2. sayfa - 4 sayfa var BirinciBirinci 1234 SonuncuSonuncu
36 sonuçtan 11 ile 20 arası
Ağaç Şeklinde Aç1Beğeni

Konu: NeÇe hayro, neÇe!...

  1. #11
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    11.06.2010
    Yer
    Siirt
    Mesajlar
    129
    Tecrübe Puanı
    13

    Standart

    İşsizlik, "En Ağır İş"tir

  2. #12
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    11.06.2010
    Yer
    Siirt
    Mesajlar
    129
    Tecrübe Puanı
    13

    Standart

    İşsizlik, "En Ağır İş"tir

  3. #13

    SİTE KURUCUSU
    Array
    Üyelik tarihi
    31.07.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    41
    Mesajlar
    13.495
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Başınız Sağolsun,

    Allah ailesine ve dostlarına sabır versin.

    Baya da gençmiş Hayrettin. Allah geride kalanların yardımcısı olsun.

  4. #14
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    11.06.2010
    Yer
    Siirt
    Mesajlar
    129
    Tecrübe Puanı
    13

    Standart

    Sayın Muhammet Kurt'a iyi dilekleri için teşekkür ediyorum.
    İşsizlik, "En Ağır İş"tir

  5. #15
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    11.06.2010
    Yer
    Siirt
    Mesajlar
    129
    Tecrübe Puanı
    13

    Standart Hayro, gittin ama hergün laboratuvardasın...

    Hergün laboratuvarda bizimlesin; günde -o iş yoğunluğunun içinde- yüzlerce kez adını anıyoruz. Zaman zaman ağlıyor, bazan da gülüyoruz (Allah bizi affetsin). Nasıl gülmeyelim, öyle komik olaylar oluyor ki, senin o olaya vereceğin tepkiyi, olay karşısındaki davranışlarını gözümüzde canlandırıyor ve taklit etmeye çalışıyoruz; işte o anda kahkaha tufanı kopuyor, tabi ki arkasından göz yaşları...

    Nur içinde yat sevgili Hayromuz...
    İşsizlik, "En Ağır İş"tir

  6. #16
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    11.06.2010
    Yer
    Siirt
    Mesajlar
    129
    Tecrübe Puanı
    13

    Standart

    Hayro rüyalarımızda….

    Laboratuvardan hergünkü saatte çıkıp evime geldim ve her zaman yaptığımı yaptım; cep telefonumu başucumdaki komidinin üzerine koydum, yattım.
    Cep telefonumun sesine uyandım, hastaneden bir personel arıyordu; hastasıyla ilgili bir laboratuar sonucu hakkında konuştuk, telefonu kapatıp tekrar yattım ama uykum bir türlü gelmedi. Yatağın içinde dönüp duruyordum…

    … hastanede odamda, bilgisayarda bir şeylerle uğraşıyorum ama laboratuvardan bir uğultu geliyor, bir kargaşa olduğunu sezinliyorum. Bir hastayla ilgili bir sorun olduğunu duyuyorum, ama kimin söylediğini, hastanın kim olduğunu ve sorunun ne olduğunu bilmiyorum. Hiddetle, “Hayrettin’i çağırın!” diyorum, ama karşımda kimse yoktu. Hayrettin’in o anda laboratuvarda olmadığını biliyorum ve alt katlarda bir yerlerde olduğunu sanıyorum. Çok sürmedi, iki üç saniye içinde, Hayrettin -üzerinde bizim laboratuvarda çalışırken giydiği petrol yeşili forma- odamın kapısında göründü; yüzünde biraz mahcup bir ifade, sağ elini yüreğinin üzerine koydu, çok hafif eğildi ve bana baktı. Hiç bir şey demedi, ama gözlerinde “niye bağırıyorsunuz, sorunu şimdi hallederim” ifadesi vardı, sanki..
    “Yukarı çık! ” diye bağırdım ama sesimden ben bile korktum, uyandım.
    Hayrettin’i ölümünden dört gün sonra –rüyada da olsa-gördüğüme sevinmiştim herhalde, üzerimde garip bir hafiflik hissediyordum.

    Bir daha rüyama girmez diye kimseye anlatmayacaktım, ama sabah işe gittiğimde başkaları da rüyalarında görmüşlerdi, onlar anlatınca ben de anlattım.
    İşsizlik, "En Ağır İş"tir

  7. #17
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    11.06.2010
    Yer
    Siirt
    Mesajlar
    129
    Tecrübe Puanı
    13

    Standart

    İşsizlik, "En Ağır İş"tir

  8. #18
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    11.06.2010
    Yer
    Siirt
    Mesajlar
    129
    Tecrübe Puanı
    13

    Standart Kim Kusurlu?

    Karayolu- Demiryolu ve Hayrettin’in Ölümü

    Bugün 4 Ocak 2013, Hayrettin 1 ay önce -3 Aralık 2012'de- aramızdan ayrılmıştı.

    Hayrettin’i yük taşıyan bir Tır (kargo) öldürdü. Hayrettin’in dramatik sonunu hazırlayan kusur şoförde mi, yoksa Hayrettin’de miydi, bilemiyorum. Ama farz edelim ki Hayrettin kusurlu, şoför kusursuz veya Hayrettin kusursuz, şoför kusurlu ya da her ikisi de yüzde yüz kusurluydu. Hepsi bu kadar mı, başka kusur yok muydu? Kargo paketleri , yani yük neden Batman'ın içinden geçen demiryolu ile değil de kamyon ile taşınıyordu?

    Yük ve yolcu taşımacılığı

    Devlet istatistik Kurumu'na göre Türkiye'de 1980 yılında karayolu taşıma oranları yolcuda % 94,0, yükte % 73,6’ya; 2002 yılında ise yolcuda % 95,4’e, yükte % 91,9’a yükselmiştir.
    Karayolları Genel Müdürlüğü ve TÜİK’in ulaşım verilerine göre 2005’te ülkemizdeki yolcu taşımacılığının % 95,02’si karayolu, on binde 1’i denizyolu, % 3,40’ı demiryolu, % 1,57’si havayolu aracılığıyla yapılmaktadır. Yük taşımacılığının ise % 91,38’i karayolu, % 3,24’ü denizyolu, % 5,21’i demiryolu, binde 17’si havayolu ile yapılmaktadır.

    2008 ŞUBAT - SEKTÖREL

    Karayolu Demiryolu Deniz Yolu Hava yolu
    YOLCU
    TAŞIMACILIĞI
    95.5 2.8 -- 1.7
    YÜK
    TAŞIMACILIĞI
    89.9 5.4 2.96 --

    Kaynak: Devlet Planlama Teşkilatı (DPT), 2006

    Avrupa Birliği (AB) dış ticaretinin % 90’ı denizyolu, iç ticaretinin de % 90’ı demiryolu ile yapılmaktadır. Aynı şekilde ABD’dedemiryolu yük taşımacılığının % 40 oranındadır.

    http://www.izto.org.tr/portals/0/izt...2021-21-15.pdf

    Türkiye’deki demiryollarının sorunlu (büyük kısmının Cumhuriyetin ilk yıllarında yapıldığı gibi kalmış olması) olmasına karşın, karayollarına göre demiryolu kazalarının yol açtığı sayısal azlık dikkati çekmektedir. Ülkemizde milyar yolcu-km. başına düşen kaza sayısı, 1996 yılı itibariyle karayollarında 2.200 iken, demiryollarında 100’dür. Yani karayollarında demiryollarına göre 22 kat daha fazla kaza meydana gelmektedir. Meydana gelen kazalardaki ölü sayısı milyar yolcu-km. başına karayollarında 40 iken, demiryollarında Kuruluşun hatalarından kaynaklanan kazalarda 5’dir. Karayollarında yaralı sayısı milyar yolcu-km başına 675 iken, demiryollarında 38’dir. Demiryollarında ise, 1996 yılında Kuruluştan kaynaklanan 539 adet kazada 13 kişi ölmüş, 160 kişi yaralanmıştır.

    2005 yılı örneklemesinde demiryollarında 522 kaza olurken karayollarında 621 bin 183 kaza olmuş; demiryolu kazalarında 143 kişi, karayollarındaki kazalarda ise 4 bin 525 kişi ölmüş; demiryolu kazalarında 273 kişi yaralanırken karayolu kazalarında 154 bin 94 kişi yaralanmıştır.

    Ülkemizde karayolu kazalarında yılda ortalama 6.000 kişi ölmekte, 100 bin kişi yaralanmaktadır.
    Uluslararası Demiryolları Birliği istatistiklerine göre bir milyar yolcu/km başına kazalarda ölen yolcu sayısı demiryolları ve hava yolunda 1 kişi, karayollarında ise 30 kişidir. Yine Avrupa’da yapılan diğer bir araştırmaya göre; ulaştırma sistemlerinde ölüm riski 1 milyar yolcu-km başına demiryollarında 17 iken karayollarında 140, yaralanma riski de; demiryollarında 41 iken karayollarında 8.500–10.000’dir.

    Yol Yapım Maliyeti

    Demiryolu yapım maliyeti, karayolu otoban yapım maliyetlerinden daha azdır. Ülkemizde, otoyol maliyetlerinin yüksekliğinde; kredi şartları, araziler ve muayyen süreli krediler için süre uzamasından doğan dolar bazında birim fiyat yükselmesi etkili olup, otoyolun ortalama maliyetinin 8 milyon dolar/km. olduğu görülmektedir. Altyapı maliyetleri açısından; Almanya'da kabul edilen esasa göre platform genişliği 13,7 m. olan çift hatlı, elektrikli bir demiryolu hattı, kapasite açısından 37,5 m. genişliğinde altı şeritli bir otobana eşdeğerdir.
    http://www.ulastirmasurasi.org/tr/up...yon_raporu.pdf

    Saatte tek yönde 60 bin yolcu taşımak için 12 şeritli otoyol gerekirken, aynı miktardaki yolcuyu çift hatlı bir demiryolu ile taşımak mümkündür.

    Karayolunda bir yolcu taşımanın maliyeti 12, demiryolunda ise 2 dolardır.

    Yol Ömürü

    Asfalt yollar genellikle en fazla 20 yıllık hizmet süreleri için projelendirilirken beton yollarda bu süre 40-50 yıla ulaşabilmektedir. (Türkiye demiryollarının büyük kısmı Cumhuriyetin ilk 20 yılında inşa edilmişler ve hala faaaliyettedirler ( yani yaklaşık 100 yıl)

    “Demiryolları komünist işidir”
    Turgut Özal
    Başbakan ve Cumhurbaşkanı

    Sabah Gazetesi, Muharrem Sarıkaya anlatıyor:
    “ANKARA-İstanbul otobanı yeni yapılıyordu.
    Merhum Turgut Özal, dönemin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Altınsoy ile birlikte otobanın yapımını incelemeye gitmişti.
    Peşinde de biz gazeteciler.
    Yapımı süren bir viyadüğün üzerinde makam otomobilini durdurdu ve biz gazetecilere demecini vermeye başladı.
    Özetle şunları söylüyordu: "Türkiye zamanımızda çağ atlıyor. Edirne'den otobana gireceksiniz, aynı hızla Adana'dan, Van'dan çıkacaksınız..."

    Hız merakı bilinen Özal, kendi kullandığı makam otomobili ile gelmişti.
    Bizler ise 20 yıl önce Türkiye'de üretilen teknolojiye sahip otomobil ile arkasından güçlükle yetişebilmiştik.
    Kendisine yetişmekte zorluk çektiğimizi söylediğimizde, "Siz aile hızı yapıyorsunuz da ondan..." diyerek kahkaha attı.
    Konuşması bittiğinde bizlerin soruları gelmeye başladı:
    "İstanbul-Ankara demiryolu hattını iyileştirip, Japonya ve Avrupa'da uygulamaya konulan hızlı trenlerle ne zaman seyahat etmeye başlayacağız?"
    Bir anda yüzü asıldı...
    Önce otoyolların "özgürlük" olduğunu savını işledi.
    Bizler, tren yolculuğunun güvenli ve ucuz olduğunu, Batı Avrupa ülkelerinin demiryollarına büyük yatırımlar yapmaya başladığını söyleyince tepkisini koydu:

    "Demiryolları komünist işidir. Sizler de öylesiniz..."
    Batı Avrupa ülkelerinin komünist olmadığını, aksine yıllarca mücadele verdiklerini hatırlattığımızda ise sözü Altınsoy aldı.
    Özal'a destek veren, bizleri ise alttan alta azarlayan bir üslupla karayollarında insanların dilediklerini yapabilme özgürlüğüne sahip olduklarını anlatmaya başladı.

    Sonuçta Ankara-İstanbul demiryolu yapımı askıya alındı, Ayaş tünelinin açılışı da durduruldu.
    Demiryolu komünist işi..." (arsiv.sabah.com.tr/2004/08/06/yaz01-40-113-20040725.html)

    Özet:

    Devlet İstatistik Kurumu ve Ulaştırma Bakanlığı’nın bu verilerine göre her yıl karayollarında binlerce Hayrettin ölmekte, onbinlerce Hayrettin sakat kalarak başkasının bakımına ya da yardımına bağımlı olarak yaşamı sürdürmektedir.

    Kusur kimde?
    İşsizlik, "En Ağır İş"tir

  9. #19
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    11.06.2010
    Yer
    Siirt
    Mesajlar
    129
    Tecrübe Puanı
    13

    Standart Kim Kusurlu?

    Türkiye ve Dünyada Demiryolu-Karayolu Taşımacılığı
    (Derleme)

    Türk Demiryolu Tarihi, 1856 yılında başlar. İlk demiryolu hattı olan 130 km' lik İzmir - Aydın hattına ilk kazma bir İngiliz şirketine verilen imtiyazla bu yılda vurulmuştu. Ayrıntıya girmeden, 1856 - 1922 yılları arasında Osmanlı topraklarında yapılan hatları kısaca hatırlayalım:

    Rumeli Demiryolları 2383 km,
    Anadolu-Bağdat Demiryolları 2424 km,
    İzmir -Kasaba ve uzantısı 695 km,
    İzmir -Aydın ve şubeleri 610 km,
    Sam-Hama ve uzantısı 498 km,
    Yafa-Kudüs 86 km,
    Bursa-Mudanya 42 km,
    Ankara-Yahşihan 80 km,
    Toplam 8.619 km (Cumhuriyet döneminde 1940’a kadar yapılanlarla birlikte)

    Cumhuriyet Dönemi
    Cumhuriyetin kurulması ve demiryollarının devletleştirilmesine karar verilmesinden sonra Demiryolu işletmeciliği için 1924 yılında Nafia Vekâletine (Bayındırlık Bakanlığı) bağlı “Anadolu- Bağdat Demiryolları Müdüriyeti Umumiyesi” kuruldu.

    Demiryolu alanında ilk bağımsız yönetim birimi olarak demiryollarının yapımı ve işletilmesinin bir arada yürütülmesini sağlamak amacıyla da 1927’de “Devlet Demiryolları ve Limanları İdare-i Umumiyesi” kuruldu

    1923- 1940 dönemi
    Bu dönemde demiryolları devletleştirilmiş ve yeni hatlar oluşturulmuştur. Anadolu topraklarında 1923 yılı itibarı ile 4559 km olan demiryolu hattı 1940 yılına kadar gerçekleştirilen çalışmalarla 8637 km'ye ulaşmıştır. ( 17 yılda iki katına yakın artış olmuştur)
    1932 ve 1936 yıllarında hazırlanan 1. ve 2. Beş Yıllık Sanayileşme Planlarında, demir-çelik, kömür ve makine gibi temel sanayilere öncelik verilmişti. Bu tür kitlesel yüklerin en ucuz ve güvenli biçimde taşınabilmesi açısından demiryolu yatırımları önemli idi. Bu planlarda demiryollarının şu hedefleri gerçekleştirmesi amaçlanmıştır.
    ►Potansiyel üretim merkezlerine, doğal kaynaklara ulaşmak.
    Ergani'ye ulaşan demiryolu bakır, Ereğli kömür havzasına ulaşan demir, Adana ve Çetinkaya hatları pamuk ve demir hatları olarak adlandırılmaktadır.
    ►Üretim ve tüketim merkezleri ile yani limanlar ile ard bölgeler arası ilişkileri kurmak.
    Kalın- Samsun, Irmak- Zonguldak hatları ile demiryoluna ulaşan limanlar 6 'dan 8'e yükseltilmiştir. Samsun ve Zonguldak hatları ile iç ve Doğu Anadolu'nun deniz bağlantısı pekiştirilmiştir.
    ►Ekonomik gelişmenin ülke düzeyinde yayılmasını sağlamak ve özellikle az gelişmiş bölgelere ulaşmak.
    1927'de Kayseri, 1930'da Sivas, 1931'de Malatya, 1933'de Niğde, 1934 Elazığ, 1935 Diyarbakır, 1939'da Erzurum demiryolu ağına bağlanmıştır.
    1923–1950 arasında 4.643 km. demiryolu hattı yapılmıştır. Bu, bugünkü hatların % 42,4’ü oranındadır. Bugünkü hatların toplam % 84’ü Osmanlı’dan 1950’ye kadarki dönemlerde yapılmıştır.
    1940-1960 dönemi
    1940-1960 yılları demiryolları açısından "Durgunluk dönemi"dir. Gerçekten de İnönü dönemindeki ekonomik kıtlığa, imkânsızlıklara rağmen, demiryolu yapımı II. Dünya Savaşı’na kadar sürdürülmüştür. Savaş nedeniyle 1940'dan sonra ise yavaşlamıştır. 1923-1960 yılları arasında yapılan 3.578 km'lik demiryolunun 3.208 km'si, 1940 yılına kadar tamamlanmış olanlardır.
    Makina Mühendisleri Odası tarafından hazırlanan “Ulaşımda Demiryolu Gerçeği Raporu”ndan alıntılar yapan TMMOB Makina Mühendisleri Odası Başkanı Ali Ekber Çakar, demiryollarına ilişkin şu bilgileri verdi:
    • 1950’li yıllardan sonra, karayolu ağırlıklı bir ulaşım politikasının uygulanması sonucu, demiryolu yük ve yolcu taşımacılığında olağan dışı gerilemeler yaşandı. Demiryolu yapımı durma noktasına geldi.
    • 1950 yılında demiryolu taşıma oranları yolcuda yüzde 42, yükte yüzde 78 iken, bugün yolcuda yüzde 1.80’e, yükte 4.80’e geriledi. Karayolu taşımacılığı ise aynı dönemde yükte yüzde 19’dan yüzde 82.84’e, yolcuda ise yüzde 90’a yükseldi.

    1960-2000 dönemi

    Kurtuluş Savaşı’ndan sonra tüm olanaksızlıklar içinde yılda ortalama 240 km uzunluğunda demiryolu yapılırken, 1960 yılından sonra gelişen teknoloji ve maddi olanaklara rağmen yılda sadece 39 km'lik demiryolu yapılabilmiştir. Bu tarihlerde demiryollarinin geri plana atılmasının temel sebebi devletin ulaşım politikasının değişmiş olmasıdır. Bu politika değişikliğini çok net olarak Eski Başbakan ve Cumhurbaşkanı Turgut Özal ifade etmiştir: Demiryolları ile ilgili olarak, "modası geçmiş bir ulaşım yöntemi" ve" Demiryolu komünist ülkelerin tercihidir, çünkü ulaşımı merkezi denetim amaçlıdır" demiştir.
    Sonuç olarak, 1960-1997 yılları arasında, demiryolu uzunluğu %11 artmıştır. Ulaştırma sektörleri içindeki yatırım payları ise; 1960'lı yıllarda karayolu %50, demiryolu %30 pay alırken, 1985'den bu yana demiryolunun payı %10'un altında kalmıştır. Türkiye'de karayolu yolcu taşıma payı %96, demiryolu yolcu taşıma payı ise %2'dir. Demiryollarının, mevcut altyapı ve işletme koşullarının iyileştirilmemesi ve yeni koridorlar açılamaması nedeniyle yolcu taşımacılığındaki payı bu yıllarda %38 oranında gerilemiştir.

    Bugünkü durum

    Türkiye, 21 Avrupa ülkesi arasında yolcu taşımada yüzde 2.3, yük taşımada yüzde 4.4 ile sondan ikinci sırada...
    Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Makina Mühendisleri Odası, Türkiye’nin uluslararası istatistiklere göre 21 Avrupa ülkesi arasında demiryolu ile yolcu ve yük taşımada sondan ikinci sırada olduğuna dikkat çekti.
    Makina Mühendisleri Odası’ndan yapılan yazılı açıklamada, ‘Ulaşımda Demiryolu Gerçeği Raporu’nda, 1950’li yıllardan sonra, ülkemizde karayolu ağırlıklı bir ulaşım politikasının uygulandığı ve demiryolu yapımının durma noktasına geldiği ifade edilirken, Türkiye’nin uluslararası istatistiklere göre 21 Avrupa ülkesi arasında demiryolu ile yolcu taşımada yüzde 2.3, yük taşımada yüzde 4.4 ile sondan ikinci olduğu belirtildi.
    • Uluslararası istatistiklere göre Türkiye, 21 Avrupa ülkesi arasında demiryolu ile yolcu taşımada yüzde 2.3 ile, yük taşımada da yüzde 4.4 ile sondan ikinci sırada. Bu durumun başlıca nedeni ise kaynaklarını karayolları üzerinden uluslararası petrol ve otomotiv tekellerine akıtarak demiryolu ve denizyolu taşımacılığını gerileten ulaşım politikalarıdır.

    Dünyada Yeni Demiryolları

    Çin’den Kazakistan’a ikinci demiryolu hattı

    Çin ile Kazakistan arasında ikinci demiryolu hattı açıldı. Şinhua ajansının haberine göre, Çin’in doğusundaki Ciangsu eyaletinin liman kenti Lienyüngang’dan bir yük treninin Sincan-Kazakistan sınırını geçerek Kazakistan’a girdiğini bildirdi. Trenin Sincan’ın Kargas kentinden Kazakistan’a geçtiği belirtilirken, aynı kentin otoyol, demiryolu ve boru hatlarıyla uluslararası bir ağa dönüşmesi bekleniyor. Demiryolunun Kargas geçişindeki maliyetinin Çin tarafına 962 milyon dolara mal olduğu kaydedilirken, ilk yapılan hat olan Alatav’ı rahatlatması öngörülüyor. Çin’den Kazakistan ve Orta Asya’ya geçişi sağlayan demiryolu hattı 15,6 milyon ton kargo taşıyor. (http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr...hp?haber=77778)

    xxxxxxxxxxx

    Çin'de 22 saatlik yol 8 saate indi

    Çin'in kuzeyinden güneyine uzanan 2 bin 298 kilometrelik hızlı tren hattı sayesinde 22 saatlik yol 8 saate indi.

    Dünyanın en uzun hızlı tren hattı olan ve Çin'in yarıdan fazlasını aşan Pekin-Guangcou tren hattı bugün hizmete açıldı. Ortalama 300 kilometre hızla hareket edecek hızlı trenler sayesinde, 22 saatlik Pekin-Guangcou hattı 8 saate düşecek ve başkent ile ülkenin güneyindeki üretim lokomotifi Guangdong eyaletini birbirine bağlayacak.
    Yeni yapılan hatta günde 155 civarında trenin seyahat edeceği belirtilirken, şu anda ülkedeki hızlı tren hattı 9 bin 349 kilometreye ulaştı. Çin, hızlı demiryolu ağını 2020'ye kadar 50 bin km'ye çıkarmayı hedefliyor. (www.netgazete.com/haber/22-Saatlik-yol-8-saate-indi_522667.html)


    Konu ankaralıpolat tarafından (05.01.2013 Saat 11:41 ) değiştirilmiştir. Sebep: Teknik hata ile 2 kez yazılmıştı, son kopyayı sildim
    İşsizlik, "En Ağır İş"tir

  10. #20
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    11.06.2010
    Yer
    Siirt
    Mesajlar
    129
    Tecrübe Puanı
    13

    Standart

    İşsizlik, "En Ağır İş"tir


 

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •