1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Konu: HeLepçe...

  1. #1
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    01.07.2010
    Yer
    KURTALAN
    Yaş
    31
    Mesajlar
    222
    Tecrübe Puanı
    15

    Standart HeLepçe...

    Hey gidi Dünya!
    Zulmü ve güzelliği ile
    Dünya Sanki sen insanlara yetmiyor musun?
    Sen hoş ve güzel insanlar yaptın, yarattın.
    Neden insanların gözleri dolmuyor ve doymuyor.
    Kâh senin üzerinde güzellikler yapıyorlar,
    Kâh kara duman ve bulutlar yağdırıyorlar senin üzerinde..
    Biribirlerinin soyunu kurutuyorlar.
    Hey gidi insan!
    Senin gözün neden dolmuyor ve doymuyor?
    Yoksa dünya yüzeyi sana yetmiyor mu?
    Önceki gün Nagazaki, Hiroşima…
    Dün Vietnam’da….
    Ve bugün Kürdistan’da
    Halepçe az mı sanki?
    Yıl 1988i Mart ayı…
    Newrozun gülleri yine yeşermekteydi..
    Newrozların üzerine (aniden) kara, karanlık bulutar geldi,
    Newrozlar; keyifsiz ve şenliksiz başlarını gerisingeri önlerine eğdiler,
    Ve tohumlarını yerin altına saldılar…
    (Günü gelince) bir kere daha yeşermek için…
    Vay oğul oğul, Vay oğul oğul
    Ben kalelere, köşklere indim…
    Ben burçların zirvesine, o duvarlara indim
    Ben kaynayan kalbimin üstündekiler; kederler, irinler, dertler ve yaralardır Ah, vay oğul, vay oğul
    Yine bombalar yağmur,
    Her yeri sis vu duman kaplamış
    Yine yaralıların inim inim iniltileridir.
    Annelerin sesleri geliyor onların ninnileri üzerinde
    Baba kederle kendini çocukların üzerine yatırıyor
    Lakin çocuklar; nefessiz, ruhsuz ve cansız durmakta…
    Ah yaralıyım vay oğul, oğul, oğul.
    Vay oğul
    Ey kızım kızım…
    Vay kızım kızım…
    Fermandır oy…
    İmdat! … İmdat!
    Yine bize fermandır!
    Yukarıdan jetlerin gümbürtüleri, homurtu (sesleri) geliyor
    Her yeri ateş, duman ve sis içinde bırakıyor.
    Aşağıdan ise çocukların çığlıkları, anne babaların imdatlarının (sesleri) geilyor
    Tarih yine kendini tekrarlıyor ; zamanlardan bir zaman gibi ( her zamanki gibi)
    Dêrsim Diyarbakır gibi, Palu, Genç , Ağrı ve Dersim gibi
    Mahabat gibi ve Berzan gibi
    Bugünkü tekrar
    Süleymaniye ovasında, Hendir’in kenarında, Halepçe şehrinde…
    Biz Kürtlerin fermanıdır, Fermandır, fermandır…
    Yine gelip kızarttılar çocukları, kadınları, bütün anne ve babaları…
    Ah imdat!… Ferman bizedir… Yaralınızım ben… Oyy bana…
    Evet ey oğul oğul. Git ey oğul oğul…
    İmdat! Kürtler siz acele etmelisiniz.
    Siz, bir kâğıt ve kalem getirip yazın:
    Dünya alemi bundan haberdar edin (duyurun)
    Kürtlerin rehberlerini, başkanlarını barıştırın
    Evet… birlik olsunlar.
    Biz Kürtlerin hali için dünyaya bir şeyler yazsınlar.
    Evet… alemleri, halkları haberdar etsinler
    Biz Kürtlerin haline bir çare bulsunlar diye…
    Bizi bu esaretten çıkarsınlar
    imdat! İmdat
    Yazık, Kürdistana ki bu gün yakıyorlar…
    Biz Kürtlerin başına ateş yağdırıyorlar ah da ayy ayy!
    Oğul oğul ahlar bana. Yaralınızım sizin!


 

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •