1 sonuçtan 1 ile 1 arası
  1. #1
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    10.10.2006
    Yer
    SİİRT
    Yaş
    49
    Mesajlar
    352
    Tecrübe Puanı
    22

    Post Çocuğunuza En Son Ne Zaman “Seni Seviyorum” dediniz?

    Çocuğunuza En Son Ne Zaman “Seni Seviyorum” dediniz?

    Evet, en son ne zaman “seni seviyorum” dediniz? Canınızı bile vereceğiniz hatta hayat mücadelenizin en önemli hedefleri arasına aldığınız çocuklarınıza en son ne zaman “seni seviyorum” dediniz?





    Çocuğunuza En Son Ne Zaman “Seni Seviyorum” dediniz?



    Evet, en son ne zaman “seni seviyorum” dediniz? Canınızı bile vereceğiniz hatta hayat mücadelenizin en önemli hedefleri arasına aldığınız çocuklarınıza en son ne zaman “seni seviyorum” dediniz?
    Çocuk terbiyesi konusunda hepimizin hataları vardır. Hatalar, hata olsun diye yapılmaz ama hatada ısrar etmek cahillikten öte bir şey değildir. Hiç kimse, hatta çocuğunuz bile bazen her ne kadar çok isteseler de sizden çocukça hareket etmenizi beklemez, ama her çocuk her daim ana-babalarından ana-baba gibi sevmelerini ve bunu dillendirmelerini ister ve bekler.
    Çoğu ana baba, çocuklarına yiyecek, giyecek ve bir de başlarını sokacak bir dam verince işlerinin bittiğini düşünür. Bu düşünce aslında ters orantılıdır. Çocuğa bu imkanları sağlamakla hiç bir şey bitmez tam aksine bunlar her şeyin başlangıcıdır. Ana Babalara en kolay gibi görünen bazen en zoru oluverir. Ana Babalar ve özellikle Babalar “seni seviyorum” demeyi kolay, basit hatta gereksiz bulurlar. Halbuki çocuğun aştan, abadan, damdan öte en çok ihtiyaç duyduğu “sevgidir” ve bunu ifade etmeye yarayan sevgi sözcükleridir. Çocuk, her gün öğrenen ve öğrendikçe değişen bir ruha sahiptir. Ruhsal gelişimini tamamlarken zorlu bir yolda ilerler ve bu yolda en çok Ana – Babasına ihtiyaç duyar. Çocuğunuzun size en çok ihtiyaç duyduğu anda siz ona sırt çevirirseniz daha sonra tamir edilemez hatalara sebep olursunuz. Sizden beklenen sadece bir cümleciktir…
    Yıllar önce Erzurum’da öğretmenlik yaparken çok yaramaz bir öğrencim vardı. Öğretmen arkadaşlar ve idareciler bu öğrencim hakkında beni önceden uyardı. Ben ön yargılarımı sınıfın dışında bırakarak bu öğrencimin bulunduğu sınıfa ders vermeye başladım. Ona karşı davranışlarımı, hiçbir özel tavır takınmadan, ayarladım; yani diğer öğrencilerime nasıl davranıyorsam aynı davranışları da ona uyguladım.
    Bu öğrencimin dersine gireli 2 ay olmuştu ki okul çapında veli toplantısı yapıldı. Bu arada 2 ay zarfında bu öğrencim verdiğim ödevleri harfiyen yerine getirdi ve gayet başarılı bir şekilde derslerde performans sergiledi. Veli toplantısında bu yaramaz öğrencinin babası ısrarla benimle ayrı görüşmek istedi, ben de kendisini kırmadım. Yaramaz öğrencinin velisi benimle ayrı bir sınıfa geçtiğinde “Allah senden razı olsun hocam, sen şöyle iyisin, böyle büyük adamsın” gibilerinden laflar etti. Ben de Velinin bu göstermiş olduğu hürmete layık ne yaptığımı merak ediyor ve bunu veliden öğrenmek için can atıyordum. Yaramaz öğrencimin babası bana, hocam siz benim çocuğun dersine girdiğinizden beri çocuğum derslerine çalışmaya başladığını ve hatta bu dönem teşekkür belgesi almaya çalıştığını söyledi. Ben de veliye her ne kadar çocuğuna diğer öğrencilerden farklı davranmadığımı söylesem de inandıramadım, veli ısrarla çocuğunun beni çok sevdiğini ve sırf beni üzmemek için derslerinde başarılı olmak istediğini üzerine basa basa belirtti ve bir ay sonra görüşmek üzere gitti.
    Bu yaşadığım olay ben de müthiş bir merak uyandırdı. Acaba ne yapmıştım da bu çocuğun kalbini kazanmıştım? Bunu öğrenmek için en son çare öğrencinin kendisine sormak olduğuna karar verdim. Öğrenciyi Müdür Beyin odasına çağırdım ve o soruyu sordum. “Oğlum sen beni seviyorsun ben de seni ama ne oldu da ben senin kalbini kazandım bana anlatır mısın?” dedim. Öğrencim gayet düzgün bir dille; “Öğretmenim siz her derse girdiğinizde tüm sınıfı dolaşırsınız ve öğrencilerinizin kafasını okşarsınız, ilk derse girdiğinizde benim kafamı okşadınız ve “nasılsın oğlum?” diye sordunuz, ilk derste bunu yaptığınız zaman bana baba gibi geldiniz. Sonraki derste ben bir soru cevapladım siz de bana “Canım oğlum seni seviyorum, ben böyle evladı çok severim” dediniz, işte o zaman bana “Baba” oldunuz, çünkü bize babam hiç sevdiğini söylemez” dedi ve utanarak odadan çıkmak istediğini söyledi. Bir çocuğun kalbini birkaç kelimeyle kazanabilmenin sevinci ve maalesef bir acı gerçeği de öğrenmenin şaşkınlığıyla 1 ay sonra yapılacak olan veli toplantısını beklemeye başladım.
    Bir ay sonraki veli toplantısında tek gündem maddesi vardı: “En Son Ne Zaman “Seni Seviyorum” dediniz? Anne Velilerin çoğundan olumlu cevap alırken maalesef Babaların hepsinden olumsuz cevap almıştım. Babalar çocuklarına karşı ketumdu. Yaramaz öğrencimin babasından izin alarak yaşadığım olayı anlattım. O sınıftaki Babaların hepsi o akşam çocuklarına “Seni Seviyorum” dedi. O çocukların 2 tanesi hariç hepsi şimdi üniversitede (1)….
    Siz de bir baba veya anneyseniz lütfen bu akşam çocuğunuza “Seni çok seviyorum canım kızım-oğlum” dersiniz herhalde, diyorsanız bile bu akşam yine söyleyiverin Allah aşkına…

    Selam ve Dua Hasan ile Hüseyin’in En Güzel Ahlaklı Dedelerinin yolundan gidenlere olsun….

    1-Amaç sadece üniversite değil tabii ki...

    Siirtliler.Net / Bekir Berkay TÜRKAY Okunma: 859
    Konu bbturkay tarafından (07.12.2010 Saat 01:22 ) değiştirilmiştir. Sebep: ok
    ey insan

    ey tebessümünden cennetler yaratılan

    gül bahar geliyor, ağla gök seviniyor

    ************************************************** **************************************************
    Kitap Köşesi Bölümünde "Lütfen okumadığınız kitabı tanıtmayınız."


 

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •