aslinda ben su anda almanyada yasiyorum kursa gidiyorum vbasdan baslamamiz gerek ama adjektive anlamdim
aslinda ben su anda almanyada yasiyorum kursa gidiyorum vbasdan baslamamiz gerek ama adjektive anlamdim
Adjektivler türkce de kullandigimiz sifatlardir.
Genel olarak sıfatlar bir şahsın veya bir cismin özelliğini, niteliğini ve nasıl olduğunu dile getirir. Aynı şekilde sıfatlarla bir olayın, bir eylemin nasıl cereyan ettiğini dile getirmek mümkündür.
Örnekler:
schön (güzel)
gut (iyi)
krank (hasta)
langsam (yavaş)
fleißig (çalışkan)
gelb (sarı)
häßlich (çirkin)
tief (alçak)
hoch (yüksek)
a. Sıfat Tamlamalarında: Sıfatlar artikelle ismin arasına girerek o ismin anlamını niteliyici görevlerde kullanılır. Türkçede buna sıfat tamlaması denir. Almanca belirleyici öğe ifadesi Attribut sözcüğüyle ifade edilir. Örnekleri inceleyelim;
das neue Auto (yeni otomobil)
die junge Frau (genç kadın)
b. Cümlede Tek Başına Kullanımı: Sıfatlar cümle içersinde başka herhangi bir öğe veya sözcüğe bağlı olmaksızın da kullanılabilir. Bu durumda daha çok zarflara benzerler. Örnekler;
Das Auto ist neu. (otomobil yenidir)
Das Kind singt laut. (çocuk yüksek sesle şarkı söylüyor)
- Sıfatlar ve Zarflar Birlikte Kullanılması: Sıfatlar, zarfların yanında kullanılarak, zarfların anlamını pekiştirme görevinde de kullanılabilir.
Örnek:
Das ist typisch türkisch. (bu tipik türkçe)
Sıfat tamlamaları Türkçede ismi niteleyen, türünü veya sayısını belirten ve bir sıfat ve bir isimden (en az ) oluşan tamlamalardır. „küçük ev“ derken evin küçük olduğu belirtilmiş olur. Eve ait bir nitelik yani.
Almancada sıfat tamlamaları, sıfatın ismin tanımlılığıyla kendisi arasında yerleştirmek suretiyle teşkil edilir. Tanımlılığı „der“, „die“, „das“ ile isim arasına giren sıfata bir de -e takısı eklenir.
der Mann (adam ) - der alte Mann (yaşlı adam)
die Katze (kedi) – die kleine Katze (küçük kedi)
das Buch (kitap) – das neue Buch (yeni kitap)
Çoğul isimlerle yapılan tamlamalarda ise; sıfatın sonuna -en takısı eklenir.
Die Katzen – (kediler) die kleinen Katzen (küçük kediler) gibi..
Belirsiz tanımlılıklar („ein“ ve „eine“) ile yapılan sıfatlarda sıfata -er, -es, -e takıları eklenir. Bu durumum artikelin „der“, „die“ ve „das“ olmasına göre değişir.
Örnekler:
Artikeli „der“ olan isimlerin, belirsiz artikel çekimlerinde („ein“ veya „eine“) önlerindeki sıfatlara -er takısı eklenir.
der alte Mann ( yaşlı adam ) - ein alt-er Mann (yaşlı bir adam)
der kleine Hund (küçük köpek) – ein kleiner Hund (küçük bir köpek)
Artikeli „das“ olan isimlerin, belirsiz artikel çekimlerinde („ein“ veya „eine“) önlerindeki sıfatlara -es takısı eklenir.
das kluge Mädchen (akıllı kız) - ein kluges Mädchen (akıllı bir kız)
das berühmte Restaurant (ünlü lokant) – ein berühmtes Restaurant (ünlü bir lokanta)
Artikeli „die“ olan isimlerin, belirsiz artikel çekimlerinde („ein“ veya „eine“) önlerindeki sıfatlara -e takısı eklenir.
die schöne Blume (güzel çiçek) – eine schöne Blume ( güzel bir çiçek )
die arme Frau (fakir kadın) – eine arm-e Frau (fakir bir kadın)
SIFATLARIN KULLANIM YERLE
Ayrica adjektivlerin, die Zahladjektive (sayı sıfatları),
die Demonstrativen Adjektive (İşaret Sıfatları), Der Superlativ (En Üstünlük Derecesi) vardir. Bunlara sonra aciklayacagim.
Umarim birazda olsun sana yardimci olabildim sibel_80. Hangi konulari tam olarak anlamadigini belirtirsen sana daha iyi yardimci olabilecegimi düsünüyorum.
SIFATLARIN KULLANIM YERLERİ dd
Great minds discuss ideas; Average minds discuss events; Small minds discuss people.
Cok kullanilan sifatlar 2
abtrünnig: sadakatsiz
angeboren: doğuştan
angenehm für: hoş , sempatik
abhold: sevmiyen
angemessen: uygun
anstössig: ayıp
behaglich: rahat,elverişli
begreiflich: anlaşılabilir
behilflich sein: yardımcı olmak
bekömmlich: şifalı
bequem für: rahat,konforlu
bekannt sein: bilinen
benachbart: komşu,bitişik
bewusst sein: farkında olmak
dienlich: faydalı,elverişli
dankbar sein: minnettar omak
eigentümlich für: mahsus,hususi olmak
entbehrlich: zaruri olmayan
erwünscht: temenni edilir
ergeben: sağdık,bağlı
erinnern : hatırlamak
fern: uzak
feindlich gesinnt: birine düşman
fremd: yabancı
gehorsam: itaatkar
gelegen sein für: uygun gelmek
geneigt: meyilli,hazır olmak
gleich: benzer,aynı
gleichgültig sein :ilgisiz olmak
günstig gesinnt sein: lütufkar
leid sein (tun): üzgün
leicht sein (fallen) für: kolay gelmek
lieb: hoş
möglich für: mümkün olmak
nachteilig für: olumsuz
nahe: yakın
nötig für :gerekli
nützlich für :faydalı
schwer sein für: birine zor gelmek
teuer: pahalı
treu: bağlı,sadık
unbegreiflich: anlaşılmaz
verbunden: bağlı
verhasst: nefret verici
vorteilhaft: yararlı
wert: kıymetli,önemli,değerli
Great minds discuss ideas; Average minds discuss events; Small minds discuss people.