-
Diyorum Bazen...
Diyorum bazen
Eller ne derse desin
Sevda bahanelere maruz değil
Hissiyat
Mağdurlaşıyor çaresiz
Kalp tekliyor ritmi çok yetersiz
Hasredilen
Gönül verilen şevksiz
Sancıların rendelerinde kıdemsiz
Ölüm gelse
Bedelsiz ve süresiz
Solgun yüreğimde muhabbet eksik
Gel kızma
Çok görüp te horlama
Halimin yorgunluğunu bu kez anla
Çık artık
Şöyle serpil karşıma
Gönül bahçemde sürurun nazıyla
Sevmenin
Bir tarifi var mı
Ruhun ikliminde maraz hazan mı
Hissetmeyerek
Kızan çok mu haklımı
Adabın istisnası hiç olmayacak mı
Kan dikine akınca
Sukut her yanımı kuşatınca
Sen geliyorsun aklıma, hicranımla
Melülleşiyorum
Hüznüme yaslanın kalıyorum
Silik duvarlarda kalanları okuyorum
Sevdayı haykırıyorum
Sahi ben kime neyi anlatıyorum
Aşkın eşiğinde hasretine kanıyorum
Mustafa CİLASUN
Konu NyHaT tarafından (16.10.2008 Saat 09:46 ) değiştirilmiştir.
-
Bir ferdin!
Ey güzel,
İşte her nasılsa,
Hiç beklemediğim ve ummadığım
Bir zamanda
Karşıma çıkmıştın
Oysa kapalıydım, Çok yalındım,
Hayli
Yorgundum…
Birden çıktın, Aniden çektin,
Fikirler ektin,
Gönlümü yeşerttin…
İçine gark ettin… Bilemezdim…
Bilemezdin…
Hiç kestiremezdim…
Derbederdim… Yalnızlığı seçerdim…
Asrın,
Bir yarısıydım…
Hasta, Bir nefse maliktim…
Kederliydim,
Manaya hasrettim…
Sen çıktın, Aniden içime aktın…
Fikirlerin,
Seni besleyen düşlerin…
Metanetin, Sahip olduğu izzetin…
Sabrın,
Yaşamakta ki ısrarın,
Hazzın, İlahi hedefin, nihayetin…
İşte sen,
Çekim kuvvetimdin…
Belki, Her şeyden habersizdin…
Bir periydin,
İlham kaynağımdın
Yaşama umudum olmayı başarmıştın…
Satırlarımın,
Ana temasıydın, güldün
Hürdün, dirayetinle bütünlüğe erdirdin…
Mustafa CİLASUN
-
Kalp yürekten farklıdır!
Ne dünyanın mayasına
Nede nefsin yaftasına meyletmem
Hicranın deruniliğine icabet ederek hislenmem
İstikamet nedir bilinir
Ruhi iklimin bereketi de bellidir
Kalp kimindir hissedilir, rasgelelikte kim içindir
Sevda bir bahttır
Ar içinde anlamlaşan hazandır
Kar letafetinde yumuşaktır, aktır kalbi mutlaktır
Kalp yürekten farklıdır
Gönlün içinde Ummanlaşan sanattır
Aşk için tahttır, çilenin arkadaşı ve sabrın tadıdır
Gözyaşı niye vardır
İnsan için neleri anlatmaktadır
Hissiyat nizam içinde anlam bulan insani ihtiyaçtır
Öteler serinliktir
Gelecek adına ya şenlik ya acıdır
Kim neyi anlayacaktır akıl sahibiyle anlamlaşacaktır
Bilgi mutlak ihtiyaçtır
Vuslat için şarttır, imanı farktır
Kişiliği ahenge erdiren bahttır cehalet çok karanlıktır
Ermek, idrake erişmektir
Vermek, ihsan içinde zarurettir
Tevazu kendini bilmektir kul olmak için ihlâsı adımdır
Kelamın hakkı vardır
Konuşmak için sarf etmek mahaldir
Düşünmek kemaliyet içinde anlamlaşan sukutu mutlaktır
Kan, kar, yar, ar
Muvazene için muhakkak ki var
Bahşedildiğinin bir hikmeti sebebi var, hesap kim için ar
Nefes nereye kadar
Ömür için kadimleşen ne var
Takva şevksiz sohbetler için şekillenen maslahat için var
Mustafa CİLASUN
-
Gülün bendinde kaybolmak!
Bilirim…
Kelam etmek haddim değil!
Halin deruniliğinde anlamlaşmak hiç değil!
Fakirliğimin…
Ve belagatleşen acizliğimin izi,
Kalbimin kireçlenen çeperleri yeterli değil!
Gülü anmak…
Onu anlatmak, renginde solmak,
Hissiyatın titremelerine maruz kalmak uzak!
Hasır olmak…
Kilim misali sabırla dokunmak,
Minder olmayı başarmak divanda emin olmak!
Haşyeti anmak…
Sürurun saadetine erişmek,
Edebin diyarında muvazene bularak koklamak!
Kokusunda,
La mekân olmayı başarmak,
Kalbi ferahlığa ulaşmak, vicdan sancısını anmak!
Suhuletle yaklaşmak,
İşaret taşlarında emaneti solumak,
Zarafetinde ülfetle buluşmak zamanı hesaplamak!
Haline nüfus eden,
Rüzgârı anmak, toprağı koklamak,
Dikenin hamiyetinde yeksan olmak zannı bırakmak!
Kalan nefesleri,
Ömrün sahifelerinde eşsizliğini,
Ruhun ekseninde ki ebediyete muhabbetle uzanmak!
Hiddet ve kinin,
Husumetin içindeki zelilliğin,
Sevgiyi kurutan cahilliğin, şefkatsiz alınan her nefesin!
Mihenksiz vaktin,
Vuslatı düşlemeyen abdi acizin
Sakıt olmayan ecelin ve ölüm için vaat edilen güzelliğin!
Mustafa CİLASUN
-
Hasretindir senin ödev!
Şimdi,
Sen yoksun yanımda
Ne baharın ve nede hazanın tadı var
Yapraklar
Mahzunluk içinde bakar
Selvi yüreğimi dağlar, bülbüller ağlar
Semada bulutlar
Hıçkırıklar içinde umutlar
Halin solgunluğunda kalbi daralmalar
Bahtıma akar
Damarlarımda şevksiz kanlar
Uykusuz sabahlar ve yarsız yakarışlar
Hicranı acılar
Çalıyor hüzzam şarkılar
Gamsız soluklar, sırnaşıklaşan aşklar
Anlamsız kelamlar
Boşlukta kalmış mısralar
Yazmak adına sevdalar neyi anlatırlar
İnsansan sev
Hasretindir senin ödev
Sevilmeye has, bir gönül yüceliğine er
Etme merak yeter
Zanlar içinde kalmak beter
Aşkın serinliğinde ruhi iklimde ser ver
Vehmetme,
Külfete, nedamet etme,
Kişiliğin silik duvarlarında kalbini anla
Onun ritminde
Vaktin serdedilişinde,
Kul olmak erdemini kuşan, geç kalma
Aşk acıda var
Nar, sevdada bir bahar
Cennet, edep ikliminde kul için bir ar
Mustafa CİLASUN
-
Sevda manasından kopunca!
Neler etmedim
Neleri terk etmedim ki
Kendimden mi geçmedim
Mekânı mı bırakıp ta gitmedim
Yıllara niye küstüm
An’a hiç ses vermedim
Halime rasgeleliği seçtim
Sineme çekildim öyle demlendim
Çaresiz nefestim
Kime ne diyebilirdim
Kendi halinde seven biriydim
Aşk için divaneydim ve bir fakirdim
Çileyi seçmiştim
Çünkü seven bendim
Sevildiğimden habersizdim
Üzmek ve üzülmek istemedim eridim
Ne diyebilirdim
Haliyle müsavi değildim
Seslensem, nazar etsem çekindim
Sefilliğimle şenlendim, hederliği seçtim
Olsun yinede ben
Sevmeyi öğrenmiştim
Hissiyatın renginde nefeslendim
Asla reddedilmeyi düşünmedim, acizdim
Sevmem yetmiyordu
Vaat etmek ne ifade ediyordu
Hüsranı yaşatmak çok ağır geliyordu
Yokluğun neler yaptıracağı korkutuyordu
İki gönül bir olsa da
İmtihan her vakit olacaksa
Kalbim ruhun nizamında olmayınca
Hışımla alacağım nefesler çok yakınımda
Selvi boylum solunca
Muhabbetimiz zail olacaksa
Sevda manasından uzaklaşacaksa
Aşk, anılık olarak anlaşılacaksa hazanım işte
Mustafa CİLASUN
-
Sizi kelamınızı okumak!
Sizi
Dinlerken dinleniyorum,
Kalbimin seyrinde nefesleniyorum,
Düşünce ikliminin
Güzelliklerini buluyorum,
Büyük bir haz duyuyorum ve yoğruluyorum,
Anlaşılır
Olmak adına
Fevkalade bahtiyarlık duyuyorum,
Bir kahve
İçmeyi düşünüyorum
Ve her nedense içimden öyle diliyorum.
Sanki
Dağarcığınızda ki
Feveran eden güzellikleri bir çırpıda,
Kalbi
İtminanlığınızla ve sizin
Hislerinizi buğulayan hüznün burukluğuyla,
Halinize
Akıttığınız terennümler
Ve yutkunduğunuz hicranı hıçkırıklar,
Artık
Çıkmak istiyor
Ve sizi size bırakmıyor, öyle aksediyor.
Dost kimliğiniz
Fevkalade belirginleşiyor,
Muhabbete ramak kala tedirginliğiniz seziliyor,
Oysaki
Vefa her nefesi
İhata ederken ne hikmetse pek bilinmiyor.
Ötelerin
Serinliği zikredilirken,
Haşyet yanı başımızda fevkalade beliriyor,
Bu manada
Ve edebi yazım alanında
Sizinle kalbi müşterekliğimiz olduğu kanaatindeyim
Ve bunun için
İlk adımı ben atıyorum
Değerli düşüncelerinizi, edebi gayretinizi takdir ediyorum,
Selam
Ve muhabbetlerimi
Teslim ediyorum, latif yorumlarınız
Hiç eksilmesin diliyorum ve hassaten istirham ediyorum...
Mustafa CİLASUN
-
Sen fevkalade bir farksın!
Ne kadar içlensem de,
Hiç söylenmeden halime dönsem de,
Senin hamiyetinin karşısında kar misali eriyorum.
Nefeslerinde soluyor,
Her ah çekmende bizar oluyorum,
Varlığım beş para etmez biliyorum aciz kalıyorum.
Ulvi hasletin güzelliği,
Metanetin dirliğinde ki hikmeti,
Sabrın karşısında, azimeti hissettikçe yoruluyorum.
Nasıl bu kadar eminsin,
Halin güzelliğinde kokan bir gülsün,
Ruhi zenginliğinle aşiyanı olan muhabbetli bülbülsün.
Bu minval üzerine hürsün,
Kalbi lekelerinden arî olan suhuletsin,
Edep zaviyesinden fevkalade zengin olan bir nefessin.
Hukukunu bilen mürebbiyesin,
Ve hatta hedefine aşkla uzanan bir öndersin,
Adamlık kimliğinde erkekliğe taş çıkartan net kimliksin.
Solgun nefesler için üzülen,
Yorgun yürekler için şefkati önceleyen,
Hayatını hizmet yoluna vakfeden nisa adına şahanesisin.
Hilkatin zenginliğine uzanan,
Aidiyetini ülfetle anlatan, ruhi aksın,
İnsan kimliğinde fevkalade bir farksın, nefsini tanıyansın.
Hiddet adına ne varsa dışlayan,
Nedamet içinde konuşmayan cansın,
Sabrın bir sanat olduğunu söyleyen çok engin kanaatsin.
Zamanı saadet addeden,
Evrensel beyan karşısında hicapla nefeslenen,
Gülün zarafeti ve renklerinde aşkın öteler için sezgisiyle,
Toprağın muhlis tevazusunda,
Semadan sudur eden sağanak karşısında,
Gecenin en mübariz gerdanında huzura avdet için koşardın.
İnsan olmasına insandım ama
Sende bulunan hasletlerden çok mahrumdum,
Kalbi fakirliğimle solurdum gözlerimin kuruluğuna yanardım.
Mustafa CİLASUN
-
Nazarında eriyen bir nefestim!
Kim ne derse desin,
İsterse ölümün adresini göstersin,
Her bir dost terk etsin lakin sen benim kaderimsin.
Hicran alıp götürsün,
Hüzün kapımda nöbette dursun,
İsterse ruhum, kendi serencamında sukutu yaşasın.
Kalbim an’a yaklaşsın,
Hayatımın her anı hazanla anlamlaşsın,
Yalnızlık kaderimden sahifelerde bir bir haykırsın.
Lakin sen derdimsin,
Muvazenem için vazgeçilmeyensin,
Halin derinliğinde, dilin sessizliğinde bir şevkimsin.
Yıllardır sabrettim,
Mütemadiyen çekindim söz etmedim,
Gözyaşlarım arkadaşım oldu, gece sığınağıma kondu,
Sen üzülmeyesin diye,
Bir maraz halini kuşatmasın hissiyle,
Kalbimin titremeleriyle ve ruhumun solgun haliyle,
Sana yaklaşmak,
Halimin perişanlığını anlatmak,
Yüreğimin hıçkırıklarını bırakmak için çok bekledim,
Hiç üzülmeni istemedim,
Çünkü sen müstesna bir derdimdin,
Kimseye söz etmedim, aşkını sinemde düğümledim,
Artık biliyorum ki tükendim,
Her şeyi göze alacağıma söz verdim,
Senin halini bilendim, nazarında eriyen bir nefestim.
Nelere direnmedim ki,
Diyarların hikâyelerinde nefeslendim,
Yıllardır çileyi demledim sabırda kemaliyeti keşfettim.
Adamlık kimliği için azmettim,
Âdemi beşerliğimle sürekli iftihar ettim,
Ölümle barışıklığımı biledim, tefekkürde aşkı hissettim,
Suhulete seninle eriştim,
Ülfeti idrak ettim, hamiyeti bildim,
Aşkın sahifelerinde mütemadiyen nefeslenerek geldim…
Mustafa CİLASUN
-
Sen benim kaderim değilsin!
Çok geçte olsa
Anladım ki artık sen
Benim, ne kaderimsin ve ne de dert hanemsin
Her ne kadar
Yılları sana hasretsem de
Yüreğimin burukluğuyla nefeslenip tükenmişsem,
Yetti artık,
Ne gözyaşlarıma,
Ve nede yılgın umutlarıma bir kapı aralamayacağım.
Ömür boyu
Sukutu hayal yaşamayacağım,
Nazarlarımı senden saklayacağım, kalbi burkacağım.
Diyarları arşınlayıp,
Solgun nefesleri arayacağım,
Sinemde bıraktığın uhdeleri hazine gibi saklayacağım.
Kimsenin sevdasında,
Kalbi kanamaların sancısıyla,
Hicran sağanağında kalmasına tahammül edemeyeceğim,
Mütemadiyen gideceğim,
Öteler için nefeslenip hamd edeceğim,
Zülfüyâr için, hüznü nefeslenmek olmayacak benim işim,
Aşk kimin nasibi
Kalbi vuslat, tahkikin hakkı değil mi?
Azimete ne demeli, çileyle nefeslenmeyi haz edebilmeli.
Her yağmur damlasında,
Yağan karın beyazlığında berivanın,
Suhuletini, kanaat içinde ki meşkini, o sabrın hikmetiyle,
Derlenmeyi,
Muvazene için birliği,
Aklın en zaruri refakatini, eren kimliğinde ki mefkûreyle,
Nefiste eriyerek,
Meclisin meşkinde nefeslenerek,
Keramete asla tevessül etmeyerek, terk etmeli mukallitliği,
Halin serinliğinde,
Aşkın bir dem olan güzelliğinde,
Müddeti nefes tefekkürüyle, ölümün müstesna iklimine şek ile…
Mustafa CİLASUN
Yetkileriniz
- Konu Acma Yetkiniz Yok
- Cevap Yazma Yetkiniz Yok
- Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
- Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
-
Forum Kuralları