1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Hybrid View

  1. #1
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    17.09.2006
    Yaş
    40
    Mesajlar
    529
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart Ölüm İçin Hazırlık

    Vukuu muhakkak olan ölüm için elde fırsat dilde ruhsat varken hep
    hazırlıklı bulunmaya çalışmalıyız.

    Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hadis-i
    şerif'lerinde buyururlar ki:

    "Ölümün eline düşmezden evvel (tevbe ve istiğfar ve haksız
    muamelelerini düzeltmek gibi ön hazırlıklar ile) ölüme
    hazırlan." (Câmius'sağîr)

    Orada eyvah demememiz için dünyaya niçin geldiğimizi, nereye
    gideceğimizi, niçin yaratıldığımızı ve ne yapmamızın gerektiğini
    şimdiden düşünmeliyiz. Kazanabilirsek ebedî bir hayat kazanılmış
    olacak.

    Kabir için hazırlanmak lâzımdır.

    Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir Hadis-i
    şerif'lerinde şöyle buyurmuşlardır:

    "Üç şey ölünün ardından kabre kadar gider. Ehl-ü ıyâli, malı ve ameli.

    İkisi geri döner, birisi kalır. Dönenler ehl-ü ıyâli ve malı, kalan da
    amelidir." (Buhârî)

    Ebu Bekir Sıddık -radiyallahu anh- Hazretlerimiz daha hayatta iken
    kabrini kazan bir zâta: "Kabir kazmak marifet değil, kabir için
    hazırlanmak marifet" buyurmuşlardır.

    Dünyaya niçin geldiğimizi bilerek tedarikimizi ona göre yapmalıyız.
    Ölmemek elimizde değil, fakat hazırlanmak elimizde. Bizi gönderen
    sahibimiz gönderirken bize sormadığı gibi, alacağı zaman da soracak
    değil.

    Farz-ı muhal ki denize bir ağ atılmış, balıkların hepsi tutulmuş,
    fakat onlar tutulduğunu bilmiyorlar, sağa sola saldırıyorlar. Sahibi
    ağı yavaş yavaş çekiyor, hiçbirinin umurunda bile değil. Halbuki biraz
    sonra karaya çıkacaklar, çok çırpınacaklar, bu çırpınmanın hiç de
    faydası olmayacak. Hepsi ölüme mahkûm. İşte insanların durumları da
    böyledir.

    Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime'sinde şöyle buyurmaktadır:

    "Ey iman edenler! Allah'tan korkun. Herkes yarına ne hazırladığına
    baksın. Allah'tan korkun, çünkü Allah bütün yaptıklarınızdan
    haberdardır." (Haşr: 18)

    Çanta elimizde bulunsun, "İrcıîy!" dâvetinin ne zaman geleceği belli
    değil, amma gelecek. Her nefes bizi kabre çekiyor, ömür tükeniyor.
    Ölüm ve kabir için hazırlıklı olan bir kimse, ölümden irkilmez. Davet
    geldiği zaman hemen göçer. O zaten teslim olmuştu, emir bekliyordu,
    emir de geldi.

    Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir cenazede
    bulunuyorlardı. Kabir kenarına oturdular. Toprağı ıslatacak kadar
    ağladıktan sonra buyurdular ki:

    "Ey kardeşlerim! Şurası için hazırlanınız!" (İbn-i Mâce)

    Kalanla giden arasında bir gün fark var. İşte geldik işte gidiyoruz.
    Bugün üstteyiz yarın alttayız. Bu gün yataktayız yarın topraktayız. Bu
    akşam burada, yarın akşam oradayız. Vaktimiz gelince hep gideceğiz de
    sıra bekliyoruz.

    Burası çalışma yeridir. Sermayenin en kıymetlisi de ömürdür. Burada
    yatarsak ahireti nerede kazanacağız?

    Bir Hadis-i şerif'lerinde Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-
    Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:

    "İki mühim nimet vardır ki, insanlardan çoğu onda aldanıyorlar: Sıhhat
    ve boş vakit." (Buhârî. Tecrîd-i sarîh: 2019)

    Cenâb-ı Hakk'a muhabbetin alâmeti yedidir, birincisi ölümü sevmektir.
    Çünkü ölüm mahlûku Hâlik'ine kavuşturan en güzel bir vasıtadır. Eğer
    ölüm sevilmezse dünya muhabbeti var demektir.

    Hadis-i şerif'te:

    "Ölüm müminin hediyesidir." buyurulmuştur. (Taberânî)

    Şimdi nefsimizi bir yoklayalım. Ölmek mi istiyoruz, kalmak mı
    istiyoruz? Bu teraziye kendimizi koyalım. Neredeyiz ve nasıl yaşamamız
    gerekiyor?

    Bize Allah gerek. Yarın kabirdeyiz, hiç kimseden fayda gelmeyecek. Bir
    daha da geri gelmeyeceğiz.

    "Benimle arkadaş olur musun?" diyen bir zâta Sehl-i Tüsterî -kuddise
    sırruh- Hazretleri şöyle buyurmuştur:

    "Birimiz ölünce ona ahirete kadar arkadaşlık edecek olan yalnız Allah-
    u Teâlâ olduğuna göre, şimdiden O'na arkadaş olmaya bak!"

    Allah'ımız şiddetli kıştan evvel odun ve kömür almanın lüzumunu
    hisseden dünya aklını vermiş olduğu gibi; kabrin karanlığını görmeden
    önce onu nurlandırmanın lüzumunu anlayıp kavrayabilecek bir ahiret
    aklını da cümlemize ihsan buyursun.


 

Benzer Konular

  1. Yeni Programlar...
    By nesta_34 in forum İNTERNET ve GÜVENLİK
    Cevaplar: 16
    Son Mesaj: 30.11.2010, 03:05
  2. Son Nefes Endişesi/Ölüm ve Ötesi İçin Hazırlık Yapmak
    By HaNıM aGa in forum İSLAMİ BİLGİLER
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12.04.2009, 23:31
  3. Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 14.02.2008, 19:47
  4. Talak
    By CefA_CasH in forum İSLAMÎYET (GENEL)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21.02.2007, 14:17
  5. Güzel Sözler okuyun dikkatinizi cekecektir -2
    By Cem_dalga in forum ESKİ SEVGİLİYE MESAJLAR
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 03.01.2007, 15:37

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •