Kahve içip biraz rahatlamak için, gittiğim bir arkadaşımın o gün hayatımın akışını değiştirecek bi yazının, beni hem gülüp, hemde yaşadıklarımın bileşkesini ve olgunluğunu kazandırcağınından habersiz güne başlamıştım o gün....
Öğlen üzeri telefonum çalıp, arkadaşım beni kahveye çağırmıştı. Yoğun bi ev temizliğinden sonra bu fikir öyle cazip gelmiştiki...yüreğimi paylaşıp dosluğundan keyif aldığım bu arkadaşıma hayırda demem mümkün deyildi tabii...güzel bi sohbetle başlamıştık. Kahveler içildi.Arkadaşımda benim gibi, boş zamanlarında aktiviteyle uğraşmayı seviyordu. Bana son çalışmalarından, resimlerinden bahsedip, resimlerine bakmak için odasına girdiğimde bilgisayar üzerine iliştirilmiş küçük bi hikaye fotokopisi şöyle diyordu;
HAYATTAN ALINACAK ÜÇ DERS ilgimi çekmişti okumaya başladım aynen yazıyorum.
HAYATTAN ALINCAK ÜÇ DERS
soğuk bir kış günü, kuşun biri öyle üşümüşki; kanatlarını çırpacak hali kalmayınca yola konmuş, öyle donmuşki; ölümü ensesinde hissetmeye başladığı sırada, ordan geçen bir inek bide bu yetmezmiş gibi üstüne pislemiş.
Zavallı kuş öyle sinirlenmiş, öyle ötmeye başlamışki biraz hali olsa son gücüyle ineği gagalıycak boyuna bakmadan..sonra bakmışki pisliğin sıcaklığıyla kendine gelmiş, kanatları açılmış hayata yeniden döndüğünü hissetmiş, öyle sevinmişki..teşekkür için en güzel sesiyle ötmeye başlamış.öyle güzel ötüyomuşki, sesi duyan bir kedi sese doğru gelip, kuşu pislikten eşeleyip çıkarmış.Kuş tam şansının döndüğünü düşünüp, kediyede teşekkür için en güzel sesiyle ötmek isterken kuş onu yemiş....
şimdi hayattan alınıcak üç ders;
1 Her üstünüze pisleyeni düşmanınız sanmayın.
2 Sizi her pislikten çıkaranı dostunuz sanmayın.
3 Ve en önemliside, pisliğin içindeyken bile rahatsanız hiç ses çıkarmayın.
öyle güldümki; sonra hikayeyi düşününce çok daa güzel söylenmiş, hayata dair paylaşmak istedim.


LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı

