3. sayfa - 4 sayfa var BirinciBirinci 1234 SonuncuSonuncu
36 sonuçtan 21 ile 30 arası
  1. #21
    Forum Demirbaşı Array
    Üyelik tarihi
    18.06.2007
    Yer
    Anasının Dizinin Dibinden :=)
    Yaş
    40
    Mesajlar
    10.926
    Tecrübe Puanı
    238

    Standart

    İslâm dünyasının her şeye rağmen manevi lezzeti kana kana yudumladığı zaman dilimleri vardır ki, bunların en başında Üç Aylar gelir. Üc Aylariniz Mübarek olsun...





    İslâm dünyasının her şeye rağmen manevi lezzeti kana kana yudumladığı zaman dilimleri vardır ki, bunların en başında Üç Aylar gelir. İçerisine kutlu kandil gecelerinin serpiştirildiği mübarek Recep, Şaban ve Ramazan ayları. Ve hamd olsun, güzeller güzeli o üç ay yine, bir kez daha doğmak üzeredir.

    Sevgili Peygamberimiz s.a.v.'in mübarek dualarıyla şereflenmiş olan Recep, Şaban ve Ramazan ayları, İslâm ümmetinin bir nebze olsun kendini bulduğu, manevi inşanın daha bir ivme kazandığı mümtaz vakitlerdir. Zira bu aylarda coşan ilâhi rahmet ve feyz deryası, müminlerin gönüllerini huzur ve sükûna gark eder. Yediden yetmişe bütün müslümanları kuşatan, kucaklayan ruhanî hava bütün toplumu arındırır, adeta bütün sene boyunca biriken kiri üzerinden silkeler, temizler.

    Ayrıca bu aylarda yapılan ibadet ve taat apayrı bir lezzet verir ruh dünyamıza. Şerefelerden yankılanan ezanlardan evimizde pişen yemeğe kadar, her şey daha bir farklıdır sanki.

    Efendimiz s.a.v.'in şu ifadeleri, bu aylara verilen önemi bakın nasıl ortaya koyuyor:

    "Recep Allah'ın ayıdır, Şaban benim ayımdır, Ramazan da ümmetimin ayıdır."

    Denilmiştir ki: "Recep hürmet, Şaban hizmet, Ramazan ise nimet ayıdır." Öyleyse Receb'e gereken hürmeti gösterip, Şaban'da hizmeti unutmamak, Ramazan'daki nimetlere ulaşmaya birer vesiledir.

    Bu noktada, bünyesinde nice rahmet rayihalarını barındıran bu değerli ayları içindeki kandillerle birlikte kısaca tanıyalım.

    Bu geceyi nasıl karşılmak, nasıl ihya etmek gerekir?

    Bu gece, oruçlu olarak karşılanmalıdır.
    Bu gece, kazâsı olanın hiç değilse bir günlük kazâ namazı kılması, çok iyi olur.

    Kur'an-ı Kerim okunmalıdır.
    Bu gecenin ihyâsı, yatsı namazıyla sabah namazını camide cemaatle kılmakla olur. Bu, gecenin ihyâsıdır. Bütün günün ihyâsı bu... Yatsı namazı ile sabah namazını camide kılmak, o günün, o gecenin ihyâsı demektir. İnsan sabahlara kadar, akşamlara kadar ibadet etmiş gibi sevab kazanır.
    Bir başka ihyâ şekli zikir ..... "Lâ ilâe illallah", "Allahümme salli alâ seyyidinâ muhammedin ve alâ âli seyyidinâ muhammed", "Estağfirullah", "Sübhànallah", "Elhamdülillâh", "Allahu ekber", "Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm", "Allah" gibi sözler mübarek kelimelerdir, cümleciklerdir. Bunları zikretmek çok sevabdır..
    Bazı namazlar vardır,
    Peygamber Efendimiz (s.a.v.) kılmıştır. Bunlardan birisi de Tesbih Namazı'dır.
    Regâib gecesi, akşamla yatsı arasında: 12 rek'at "Hacet Namazı" kılınır.

    Takdir Ediliyorsanız Değil, Taklit Ediliyorsanız Başarmışsınız Demektir.
    Hayat öyle oyunlar oynuyor ki, nereye tutunsam düşüyorum.
    Tam da palyaçonun dediği gibi: "ağlayamadığımdan gülüyorum."
    Paul Auster

  2. #22
    Forum Demirbaşı Array
    Üyelik tarihi
    18.06.2007
    Yer
    Anasının Dizinin Dibinden :=)
    Yaş
    40
    Mesajlar
    10.926
    Tecrübe Puanı
    238

    Standart

    Yorgunuz! Herkes yorgun! Kimsede laf yarıştırmaktan adım atacak mecal kalmamış. Cepheleşme had safhada. Husumet diz boyu. Yalan, iftira, karalama... Ne insafı kaldı yazı yazmanın; ne izanı kaldı konuşmanın. Herkes, kendi ezberini tekrar ediyor. İlgi alanlarımız kâh İran'a takılıyor kâh Turan'a. "Dış güçleri" konuşmaktan iç dinamizmimizi çoktan kaybetmişiz.
    Devlet, milletiyle kavgalı. Kendi gölgesiyle yaka paça olan bir devlet, gücünü milletinden alabilir mi? Aynadaki aksinden ürken, kendini aşıp sonsuz ufuklara kanatlanabilir mi? Kendini aşamayan, "bölgedeki etkin gücünü" uluslararası arenada anlatabilir mi? Kendi vatandaşının farklılıklarını bir zenginlik sayıp bağrına basmayan, başka ülkelere örnek olabilir mi? Küçük düşünen, büyük ideallerin altından kalkabilir mi? İmtiyazlı sınıf kavgasını yalan yanlış anlatımlarla farklı bir mecraya taşıyıp üstelik o menhus emelleri kutsayıp toplumsal barışı dinamitleyenler ülkeye huzur ve barış getirebilir mi? Hayata hep dar bir pencereden bakan, toplumu derdest eden o kadim cendereden kurtulabilir mi?

    Sorular çoğaldıkça ruhlarımız kararıyor. Ümitlerimiz soluyor. Çünkü çoğu kez cevapsız soruların amansız pençeleriyle delik deşik oluyor ruh dünyamız. Evham, bir virüs gibi... Onca acı tecrübeye rağmen birileri hâlâ "kardeş kavgası"ndan beslenmek istiyor. Nifak tohumu saçıyorlar İrem Bağları'na. Kimilerinin kaleminden kan damlıyor adeta. Kirletilmiş bilgiler atmosferimizi zehirlemiş, nefes alınmaz hale getirmiş...

    Yorgunuz! Herkes yorgun!

    Neyse ki İlahî bir esinti yetişiyor imdadımıza. Onca bunaltıcı gündemin arkasından şefkatli elini uzatıyor bize. Üç aylara girdik. Rahmet kapılarının ardına kadar açıldığı o üç mukaddes zaman dilimi bizi çağırıyor kendine. Aslında kendi içimize, ruhumuza, varlık nedenimize davet ediyor yeniden. Eminim birileri kalkıp şöyle de diyecektir: Bunca yoğun gündem dururken o "mübarek üç aylar" üzerine yazı yazmanın zamanı mı şimdi? Ah o "yoğun gündem"! Ah o bitmez tükenmez "güncel polemikler"!..

    Şimdi kendimize dönmenin tam zamanı! Çünkü şaşaalı gündem maddeleri arasında en çok kendimizi ihmal ettik. Tabii ki dış dünyanın hengâmesine de kulak vermek gerekiyor. Hele gazeteciyseniz, siyasetçiyseniz... Dışarıda yaşananları takip etmek hayatınızın bir parçası haline gelebilir. Ancak o dikkatli takip, kalbinizin sonsuzluk arzularını bastırmayı gerektirmiyor. Sonuçta insanız. Bir hayat yaşıyoruz. Bir gün saatin tik takları bizim için anlamsız hale gelecek. Bir gün atmayacak kalbimiz. Bir gün yeryüzünün herc ü merci ile bütün alakamız kesilecek.

    Madem bir gün "sıcak gündemden kopacağız"; şimdiden belli fırsatları kollayarak özümüze doğru, yani kalbimizin tam merkezine doğru, derin bir seyahate çıkmalıyız! Kendimize, ruhumuza, vicdanımıza doğru derinlemesine atacağımız her adım, bizi birbirimize daha yakın kılacak. Nefretin yerini sevgi alacak.

    Ötekini anlamak, kendini anlamakla başlar. Anlamak gayreti, varlık sebebimizin ortaya çıkmasını sağladığı gibi, dirlik vesilemizin de kılavuzudur. Özü şefkatle ve merhametle yoğrulmuş bu ülkenin insanı uzun bir zamandan beri ne kendini anlama fırsatı yakalayabiliyor; ne başkasını dinleme iradesini gösterebiliyor.

    Üç ayları idrak ediyoruz. Bu gece Regaib Kandili. Yeni doğumların arefesindeyiz. Ruhumuz sevgiyle kanatlanabilir, ufkumuz sonsuzluğa açılabilir. Yeter ki bir şeyleri düzeltmeye kendimizden başlayabilelim...

    Yorgunuz! Herkes yorgun!

    İyi ki yetiştin imdadımıza ey güzel kandil! Karanlıklar içinde kalmıştık!..

    Takdir Ediliyorsanız Değil, Taklit Ediliyorsanız Başarmışsınız Demektir.
    Hayat öyle oyunlar oynuyor ki, nereye tutunsam düşüyorum.
    Tam da palyaçonun dediği gibi: "ağlayamadığımdan gülüyorum."
    Paul Auster

  3. #23
    Forum Demirbaşı Array
    Üyelik tarihi
    18.06.2007
    Yer
    Anasının Dizinin Dibinden :=)
    Yaş
    40
    Mesajlar
    10.926
    Tecrübe Puanı
    238

    Standart


    Takdir Ediliyorsanız Değil, Taklit Ediliyorsanız Başarmışsınız Demektir.
    Hayat öyle oyunlar oynuyor ki, nereye tutunsam düşüyorum.
    Tam da palyaçonun dediği gibi: "ağlayamadığımdan gülüyorum."
    Paul Auster

  4. #24
    AHMET APARİ


    Array
    Üyelik tarihi
    06.07.2007
    Mesajlar
    2.940
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    herkesin Regaip Kandiliniz Mubarek Olsun... emeğine sağlık

  5. #25
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    27.11.2006
    Yer
    izmir
    Yaş
    39
    Mesajlar
    767
    Tecrübe Puanı
    35

    Standart

    Af ve merhametin müjdecisi Regaip Kandili bizlere, hayatın sonsuzluk okyanusunda buluşmak üzere akıp gittiğini, geride sadece Allah`ın rızasına uygun iyi amellerin kalacağını bir kez daha hatırlatacak.

    Tüm İslam Aleminin Kandili Mübarek Olsun...

  6. #26
    PRENSES Array
    Üyelik tarihi
    29.04.2006
    Mesajlar
    3.780
    Tecrübe Puanı
    95

    Standart

    Tüm müslüman aleminin Regaip kandili mübarek olsun.Hayırlı kandiller.
    ♥ Beni Yormayın!-->çok üŞeNGeCiM..
    ♥ Bana yaLan söyLemeyin!-->Nefret Ederim!
    ♥ Bana Bi$ey sOrmayın!-->BiLeMeM!
    ♥ GüLMeyiN -->ßen CidDiyim
    ♥ iÇeLim Demeyin! -->KuLLanmıyorum !
    ♥ GideLim deMeYiN -->GeLeMeM!.
    ♥ Dalga geçMeYiN.-->SeVMeM!..
    ♥ Derdin mi var? -->DinLeRiM .
    ♥ Çok mu zOr -->UğRasıRıM!
    ♥ Bana aŞıK oLmaYıN! --> Ben ZaTeN AşıĞıM........

    LaF SoKMaYa KaLKıŞMa KaPaK oLuRSuN,
    UgRaŞMa eTiKeT oLuRSuN,
    YaVŞaMa KöPeK oLuRSuN,
    İnSaN oL BeLKi YaNıMDa YeR BuLuRSuN....!!!

  7. #27
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    15.09.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    40
    Mesajlar
    17.587
    Tecrübe Puanı
    378

    Standart

    Bu gece, mübarek gecelerden
    REGİP KANDİLİ’dir
    Bilindiği gibi,
    Dinimizde “ÜÇ AYLAR”
    Olarak tabir edilen ve
    Mübarek kabul edilen
    Aylardan ŞAHR-I RECEB’İN
    İLK PERŞEMBE GÜNÜNÜ
    CUMA’YA BAĞLAYAN GECESİ
    REGAİP KANDİLİ’DİR.
    İLAHİ RAHMETİN CUŞA GELDİĞİ
    BU MÜBAREK GECEDE,
    BAŞTA BÜTÜN ÜYELERİMİZİN
    OLMAK ÜZERE,
    SİİRTLİ HEMŞERİLERİMİZİN,
    MÜSLÜMAN MİLLETİMİZİN,
    BÜTÜN İSLÂM ALEMİNİ
    MÜBAREK KANDİLLERİNİ
    TEBRİK EDİYOR,
    YÜCE ALLAH’TAN
    RAHMET, BEREKET,
    AF VE MAĞFİRET DİLİYOR,
    KANDİLLERİNİ KUTLUYORUZ.

  8. #28
    Forum Demirbaşı Array
    Üyelik tarihi
    18.06.2007
    Yer
    Anasının Dizinin Dibinden :=)
    Yaş
    40
    Mesajlar
    10.926
    Tecrübe Puanı
    238

    Standart


    Takdir Ediliyorsanız Değil, Taklit Ediliyorsanız Başarmışsınız Demektir.
    Hayat öyle oyunlar oynuyor ki, nereye tutunsam düşüyorum.
    Tam da palyaçonun dediği gibi: "ağlayamadığımdan gülüyorum."
    Paul Auster

  9. #29
    Forum Demirbaşı Array
    Üyelik tarihi
    18.06.2007
    Yer
    Anasının Dizinin Dibinden :=)
    Yaş
    40
    Mesajlar
    10.926
    Tecrübe Puanı
    238

    Standart





    Üçayların birinci ayı, Recep ayıdır. Bu ayın ilk Cuma gecesine de Regaib Gecesi adı verilir. Regaib Gecesi, bağışlanmanın çok yapıldığı, sevap ve mükafatın bol bol verildiği, feyiz ve bereket dolu olan gece demektir. Ayrıca Hz. Peygamber (sas)’in Mi’raca çıktığı gece de Recep ayını süsleyen eşsiz gecelerdendir. Şaban ayında ise Beraat Gecesi vardır. Bundan dolayıdır ki, böyle mübarek geceleri içinde barındıran üç ayların manevi değerini bilmek ve tevbenin kabul olunacağı bu kutsal zamanlardan yararlanmak, kurtuluş uman her Müslüman`ın tutkusu haline gelmelidir. Cenab-ı Hak da zaten “Ey iman edenler! Hepiniz Allah’a tevbe ediniz ki, kurtuluşa eresiniz.”(Nur Suresi, [24:31])buyurarak bizi tevbeye davet etmektedir.
    Bu aylar, Müslümanların manevi hasad zamanlarıdır. Özellikle bu aylarda yapılan samimi dualar ve ibadetler, Yüce Allah tarafından kabul edilir. Zira Yüce Allah, “Siz bana dua edin ki, ben sizin dualarınızı kabul edeyim.”(Mü’min Suresi, [40:60]) buyurmuştur. Öyle ise, Recep ve Şaban aylarının başından itibaren Ramazan ayına hazırlık yapalım. Bunun için ise, Recep ayının başından itibaren diğer zamanlardan farklı olarak ibadetlere daha çok sarılalım. Kaza ve nafile namazlarımızı kılmaya çalışalım. Bu ayların içinde gelen başta Regaib Gecesi olmak üzere bütün bu mübarek geceleri ihya edelim, gündüzlerinde de oruç tutalım. Fakirleri sevindirelim. Her türlü günahtan temizlenmeye çalışıp Allah’tan af dileyelim. Haram ve zararlı şeylerden uzaklaşmaya, aralarımızda varsa çekişmeleri, kırgınlıkları gidermeye gayret edelim. Aramızda barışın ve kardeşliğin temellerini güçlendirelim. Birlik ve beraberlik duygularını pekiştirelim ve ahlaki gelişmeyi sağlayalım.Yeryüzündeki bütün Müslümanların mal, can, ırz-namus ve dinlerine musallat olan her türlü düşmanlıktan, bela ve musibetten, akan kan ve gözyaşından bir an önce kurtulmaları için dualar edelim.

    Peygamber Efendimiz (sas), “Beş gece vardır ki, onlarda yapılan dualar geri dönmez. Bu geceler; Receb’in ilk Cuma gecesi, Şaban’ın onbeşinci gecesi, Cuma geceleri, Ramazan Bayramı gecesi ve Kurban Bayramı gecesidir.”(İmam Şafi, El-Ümm)buyuruyor ve dualar etmemizi tavsiye buyuruyor. Bizler de bu tavsiyeye kulak verelim. “Allah’ım! Recep ve Şaban aylarını bize mübarek kıl. Bizi de hayırlısıyla Ramazan ayına kavuştur.”(Ahmed bin Hanbel, 1/259)buyuran Peygamber Efendimiz (sas)’in bu duasını dilimizden eksik etmeyelim.






    Regaip Kandili de diğer mübarek gün ve geceler gibi oruçlu olarak karşılanması gerekir.Kazası olanların hiç olmazsa bir günlük kaza namazı kılması, çok iyi olacaktır.Yine Regaip Kandilinde Kuran-ı Kerim okunmalıdır.
    Bu gecenin ihyası, yatsı namazı ile sabah namazı camide cemaatle kılmakla olur. Yatsı namazıyla sabah namazını camide kılmak o günün, o gecenin ihyası demektir.
    Bir başka ihyâ şekli de zikirdir.

    “Lâ ilâe illALLAH”, “ALLAHümme salli alâ seyyidinâ muhammedin ve alâ âli seyyidinâ muhammed”, “Estağfirullah”, “SübhànALLAH”, “Elhamdülillâh”, “ALLAHu ekber”, “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm”, “ALLAH” gibi sözler mübarek kelimelerdir, Bunları zikretmek çok sevaptır.




    REGAİB KANDİLİ DUASI

    Euzü billahi mine’ş-şeytani’r-racîm
    Bismillahi’r-rahmani’r-rahîm

    Ey bizleri varlığa erdiren

    Var olmadaki sonsuz zevki gönüllerimize duyuran

    Güzeller güzeli rabbimiz!

    Sana sonsuz hamd ü senalar olsun.

    Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa’ya sonsuz salât ü selam olsun.

    İçinde bulunduğumuz şu mübarek Regaib Kandili münasebetiyle bu gecenin senin katındaki kutsiliğini de vesile edinerek dergâh-ı ilahînin önünde ellerimizi açıp yalvarıyoruz:


    YA İLAHE’L-ALEMİN!

    Bize verdiğin isteme duygusu ve istenenleri vereceğin inancıyla engin rahmetinin kapısına dayanıyor, şu mübarek Regaib gecesinde bir kere daha hâlimizi arz etmek istiyoruz.

    EY ÇARESİZLER ÇARESİ!

    Senin dualara icabet etme mecburiyetin yoktur;

    Ama bizim ona ihtiyacımız hissettiklerimizden de çoktur.

    Bütün dileklerimizi kabul buyur

    Ve bunları kabulünü vicdanlarımıza duyur;

    Yalnızlıkla tir tir titreyen kalblerimizi iman ve itminanla doyur.



    EY KORUYUP KOLLAYAN ALLAHIM!

    Önümüzdeki şu upuzun hayat yolculuğunda, bizi kendi idrak ve ihsaslarımızın darlığıyla başbaşa bırakma;

    Akıllarımızı inhiraf ve sürçmelerden,

    Nefislerimizi cismânîliğin baskılarından,

    Gönüllerimizi de hevâ ve heveslerin öldürücü oklarından sıyanet eyle ya Rabbi

    Biz kullarını; ilimde kibir ve gururdan,

    İbadette riya ve gafletten

    Ve duygularına renk attıran ülfetten koru ya Rabbi!

    Senin yolunda yürüyor gibi görünüp senden uzaklaşmak, kurbet atmosferinde iç içe firkat yaşamak,

    Hep rızadan söz edip gazap arkasından koşmak ne acıdır!

    Sen bizi kazanç yolu sanılan bu tür haybet vadilerinde ömür tüketmekten muhafaza buyur ya Rabbi.



    EY GÜNAHLARI BAĞIŞLAYAN!

    Şu mübarek gece hürmetine bizleri bağışla,

    İnayetine ihtiyacımız açık,

    Çaresizliğimiz her halimizden belli;

    Bizleri yara-bere almadan

    Ötelerdeki güzelliklere ancak sen ulaştırabilir ve bu güne kadar elli defa çatlamış ve kırılmış ruh dünyamızı da ancak sen tamir edebilirsin.

    İçimizi sana döküyor,

    Kusurlarımızı sana açıyor ve bizlere yeniden iyi insan olma yollarını göstermeni diliyoruz ya Rabbi!



    EY KENDİSİNE YÜKSELEN ELLERİ BOŞ ÇEVİRMEYEN!

    Bir süre ayrı düştükten sonra dönüp sana gelenleri kovmayacağını vadediyorsun.

    Sana yönelenlere hep “gelin, gelin” diyorsun.

    Ey Rab! Bütün kusur ve hatalarımızla beraber müsaade buyur “biz de geldik” diyelim. Geldik ve şu mübarek gecede sana,

    Yolların amansızlığını,

    Nefis, şeytan ve hevânın imansızlığını,

    Bizim de dermansızlığımızı şikayet ediyoruz.

    Bilhassa, her zaman hatalara açık duran,

    Günahlara meyyal bulunan

    Ve ululuğuna karşı hep saygısız davranan,

    Serkeş nefsimizi sana şikayet ediyoruz.

    Sen bizleri nefsin ve şeytanın şerrinden muhafaza buyur ya Rabbi!

    Bizleri büyük-küçük hatalardan, günahlardan ve emirlerine karşı isyan kokan tavır ve davranışlardan arındır Ya Rabbi

    Lisanlarımızı yalandan, gıybetten, senin sevmediğin,

    Hoşnut olmadığın bütün kirli sözlerden temizle ya Rabbi!

    Kalblerimizi gösterişten ve iki yüzlülükten muhafaza buyur ya Rabbi!

    Her hal ve tavrımızı rızan istikametinde eyle ya Rabbi!

    Niyetlerimizi ihlaslı kıl ya Rabbi!

    Ve bize lütfettiğin bütün şeylerde de bereket ihsan eyle ya Rabbi!



    EY TALİHSİZLERİN SIĞINAĞI,

    EY ÂCİZLERİN GÜÇ KAYNAĞI, EY DERTLİLERİN TABİBİ VE EY YOLDA KALMIŞLARIN YOL GÖSTERENİ!

    Şu anda duygularımız derbeder,

    Davranışlarımız ahenksiz,

    Çoğumuz itibarıyla ümitlerimiz sarsık,

    Dünyanın durumu boz-bulanık,

    İşte böyle bir dağınıklık içinde sana geldik.

    Böyle gelenlerin ilki değiliz, sonuncusu da olmayacağız. Rahmetin, bu garip pişmanların ümit kapısı,

    Şimdiye kadar gelip senin kapında ihtiyaç izhar edenlerden boş dönen hiç olmamış;

    Hiçbir pişman da o kapıdan kovulmamıştır. O kapı senin kapın, onun başkalarından farkı da her gelene affındır.

    Bizi hilm ü silminle güçlendir ve affınla bizlere muamelede bulun ya Rabbi!



    EY HER DUADA BULUNANA İCABET EDEN ULULUK TAHTININ SULTANI!

    Şu mübarek Regaib gecesinde binler, yüz binler senin karşında gerek burada gerek televizyon ekranları karşısında divan durarak

    Ellerimizi sana açıyor ve külliyet kesbetmiş niyaz edalı soluklarımızla, kullarına her zaman açık bulunan, hiç olmazsa aralık duran rahmet desenli kapının tokmağına inleyerek dokunuyor ve “biz geldik” diyoruz.

    Herkesi ve her şeyi görüp gözettiğine,

    Her sese ve herkese merhamet ettiğine gönülden inanarak senden uzaklığımızı geçici dahi olsa görmüyor, günahlarımızı af çağlayanların içinde tasavvur ediyor, senin afv u safhına bakıyor ve ümitlerimizi ona bağlıyoruz ya Rabbi!



    YA İLAHEL ALEMİN!

    Mescitlerimizde Kur’an okunuyor,

    Minarelerimizden dinin temeli ezanlar yükseliyor;

    Ve biz mabetlerimizde, mescitlerimizde bülbülü hoş eda nağmeler dinlemeye erdik, sen bu nağmeleri kesip bizi inkisara itme ya Rabbi.

    Hazret-i Muhammed’i güldüren,

    Kur’an’ın manasını güldüren,

    Eslâfı, ervahı, eşbahı güldüren bu manzarayı makûs edip

    Bütün bu gülenleri şu mübarek gece hürmetine ağlatma ya Rabbi.



    EY RAB!

    Ellerimiz-ağızlarımız, gözlerimiz-kulaklarımız, dillerimiz-dudaklarımız yaratılış gayelerinden fersah fersah uzak ve âdeta nankörlüğe kilitli;

    Eller yasak meyvelerde,

    Ağızlar harama açık duruyor;

    Gözler başkalarının kusur müfettişi..

    Yalan revaçta, hıyanet sıradan bir şey,

    Hak ve adaletin ismi var sadece;

    Vefa Kafdağı’nın arkasında,

    Ahde hürmet unutulup da bir köşede kalmış;

    Buna karşılık haksızlık firavunları utandıracak dorukta.

    Makam sevgisi, şöhret hissi, rahat etme düşüncesi, boyunlarımızda âdeta çelikten bir kement;

    Her biri birer çukur olan bu duygulardan bir türlü kurtulamıyor ve özümüzle bütünleşip kendimiz olamıyoruz.

    N’olur bu durumdan bizleri kurtar ya Rabbi!



    ALLAH’IM!

    Dünya ve ukbâ kazancı adına ne ciddî bir hesap

    Ne de tutarlı bir plâna sahibiz.

    Kazançlar kuşağında sürekli kaybediyoruz;

    Kaybederken de muhtemel daha kötü durumlarla teselli olmaya çalışıyoruz.

    Zamanı suçlama, şartlara lânetler yağdırma da ayrı bir avunma yolu.

    Bütün bunlara rağmen ya Rabb!,

    Bizi bize bırakmaman en büyük dileğimiz.

    Kendimiz edip kendimiz bulsak da,

    Rahmetin, istihkaklarımıza lütuf televvünlü haklar bahşedecek genişlikte.

    Sen bizlere lütfunla muamelede bulun ya Rabbi!



    EY KAİNATIN SULTANI!

    Dua edenlere cevap veren sen,

    Izdırapları dindirip ihtiyaçları gideren sen,

    Devrilenleri kaldırıp doğrultan sen,

    Çatlayıp kırılanları sarıp-sarmalayıp tedavi eden de sensin!

    Senden ayrı kalışımız ruhumuza renk attırdı;

    Nefsânîlik ve gaflet, ibadetlerimizin mânâ ve özünü alıp götürdü;

    Samimiyetsizlik dualarımızın kolunu-kanadını kırdı.

    Sinelerimiz bomboş, düşüncelerimiz tutarsız, kalbî ve ruhî hastalıklarımız bizi yere sermek üzere..

    Var eden sensin, yok eden de sen; uzak tutan sensin, yaklaştıran da sen;

    Sen bizi biz etmeseydin biz bu duyduklarımızı duyamaz ve bize imanın neş’esini tattırmasaydın şu söylediklerimizi söyleyemezdik.

    Verdiklerin vereceklerinin referansı; diliyor ve dileniyoruz, bize yakınlığını duyur ve benliğimizde sana karşı yaklaşma heyecanları uyar ya Rabbi!



    ALLAH’IM!

    Elimizden tut, dostlarının yüzüne baktığın gibi bize de rahmetinle teveccühte bulun..

    İç dünyamızı varlığının ziyasıyla nurlandır ve bizi sensizliğin zulmetlerinden, zindanlarından halâs eyle; halâs eyle ve eşiğine baş koymuş kapının şu sadık kullarını yalnız bırakma.

    Senden kalblerimize ışık, iradelerimize güç, düşüncelerimize istikamet, niyetlerimize de ihlas istiyoruz. Bizleri iç dünyamızla yeniden inşa ederek ruhlarımıza ahsen-i takvîm sırrını duyur ya Rabbi!



    Miladi Takvim


    17/18 HAZİRAN-2010 PERŞEMBE / CUMA

    ALINTIDIR..

    Takdir Ediliyorsanız Değil, Taklit Ediliyorsanız Başarmışsınız Demektir.
    Hayat öyle oyunlar oynuyor ki, nereye tutunsam düşüyorum.
    Tam da palyaçonun dediği gibi: "ağlayamadığımdan gülüyorum."
    Paul Auster

  10. #30
    Forum Demirbaşı Array
    Üyelik tarihi
    18.06.2007
    Yer
    Anasının Dizinin Dibinden :=)
    Yaş
    40
    Mesajlar
    10.926
    Tecrübe Puanı
    238

    Standart


    regaip kandili
    hazreti aminenin Cenabı hakkın sen olmasaydın habibim bu alemi halk etmezdim buyurduğu,peygamberimize hamile olduğunu anladığı gecedir bugün.

    diğer peygamberlerin ümmetlerinin ömürleri çok uzun idi.bizim ise peygamberimizin 63 yaşında vefatından anlaşılacağı üzere çok kısadır.halbu ki onun hürmetine alemler halk olundu.
    o yüce kişiye sevgisinden dolayı,ümmetlerinide en son halk etti.bunların hep sebebi hikmeti vardır.en son halk etti ki,kabirde çok kalmasınlar.
    ömürlerini çok kısa yaptı ki,hesaplarıda uzun olmasın.
    kısa yaşamda da öyle geceler halk ettiki ,bu günlerde yapılan amellerle diğer ümmetleri sevapları katlayarak geçebilsinler.öyle özel günlerden biridir işte bu gecede.
    bizim için bir fırsat denizi,bir ganimettir.ve bu gecelerde niyaz etmezde insanlar ,Allah'ın gücüne gider,iki yakası bir araya gelmez insanoğlunun.sonrada düşünür durur ben ne yaptım da bunlar başıma geldi diye.

    bu dünyanın geçici lezzetlerinin yanında,bize ebediyyette kurtarıcı saydığımız ve bir zerresine bile muhtaç olacağımız amelleride yerindeyken göz ardı etmemek lazımdır.

    ve madem burda hepimiz bir birimizi arkadaş olarak görüyoruz,birbirimiz içinde hayır dualar etmeyi unutmayalım bugün...


    ayrıca kırmızı gül,cenabı hakkın peygamberime nazar edip ,terlemesiyle oluşan damlalardan birinden halk olunmuştur.ve
    buyurmuştur ki;"kim kırmızı gül koklayıpta salavatı şerife getirmezse bana eziyet etmiş olur".
    bu vesile ile efendiler efendisi gönüller sultanına bir gül bırakmanızı rica ediyorum.

    hepinizin kandili mübarek olsun arkadaşlar.
    saygı ve sevgilerimle

    Takdir Ediliyorsanız Değil, Taklit Ediliyorsanız Başarmışsınız Demektir.
    Hayat öyle oyunlar oynuyor ki, nereye tutunsam düşüyorum.
    Tam da palyaçonun dediği gibi: "ağlayamadığımdan gülüyorum."
    Paul Auster


 

Benzer Konular

  1. Berat Kandiliniz Mübarek Olsun
    By HaNıM aGa in forum İSLAMÎYET (GENEL)
    Cevaplar: 37
    Son Mesaj: 15.07.2011, 18:42
  2. 19 temmuz miraç kandili
    By HaNıM aGa in forum ÖZEL GÜNLER
    Cevaplar: 23
    Son Mesaj: 19.07.2009, 23:59
  3. KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN
    By Ahretlik in forum İSLAMİ RESİMLER
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 28.08.2007, 02:20
  4. HeRKeSiN MüBaReK ReGaİB KaNDiLi KuTLu OlSuN
    By CybeR MediA in forum ÖZEL GÜNLER
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 28.07.2006, 12:07
  5. Regaib Kandiliniz Mübarek Olsun..
    By SeRaP in forum İSLAMİ BİLGİLER
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 27.07.2006, 23:28

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •