1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Hybrid View

  1. #1
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    12.09.2009
    Mesajlar
    2.298
    Tecrübe Puanı
    64

    Standart çocuğun yüreği ...






    “Deniz gibi olmalı insan da” diyor, bir ses içimden çoğu zaman.


    Berrak, masmavi bir deniz.

    Her şeye rağmen, hayatı maddesel boyutlarda algılayan, insani erdem ve değerleri görmezden gelen, ölümsüzlüğü gelip geçici sahip olma emellerine tercih eden insanların, kapkara bir çamur deryasına dönüştürmeye çalıştıkları yeryüzünde içimizdeki maviliği koruma çabası bana hep o sesi hatırlatıyor;

    “çocuk olduğunu unutma”.




    Maddi olanın insani olana tercih edildiği, krallıkların kanla kurulduğu, yeryüzünün tatsız bir sofraya dönüştürüldüğü, üşüyen çocukların gözyaşları pahasına servetin var edildiği, zenginlik uğruna barışın yaya, savaşın ise atlı bir yolculuğa çıkarıldığı çağımızda, ayaklarımın beni götürdüğü topraklarda çektiğim her çocuk karesinde benim arayıp da bir türlü bulamadığım, üzerinde saatlerce kafa yorduğum felsefik kavramları buluyorum; o çocukların gözlerinde, gülümsemelerinde, gamzelerinde, yanaklarındaki kırmızılıkta; özgürlüğü, berraklığı, saflığı, hüznü, mutluluğu ve de umudu tüm yalınlığı ile hissediyor yakalıyorum.



    Elazığ' da Hazar Gölü kıyısında çektiğim alttaki fotoğrafta olduğu gibi, bazen içindeki tüm sıkıntıları bir kenara bırakıp, bilinmez denizlere kürek çekmek istiyorum tüm gücümle;




    Ya da yazın en sıcak günlerinde, elimdeki çantayı fırlatıp, giysilerimi sağa sola saçıp, hayatlarında deniz görmemiş kuzeydeki küçük kentlerinin yapma havuzlarında şen şakrak serinlemeye çalışan çocukların



    veya Doğu Anadolu’nun o en sıcak günlerinde ailelerinin sonradan göç ettikleri köyün meydanını cıvıltılarıyla inleten, köy çeşmesinin etrafında birbirlerine su fırlatan, bilmedikleri bir yere bilemedikleri bir geleceğe sürüklenen, yazgının üzünç dolu açmazını farkında olmasalar bile yüreklerinde, gözlerinde taşıyan Arzu'nun, Derya'nın, İlayda’nın, Ali’nin hüzünlü özgürlüklerine ortak olmak istiyorum.





    Çocukların toplandıkları bir sokakta Tanrıyı aramam ben. Kendimi de aramam. Yaptığım tek şey kendimi yaşadığım dünyadan, yaşadığım çağdan ve de benliğimden soyutlamak olur. Kendi kendine olur tüm bunlar. Tanrının her yerde olduğunu hissederim o sokaklarda.



    Yoksulluk yoktur, umutsuzluk yoktur, acı yoktur, kan ve gözyaşı yoktur. O sokaklar korunaklıdır benim için.



    “Ya da tüm bunlar birer yanılsamadır.”

    Gerçeği görmek istemeyen “ben’e” o gözler, o bakışlar göstermektedir aslında gerçeğin ne olduğunu,




    Demirci, boyacı,

    okul, hurdacı,

    yaz tatili,

    emek parası, hamal,

    gücünü yitirmiş sıska kollar,

    soluk tenler, kırmızılığını kaybetmiş yanaklar,

    çökük omuzlar, kapkara saçlar, yanıp kavrulmuş tenler

    ve geleceğe atan yürekler ….

    bir ses,

    acı bir ses emeği çağırır yanına,

    adaleti, haksızlığı ya da belki de isyanı….



    savaş düşleyenlere karşı

    insanın yaşam hakkını,

    aklın emeğini

    ve emeğin kutsallığını savunurum….



    peki ya onları ?

    hak etmedikleri zamanlarda, hak etmedikleri biçimlerde çalışan o çocukları kim ve hangi yasa savunur ?

    hangi sevgi koruması altına alır onları ?

    nereye gizlenmiştir yasaların en yücesi dediğimiz “sevgi” ?

    kendime,

    çaresizliğime,

    tükenişime acırım Diyarbakır' da sur içinde bir demir

    atölyesinde çektiğim alttaki fotoğrafa baktıkça.




    Sonra bir şiir mırıldanır yüreğim, Paul Eluard’ın sesini duyarım, haykırır şair, aramaktadır o da “Asıl Adalet’i”;



    İnsanlarda tek sıcak kanun

    Üzümden şarap yapmaları

    Kömürden ateş yapmaları

    Öpücüklerden insan yapmalarıdır



    İnsanlarda tek zorlu kanun

    Savaşlara yoksulluğa karşı

    Kendilerini ayakta tutmaları

    Ölüme karşı yaşamlarıdır



    İnsanlarda tek güzel kanun

    Suyu ışık yapmaları

    Düşü gerçek yapmaları

    Düşmanı kardeş yapmalarıdır



    Hep var olan kanunlardır bunlar

    Bir çocukcağızın ta yüreğinden başlar

    Yayılır genişler uzar gider

    Ta akla kadar





    İnsanLar PapatyaLarın Peşinde Koşarken,
    EzdikLeri Kır ÇiÇekLerinin Farkına ßiLe Varmazlar....


 

Benzer Konular

  1. Çocuğa Özgüven Kazandırmanın 20 YoLu !
    By candy5 in forum ÇOCUK KULÜBÜ
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 18.06.2009, 06:37
  2. Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 31.05.2008, 18:06
  3. FİLİSTİNLİ ÇOCUĞUN YÜREĞİ
    By HaNDSoMe in forum DERİN DUYGULAR
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 05.05.2007, 20:44
  4. Çocuğun okul korkusu nasıl yenilir
    By eLeM@N in forum EĞİTİM HABER
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 19.12.2006, 07:38

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •