Efendimiz Hz.Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki :
Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu tehlikede yalnız
bırakmaz. Kim, kardeşinin ihtiyacını görürse Allah da onun ihtiyacını
görür. Kim bir müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, Allah da o sebeple
onu Kıyamet gününün sıkıntısından kurtarır. Kim bir müslümanı örterse,
Allah da onu kıyamet günü örter." (Rezin bir rivayette şunu ilave
etti: "Kim, hakkı sübut buluncaya kadar mazlumla birlikte otursa,
ayakların kaydığı günde Allah onun ayağını Sıratta sabit kılar.")
Ebu Davud, Edeb 46, (4893); Tirmizi, Hudud 3, (1426); Buhari, Mezalim
3, İkrah 7; Müslim, Birr 58
Array Allah Teala Hazretleri diyor ki: "Ey Ademoğlu! Sen bana dua edip, (affımı) ümid ettikçe ben senden her ne sadır olsa, aldırmam, ben seni affederim. Ey Ademoğlu! Senin günahın semanın bulutları kadar bile olsa, sonra bana dönüp istiğfar etsen, çok oluşuna bakmam, seni affederim. Ey Ademoğlu! Bana arz doluşu hata ile gelsen, sonunda hiç bir şirk koşmaksızın bana kavuşursan, seni arz doluşu mağfiretimle karşılarım.
Tirmizi, Da'avat 106
Efendimiz Hz.Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki :
Biriniz bir meclise gelince selam versin. Kalkmak isteyince de selam
versin. Birinci selam sonuncudan evla değildir (İkisi de aynı ölçüde
ehemmiyetlidir).
Tirmizi, İsti'zan 16, (2707); Ebu Davud, Edeb 150, (5208)
câmiye girince salât ü selâm:
"Sizden biriniz mescide (câmiye) girince peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e salât ü selâm etsin ve
(Allâhümme iftah lî ebvâbe rahmetike)
Yâ Allah! Bana rahmetinin kapılarını aç, desin. Mescidden çıkınca da:
(Allâhümme es elüke min fadlike)
Yâ Allah! Ben senin fazl u kereminden ihsân buyurmanı istiyorum, desin"
Alkamî diyor ki:
Bu hadîs-i şerîfe göre mescide girerken ve çıkarken bu emr-i Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ittibâ mendubdur. Girerken rahmetin, çıkarken fazlın tahsis buyurulması şundandır. Zîra Mescide giren kimse Cenâb-ı Hakk'ın rızâsına yaklaştıran ona vesîle olan ibâdetle iştigal ediyor. Ona münasip olan rahmeti zikretmektir, çıktığı zaman ise yeryüzünde Allah'ın rızkını arayacaktır. O halde ona münasip olan da Cenâb-ı Hakk'ın fazlını zikretmektir.
Ebu Davud, İbn-i Mace
1. Kadin seytan suretinde gelir ve seytan suretinde gider. Sizlerden biriniz bir kadini begendiginde, gelsin haniminin yanina, nefsindeki gecer.
Ravi: Hz. Cabir (r.a.)
2. Kadin, seytanin oklarindan bir oktur. Kim ki bir guzel kadin gorur de, Allah rizasi icin ona gozunu kaparsa, bunun hemen akabinde, Allah o kimseye oyle bir ibadet lutfeder ki, zevkini ona duyurur.
Ravi: Hz. Ebu Hureyre (r.a.)
3. Dunyada mali cok olanlar, ahirette sevabi az olan kimselerdir. Yalniz Allah'in hayir ihsan ettigi, saga sola, on ve arkasina dagitan ve hayirla amel eden kimseler haric.
Ravi: Hz. Ebu Zerr (r.a.)
4. Mescit kapilarinda (cuma namazinda) melekler insanlari gelis saatine gore yazarlar. "Falan adam su saatle geldi, filan da su saatte geldi, filan, hutbe okunurken geldi, filan da namaza yetisti, fakat hutbeye yetisemedi."
Ravi: Hz. Ebu Hureyre (r.a.)
5. Melekler, sizlerden birine namaz kildigi yerden ayrilincaya kadar istigfar eder; bir uygunsuzluk yapmadikca. Ve "Allah'im ona magfiret et, rahmet et." diye dua ederler.
Ravi: Hz. Ebu Hureyre (r.a.)
Kaynak: "Ramuz El E-Hadis" Kitabidir.
En hayırlılarınız Kur'an'ı öğrenen ve onu öğretenlerinizdir.(Ebu Davud, Vitr 14)Allah bir idarecinin iyiliğini murad ettiği zaman, ona dürüst bir yardımcı verir. O, onun unuttuğu şeyleri hatırlatır ve hatırlattığı işlerde de yardım eder.(Ebu Davud, İmare 4)