beni anladığına çok sevindim. engin hoşgörü ve anlayışından ötürü zat-ı aline çok teşekkür ediyorum.
hazreti peygamber efendimiz bir hadisi şerifinde; "zorlaştırmayın kolaylaştırın" diyor. özellikle bir konuyu izah ederken karşıdakinin kalbini mümkün mertebe kırmamaya özen göstemekte fayda var diye düşünüyorum.
islamı çok iyi algılayıp uygulamamız lazım. hatta ben bu konuda adıyaman'da yeniyol gazetesinde hergün şahsıma verilen bir köşede yazı yazıyorum. o yazılarımın birinde geçenlerde buna benzer böyle bir konuya temas etmiştim müsaade ederseniz o yazımın aynısını burayada yazmak istiyorum. yazımın başlığı taklidi toplum.
TAKLİDİ TOPLUM
Bizde toplum olarak okuyup araştırmak gibi bir idealimiz yok. Okula giderken bile okuyup ta bilgimi geliştireyim diye bir düşüncemiz hiç yok. Bir tek amacımız var
Oda okuyup maddi anlamda istikbalimi kurtarayım diye düşünüyoruz. Yani hiçbir zaman toplumsal olarak düşünmüyoruz hep ferdi olarak düşünüyoruz. Topulumun istikbalini değil kendi istikbalimizi düşünüyoruz. İşte böyle düşündüğümüz içinde toplum olarak hep geri kalmak zorunda kalmaya mahkûm oluyoruz.
Oysa ilmin sonu olmadığını İmamı Azam Ebu Hanifenin bilmediklerimi ayağımın altına koysam başım arşa değer dediği cümlelerden anlıyoruz ki, ilmin sonu yok. Çünkü o öyle bir zatı muhterem diki, ömrünü ilimle geçirmişti. Yine Hz. Alinin dediği gibi Beşikten mezara kadar ilim öğrenmek zorundayız Çünkü Kuran ı Kerimin bile ilk inen Ayeti, oku Rabbinin adıyla oku değimlidir? Yine atalarımız İlim Çinde de olsa git ve öğren demişler. Yani ilim İnsanı sultan eder. İlim İnsanı âlim eder. Cehaletten, taklitçilikten, ondan bundan söz almaktan, daha da önemlisi dedikodudan alıkoyar. İlim aşağıdakileri yükseltir cahillik ise yüksektekileri alçaltır. Âlimin uykusu cahilin ibadetinden daha hayırlıdır.
Oysa günümüz insanları okumaktan adeta aciz, ilimden yoksun bir duruma gelmişler. Ama günümüzde okuyan Milletlere bir bakın onlar okumanın neticesinde Uzaya bile gitmişler. Teknolojilerini gün geçtikçe geliştirmiş ve durmadan yeni buluşlar bularak teknoloji üretiyorlar. Fakat gel gör ki bizler sadece tüketen bir toplum haline gelmişiz. Okuyup araştırmadığımız için sosyal hayatta geri kaldığımız gibi manevi hayatta da çok çok gerilerde kalmışız.
Örneğin yapmış olduğumuz ibadetlerimizi bile birilerine bakarak öğrenmiş ve onları taklit ediyoruz. Yani namaz kılıyoruz ama niçin kıldığımızın bilincinde değiliz. Oruç tutuyoruz, Hacca gidiyoruz ve benzeri birçok ibadetleri yapıyoruz, yaparken okumadan araştırmadan yapıyoruz. Niye yapıyoruz, sebebi nedir, ben kimim, nereden geldim ve nereye gidiyorum, hiç yoktan nasıl var oldum, yaratılış gayem nedir bir gün olsun düşündük mü? Yüzmeyi öğrenmeden körü körüne denize atlıyoruz kurtulabilirsek ne ala kurtulamazsak kim vurduya gidiyor misali.
Yani bizler toplum olarak Dünyaya geldiğimizde bakıyoruz ki Annemiz ve Babamız ya da çevremizdekiler Namaz kılıyor bizde kılıyoruz, Oruç tutuyor bizde tutuyoruz, Hacca gidiyor bizde gidiyoruz, soruları bu şekilde çoğaltabiliriz. Şimdi sormak istiyorum, bütün bu ibadetleri yaparken acaba ben niye yapıyorum veya yaparken uymam gereken kurallar nelerdir, nelere dikkat etmem lazım hiç araştırıyor muyuz? Hayır, ne araştırması çevremizdekilerden böyle gördük ve bizlerde onlara uyuyoruz onlar gibi yapıyoruz.
Çevremizdekiler yapıyor diye bizde yaptığımız için bugün Türkiyede değil de Romada Dünyaya gelseydik belki de Kiliseye gidecektik, ya da ne bileyim Dünyanın bir başka ülkesinde mesela Telavivde Dünyaya gelseydik o zamanda Havraya gidecektik. Çünkü çevremiz ne yapıyorsa bizde aynısını yaptığımız için toplumun ezici bir çoğunluğu Maalesef taklidi ibadet yapıyor. Gelin hep birlikte bu hastalıktan kurtulalım. Bu hastalığın reçetesinin yolu ise okumaktan ve araştırmaktan geçer. Çünkü okuyan kişi İlim öğrenir ve Âlim olur Âlim olunca da yapmış olduğu ibadet taklidi değil hakiki olduğu için, kişi yapmış olduğu ibadetten zevk alır, haz alır. Dolayısıyla şunu da çok iyi bilmemiz gerekiyor ki Âlimin uykusu cahilin ibadetinden daha hayırlıdır.


LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı
