9 sonuçtan 1 ile 9 arası
  1. #1
    www.siirtliler-board.net Array
    Üyelik tarihi
    07.04.2009
    Mesajlar
    3.365
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Bilmediğiniz Yada Bilmek İstiyeceğiniz Bilgiler!!

    En Enteresan Defin İşlemleri




    Sessizlik kuleleri

    Zerdüşt inancına göre bedenimiz doğuştan kirliydi.
    Bu yüzden ölü bedenlerin dünyayı kirletmemesi için
    onları gömmüyorlardı. Bunun yerine adına
    Sessizlik Kuleleri dedikleri yüksek bir dağın
    eteğine götürüp orda çürümeye bırakıyorlardı.



    Ağaç mezarlar

    Avustralya, İngiliz Kolombiyası, Amerika’nın
    güneybatısı ve Sibirya’daki bazı yerli gruplar,
    ölülerini yerin altına gömmek yerine, onları sarıp
    bir ağacın en tepesine bırakıyorlardı.



    Viking defin töreni

    Vikingler hayatlarının çoğunu gemide geçirdikleri
    için öldükleri zaman da bundan mahrum kalmak
    istemiyorlardı. Çoğu zengin Viking öldüğünde içi
    yemek,mücevher, silah, evcil hayvan hatta
    hizmetçi dolu bir gemiye koyulup Tanrı Odin’e
    giden son yolculuğuna uğurlanıyordu.



    Tibet gökyüzü mezarı

    Tibetliler, ölülerini sert kuru toprağa gömmek yerine,
    onları akbabaların yemesi için bir dağın zirvesine
    çıkarıp bırakıyorlardı. Böylece ölülerin bedenleri son
    zerresine kadar doğaya yararlı bir hale getiriliyordu.



    Bataklık mezarlar

    Çoğu yolcu Kuzey Avrupa’nın bataklıklarını geçerken
    kazayla öldüler. Ama Orta Çağ’da yaşayan bazı kişiler
    bilerek bataklığa gömülmek istiyorlardı.
    Bunun iyi yanı ise bataklıkların kimyasal bileşiminden
    dolayı ölü bedeni iyi durumda bırakması ve
    bilimadamlarınca incelenmeye imkan tanıması.



    Neandertal mağara mezarları

    Neandertal insanlar ölülerini yerin altına gömmeyi
    100 bin sene öncesine kadar bilmiyorlardı.
    Bunun yerine onları çürümesi için mağaraların
    derinliklerine bırakıyorlardı. Bazı arkeologlara göre
    bunun sebebi mağaranın karanlık ve sessiz ortamının
    diğer dünyaya gitmek için uygun bir ortam olmasıydı.



    Plastik ölüler

    Alman bilimadamı Gunther von Hagens cesetlerin
    bozulmasını engellemek için balmumu kullanıyordu.
    Böylece cesetler müzelerde sergilenmek için veya
    eğitim amaçlı kullanılmak için hazır hale geliyordu.



    Bali ölüm töreni

    Batılı toplumların ciddi ölüm seremonilerinin yerine,
    Balili Hintliler, ölülerini adeta bir karnaval havasında
    gömüyorlar. Festivale katılan insanlar çeşitli kostümler
    giyerek ölülerin yakılacağı yere caddelerden
    geçerek götürüyorlar.



    Donuk cesetler

    Walt Disney’in donarak ölümsüzlüğe ulaşma macerasını
    duymayanınız yoktur herhalde. Bazı kişiler ölümden
    sonra tekrar dirilme teknolojisi çıkana kadar
    bedenlerinin bozulmaması için içi sıvı nitrojenle
    dolu bir tabuta girip donarak beklemeyi tercih ediyor.



    Mumyalama

    Antik Mısır’ın mumyalanmış ölüleri büyük ihtimalle
    dünyanın en ünlü ölü bedenleridir. Üst sınıfların
    tercih ettiği bu yöntemde, vücudun tüm organları
    bedenden çıkarılarak içi kuru maddeler ve talaşla
    dolduruluyordu. Antik Mısırlılara göre bu yöntem
    ölüm sonrası yolculuk için ruhu koruyordu.

    -------------------------------------------------------------

    Parayla İlgili Bilmediklerimiz.


    1. Milattan Önce 2500 yıllarında, Mısır ve Mozopotamya’da insanlar
    altın ve gümüşü ilk olarak para birimi olarak kullanmaya başladıkları
    zamandan itibaren, vergi toplama geleneği çok daha kolay hale geldi.



    2. İnsanlık tarihi en büyük derdi olan ‘vergi’ mevzusunu ilk dönemlerden
    beri maalesef hiçbir şekilde çözemedi. Ta ki, beş bin yıl önce Mısırlılar
    işgücüne karşılık sahip oldukları değerli eşyaları takas etmeye başladıkları
    andan itibaren…



    3. Maalesef paranın icadı hırsızlığı da ortaya çıkardı. Eski dönemlerde
    tapınaklar tarihin ilk bankaları olarak görev yaptı.
    Bu nedenle tapınaklar sık sık hırsızlar tarafından yağmalanıyordu.



    4. Milattan Önce 1750 yıllarında ilk kez kiliseler papalar aracılığıyla
    kredi vermeye başladı.



    5. Kağıt para ilk olarak 910 yıllarında Çin’de ortaya çıktı. Marco Polo
    yaklaşık üç yüzyıl sonra Çin seyahati sırasında kağıt parayı görünce
    oldukça hayerete düştü.



    6. Kağıt para tüm dünyada yaygınlaşınca 15′inci yüzyılda Çin’de
    enflasyon ortaya çıktı.



    7. Tüm dünya piyasalarında dönen demir ve kağıt ABD dolarının
    bugünkü toplam değeri ortalama 829 milyar dolar civarında.



    8. Bu nakit paranın üçte ikisi deniz aşırı ülkelerde dönüyor.



    9. Dünyada en çok bakteri ABD doları üzerinde bulunuyor.
    Yani en mikroplu para ‘Amerikan doları’.,



    10. 1916 yılları civarında bir dönem Washington’da paralar
    yıkanabiliyor, ütülenebiliyor ve hatta yeniden basılabiliyordu.




    11. ABD paraları ağaçtan üretilmiyor. Yüzde 75 oranında pamuk,
    yüzde 25 oranında da sentetik madde içeriyor.



    12. 1949 yılında Frank McNamara isimli bir kişi New York’ta
    arkadaşlarını yemeğe çıkardı. Fakat yanına nakit para almayı
    unutunca ilginç bir yöntem geliştirdi. Arkadaşlarına mahçup olan
    McNamara, ‘Diner’s Club Cart’ adında nakit parayla harcama
    yapmayı gerektirmeyen bir klüp kartı yarattı. Bu kart sistemi
    bugünkü kredi kartı sisteminin temelini oluşturdu.



    13. ‘Diner’s’ kart çatısı altında 14 restoran birleşti ve kart
    sahiplerinden yılda üç dolar kart ücreti kesildi.



    14. İskoçyalı John Shepherd-Barron isimli bir mucit, tarihteki
    ilk ATM makinesini Londra’daki Barclay Bankası için yarattı.
    Bu ATM’lerde önceden plastik kartlar yoktu. Özel bir carbon-14
    güvenlik sistemli çekler kullanılıyordu.

  2. #2
    www.siirtliler-board.net Array
    Üyelik tarihi
    07.04.2009
    Mesajlar
    3.365
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    İnsanlığa Yararlı Vahşi Hayvanlar




    Peçeli baykuş: Ölümcül kemirgen avcıları:
    Peçeli baykuş, baykuşgiller familyasından renkleri, beyaz veya kahverengi
    olan baykuş türlerinin ortak adıdır. Peçeli baykuş muazzam miktarda fare
    ve sıçan yer. Kemirgenlere olan bu düşkünlüğü insanlara en büyük iyiliğidir.
    Yaklaşık olarak 43 santimetre uzunluğundaki bu kuşun o kadar garip bir
    görünüşü vardır ki, bazı yerlerde ‘maymun suratlı baykuş’ olarak da bilinir.
    Ergin olanlarının sırtında karışık gri renk üzerinde siyahla çevrili beyaz
    lekecikler vardır. Bu gri renkli kısımlar arasında, özellikle boynun yanlarında,
    pas sarısı karışık renkler vardır.



    Örümcek: Haşereyi önler
    Böcek dünyasının belki de en mekanik görünümlü türüdür.
    En büyük zevki diğer küçük haşereleri ve sinekleri hızlıca yakalayıp yemesidir.
    Bu yönüyle aslında insanlara büyük fayda sağlar. Termit, sivrisinek ve
    arıların başlıca kovalayıcısı olan bu böcek türü aslında yırtıcıdır.
    Kendi içlerinde sürekli mücadele halinde olan örümcekler birbirlerine
    saldırmaktan çekinmezler. Zehirli ve zehirsiz olmak üzere farklı türü vardır.




    Yarasa, karabatak ve yusufçuklar
    Yarasa ve yusufçuk, yiyecek menüsü haşereler olan diğer iki hayvan cinsidir.
    Yarasaların birçok türü, yüzlerce hastalık taşıyan sivrisinek ve diğer
    haşereleri sadece bir gecede yok edebilme gücüne sahiptir.
    Eğer bu uçan hayvanlar ekosistemde var olmasalardı, salgın hastalıkların
    önlenebilmesi neredeyse imkansız hale gelirdi. Özellikle yaz aylarında
    beslenme yönünden oldukça hareketli günler geçirirler.

    Karabataklar da geçmişte Çinli balıkçılar tarafından Lijiang Nehri’nde
    balık yakalamak için yetiştiriliyordu. Çok atik ve kıvrak hareketlere sahip
    bu kuşlar avını anında yakalayabilme yetisine sahip.



    Çizgili sırtlan
    Yalnızca Afrika’da bulunan diğer sırtlan türlerinden farklı olarak bu tür,
    Asya’da hatta Türkiye’de de bulunuyor. Çizgili sırtlanın yaşam şekli benekli
    sırtlanınkinden çok farklıdır. Yalnız yaşamayı tercih eder. Çok nadiren, aile
    fertlerinden oluşan ufak gruplar kurabilir. Kendine ait olan bölgesine çok
    önem verir ve bu bölgeyi savunur. Kendi gücü ile büyük hayvanları avlayamaz.
    Genelde leş ile beslenir. Bunun yanısıra küçük kemirgenleri, kuşları, kertenkeleleri,
    avlar. Leş yedikleri için tehlikeli salgın hastalıkları önler.



    Hindistan cevizi toplayan maymunlar

    Tayland ve Malezya’da yaşayan bu maymun türü, bölgede yaşayan çiftçilerin
    en büyük yardımcısıdır. Ağaçlara tırmanarak hindistan cevizi toplayan bu maymunlar,
    tek bir insan gücünden ortalama on kat daha fazla işgücü potansiyeline sahip.
    Hatta zaman zaman bir insanın bin katı kadar daha fazla iş çıkarabiliyorlar.



    Kral yılan: Çiftçinin en büyük yardımcısı

    Diğer yılanların zehirinden etkilenmediği ve
    yılan yediği için kendisine bu isim verilmiş. Avını boğarak öldürüyor.
    Yılanların besin zincirinde üst sıralarda yer alan kral yılan, kendisi zehirli
    olmamasına karşın zehirli yılanlarla da beslenebilmektedir. Bu nedenle
    yaşadıkları bölgelerdeki çiftçilerin en büyük koruyucusudur. Küçük memeliler,
    kertenkeleler, kuşlar, kaplumbağa yumurtaları ve kurbağalar da ilgi gösterdiği
    diğer canlı türleridir. Doğal yaşam alanı Kuzey Amerika’dır.



    Misk kedisi ve solucanlar

    Bazen hayvanlar kolay sindirim yapabilme özelliğiyle de diğer canlılara
    faydalı olabilir. Solucanlar da işte buna benzer bir özelliğe sahip.
    Birçok organik bahçede toprağın hava almasına ve mineral bakımından
    zenginleşmesine olanak sağlıyor. Gübre işlevi de görüyor.

    Kopi Luwak, dünyanın en pahalı kahvesi! Üstelik bir tür kedi dışkısından
    üretiliyor.Hem de misk kedisinin dışkısından. Bu kedilerin sindirim sistemi
    farklı olduğu için kahveye özel bir tat veriyor. Bu kahve türü aynı zamanda
    dünyanın en pahalı kahvesi olma özelliğine sahip.



    Şahin ve güvercin

    Şahinler genellikle böcekleri ve küçük
    memelileri avlar, ara sıra da kuşlara saldırır.

    Çalı çırpıdan yaptıkları ve yumuşak maddelerle döşedikleri sağlam yuvaları,
    ağaçların ya da kaya çıkıntılarının üzerinde bulunur. Dişiler yuvaya birkaç
    tane kahverengi lekeli beyaz yumurta bırakır. Genellikle kartallara benzerler.
    Avlanma şekli insanlara avlanma konusunda yardımcı olmuştur.
    Yani insanların avlanma konusundaki ilk kılavuzu şahinlerdir.

    Posta güvercinleri de geçmişte insanların en önemli iletişim kaynağıydı.
    İnsanlar arasındaki iletişim bu güvercinler yardımıyla sağlanıyordu.



    Çöp yiyen bakteriler

    Bazı bakteri türleri büyük mikrop ve pislik yığınları içinde yaşar.
    Özellikle bazı bakteri türleri pis su artıma tesislerindeinsan sağlığına
    zararlı bakterileri daha zararsız hale getirir veya tamamen yok eder.



    Fİller

    Filler Güneydoğu Asya, Güney Asya ve Afrika’nın bazı bölgelerinde
    ağır yük kaldırmak ve çekmek için kullanılıyor. Batıda büyük motorlu
    araçların yaptığı işi, Asya’da filler yapıyor. Maalesef Afrika’nın bazı
    bölgelerinde de eti için avlanılıyorlar.
    Yani bu kaslı hayvanın etini yiyen kabileler de var.



    Deniz yosunu

    Deniz yosununun hücreleri yüksek oranda yağ içeriyor.
    BU küçük organizmalar geri dönüşümlü enerji devrimi için anahtar bile olabilir.
    Bilim adamları ve enerji şirketleri petrol ve dizel yakıta alternatif olarak
    yosunlar üzerinde çalışmalara devam ediyor.


    ----------------------------------------------------------------------------------

    Size 3 örnek vereceğiz
    ama sadece dünyada 2 kişinin
    bildiği sırlar olacak.

    Ölümüne saklanan bu sırlar dünyada en çok merak
    edilen konular arasında.




    İşte Sırlar




    COCA COLA’NIN FORMÜLÜ!

    Dünyanın en çok kâr eden şirketlerinden Coca Cola’nın formülünü
    ölesiye saklamasından daha doğal birşey yoktur. Birçok kola
    markasına rağmen hala dünyanın lideri konumundadır. İçindekileri
    herkes merak ediyor ama sadece bilinenlerden kabarcıklı su,
    yüksek oranda fruktoz mısır şurubu, kafein ve kahverengi
    boya maddesinin olabileceği.


    İM BİLİYOR?

    Sadece dünyada 2 kişi… Söylentilere göre 2 kişide formülün yarısını
    biliyor ve ancak birlikteyken gerçek formül ortaya çıkıyor.


    NASIL SIR OLARAK SAKLANABİLİYOR?

    Formülün orjinali ve kopyaları Atlanta’daki SunTrust Bankasında
    tutuluyor. Bu sırrın iyi saklanması için şirket SunTrust Bankasına
    48.3 milyon dolar bir pay ayırmış. Coca Cola şirketinin politikaları
    arasında sırrı bilen 2 kişinin aynı uçaklarda seyahat etmesi yasak.
    Bütün bu sırra rağmen kolanın içinde coca bitkisinden
    bir katkı olduğu biliniyor.



    KFC’NİN 11 ŞİFALI OTU VE SOSU

    KFC firmasının menü sırları 1930′lu yıllarında benzin
    istasyonu işleten Harland Sanders’ın müşterilerine sattığı
    tavuklardan geliyor. Kentucky Corbin’den çıkan bir başarı
    hikayesi. 1936′da savaş sırasında askere katılmamasına
    rağmen başarılarından dolayı eyaletinden madalya bile almış.
    Bu alandaki başarılarını devam ettiren Sanders bir restoran
    zinciri kurmaya başlar ama asıl şirketin en büyük
    kozlarından biri 11 şifalı ot ve özel sosları olur.

    im biliyor?
    Coca Cola firmasında olduğu gibi sadece
    2 yönetici bu sırrı biliyor.

    Nasıl sır olarak saklanabiliyor?

    KFC’nin ana şirket binasında sır saklanıyor.
    Görevimiz Tehlike’den Tom Cruise gelse bu formülü alamayabilir
    çünkü çok iyi bir şekilde korunuyor. Ana üssteki güvenlik şefinin
    açıklamarına göre, sırrın korunduğu yerin tanımı şöyle:
    “2 metre kalınlığında duvarları olan bir oda, heryeri
    kameralarla dolu, 7/24 silahlı görevliler hazırda tutuluyor,
    2 farklı anahtarı, 2 farklı PİN şifresi”
    Evet bunlar bir tavuk
    için yapılıyor ama dünyanın en çok tavuk satan firması olduğu
    düşünülünce garip kaçmıyor.



    OLİVER CROMWELL‘İN KAFASININ OLDUĞU YER

    Oliver Cromwell 1600′lü yıllarda İngiltere’de monarşik yapıyı
    tek başına sona erdiren önemli isimlerden biri.
    Oliver Cromwell‘in doğal nedenlerden dolayı ölümünden
    sonra monarşik yapı tekrar kurulmuştur. Kral II. Charles’ın
    emriyle mezarı kazılarak ölü olan Cromwell’in tekrar
    öldürülmesi emri gelmiştir. Cesedini 12 saat ipte asılı
    tutan Kral Charles Cromwell’in başını kestirtmişti.
    Daha sonra Oliver Cromwell‘in kellesi müze tarafından
    devralındı daha sonra ise bir koleksiyoncuya satıldı.
    Kellenin son sahibi 1957 yılında ölünce oğlu kelleyi
    saklamak istemedi ve gömmek için uygun bir yer aradı.
    Başı gömmek için 3 yıl yer arayan aile sonunda bunu
    gerçekleştirebildi. Şuan ise 2 kişi kellenin yerini biliyor.


  3. #3
    www.siirtliler-board.net Array
    Üyelik tarihi
    07.04.2009
    Mesajlar
    3.365
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    .: TÜRK TARİHİNİN EN BÜYÜK CAMİİ :.



    Evet başlıkta doğru yazıyor.
    Ulucamii kapalı namaz kılma alanı bakımından Türk Tarihinde
    yapılan en büyük camidir. Hemen aklınıza Süleymaniye,
    Sultan Ahmet gelebilir. Fakat o camilerin büyüklüğü duvarlarla
    çevrili avlu alanlarıyla birliktedir. Ayrıca o camiler tek ve çok
    yüksek bir kubbe ile örtülü olduğundan çok geniş bir bir alanı
    varmış izlenimi verir. Bursa Ulucamii ise çok kubbeli ve alçak
    tavanlıdır. İçinde bulunan çok sayıdaki sütun yüzünden de
    daha ufakmış gibi hissetmemize neden olabilse de
    TÜRK TARİHİNİN EN BÜYÜK CAMİSİ halen Bursa Ulucamii'dir.




    Osmanlı Devleti hakikaten sadece dini, milliyeti ayrı insanların değil,
    kurdun kuşun bile huzur içinde yaşadığı rüya gibi bir toplum yapısı
    inşa etmişti.
    Biliyorsunuz, Bursa’daki Ulu Cami’nin içinde namaz mahallinde
    yapılan şadırvan da zaten, cami için istimlâk yapılırken bir Rum’un
    yerini isteksiz vermesi üzerine, gönülsüz verilen yerde huşu ile
    ibadet nasıl yapılır ki düşüncesinden hareketle inşa edilmemiş miydi?




    .: BURSA ULU CAMİİ MİNBERİNDEKİ SIRLAR :

    602 yıllık bir minber....
    Tarihi minber üzerinde güneş ve galaksi sistemleri var.
    İddiaya göre, gezegenlerin büyüklük oranları ve
    yörüngeleri gerçek oranlarla örtüşüyor....




    1402 tarihinde (Hicri 804) inşa edilen Bursa’nın tarihi
    sembollerinden Ulu Caminin minberinin Doğu yakasında
    (mihraba bakan yüz) Güneş sistemi, Batı yakasında ise
    Galaksi Sistemi yer alırken evrenin kül olarak tasvir
    edildiği ileri sürüldü. 602 yıllık tarihi minberdeki şekillerin
    bu tespiti doğruladığı iddia ediliyor. Minberin her iki
    yüzünde de şaşırtıcı şekilde birer evren krokisi var.
    Bu sadece bir tesadüf mü, yoksa bu minberin banisi
    gerçekten bir astronomi hayranı mıydı?


    TARİHİ MİNBERİN ÖZELLİKLERİ :.

    Minber bütünüyle kainatı sembolize ediyor.

    Minberin giriş kapısının üzerindeki kitabede altın yaldızla Osmanlıca olarak,
    'Yıldırım Beyazıt Han tarafından hicri 804 (miladı 1402) yılında yaptırılmıştır'
    ibaresi yer alıyor. Sarmaşık motifleriyle süslü olan tırabzanların sağ çıkış
    ikinci kolonu üzerinde süsleme motifine uygun sülüs tarzda yazılmış,
    Devaklı Abdülaziz oğlu Mehmet işi ibaresi dikkat çekiyor.
    Sanatkarın bu imzası son yıllarda fark edildi.



    Minberin doğu cephesinde, biri dar dikdörtgen, diğeri alanı daha geniş
    üçgen biçiminde, bir diğeri en altta şerit halinde uzanan taşıyıcı dolap serisi
    banko olmak üzere birbirine bitişik üç kompozisyon alanı bulunuyor.
    Üçgen ve dikdörtgen yüze ikisi birlikte Güneş Sistemi'nin kabartma
    formlarla işlendiği bir alan var. Gezegenlerin her biri yörünge hareketleriyle
    birlikte küresel kabartma motifler halinde Güneş'e olan uzaklık ve
    aralarındaki büyüklük karşılaştırmaları da verilerek olması gereken yerlerde.

    Gezegenler, Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs,
    Neptün, Pluto şeklinde olan Güneş'e uzaklık sıralaması da doğru.
    Büyüklük mukayesesi de baz alındığında Dünya'dan elli bin defa daha
    büyük olan Güneş, büyük bir ustalıkla mükemmel şekilde işlenmiş durumda.

    Anlaşılacağı üzere dünyanın yuvarlak olup olmadığının bile tartışıldığı
    bir devirde bir ahşap işçisi bile o dönemde bilinen tüm gezegenleri rasgele
    bir yıldız olarak değil, güneş sistemimizdeki birer gezegen olarak işlemiş..

    Peki o çağda bu bilginin sırrı nedir?

  4. #4
    www.siirtliler-board.net Array
    Üyelik tarihi
    07.04.2009
    Mesajlar
    3.365
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

























  5. #5
    www.siirtliler-board.net Array
    Üyelik tarihi
    07.04.2009
    Mesajlar
    3.365
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    100 yıl yaşamak isteyenler bunları yesinler..!!

    Bir asırdan fazla yaşamak isteyen bu gıdaları yesin!
    ABD’nin en çok izlenen talk show programlarından
    The Oprah Winfrey Show’a konuk olan 85 yaşındaki
    Amerikalı milyarder iş adamı David Murdock, hiçbir
    sağlık sorunu olmadığını, kendini çok dinç hissettiğini
    ve 125 yıl yaşamayı planladığını söyledi. 4.7 milyar
    dolarlık servete sahip olan Murdock, bundan birkaç
    yıl önce North Carolina Araştırma Merkezi’ni
    kurdu. Burada
    çalışan uzmanlara 1.5 milyar dolar fon sağlayarak,
    yaşlanma ve uzun yaşam üzerinde araştırmalar
    yürütmelerini istedi.

    İŞTE O BESİNLER:


    Karpuz: Erkeklerde kısırlığı önler.
    Prostat, yumurtalık, rahim ağzı, ağız ve gırtlak
    kanserleriyle savaşır.
    Cildi güneşin zararlı ışınlarından korur.



    Yaban mersini: Bol antioksidan içerir.
    Beyinde yaşlanmanın etkilerini geciktirir.



    Roka:Doğumdan gelen kusur riskini azaltır.
    Kemik kırılması tehlikesinin önüne geçer.
    Gözün sağlıklı kalmasını sağlar.



    Taze patates: Felç tehlikesini azaltır.
    Genel olarak kanser riskini düşürür.
    Körlüğe karşı korur



    Papaya: Sindirimi kolaylaştırır.
    Akciğer kanseri tehlikesini azaltır.
    Yağların yakılmasını hızlandırır.



    Nar: Güneşin zararlı ışıklarından korur.
    Kolesterol seviyesini dengeler.
    Prostat kanserine karşı savaşır.



    Muz: Vücutta yağın yakılmasını hızlandırır.
    Rektum, böbrek ve kan kanserlerinden korur.
    Astımı yatıştırır.



    Mantar: Toksinlerden arındırır.
    Kolon ve prostat kanserlerine yakalanma riskini düşürür.
    Tansiyonu dengede tutar.



    Mango: Bağışıklık sistemini destekler.
    Zararlı kolesterolü düşürür.
    Damar hastalığında risk faktörü olan “homosistein”
    maddesini dengede tutar.



    Kuşkonmaz: Midedeki yararlı bakterileri besler.
    Kalp sağlığı için yararlıdır.



    Kızılcık: Prostat ağrılarını dindirir.
    Akciğer, kolon, kan kanseri hücreleriyle savaşır.
    Boşaltım sisteminde enfeksiyon riskini düşürür.



    Kıvırcık lahana: Kanseri besleyen östrojen hormonu seviyesini
    dengede tutar.
    Gözleri güneş ışınlarından ve katarakttan korur.
    Kemikleri güçlendirir.



    Kivi: Kırışıklıklarla savaşır.
    Damar tıkanıklığı riskini düşürür.
    Kabızlığı önlemeye yardımcı olur



    Kiraz: Eklem iltihabı ve gut ağrılarını dindirir.
    “Kötü” kolesterolü düşürür.
    Vücutta iltihaplanmaya karşı koyar.



    Kavun: Bağışıklığı geliştirir.
    Cildi güneş yanıklarına karşı korur.
    Vücutta iltihaplanmanın önüne geçer.



    Karnabahar: Toksinlerden arındırır.
    Meme kanseri hücrelerinin yayılmasını önler.
    Prostat kanserine karşı savaşır.



    Kabak: Eklem iltihabına karşı korur.
    Akciğer ve prostat kanserlerini engeller.
    Vücutta iltihaplanmanın önüne geçer.



    Ispanak: Zekayı güçlü tutar. Karaciğer, yumurtalık,
    kolon ve prostat kanserlerinden korur.
    Besin değeri bakımından en zengin gıdadır.



    Havuç:Antioksidanları DNA yapısını korur.
    Kataraktla savaşır.
    Birçok kansere karşı koruma sağlar.



    Erik: Kabızlığa karşı etkilidir.
    Antioksidanlar DNA yapısını korur.
    Menopoz sonrasında kemikleri güçlü tutar.



    Enginar: Damar tıkanıklığını önler.
    Zararlı kolesterolü düşürür.



    Elma: Bağışıklık sistemini güçlendirir.
    Akciğer ve prostat kanserlerinden korur.
    Alzheimer hastalığı riskini azaltır.



    Domates: Vücutta iltihaplanmayı önler.
    Yemek borusu, mide, bağırsak, akciğer ve pankreas k
    anserleriyle savaşır.
    Kalp hastalığı riskini düşürür.



    Çilek: Alzheimer riskini azaltır. Kolesterolü dengeler.
    Kolon, prostat ve ağız kanserlerinin ilerlemesini önler.



    Brokoli: Diyabetin vücuda verdiği hasarı azaltır.
    Prostat, mesane, kolon, pankreas, meme ve mide
    kanserleriyle savaşır.
    Yaralanma durumunda beyni korur.



    Böğürtlen: Kemik yapısını güçlendirir.
    İştahı bastırmaya yardımcıdır.
    Vücutta yağ yakımını hızlandırır.



    Kırmızı biber: Akciğer, prostat, yumurtalık ve rahim
    ağzı kanserlerinden korur. Güneş yanıklarına karşı etkilidir.
    Kalp sağlığı için yararlıdır..



    Bal kabağı: Gece görüşünü güçlendirir.
    Kırışıklıklara karşı savaşır.
    Kalbi korur



    Ananas: Ameliyat sonrası iyileşme sürecini hızlandırır.
    Eklemleri sağlıklı tutar. Astımı önler.




    Ahududu: Ağız, meme, kolon ve prostat kanserlerinin
    ilerlemesini önler. DNA yapısını korur.
    Kolesterol seviyesini dengeler.



    Yeşil lahana: Damar tıkanıklığını önler.
    Prostat, kolon, meme, yumurtalık kanseri tehlikesini azaltır.
    Vücudun toksinlerden arındırma mekanizmasını harekete geçirir.



  6. #6
    www.siirtliler-board.net Array
    Üyelik tarihi
    07.04.2009
    Mesajlar
    3.365
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Bilim adamlarının en ilginç araştırmaları


    Bilim adamları insan sağlığı ve çevreyle ilgili hayati önem
    taşıyan araştırmalar yaparken, bazı "ilginç" araştırmalar var ki,
    --"E bundan bana ne" diye düşünmeden edemiyor insan...

    İlginç araştırmalardan örnekler:


    RP-online internet sitesinin derlemesine göre bilim adamları,
    ciddi ciddi Viagra’nın fareler üzerindeki etkilerini araştırarak,
    bilim dünyasının bu "emektarlarını" mutlu etti... Ayrıca artık bilim dünyası,
    "beş parasız" maymunların hangi koşullarda "pahalı" kokaine daha
    çabuk alıştığını biliyor...

    Aslında bilim insanlarının kılıç yutmanın tehlikeleri veya
    "konuşamadıkları bilinen" balıkların gaz çıkararak iletişim
    kurmaları konusundaki araştırmaları da takdire şayan...

    İlginç araştırmalara birkaç örnek:

    PANDALARIN CİNSEL İSTEKSİZLİĞİNİN SEBEBİ NEDİR

    Dünyanın dört bir yanında çoğu insan benzer sorunlarla uğraşırken,
    bilim adamları, pandaların cinsel isteksizliğinin sebebini bulabilme
    umuduyla, bu hayvanların gen haritasını çıkardı.


    MUTLU FARELER

    Arjantin’deki Quilmes Üniversitesinden Diego A. Golombek,
    Viagra’nın farelerde "jetlag"ın etkilerini azalttığını buldu.
    Neye niyet neye kısmet!..


    ÇARŞAFLAR NEDEN KIRIŞIR

    Dünyanın en önemli üniversitelerinden Harvard ve Santiago de
    Chile’den bilim adamları Lakshminarayanan Mahadevan ve
    Enrique Cerda Villablanca, "herkesin çok merak ettiği",
    çarşafların neden kırıştığı sorusuna yanıt aradı.


    MAYMUNLAR SADECE "İÇİCİ"

    Amerikalı bilim adamları, maymunların uyuşturucu bağımlılığını
    araştırdı ve "bunalımlı" maymunların, sosyal ilişkileri iyi olan
    türdaşlarına göre kokaine daha çabuk alıştığını buldu.

    KILIÇ YUTMAK TEHLİKELİYMİŞ

    İngiliz bilim adamları Brain Witcombe ve Dan Meyer,
    kılıç yutmanın yol açabileceği tehlikeler konusunda
    kapsamlı bir araştırma yaptı.


    ERKEK FARELER HEM AĞLIYOR, HEM SERENAT YAPIYOR

    Bir başka araştırma, duygularını açık açık gösterebilen,
    hatta ağlayabilen erkek farelerin karşı cins tarafından tercih
    edildiğini ortaya koydu. Bilim adamları, erkek farelerin
    gözyaşlarındaki pheromon maddesinin dişi farelerde çiftleşme
    isteğine neden olduğunu tespit etti.
    Diğer bir araştırmaya göre de erkek fareler, karşı cinsi
    etkileyebilmek için serenat yapıyor. Bilim adamları, dişi farelerin
    uyarıcı kokular salgıladığında, erkek farelerin şarkı söylemeye
    başladığını tespit etti. Araştırmanın olumlu sonucu; söylenen
    şarkının insanların duyabileceği dalga boyunda olmaması...


    TEZEKTEN VANİLYAYA

    Japon bilim adamı Mayu Yamamoto, geliştirdiği yöntemle tezekten
    vanilya esansı çıkarmayı başardı. Ancak Yamamoto’nun bunu
    günlük hayatında kullanıp kullanmadığı bilinmiyor.


    BALIKLARIN "GAZLI" İLETİŞİMİ

    Kanada’nın Bamfield kentindeki Deniz Bilimleri Merkezinden
    araştırmacı Ben Wilson, ringa balıklarının nasıl iletişim kurduğunu
    araştırırken, "bilim dünyasını allak bullak eden" bir keşifte bulundu:
    Hem Atlantik’te, hem de Pasifik’te yaşayan ringa balıkları,
    birbirleriyle gaz çıkararak iletişim kuruyormuş...
    "Bir kelimenin telaffuzu" 7,5 saniye kadar sürebildiği için,
    "yabancıların" bu dili öğrenmeleri zor görünüyor.


    HOVARDA KARINCALAR UZUN YAŞIYOR

    Bilim adamları, nedenini bilmeseler de, cinselliği doya doya
    yaşayan kraliçe karıncaların ömrünün yüzde 50 oranında
    uzadığını ortaya çıkardı.

    SAÇLAR VE DİL BECERİSİ

    Almanya’nın Bonn üniversitesi bilim adamları, saçları sola doğru
    dönerek çıkan denekler aradığını açıkladı. Bilim adamlarının amacı,
    bu denekler üzerinde, saçların çıkış yönüyle kişinin dil beceri
    arasındaki bağlantıyı bulmaya çalışmak...


    FİLLER KAMYON SESİ ÇIKARABİLİYORMUŞ

    Bilim adamları, fillerin kamyon sesi çıkarabildiğini tespit etti.
    "Otomotiv sektörüne katkıda bulunması beklenen" uzmanlar,
    fillerin bir kamyonun çıkardığı sesi gerçeğe çok yakın olarak
    taklit edebildiğini buldu.


  7. #7
    www.siirtliler-board.net Array
    Üyelik tarihi
    07.04.2009
    Mesajlar
    3.365
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Bal ve Tarçın



    Bal ve Tarçın karışımının birçok hastalıklara iyi geldiği
    saptandı. Bugünün bilim adamları birçok hastalıkların tedavisinde
    balı çok etkili bir ilaç olarak kabul ediyor.

    Eski Yunan tıbbında olduğu kadar Ayurvedik tıpta da Bal,
    asırlarca hayati ilaç olarak kullanıldı.

    Bal hertürlü hastalıkta herhangi bir yan etkiye sebep
    olmaksızın kullanılabilmektedir.

    Bugünün tıp ilmi,balın tatlı olmasına karşın doğru dozlarda
    alındığında şeker hastaları için tehlikeli olmadığını kabul etmektedir.

    Kanada da yayımlanan ünlü Weekly World News dergisinin
    17 OCAK 1995 tarihli sayısında batılı araştırmacılar tarafından
    bal ve tarçınla tedavi edilen hastalıkların listesini yayınlamıştır.


    ARTRİT

    Bir kısım Balı 2 kısım ılık su içerisine koyup üzerine bir çay
    kaşığı toz Tarçın ilave ederek bir krem elde edilir.
    Bununla vücudun ağrıyan yerlerine masaj yapılır.
    1-2 dakika içerisinde ağrının azaldığını göreceksiniz.

    Artritli hastalar,bir bardak sıcak su içerisinde 2 kaşık
    Bal ve bir çay kaşığı toz Tarçını eritip sabah ,akşam alabilirler.
    Eğer düzenli olarak alırlarsa Kronik Artriti olan hastalar
    bile tedavi olabilirler.


    Kopenhag Üniversitesinde yapılan bir araştırmada
    ;kahvaltıdan önce Bir yemek kaşığı Bal ve ½ çay kaşığı toz
    Tarçını alan 200 hastadan 73 ü bir hafta içerisinde şifa
    bulmuşlar, geri kalan yürüyemeyen ve hareket edemiyen
    hastalar da bir ay içerisinde şifa bulmuşlardır.


    BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ

    Hergün kullanılan Bal ve Tarçın bağışıklık sistemini kuvvetlendirir
    ve vücudu bakteri ve virus saldırılarına karşı korur.

    Araştırmacılara göre Bal,birçok Vitamin ve büyük miktarda
    demir içermektedir.

    Balın düzenli kullanılması, Akyuvarlar içerisindeki, bakteriler
    ve viruslarla savaşan,korpuskülleri de kuvvetlendirir.

    DİŞ AĞRISI

    Bir kaşık toz Tarçın ve 5 tatlı kaşığı Bal karışımı ağrıyan
    dişe tatbil edilir.

    Ağrı kesilene kadar günde üç defa tatbik edilir.

    HAZIMSIZLIK ve GRİP

    Toz Tarçın 2 kaşık bal üzerine serpilip yemekten önce
    alındığında asit oluşumunu ve hazımsızlığı önler

    İspanya da yapılan bir araştırmada bal içerisindeki bir
    maddenin grip mikroplarını öldürdüğü ve hastaları
    gripten koruduğu saptanmıştır.


    İDRAR KESESİ ENFEKSİYONLARI

    İki kaşık toz Tarçın,bir tatlı kaşığı Bal, ılık su
    içerisinde eritilip içilir.

    İdrar kesesindeki mikroorganizmalar üzerinde etkilidir.

    KANSER

    Japonya ve Avustralya da yapılan bir araştırmada ,mide
    ve kemik kanserleri üzerinde başarılı olunmuştur.

    Bu tür kanserlere yakalanan hastalar günde bir kaşık bal
    ve bir kaşık Tarçını bir ay süreyle günde üç defa almalıdırlar.


    KALP HASTALIKLARI

    Bal ve Tarçınla bir karışım yap ve bunu her sabah kahvaltıda
    reçel veya marmelat yerine ekmek üzerine sür.

    Bu uygulama arterlerdeki kolesterolleri eriterek hastaları
    kalp krizinden korur.

    Bu uygulama ile, daha önce kalp krizi geçirmiş kişiler,
    ikinci krizden kilometrelerce uzakta olacaklardır.

    Bu uygulamayı düzenli olarak yapan kişilerde solunum
    güçlüğü ortadan kalkacak ve kalp atışları kuvvetlenecektir
    .

    KISIRLIK

    Eski Yunan ve Ayurvedikler Balı, yıllardır, erkeklerin
    spermalarını kuvvetlendirmek için kullanmışlardır.


    Eğer kudretsiz bir erkek düzenli olarak uyumadan önce
    2 kaşık bal yerse problemleri çözülecektir.


    Çin,Japon ve uzakdoğu ülkelerinde ,gebe kalamıyan ve
    uterusunu kuvvetlendirmek isteyen kadınlar asırlardır
    toz Tarçın kullanmaktadırlar


    Gebe kalamıyan kadınlar bir tutam toz Tarçın ve yarım
    tatlı kaşığı balı gün boyunca bir bir sakız üzerine koyup
    çığnediklerinde tükürükle karışarak yavaş yavaş
    emilerek etkili olmaktadır.


    Amerika Meryland'da evli bir çiftin 14 yıldır çocuğu olmamış
    ve ümitlerini de kaybetmişlerdir.Bu uygulamalar kendilerine
    anlatılmış ve yukarıda belirtilen kürün uygulamasına başlandıktan
    birkaç ay sonra ikiz çocuklarının olacağı tesbit edilmiştir.


    KOLESTEROL

    İki kaşık Bal, Üç tatlı kaşığı Toz Tarçın,450 gr.demlenmiş
    çay içerisinde eritilerek içildiğinde kan kolesterol seviyesi
    2 saat içerisinde % 10 düşecektir.

    Artrit hastalarına tavsiye edilen kür de günde 3 defa kolesterol
    hastaları i,çin uygulanabilir.

    Adı geçen dergideki bilgilere göre günlük gıda ile alınan bal bile
    kolesterolün düşmesine yardımcı olabilir.

    MİDE AĞRILARI

    Bal ve Tarçın kürlerinin ,mide ağrıları için olduğu kadar mide
    ülserleri için de yararlı olduğu saptanmıştır.

    GAZ

    Hindistan ve Japonyada yapılan araştırmalar Bal ve Tarçının
    midedeki gazı giderdiğini göstermiştir.

    SAÇ DÖKÜLMESİ

    Saçı dökülenlerle tepesi açılanlar sıcak zeytinyağı içerisine
    bir kaşık bal,bir tatlı kaşığı toz Tarçın ilacesiyle elde edilen
    krem banyodan önce başa sürülür ve taklaşık 15 dakika
    bekledikten sonra yıkanır.

    5 dakikalık bir uygulama dahi etkili olabilir.


    SİVİLCELER VE DERİ

    3 kısım bal, 1 kısım Tarçın ile bir krem yapılır.
    Bu krem uykudan önce sivilceler üzerine sürülür.
    Sabahleyin ılık su ile yıkanır.

    Eğer 2 hafta süreyle her gün uygulanırsa sivilceleri
    kökünden çıkarır.

    Egzama,mantar ve diğer deri infeksiyonlarında eşit miktardaki
    Bal ve Tarçın karışımı uygulanır.

    SOĞUK ALGINLIĞI

    Bir kaşık ılıtılmış Bal,1/4 tatlı kaşığı toz Tarçın günde
    üç defa yenir.

    Bu uygulama birçok kronik öksürük,soğuk algınlığı ve
    sinüslerin temizlenmesi için de geçerlidir.


    YAŞLILIK

    Bal ve Tarçınla hazırlanan çay,düzenli alındığında yaşlılık
    harabiyetini önler.

    4 kaşık bal,1 kaşık toz Tarçın , 3 bardak su içerisinde
    kaynatılarak bir içecek hazırlanır. Günde 3-4 defa ¼ bardak
    miktarında içilir. Deriyi diri,taze ve yumşak tutar,
    yıpranmasını durdurur.

    YORGUNLUK

    Araştırmayı yapan Dr.MİLTON, bir bardak su içerisinde
    ½ kaşık bal ve biraz toz tarçının hergün kuşluk vakti ve
    vücut direncinin düşmeye başladığı takriben saat 15.00 te
    alındığında bir hafta içerisinde canlılığın arttığını tesbit etmiştir.


    ZAYIFLAMA

    Bir bardak su içerisine eşit miktarda Bal ve Tarçın konup
    kaynatılır.Hergün kahvaltıdan yarım saat önce aç karnına
    ve yatmadan önce içilir.

    Düzenli uygulanırsa kilo verilir.

    Ayrıca bu karışım düzenli olarak içildiğinde ,yüksek kalorili
    diyet alınsa bile, vücutta yağın birikmesine engel olur.


  8. #8
    www.siirtliler-board.net Array
    Üyelik tarihi
    07.04.2009
    Mesajlar
    3.365
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    SURRE ALAYI




    Osmanlı pâdişâhlarının her yıl hac mevsiminde
    Haremeyn-i şerîfeyn ahâlisine, zâhidlere, mukaddes yerlerin
    ve hac yollarının emniyetini sağlayan Mekke şeriflerine ve
    Hicaz bölgesinde yaşayanlara gönderdikleri
    para ve değerli eşyâlara surre;
    bunları götüren topluluğa da surre alayı denirdi.



    Bilinen ilk surre alayları, Abbâsiler devrinde
    (750-1258) gönderildi.
    Eyyûbiler (1174-1250) ve Memlukler (1250-1517),
    bu güzel âdeti devam ettirdiler.

    Herşeyin en güzelini Haremeyn-i şerifeyne lâyık gören
    Osmanlılar da, surre alaylarının en güzellerini gönderdiler.

    Osmanlı Devletinde bilinen ilk surre alayı,
    Yıldırım Bâyezîd Han tarafından
    Edirne’den gönderildi.



    Gönderilen hediyeler arasında 80.000 altın para da
    vardı.


    Çelebi Sultan Mehmed Han, Sultan İkinci Murâd Han ve
    Fâtih SultanMehmed Han zamânında artarak devam etti.
    Yavuz Sultan Selim Hanın Halife-i Müslimîn olmasından sonra
    daha da sistemleştirildi.
    Bu hizmet devletin yıkılışına kadar en zor şartlarda bile
    devam ettirildi.


    Surre-i hümâyûn, Haremeyn evkafı nâzırı olan dârüsseâde
    ağalarının sorumluluğu altında hazırlanırdı.
    Gönderilecek para ve eşyâların listesinigösteren surre-i hümâyun
    defterlerini dârüsseâde ağasının yazıcısı veharemeyn
    müfettişi müherlerdi.
    Daha sonra defterdâr tarafından imzâlanan defterlere
    nişancı tuğra çekerdi.



    Bundan sonra Pâdişâhın Mekke Emîrine hitâben yazdırdığı
    nâme-i hümâyûn,kızlarağası tarafından surre emînine teslim edilirdi.
    Bu esnâda Kur’ân-ı kerîmve na’tlar okunur, kurbanlar kesilir,
    buhûrdânlar yakılır, tekbir getirilir, duâlaredilirdi.
    Receb ayının on ikisinde Üsküdar’a geçirilen surre alayı halkın coşkun
    sevgi gösterileri arasında yeni hediye katarları ve
    hacı adaylarının da iştirâkı ile Hicaz’a doğru yoluna devam ederdi.
    Yol üzerinde bulunan beylerbeyi vesancakbeyleri surrenin
    emniyetini temin etmekle mükelleftiler.




    Surre alayı Haremeyn’e doğru ilerlerken, geçtiği yerlerde ihtişamlı
    merâsimler yapılır, surre hediyeleri yüklü yeni yeni katarlarla birlikte
    hacı adayları da katılırdı.



    Surre-i hümâyunla gönderilen paralar,
    Harameyn’in masraflarına sarf edilirdi.



    Surre-i hümâyûnda paralar dışında gönderilen ve nâdir bulunan
    kıymetli halılar, seccâdeler, murassa avîzeler, şamdanlar,
    paha biçilmezmushaf-ı şerifler, levhalar, puşideler (örtüler),
    gümüş perde halkaları,okkalarla buhurlar, elbiseler,
    Mekke Emîrine mahsus sırmalı ve işlemeli kaftan,
    mücevherli kılıç, inciden tesbih ve daha pekçok
    kıymetli hediyeyse,Mekke ve Medîne’deki mübârek makâmlara,
    seyyidlere, şerîflere, fakirlere, zâhidlere hediye edilirdi.



    Gönderilen hediyeyi alanlar, kendilerine göre, keselere zemzem,
    hurma gibi hediyeler koyarak surre ile geri gönderir,
    karşılıklı hediyeleşirlerdi.



    Bu arada Kahire’den gönderilen surre alayında yer alan yeni Kâbe
    örtüsü merâsimle eskisiyle değiştirilirdi. Mekke Emîri eski Kâbe
    örtüsünü İstanbul’a gönderirdi. Bu Kâbe örtülerinden İstanbul’da
    pekçok câmide bulunmaktadır.



    Surre alayları, 1864 yılına kadar kara, bu târihten 1908’e kadar deniz,
    daha sonra da demiryoluyla gönderildi. Surre alaylarının sonuncusu
    1915 yılında gönderildi. Daha sonra Mekke Emirinin isyânı (1916) ve
    toprakların elden çıkması sebebiyle gönderilen surre
    alayları yerine ulaşamadı.

  9. #9
    Şahin Özbilici Array
    Üyelik tarihi
    25.12.2010
    Yer
    Siirt-(Veleye)
    Mesajlar
    814
    Tecrübe Puanı
    25

    Standart



    Pi sayısının 1 milyarıncı rakamı 9 dur. İnanmıyorsunuz yazın deneyin.


 

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •