Zamansızlıktan yakınanlara kızarken onlardan biri oluverirken… İçimde bir yerlerdeki "Yapabilirsin."in sesini kısıyorken… "Dur." demek ve "Ben" e kulak vermek için...
Biliyorum ki küçük rastlantılar, kocaman sabır okyanusları ve içimizdeki bazen “Sen şurada dur bakayım biraz, şimdi sırası değil”. Dediğimiz ince sesli, gülümseyen periyi dinlemek aslında beklediğimiz değişiklikleri yaşamımıza taşıyacak birer birer… Uyurken ve uyandığımız anda mırıldandığımız kısa dualar ve şükürler okyanusun dibindeki kum olmamızı sağlayacak bir gün. Kum esastır çünkü belki kimse dikkat etmez ama öyledir. Hadi diyelim tüm belgeseller başka şeyleri öne çıkarıyor olsun, okyanusun büyüklüğünü belki, içindeki göz alıcı canlıları.. Bir düşünün kum olmadan anlamı olur mu hiç bunların? Öyle esas ki kum varlığını hatırlatmaya bile ihtiyacı yok…
Şimdi sıra bizde. Bizler de ışığımızla, içimizdeki sevimli perimiz ve daha iyi için harcadığımız enerjinin sabra dönmüş haliyle kum olalım: kum kadar esas ve vazgeçilmez. Ne dersiniz?
Hem belki zamanı belirlemek için kullanılan kum saatlerinin de hikmeti bundadır, zamanın ötesine geçip bir adım ötede çoğunluğa karışmak... Neden olmasın?


LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı
