey Azerbaycan'ım,
    Senin evlatların hep mi böyle naçar

    Beş mermi ile vuruldun,
    Üç mermi ile vuruldun,
    Ne fark eder...
    Kefensiz girdin toprağa,
    Senin arkandan ağladı,
    Ana,baba,bacı,ağa...

    Çok almak istemiştin,
    Laçin'i Karabağ'ı
    Biz geride kalanlar,
    Unutmadık,unutamadık...
    Elimize,ayağımıza,
    Bağlanan bağı,
    Bir sol elimize verseler,
    Bir sağ elimize ,
    Elli yüz tane dağı,
    Bunu böyle bil gardaşım,
    Ne Karabağ bizi unuttu,
    Ne de biz unutabildik Karabağ'ı...


    Ahmet Zeytinci

  4. #4
    PRENSES Array
    Üyelik tarihi
    27.11.2008
    Mesajlar
    2.468
    Tecrübe Puanı
    71

    Standart

    [YOUTUBE]R1WiYqlpmto[/YOUTUBE]

  5. #5
    PRENSES Array
    Üyelik tarihi
    27.11.2008
    Mesajlar
    2.468
    Tecrübe Puanı
    71

    Standart

    HOCALI'YI UNUTMA , UNUTTURMA 26 ŞUBAT 1992





 

Benzer Konular

  1. 20 Yanvar ve Hocalı Katliamları
    By ''ARAZ'' in forum TARİHİMİZİ BİLELİM
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 23.04.2009, 23:41

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •