Hiç düşündünüz mü yada hayal ettiniz mi yüzdeyüz kendiniz olabilmeyi?
Cesaret edip denediniz mi hiç tüm çıplaklığınızla ortaya çıkıp ben buyum işte diyebilmeyi?
Peki sizi hiç rahatsız etmedi mi
üstünü örtüp
unutmaya çalıştığınız yok saydığınız o duygular?
Kurtulmak için hiç bir istek duymuyor musunuz
yıllardır ruhunuza yerleştirdiğiniz sizi kısıtlayan o sınırlardan?
Çekiniyor muyuz yüzdeyüz kendimiz olmaktan?
Reddedilmek
yeterince iyi olamamak mı korkutuyor bizi
beni?
Yüzdeyüz kendiniz olarak yaşama riskini neden göze alamıyoruz?
Cesaretimiz mi yok
bizleri teslim alan alışkanlıklarımıza meydan okumaya?
Kendimizi gerçek olduğuna inandırdığımız sahtelikleri kaybetme korkusu mu yoksa
böyle elimizi kolumuzu sımsıkı bağlayan
bizi basiretsiz kılan?
Olanla mücadele edebilmek için olması gerekene sığınmak
kendin olmak yerine olman istenen kişi olmaya çalışmak.
Yüzdeyüz kendimiz olmak yerine
bizden beklenenlere göre kendimize sürekli yeni yeni imajlar oluşturmak.
Kişisel arzularımız yerine hep dışarıdan gelecek motivasyonlara ihtiyaç duymaktayız.
Beynimizde oluşturduğumuz negatif düşüncelerin parmaklıkları arasında hapis kalmak.
Haydi o zaman! 
Hiç olmazsa kendimize itiraf edelim bütün gerçekleri. Aslında bunun böyle olması gerekmediğini. Bu yolu kendimizin seçtiğini. Bunları bilerek kabullendiğimizi. Keşfedilmemiş yeni yolları denemeye cesaretimiz olmadığı için hep bilinen ana yolları tercih ettiğimizi. Bırakalım artık mazeret üretmeyi
alalım üzerimize
verdiğimiz kararların
yaptığımız seçimlerin tüm sorumluluğunu.
Unutmayalım ne kadar kendimiz olabiliyoruz hayata karşı...!
alıntı