
belki terkedilmişimdir kimse bilmiyordur adımı, belki sıkıntılarımın orta yerinde ayaklarımın önünde bir böcek, ezip geçmişimdir belki yaşadığım şehrin tasviri zor, bunalımlı bir hava içersinde sert bakışlar, kırgın mıyım? neye kırılabilirim ki?
gülüşlerim yalan, sesim yalan, adım yalan, hepsi yalan ben yalan arkamda bıraktığım bir avuç umut, yok yok, o umut yok, gelecek yok ölesi yakınlık, bir sen değil, bir ben hiç kahrettirmeli şimdi hahhahaha
saçmasapan türkülerin bileşimi sesime katılan anlamla eşdeğer bir miktar olsa bile geçişler duruşların ardından kaybolmuş hakimiyet, terkedişlerim artık bir son değil terkedilişlerim gibi& takvimde aylardan nisan, buram buram deniz kokusu, denizin üzerinde martılar çok, kıyıda onları izleyen bir ben yok takılmak mı suç, tahrip etmek mi?
kırağı düşmüş misali saçların elimde, damla damla gözyaşları, kabiliyetli kibirli adam, adamın elinde yüzyıllık bir şamdan, şamdanın ucunda bir mum yarı sönmüş, ateşin içersinde akıp giden huzur, huzurun içinde bir ben yok kargatulumba yaşananlar, temalar sokaklarda, kısa kollu adamlar, şehvetin adı dilimizde saklı, dilimiz elimizde, elimde bir dilim bile yok
tahmini karlar, kar yağmasa adam ağlar, ürküten senfonide aykırı çığlıklar mıhlanmış duruyor, kalanlar ağlar gidenlerden sonra, kalan ben değilim, ağlayanım yok tat verilişler, dudakların ucunda yatan uyku, arka kapılardan çıkışlar kapalı, anahtarlar unutulmuş, masanın üzerinde bir not, notun üstünde birkaç yazı, yazının ardında sen, seni bekleyen bir ben yok!