3 sonuçtan 1 ile 3 arası
  1. #1
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    10.10.2006
    Yer
    SİİRT
    Yaş
    49
    Mesajlar
    352
    Tecrübe Puanı
    22

    Post Gazetecilik Tekeli

    Gazetecilik Tekeli


    Gazeteciler Günü 10 Ocak tarihinde kutlanır. Bu tarih, ilginç bir olayın sonucu ortaya çıkmıştır. 1961’de bir yasa ile gazetecilere bazı hakların tanınmasının ardından gazete patronlarının bu adaletli yasayı protesto etmek amacıyla grev kararı alması sonucu çalışan gazetecilerin tepkilerini dile getirmek ve göstermek için “BASIN” adı altında kendi gazetelerini çıkardıkları gündür aslında 10 Ocak. O günü takip eden 11-12-13 Ocak’ta da çıkardılar aynı gazeteyi. Bu hareket, “TEKEL” mantığının basın dünyasındaki “patron” kanadını kırmak için yapılmış güzel bir eylemdi.
    “TEKEL” mantığı, basın dünyası içersinde, bir sürü değişik maskeler takarak hala daha devam ededurur. Kimi zaman bu maskeler, gerçek gazeteci-sahte gazeteci, alaylı-mektepli gazeteci, içerden-dışarıdan gazeteci gibi tanımlamalarla kendine, bazen zorla, bazen de provokasyonlarla yer bulur.
    Gazetecilikte asıl olan, dürüst olmak, doğru haber-yorum servis etmek, araştırmacı olmak, analiz yeteneğine sahip olmak, en az bir dile vakıf olmak gibi özellikleri taşımaktır. Hangi mesleğe ya da hangi diplomaya sahip olduğunuz veyahut olmadığınızın pek önemi yoktur. Günü, günceli, fikri, felsefeyi, olanı, olup da görünmeyeni, doğruyu, yanlışı açık ve seçik ifade edebilen bu işe gönül veren herkes gazeteci olabilir. Gazetecilik fedakarlık ister, bir de okuyucu. Okuyucu sayısının önemi yoktur ama kapitalist düzen ille de ister sayının biraz çokça olmasını.
    Türkiye’deki gazetecilerin çoğu diplomalıdır ama gazetecilikten farklı alanların erbabıdırlar. Siyasal Bilimler, Edebiyat, Hukuk, Filoloji, İktisat gibi alanlarda diploma sahibi birçok ünlü gazeteci vardır1. Farklı mesleklerden olan yetenekli gazeteciler için çok sayıda eleştiri yapılır ama aslında bu biraz da fokur fokur kaynayan ama hep üstü farklı örtülerle kapatılmaya çalışan kıskançlık kazanının üste kalmış köpüklerinin küçücük patlamalarıdır.
    Mektepli bir gazeteci olarak Can DÜNDAR’ın bu konudaki görüşleri dikkate alınmaya değerdir;
    Üniversiteye hazırlanan bir genç, "hukuk mu yazsam, gazetecilik mi" diye sordu geçenlerde; "Hukuk yaz" dedim. "Çünkü hukuk okumadan hukukçu olamazsın, ama gazetecilik okumadan da gazeteci olabilirsin."
    Bunu hayıflanarak söylemedim. Mesleğin "mektepli"lerinden olmama rağmen şunu biliyorum ki, aramızda hukuk okumuş çok iyi gazeteciler olduğu gibi, basın yayın okumuş çok kötü gazeteciler de var. Diğer dallardan gelenler, çoğu zaman zenginleştiriyorlar mesleği... Hele gazetecilikte uzmanlaşma arttığından beri, bu hepten böyle.. O yüzden ne gazetecilik, tabiplik gibi diploma koşuluna bağlı bir meslek, ne de gazeteci cemiyetleri, tabip odaları gibi mesleki tasdik örgütleri... Avukat olabilmek için diploma gerekiyor, ancak gazetecilik için basın kartı gerekmiyor. Böyle olduğu için de, kimlerin gazeteci olup, kimlerin olmadığına karar vermek kimsenin haddi değil.

    Gazetecilikte amaç haber vermektir. Haberi, ister olay ve görüntüyle, ister canlı, ister banttan, ister kağıt üzerinden, ister sesli olarak radyodan, ister televizyon ekranından, istersen de bilgisayar ekranından ver, haberi verebiliyorsan artık sen gazetecisindir.
    Gazetecilik hiç kimsenin ya da hiçbir düşüncenin tekelinde değildir. İngiltere’de meydana bir tabure koyup insanlara birebir derdini, düşüncesini, felsefesini anlatanlar da aslında bir nevi gazetecidir, kullandıkları araçları ise dilleri, elleri, jest ve mimikleridir.
    Gazetecilik üç beş kuruşla bir tesis kurup çıkarlar uğruna doğruyu eğri, eğriyi doğru göstermek değildir.
    Anlayana sivrisinek de, davul da sazdır, anlamayan ise Ebu Cehildir.

    1
    Uğur MUMCU: Hukuk Fakültesi
    Hüseyin Rahmi Gürpınar : Mekteb-i Mülkiye
    Necip Fazıl Kısakürek : İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü
    Mithat Bereket : Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararasi Iliskiler Bölümü
    Kemal Tahir : GalataSaray Lisesi terk
    Edward SAİD: Princeton ve Harvard, Edebiyat-Müzik-Felsefe
    Hulki Cevizoğlu : Siyasal Bilgiler
    Nuri Çolakoğlu: Siyasal Bilgiler
    Umur Talu: Boğaziçi Ekonomi
    Abdi İpekçi: Hukuk Fakültesi
    Muammer Aksoy : Hukuk Fakültesi
    Charles Dickens: Hukuk Müşaviri çırağı


    Media Monopoly
    One of the largest industry of the world is the media, and its ambidextrous bosses rule the world with it. Today, being a politician is not as effective (commanding) as being a boss of media. You may share anything in the world by being a media boss. Moreover you may sit on one of the thrones longer than the original owners.
    God bless us!...

    Selam ve Dua ile
    ey insan

    ey tebessümünden cennetler yaratılan

    gül bahar geliyor, ağla gök seviniyor

    ************************************************** **************************************************
    Kitap Köşesi Bölümünde "Lütfen okumadığınız kitabı tanıtmayınız."

  2. #2

    SİTE KURUCUSU
    Array
    Üyelik tarihi
    31.07.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    41
    Mesajlar
    13.495
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Yazınızın son bölümü çok hoşuma gitti. Hukukçu olduktan sonra da gazeteci olunabiliyor, ama gazeteci olduktan sonra hukukçu olunamıyor.

    Gazetecilik mesleği maalesef basit algılanıyor. 10 Ocak Aktif Gazeteciler Günü'nün gerçek gazetecilere kutlu olmasını diliyorum.

  3. #3
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    15.09.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    36
    Mesajlar
    17.668
    Tecrübe Puanı
    375

    Standart

    10 Ocak Pazar günü Siirt polisevinde il emniyet müdürlüğü tarafından süpriz bir şekilde kutlanan gazeteciler gününde Mücadele Gazetesi sahibi Cumhur KILIÇÇIOĞLU'nu ve sizleride görmek isterdik orda...


 

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 04.04.2009, 19:35

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •