15. sayfa - 18 sayfa var BirinciBirinci ... 51314151617 ... SonuncuSonuncu
172 sonuçtan 141 ile 150 arası
  1. #141
    PRENSES Array
    Üyelik tarihi
    08.10.2008
    Yaş
    37
    Mesajlar
    3.732
    Tecrübe Puanı
    94

    Standart

    Şem vû Pervane - Mum İle Kelebek Aşkı



    Gün dönüpte kamere yenik düşünce
    Başlar ızdıraplı geceler…
    Giyisileri kanlar içinde şem,


    Yeniden yeniden yanmaya başlar aşk acısıyla

    Yüreğindeki ateş her gece daha fazla bitirmekte onu






    Kanlar yeniden boşalmaya başlar
    Görenler bataklıkta sanır mumu
    Ateşten kanı bile ısınmıştır artık
    Eski yarelerin üzerinden süzülüp
    Yeniden yakmaya başlar onu.


    Derken…Duyulur sevdanın feryatları

    Yana yana;döne döne yaklaşmakta aşkın ıstırabına
    Tam kavuştum derken…
    Zalim ateş,kızgın aşk ateşi yakmaktadır tenini






    Mum kavuşamayınca ona doğru
    Ve sevdasının kavuşamadığını
    Kendine ulaşamadığını görünce erimeye başlar
    Aşk ateşi yaktıkça yakar mumu
    Ya kelebek?Perişan kelebek.




    Yakıyor kanatlarını ateş
    Her “yaklaşayım,sarılayım” derken yanar kanatları
    Yanar,o özenilmiş bezetilmiş eşsiz güzelliği
    Bir yandan şem erir aşkından
    Bir yandan pervane…





    Ateş yaktıkça mumu erir git gide

    O kadar ki boğulacak olur kendi kanıyla
    Ateş yaktıkça kelebeğin kanatlarını
    Ölür gibi olur git gide






    Onlar çabaladıkça yandılar,eridiler
    Mum bekledikçe,pervane kavuşmaya çalıştıkça
    Takatsız kaldı artık ikiside
    Mum son kanını akıtmakta
    Kelebek kanatsız kalmaya alçalmaya başlamakta.



    Ne tatlıdır ya Rab;bu gönül sevdası
    Ne eşsiz ya Rab; bu aşk acısı” dedi şem.






    Ne kadar zormuş ya Rab;şem ile bir şeb
    Ne kadar hoşmuş ya Rab:şem ile aşk meşk” diye haykırdı pervane.
    Ve bitti mumdaki kan,öldü O eşsiz sevdasından.




    Söndü zalim ve bir o kadarda tatlı aşk acısı
    Yığıldı sereserpe pervanenin sevdası
    Hasret bitirdi mumu
    Dayanamaz pervane!





    “Kahrolsun o zaman şemsiz bir şeb”

    Bıraktı kendini ölü ve sıcak maşuğun vücüduna
    Dayanamadı fazla o da,



    O ölümcül sıcaklığa…





    Sair: Divit Dede

  2. #142
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    12.09.2009
    Mesajlar
    2.298
    Tecrübe Puanı
    64

    Standart



    Maviyi bilir misin bilirsin işte onun gibi
    maviyi sever misin seversin sevdiğin her tonu gibibazen açık, bazen koyu mavi gibi işte mavi
    İstanbul
    bilirsin işte




    kedi sever misin sevmezsen de sev iyidir kediler çoğu zaman komiktirler de, farkına varmak zordur
    sevmezsen de sev, e mi
    teşekkürler kedi gibi işte
    bilemediğin, bazen korktuğun, tedirgin olduğun, bazen de komik olan, ama aslında hep iyi olan
    bilirsin işte, İstanbul : kedi gibi
    e kadınlar da kedi gibi zaten
    bir bakmışsın coşmuş, bir bakmışsın durulmuş
    İstanbul da dişi değil mi zaten
    al sana kedi
    iyidir, kedi

    bulut gibi kuş gibi
    sen gibi ben gibi
    masaldan çıkmış bir cümle gibi hangisini en çok seviyorsan, onun gibi

    neşeli bir şarkı çalarken, bir anda hüzünlü bir alaturka melodi çalmaya başlaması gibi
    canının rakı istemesi gibi
    yanına azıcık peynir, bir de kavun olsun demen gibi

    hayat ne zor
    insanlar ne zor
    anlamak ne zor
    herşey ne zor
    derken
    aşk ne güzel demen gibi
    kendini aptal gibi hissetmen,
    belki bazen tırnaklarını yemen, sabahları uyanmayıp bütün gün yatakta uyumak istemen gibi

    yalnızsın zannediyorsun ya bazen,
    yanlış o düşündüğün
    hiç yalnız değilsin aslında
    o senin kendi zırvalaman
    bazen, kendi kendine kazdığın çukurların içine düşüp, başkalarında arama kabahati
    hep daha kolay, başkalarını suçlamak
    yapma
    sen var ya : şahanesin de haberin yok
    canın isterse
    kedileri de sevmezsen sevme
    canın isterse



    görüyor musun bak, İstanbul böyle işte, konudan konuya atlatıp durur insanı
    sen bana İstanbul de yeter ki
    sen de aşka bulaşmıyorsun bu ara, ama madem canın rakı çekiyor, gidip iç derim ben
    en yakın zamanda
    hem de İstanbul'a karşı
    yanına az beyaz peynir, biraz ekmek karşında İstanbul
    rakı içmem dersen, çay ne güne duruyor
    esas
    hayat ne güne duruyor

    bilirsin
    hayat - orada, öylece duruyor
    sen neredesin?

    İnsanLar PapatyaLarın Peşinde Koşarken,
    EzdikLeri Kır ÇiÇekLerinin Farkına ßiLe Varmazlar....

  3. #143
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    12.09.2009
    Mesajlar
    2.298
    Tecrübe Puanı
    64

    Standart

    Çocukluğuna yenildim ben senin …
    Misketlerini alıp kaçan çocuk olmayı ne çok sevdin sen,
    Yarısında bozmayı bildiğin bütün oyunları …
    Ne çok kızdın kendine ;
    Gün batımlarında,
    Güneşi tutamayan ellerine en çok …




    Yasını tutacağım bir ayrılık
    bile yok ellerimde …
    Kuyuya attığım hiçbir taş
    sana isabet etmiyor biliyorum,
    Yastık basarak bütün yaşanmışlıklara
    gecelerini hep benden uzaklara yatırıyorsun …
    Kulaklarından silinmiyor yine de sözleri
    aksak bir şairin …
    Kim bilir,
    İstanbul daha kaç kez geçecek üstümden
    ben kaç kez çizeceğim altını İstanbul’un …

    Aşkın beklenti halidir umut ;
    öldüremezsin onu…
    Ki umudu öldürmek aşka intihardır yüreği,
    bilmez misin !…
    Pişman olacağın zamanların için
    sana,
    bağışlanmış keşkeler bırakıyorum şimdiden,
    Kızılırmak’ın bulanık kızıllığına bulaşan
    öfkemi,
    Marmara’nın hüzün baz mavisine döküyorum
    avuçlarımdan…
    Kalemim kadar sevsem de seni,
    Yüreğimin dar geldiği bir sevdam olmadın hiç …

    Bilmiyorsun ki,
    İstanbul’a yol yaptığım avuçlarından
    geçecek olan bütün gemilerin yüreksizliğine
    delik açacak şimdi kalemim !...
    Ki batmış bir geminin su yüzünde kalan
    Tek parçasıdır kalemim …
    Şimdi öyle bir sahne seç ki kendine
    İçinde yaşattığın cesedimi gömdüğün
    kentine,
    korkaklık düşürmesin
    eksik bakışların …
    Giden ve kalanıyız işte
    gölgesine tutunamayan bir aşkın…
    Kalem kağıdına küs ;
    Kağıt kalemine düş…
    Benden uzaklara düş şimdi bakışlarını
    ki,
    Kan tadı almayayım dudaklarına
    Düşürdüğün yaştan...

    İnsanLar PapatyaLarın Peşinde Koşarken,
    EzdikLeri Kır ÇiÇekLerinin Farkına ßiLe Varmazlar....

  4. #144
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    12.09.2009
    Mesajlar
    2.298
    Tecrübe Puanı
    64

    Standart


    İnsanLar PapatyaLarın Peşinde Koşarken,
    EzdikLeri Kır ÇiÇekLerinin Farkına ßiLe Varmazlar....

  5. #145
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    12.09.2009
    Mesajlar
    2.298
    Tecrübe Puanı
    64

    Standart


    Sevdiğimizin gözleri buğuluysa eğer...

    Sevdiğimizin gözünün yaşından

    Bir damla alıp saklayabilseydik ne iyi olurdu.

    Sonra o damlayı yürek gübresiyle karıştırılmış

    Geçmiş saksısına ektiğimizde

    Anılar daha bir yırtılmaz olacaktı.

    Ki bu durum acılara neden olacaksa da....

    Ki neden olacak acılar sonra

    Maskeleşip öykülere dönecektir...

    Sevdiğimizin gözleri buğuluysa eğer

    Ağlamasını beklemeyelim,

    Ki tılsım hiddetlenmesin bize...

    alıntı

    İnsanLar PapatyaLarın Peşinde Koşarken,
    EzdikLeri Kır ÇiÇekLerinin Farkına ßiLe Varmazlar....

  6. #146
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    12.09.2009
    Mesajlar
    2.298
    Tecrübe Puanı
    64

    Standart




    ''İsterse asırlar gibi uzasın geceler
    dönüşünü beklemek var ya o yeter...''






    ''Her gurubun bir şafak vakti
    Her yokuşun bir inişi vardır...''






    Alma düşüncelerine beni dilersen
    Düşlerine girmesemde olur
    karşılarken güleç yüzünü
    Sahte de olsa esirgeme tebessümünü.



    O gelmeyeceğini bildiğim günler var ya
    Yirmi bir hançer oldular daha varlığında






    Yokluğun ne denli ağırdır
    düşünmek istemiyorum....




    Bir soru takılıyor kafama
    Sonra bin bir bilmece oluyor
    Yaşamak mıölmek midelirmek mi?



    Delirince
    Yalnız seni düşlemek var
    seni düşünmek
    Giderken her gün
    Benliğimle beraber
    Benide sürüklemen var.






    Bir baska sabah
    Bu umutsuz bekleyişin ardında
    Yine sen varsın
    Sen olacaksın
    SEN KALACAKSIN.

    İnsanLar PapatyaLarın Peşinde Koşarken,
    EzdikLeri Kır ÇiÇekLerinin Farkına ßiLe Varmazlar....

  7. #147
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    12.09.2009
    Mesajlar
    2.298
    Tecrübe Puanı
    64

    Standart





    Gözyaşların
    Hatıra defterimizi okurken
    Islattıysa eğer sayfalarını
    İşte
    Sen o zaman aşıksın bana



    Duyguların
    Yağmur taneleri gibi yağarsa
    Kalbimin üzerine
    İşte
    Sen o zaman aşıksın bana



    Sevgilerin
    Irmaklar gibi çoşarsa
    Ve ben o ırmakta kaldıysam
    İşte
    Sen o zaman aşıksın bana


    Hasretlerin
    Hiç dinmeyen sızılara döndüyse
    Yakıp kavuruyorsa yüreğini
    İşte
    Sen o zaman aşıksın bana



    Umutların
    Birbiri ardınca koşuyorsa
    Yeni hayallerinle başbaşaysan
    İşte
    Sen o zaman aşıksın bana


    Rüyaların
    Beni hep başrolde taşıyorsa
    Uyanmak istemiyorsan bundan
    İşte
    Sen o zaman aşıksın bana


    Şiirlerinde
    Hep benim adım geçiyorsa
    Heceliyorsan adımı durmadan
    İşte
    Sen o zaman aşıksın bana...

    İnsanLar PapatyaLarın Peşinde Koşarken,
    EzdikLeri Kır ÇiÇekLerinin Farkına ßiLe Varmazlar....

  8. #148
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    12.09.2009
    Mesajlar
    2.298
    Tecrübe Puanı
    64

    Standart





    Seviyorum seni
    Canımdaki yaşayan can gibisin
    Her an seninle yaşıyorum
    Karanlık gecemde gözlerin bir yıldız gibi parlıyor gözlerin
    Sevginin sıcaklığı süzülüyor yüreğime
    Seni sevmek için kalbimdeki
    umut kırıntılarını senin yüzündeki tebessümlere yüklüyorum
    Seninle iki ayrı bedeninin tek kalbindeki bir sevdayı yaşıyoruz
    Sana söylediğim her kelime
    sana okunan her şiir senin
    kalbindeki sevgiyle güzelleşip özel bir sevda oluyor





    İnsanLar PapatyaLarın Peşinde Koşarken,
    EzdikLeri Kır ÇiÇekLerinin Farkına ßiLe Varmazlar....

  9. #149
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    12.09.2009
    Mesajlar
    2.298
    Tecrübe Puanı
    64

    Standart

    Adını derin vadilerde yolunu yitirmiş sulara yazdım.



    Saçlarına kırağı düşmüş dağlara yazdım.



    Göçmen kuşların konakladığı ovalara yazdım.



    Adını rüzgara yazdım bir de...



    O rüzgar getirdi seni bana.





    Ve seni gördüm.



    Gençliğimin ilkçağının gözleriyle gördüğüm gibi...



    O yıllarda da böyle miydi ağzın ve dudakların?



    Alnının serinliği?



    Kirpiklerinin karası?



    Parmak uçlarının yumuşaklığı?



    Saçların?



    Ki her dokunuşumda nice aralar açardı kalbimde...



    Gözlerin?



    Ki karanlığında yerini yurdunu yitirirdi bakışlarım...



    Ve yüreğim nasıl bir heyecanla çarpardı gözlerinin ışığı gözlerime değince...



    Ben, nasıl çarpardım kendimi çıkmaz sokaklara...



    Denizlerin tuzuna...



    Gurbetlerin hüznüne...



    Hüzünlerin sılasına...



    Alıp gitmek vardı seni o an görünce...





    ''Bana bir şiir oku'' deyince...



    Alıp gitmeliydim seni...



    Bedeni haritadan silinmiş bir park kanepesinde otururduk. Başımı omuzuna dayardım.



    Kulağının memesi ağzımda erirdi.



    Sana dünyanın bütün şiirlerini okurdum.



    Senin şiirini okurdum.



    Gökyüzünün en karanlık gecesinden en aydınlık yıldızını çalardım senin için...



    O yıldızı kalbinin üzerine koyardım.



    O yıldızın aydınlığı ile aydınlanırdı senin geçmişin, benim geleceğim...



    O yıldızın aydınlığı ile sana yaşanmamış sevdalar biçerdim, bana avuçları buz tutmuş karasevdalar...



    Sana sevinçler, bana hüzünler...



    Ah, benim geçmişimin hatırasından hatırıma bir daha gelen sevgilim...





    Seni kalbimin hangi kuytusunda saklamalıyım şimdi?



    Seni hangi vadilerin rüzgarına yazmalıyım?



    Hangi rüzgarların elvedasına?



    Çık gel haydi, hangi gün olursa olsun.



    Ben beklemedeyim.



    Telefonların sessiz tellerine, mektupların harf kataloglarına değil, rüzgarlara yazdım adını...



    Rüzgarlarla bekliyorum seni...

    İnsanLar PapatyaLarın Peşinde Koşarken,
    EzdikLeri Kır ÇiÇekLerinin Farkına ßiLe Varmazlar....

  10. #150
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    12.09.2009
    Mesajlar
    2.298
    Tecrübe Puanı
    64

    Standart







    .










    İnsanLar PapatyaLarın Peşinde Koşarken,
    EzdikLeri Kır ÇiÇekLerinin Farkına ßiLe Varmazlar....


 

Benzer Konular

  1. 5. Klasman'da günün sonuçları!
    By Adßlue4you in forum SİİRT SPOR
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11.12.2008, 22:38
  2. Ramazan Ayı Duaları - Gün Gün
    By HaNıM aGa in forum İSLAMİ BİLGİLER
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 13.08.2008, 22:17
  3. Beni anacaksın günün birinde
    By RoHaN in forum DERİN DUYGULAR
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 07.04.2008, 12:16
  4. Bu Gece En Hüzünlü Şiiri Yazabilirim
    By HaYaT in forum ŞİİR - EDEBİYAT - MAKALE
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 06.03.2007, 08:20
  5. günün bu en güzel vaktinde
    By BahtsıZ in forum ŞİİR - EDEBİYAT - MAKALE
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 02.11.2006, 09:05

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •