1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Threaded View

  1. #1
    www.siirtliler-board.net Array
    Üyelik tarihi
    07.04.2009
    Mesajlar
    3.362
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Biz Sokaklardan Toplardık Oyuncaklarımızı..!!!!


    “o günlerden birinde, ilk banka kartı çıktığında
    herkes saldırırcasına bankaya koştu, ‘aman benim de bir tane olsun’ diye diye
    cüzdanlarını uzun süre açık tutar, birileri görsün diye kartlarını, beklerlerdi



    hatırlıyorum da
    babalarından aldıkları haftalıkları bile bankaya yatıranlar vardı


    o günlerde fast food’lar da pek yeniydi
    her an düşecekmişim hissi veren rahatsız sandalyelerinde oturmak için
    kapıda beklemekten bile haz duyarlardı



    şimdi bakıyorum önlerinden geçerken
    ne kadar da boş görünüyorlar
    çok geç anlıyoruz bazı şeyleri
    döner’in lezzetinin hiçbir hamburgere değişilmeyeceğini mesela”



    haftada bir, cumartesi geceleri çok geç vakitte
    türk sineması çıkardı televizyonda
    sabırsızlıkla en rahat köşelerine kurulup beklerlerdi
    kim oynuyor kim?



    ‘Türkan Şoray mı yoksa?’ soruları fısıltı halinde dolaşırdı odaları
    şimdi her gün kaç kere...
    üstelik artık kimse de beklemiyor o heyecanla
    ‘eskiden...’ diye başlayan cümlelerde kaldı hepsi”

    “orada ne yapıyorlar?
    sarıya boyamışlar kocaman kayayı, arkasında oturmuş bakıyorlar
    ama neye?
    peki ne düşünüyorlar?
    ve ne için oradalar?
    büyük bir dağın tepesinde, uçurumun hemen ucunda kaya
    düştü düşecek... düştü düşecek...
    ve arkasında altı oturmuş adam...



    neden?

    dua ediyorlar sanki, duaya ihtiyacımız var evet
    yüzlerinde korku mu, belki de saygı... belki de endişe...

    niye?

    hayatın tadı acı, hayatın dayandığı duygu acı
    bir imtihan her an
    sevinmek bile... üzülmek bile... hastalanıp yatağa düşmek bile...
    orada ne yapıyorlar?

    kim bunlar?”



    oralardan bana baktığını biliyorum,
    bu yüzdendir yüzümü çevirişim o topraklardan
    ben sevmeyi bilemedim belki, bir öğreten olmadı
    ille de öğrenmeli mi?
    evet, buralarda öğrenmeden bir sonraki basamağa çıkılamıyor



    karpuz çekirdekleri kurutulup kavurulunca...
    beyazın bembeyaz olması için yeni deterjanlardan alınınca...
    modası geçmiş makineler bir yenisiyle değiştirilince...
    ‘hayat böyle devam edip gidiyor işte’ diyenlere bakınca...
    bana da, ‘hayat böyle devam edip gidiyor işte’ demekten başka söz kalmıyor.
    mum geceler başlar ve o tedirginlik bir ok gibi saplanır: Ne yaptım ben!
    bir de, ne yaptın sen!”




    “sokaklardan toplardık oyuncaklarımızı,
    ağaçların başından, çalıların arasından, suyun içinden, mis kokulu havadan...
    evlerin odaları hep tertemiz kalırdı, hep düzenli...
    çünkü biz sokaklardan toplardık oyuncaklarımızı”






    "Arza hacet yok halim sana ayandır. Dile gerek yok sessizliğim sana beyandır. Söze lüzum yok suskunluğum Sana kelamdır"


 

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •