Hep duyarız “ Aaaa o mu? Çok karizmatik adam/kadın yaaa!” diye…Peki nedir şu karizma? Nasıl bir şeydir? Kimlerde bulunur? Kimlerde bulunmaz?..
Karizma Yunanca kharisma yani armağan, tanrısal, ilahi bir lütuf gibi anlamlara gelen bir sözcük. İnsanlarda bulunan daha doğrusu her insanda bulunmayan, nadir, manyetik bir çekim gücü, kişilik özelliği, içten gelen bambaşka bir şey..aslında tarif etmek çok zor çünkü tek bir sözcükle, tek bir cümleyle tanımlanamayan bir şey karizma.
Birçok özelliğin bir araya gelmesiyle oluşan bir şey belki de, güzel ve etkileyici konuşma, ikna yeteneği, liderlik özelliği, insanları kendisine hayran bıraktırma, kendine güveninin ışık gibi yansıtma, sakinlik, diğer insanlar arasında fark edilme, öne geçme, kişisel bir elektrik, cazibe..
Kimileri karizmanın doğuştan gelen bir özellik olduğuna, kimileri ise karizmanın sonradan da öğrenilebilen, kazanılabilen bir şey olduğuna inanıyorlar. Karizma sözcüğünü ilk kullanansa Alman sosyolog Max Weber. Karizmatik otoriteyi üç otorite şeklinden biri olarak kullanmış. Demek ki, karizmanın otoriteyle de bir ilgisi var.
Ben şuna inanıyorum, karizma öyle bir şey ki, diyelim 20 kişinin olduğu bir salondasınız o yirmi kişi içinde bir kişi tüm bakışları üzerine topluyor, işte karizma bu. Karizma salt güzellik veya yakışıklılık değil, bir insan güzel/yakışıklı ama karizmatik olmayabilir ama fiziksel olarak da düzgün yüz hatlarına sahip olmak gerekiyor gibi yani acuze gibi bakımsız bir insanın karizmatik olması, o ışığı saçması biraz zor. (Bu arada biliyorsunuz çirkin insan yoktur bakımsız insan vardır)
Karizma özellikle sinema oyuncularında, şarkıcılarda, siyasetçilerde gözüküyor. Örneğin, Atatürk bence çok karizmatik bir insandı, liderliği, kitleleri etkilemesi, sürüklemesinin yanı sıra fiziksel olarak da biliyorsunuz son derece güzel bir insandı. İçinin güzelliği yüzüne yansımış deriz ya, aynen öyle.