efsane ben görüp korktumm![]()
Aslında bir kibrit kafi gündüzleri tutuşturup
Gecenin gerdanına dizi dizi yıldızlar yapmaya.
Hani sabahın boyu yetişse uzanıp öpecek alnından
Bir de hep geç kalınmış ömrün son deminde gelmese ölüm
Belki böylesi dar gelmez giyindiğimiz mutluluklar
Mevsimlerin peşine takılıp ta
Hüznü oradan oraya taşıyan yağmurlar gibiyim..
Sıcak avuçlarda buhar olup göğe karışan
Soğuk bakışlarda buz kesip anlamdan alabildiğine uzaklaşan
Seni bekleyişimin adı yok...
Hasreti çeke çeke uzaklara götüren çok vagonlu trenlerin de.
Hani giden gider degeçmişi kalırya geride
Onu hep yaşlı gözlerle bekleyen.
Zamanla dilindeki özlemi kırıverir zamanen hassas yerinden
Çok geçmedençok geçiyor yokluğunun üzerinden
Haram saatler diziliyor boğazıma uzadıkça sensizlik
Tenhasına sere serpe uzandığım düşler de yetmiyor
Yorgun arzularımı kışkırtmaya
Tutuklayıp aynalara hapsediyorum
Sonra vicdanım delil yetersizliğinden serbest bırakıyor
Seni bekleyişimin adı yok...
Dursun diye duvarlara çivilediğim zamanın da
Payıma düşen yalnızlığın zirvesinde
Saçlarımla gizlice siyahını paylaşıyor gece.
O zamanbu şehir bir kez daha düşüyor gözümden
Kalabalık kaldırımlarında adım adım eziliyor günahlarımın gölgesi
Sanki ben değildim külçe külçe acıların sahibi
Ağır korkuların ezip yel değirmelerine verdiği
Savrulmuş bedeniminrüzgarında ölmeden dirildiği
Sanki sen değildin bırakıp giden
Üstüne üstlük hiç gelmemişken
Seni bekleyişimin adı yok...
Kurulmamış köprülerden geçmeye çalışan benliğimin de
Şiirlerim şahit olsun ki
İki satır arasına sığmıyor yalnızlığım
Ne nokta anlatabiliyor kararsızlığımı
Ne de virgül koyabiliyorum yılların ardına
Yenik düştü keşkelerim oynadığım oyunlara
Yine de teslim olmadım
Ama sennamluda hüzün
Beni tam on ikiden vurdun
Seni bekleyişimin adı yok..
Gelmeyişinin de...
Kavga edelim istiyorum, dışarda bağıralım, çağıralım, Sonra tam ben arkamı dönüp gidicekken kolumdan sıkıca tutup çek kendine öp beni, sarıl bana "Sen benimsin nereye gidiyosun aptal" de susayım. Özür dilercesine bakıyım sana ama sen beni çoktan affetmiş ol. Öyle bi aşkımız olsun ki, kavga ederken bile insanlar kıskansın bizi.Öyle sevelim ki birbirimizi herkes aşkın anlamını bizde bulsun.Hani derler ya, bi mesajınla havalara uçur beni. Atmadığında dayanamayıp, triplere giriyim, ama ne olursa olsun hiç bi tartışma kavgada asla "Bitti" denilmesin. Hadi yazdık sinirle oldu diyelim özür dileyelim, ama sakın başkasının olma.
Var aslında bu bekleyişlerin bir adı... Sen beklerken köşe başında ve özlerini dikip beklerken gelişi güzel olan yarini o hiç düşündümü senin onu beklediğini.. ve öğrendiğimi saatler geçtiğini... ama o gelmedi yolunu çevirip gitti... adı aşk değil bunun...
Bu bekleyişin adı Çıldırmak.... ve susmak