Umut etmek. Umudun peşine takıp adımlarını sürüklemek. Gideceğin yönü bilmeden, elleri cebinde soğuk şehrin soğuk sokaklarında, umuda adımlamak bilinçsizce. Sevgilinin çehresindeki bir tebessüm için bazen. Bazense niyeler, niçinler, nedenler, döndürüp durur bizi değirmen taşı gibi, kendi etrafımızda.
Çoğu zaman çekip gitmek isteriz. Ağırgelir bütün bunlar. Gitmeye kalkışırız ve ilk dakikadan vazgeçeriz. Yüreğini beyninide götürüyorsundurya gittiğin yere. O zaman ne gerek vardır gitmeye. Anlamsızdır artık bu gidiş. Bu şehri terk ettiğimizde sadece biz gidiyoruzdur. Umarsızca, kızgın, öfkeli, kırık dökük, dönüp arkamızı gitmişcesine. Oysa koca şehri yükleyip yüreğimize alıp götürmüşüzdür kaçtığımız yere. Nasıl gidiş bu, nasıl veda, nasıl öfke. Bunlar gidişse neden uğurlamıyoruz içimizdekileri çoğu zaman. Alıp başını gitmek ne kadar çözümdür sizce?
Ya kalmak. Her şeye rağmen. Dimdik, ayakta, umarsızca durabilmek, sırtlamak her şeyi. Ezilmeden. Dik duruşun altındaki harabeyi. Cesaretin içindeki korkaklığı, kimselere çaktırmadan kalabilmek. Aynı gökyüzünün altında, aynı havayı soluyor olmak yeter deyip. Gözlerinin önünde sabitlenen surete inat yaraya tuz basarcasına, kalabilmek.
Kalmak mı zor gitmek mi…? Ne kalabildim ne de gidebildim mi diyorsun.
Soğuk şehrin soğuk sokakları ya! gidişini uğurlamak yada dönüşünü karşılamak için seni bekliyor.
Ya Git yada Kal…
***(alıntıdır)***
Takdir Ediliyorsanız Değil, Taklit Ediliyorsanız Başarmışsınız Demektir.Hayat öyle oyunlar oynuyor ki, nereye tutunsam düşüyorum.Tam da palyaçonun dediği gibi: "ağlayamadığımdan gülüyorum."Paul Auster