2. sayfa - 4 sayfa var BirinciBirinci 1234 SonuncuSonuncu
31 sonuçtan 11 ile 20 arası

Hybrid View

  1. #1
    NyHaT
    Guest

    Standart Gizlediğin hıçkırıkların!

    Aslında hissettiğim
    Ne bir sevdanın başlangıcı

    Ve ne de bir hicranın sancısıydı sadece bildiğim hazdı.

    Uzak diyarlardan,
    Serdettiğiniz kelamın karşısında,
    Ne kadar yüreğim yansa da, lakin kuşandığın hicranla,

    Lütfediyordunuz,
    Kalbi kanaatinizi sevk ediyordunuz,
    Sevgi adına halinizi hasrederek şevk bahşediyordunuz,

    Okuduğum,
    Satırlarınız karşısında,
    Ne kadar hicrana yaslansam da içim hayli kabarıyordu.

    Sinemden,
    Seni daha yakinen tanımak,
    Haline ram olmak, yaren ikliminde solumak istiyordum.

    Çünkü biliyordum,
    O kadar çok yutkunduğun,
    Hıçkırıkların vardı ki, vakıf oldukça içim çok burkuluyordu.

    Yaşadığın şarlar,
    Çok acımasızdı, teslim olmak vardı,
    Hayatın baharında, çilenin yumaklarıyla arkadaş olmuştun.

    Melalinde demlediğin,
    Ne kadar uhde varsa çaresizdi,
    Suskunluğun karşısında anlaşılır olmak adına aşk bir seraptı

    Mütemadiyen
    Başarmaktan söz etseler de,
    Hissiyat adına, kalbi yakarış sevdasıyla kuraklık karşındaydı,

    İçinden geçirdiğin,
    Sığınacağım iyi ki sabır var demen dahi
    Zamanın girdabında ve yokuşun sancılarında pek yetmiyordu.

    Düşlediğin her şey,
    Solgunluğa maruz kalıyordu,
    Umut adına, hasretin tavında kelam etmek dahi kifayetsizdi.

    En bariz ihtiyacın,
    Samimiyetle ve bakir hislerle sevilmekti,
    Çünkü insan olmak yeterli bir sebepti, lakin aşk kimin derdiydi…



    Mustafa CİLASUN

  2. #2
    NyHaT
    Guest

    Standart Hicran sökün edince!

    Artık
    Filizlenmiyor sinemde şevk,

    Sen hicran içinde gözyaşlarınla nefeslenince.

    Hadsiz
    Yüküm artıyor söz etmesem de,
    Kalbim çok titriyor her ne kadar sabretsem de.

    Nihayet,
    Bende anladım çok geçse de,
    Sevgi yüreğe nakşedince, elden gelmiyor işte.

    O vakit,
    Hıçkırıklar sökün etse de,
    Ruhum dirliğinden vazgeçse de, hüzün benimle.

    Gel yaralım,
    Bahtı karalı sevdalım,
    Vazgeçelim bu tutkudan desem de sakın inanma.

    Kendimi
    Avutuyorum işte acizliğimle,
    Yüreğim her ne kadar nedamet etse de sessizce,

    Ne zamana,
    Ve ne de nasipteki kadere,
    İradem seninle lakin yinede olmuyor her nedense,

    Aramızda
    Çok engeller var sıralı,
    Ben sana nasıl anlatırım ey bahtı karalı olan sevdalı,

    Kalbim
    Seninle, ama kiminle davalı,
    Ömrün kalanıyla bu hicran nesillere çok anlatılmalı,

    Yazılan,
    Mısralar gözyaşlarıyla okunmalı,
    Sahifeler sukut içinde harman olmalı ve canı yakmalı,

    İbret
    İçinde nefesler tutulmalı,
    Aşk, hakkıyla anılmalı, ruhi olduğu hassaten anlaşılmalı,

    Düşlerin,
    Kuruntusuyla anılmamalı,
    Zevkin girdabında boğulmamalı, ulviliği hakça solunmalı…



    Mustafa CİLASUN

  3. #3
    NyHaT
    Guest

    Standart Ecrin kadrinde yoğrulmak!

    Bilir misin?
    Sevdada kaybolmayı,

    Ve ruhi muvazeneye ram olarak nefes almayı.

    Hüccetin,
    Gerekçelerinde solumayı,
    Aşk için yanmayı yorgunluk hissettirmeyen anı.

    Nefesin,
    Kalan sayfalarını anlamayı,
    Ömrün baharında sabrı kuşanmayı ve yılmamayı.

    Önüne,
    Serilen çilelerde coşmayı,
    Nasibin halinde kanaati solumayı ve vefayı anmayı.

    Hak adına,
    Azimetle yol almayı,
    Ecrin kadrinde yoğrulmayı kalbi itminanlığı bulmayı.

    Yüreğin,
    Çırpınırken durmayı,
    Hissiyatın sağanağında keşkelere geçit vermeyen kanı.

    Ne deyim,
    Şimdi ki ben sana,
    Var olan kıt aklımla, ziyadesiyle saflığımla hayırlar ola.

    Öncelikle,
    Şevkle hisset ve serinle,
    Sakın ola sen hiç aldırma derinliğin var olacak girdabına.

    Zaman,
    Üzülme zaten ekendi yolunda,
    Ruhun, asla değil iptidai bir harmanla nasip olmayacaksa.

    Aşk,
    Senin halinde nur olunca,
    Aklın acizliği çıkacak karşına, nefsin hizmet sual olacaksa,

    Aldırma,
    O vakit asla kaygı yaşama,
    Zira ruhi eminlik arkanda, enaniyet hurdalığın paslarında,

    İnsan,
    Kamil olarak anılacaksa,
    Kalp bunun için varlıksa, işte aşk mütemadiyen yakınında.



    Mustafa CİLASUN

  4. #4
    NyHaT
    Guest

    Standart Kalbi olmayınca!

    Biliyorum,
    Bazen söz anlatmanın zorluğunu,

    Kalbi duyarlılık olmayınca, ruh bizarlığı soluyunca!

    İşte o vakit,
    Kelam etmek şart olduysa,
    Hüznün burukluğu kalbi yoruyorsa hissederek söyle!

    Zihni
    Bulanıklık karşısında,
    Halin sahibi çaresizliğe gark olunca sen var git yoluna!

    Sesler
    Mütemadiyen duyulsa da,
    Göz bakmaktan kamaşsa da neye yarar kalbi olmayınca!

    Bazen,
    Sahibince karıştırılıyor işte,
    Yürekle kalp aynı kefeye konuyor bilinmeyince nedense!

    Bu zaviyeden,
    Nazar edilince, hissedilse de,
    Akıl sahibine nefsi tuhaflığıyla marazlar geçit vermez yine!

    Dil aşk dese,
    Yürek mütemadiyen ritme girse,
    Ruh, kendi ikliminde solgun ise, ötelerde idrak edilmeyince!

    Bir düşün,
    Şart olan muvazene nerede,
    İnsan kimliğinde, hislerin renkleriyle ve zevkin keyfiliğiyle!

    Kul olmak,
    Lisanen zikredilse bile,
    İnkişaf kim ile aşkın mefkûresiyle, kalbi inşirah serinliğiyle!

    O zaman,
    Ruhi serencamın tiziyle,
    Her bir yanından nedamet sökün etse de, kalbin dirliğinde!

    Her şeyi,
    Merak etme, gereğince,
    Nefeslerin müddetince, aklın bilgiyle, idrakin ise tecrübeyle!

    Kitabı celil,
    Evrensel bir beyan ise,
    Kul olmak nasibin hükmüyse, sabır ve kanaat benim nefesimse!



    Mustafa CİLASUN

  5. #5
    NyHaT
    Guest

    Standart Sinemden bir hüzün akar!

    Sensiz
    Ne kadar hicrana gark olsam da,

    Mütemadiyen hıçkırıklarımla baş başa kalsam da,

    Gecenin,
    Hüznüyle sabahlasam,
    Günün ayazıyla soluklansam da yalnız tek başıma!

    Ne dinlediğim şarkıda,
    Ve nede solgun umutlarımda,
    Ömrün hazanını yudumluyorum, son kalan anıyla!

    Hani,
    Son yazdığın name var ya,
    Beni benden alan ve hicranın kollarına atan sızıyla!

    Her ne kadar,
    Pişmanlığın acısıyla baş başa,
    Açziyetimi yaşayarak satırlarla haykırsam da yoksun!

    Solgun,
    Bir gül misali boynu bükük,
    Nefesinde nemi kalbinde burukluğu bırakmayacaksın!

    Biliyorum,
    Her vakit nedametle anacaksın,
    Kalbi haykırışlarını aşk için yılgınlığını hep anlatacaksın!

    İnsan kimliğinde,
    Kalbi duyarsızlığın ikliminde,
    Vefanın her sahifesinde halimin perişanlığını anacaksın!

    Haklısın,
    Ben ne deyim şimdi sana,
    Nasıl anlatırdım bir kader olmayacaksa, hüznüm var ya!

    Sevda,
    Sinemde harlaşacaksa,
    Aşk, sahipsiz kapıları çalacaksa, umut halinde solgunsa!

    Aranmak,
    Kavrularak yanmak,
    Anlaşılmadan nedamet içinde ömrü sonlandırmak ne acı!

    Ey hancı,
    Artık herkes bana yabancı,
    İçimde dinmeyen sancı, ruhum insicamında ne çok arandı!



    Mustafa CİLASUN

  6. #6
    NyHaT
    Guest

    Standart Âdem olmaktır tek hevesim!

    Söyleyemem,
    Has kelamınızla boy ölçülemem,

    Edebin sevdasıyla ve kelamın anlamıyla yürüyemem.

    Ne sazendeyim,
    Ve ne de meşk âleminde nefesim,
    Ben tasavvufu nerden bilirim, fakirliğimden eminim!

    Gecesinde uyuyan,
    Gün içinde pek zorlanan âdemim,
    Hizmet bendinde çok sefilim, nefsimle pek dertliyim!

    Elbette ki,
    Âdem olmaktır tek hevesim,
    Tefekkürü mevti ben nereden bilirim, ben ahenksizim!

    Enaniyet,
    İçinde nefeslenen bilinçsizim,
    Hadsizliğin sahifelerinde gezinirim çünkü çok idraksizim!

    Ne mezarda,
    Ve nede hazanda hissedenim,
    Zevki uğruna varlığını gark eden bir nefesim neyi bilirim!

    Kalbi duyuşlardan,
    Ruhi algılamalardan nasipsizim,
    Günümü gün eder, hezeyan içinde kelam eder gezinirim!

    Düşünmeyi özlerim,
    Lakin bilgisizliğimle acz içindeyim,
    Muhabbeti yarenlik için öncelerim, dostluğa evet hasretim!

    Sanki
    Bir boşluğun kadrindeyim,
    Elbette dost nefesleri hissederim, lakin bilirim ben fakirim!

    Ancak,
    Sizinle hamiyeti müşahede ederim,
    Suhuletli halinizde şefkati görürüm onun için şevk içindeyim.

    Ötelerin,
    Ruhi iklimde ki her nefesin,
    Mezar içinde bekleyen mevtin, haşyet içinde ki düşüncelerim,

    Bir bir sıralanıyor,
    Acımasızca karşıma çıkıyor,
    Kalbim o vakit fevkalade titriyor, ruhum çok daralmalar yaşıyor!



    Mustafa CİLASUN

  7. #7
    NyHaT
    Guest

    Standart Mahzun nefesler!

    Neyleyim,
    Emri bil maruf sorgulanacaksa,

    Yaşamak adına her ne varsa işte her biryanımda,

    Ruhum
    Mütemadiyen bizar olacaksa,
    Kalbim, solgunluğun kadrinde şevksiz kalacaksa,

    Nefsim,
    Ayrık otu misali hali kuşatacaksa,
    Ömrüm hazanı hissetmeden yaşayacaksa sancıyla,

    Hüzün,
    Yoldaşım olarak anlamlaşacaksa,
    Dünya nimetlerinde keyfin şartı aşk için bir adımsa,

    Toprak,
    Bereketinden çok uzaklaşacaksa,
    Su, semanın hıçkırıkları olmaktan bigane kalacaksa,

    Hasret,
    Yokluğuyla terennüm edilen hicransa,
    Sevda, mefkûre zindeliğinde olmayan bir kavramsa,

    Aşk
    Her yanımda pervasız anılacaksa,
    Sırnaşık nefesler arzı kokutacaksa sen var gir yoluna,

    Yaşamak,
    Her ne kadar murat olsa da,
    An manadan mahrum kalınca, hissiyat kimin umurunda,

    Vaktiyle
    Kul olmak nasip olmayacaksa,
    Hidayet her zerremi kuşatmayacaksa, ömrüm hurdalıkta,

    Böylece,
    Mütemadiyen nefes alsam da,
    Sen asla bir hikmete mebni letafet arama bakma ardı sıra,

    Mahzun nefesler,
    Cihanın her yanında hıçkırınca,
    Dünya varmış, yar yokmuş sen bir söyle kimin umurunda!

    Ömür,
    Haysiyet için anılan sanatsa,
    Vicdan, bunun için müstesna olacak bir donanımsa rahatla,

    Şimdi,
    Sen hayırla kalk git yoluna,
    Her yanında nedamet solunsa da, hiç aldırma sabır yanında!



    Mustafa CİLASUN

  8. #8
    NyHaT
    Guest

    Standart Sessizliğim benimle!

    Artık
    Ne kelamın anlamı,

    Ve nede meramın açılan sayfaları rahatlatıyordu.

    İç sızım,
    Ötelerden sudur ediyordu,
    Hüzün her vakit yanı başımda ruhumu dinliyordu.

    Kalbimin ritmine,
    Dilimin düğümüne aldırmıyordum işte,
    Halimde nefesime iştirak eden keman nağmesiyle!

    Açılıyordum öylesine,
    Sessizliğimin tüm serzenişleriyle,
    Kopan yaprağın hicranı ve denizin hırçın çığlığıyla!

    Hasrete uzanan,
    Sinede uhde olarak kalan sancılar,
    Dur durak bilmeyen acılar, neme lazımcı duyarsızlar!

    Ah kalbim,
    Ne kadar hıçkırsan da biliyorum ki,
    Seni bir duyan, ruhi itminanlığa uzanan kim olacaktır!

    Yutkun öylesine,
    Dramın her halinde ki sesiyle,
    Hicranın kalesinde ki enginliğe ve hüznün nefesleriyle!

    Bazen soruyorum,
    Her ne hikmetse kendi kendime,
    Mahzun nefesler, çileli çareler, sabırla demlenmek niye!

    Yaşamak,
    Umut adına fevkalade değerse,
    O vakit söyle fakirliğim niye, çaresizliğim kimin kadrinde!

    Zerreyi düşünmek,
    Nefesin hükmünce tefekküre yönelmek,
    Hevesleri dürmek, zevkten emin olarak sabretmeyi bilmek!

    Aşkı bilmeden,
    Ona vakıf olmaya yönelmeden,
    İdrak içinde nefeslenmeden sevda için gözyaşları dökmeden!

    Uykunun nefesiyle,
    Hissiyatın renklerinde anlamlaşan izle,
    Kalbin feveran edişiyle ve her zaman ki sessizliğim benimle!



    Mustafa CİLASUN

  9. #9
    NyHaT
    Guest

    Standart İşte o vakit!

    Biliyorum
    Hissedileni anlatmak için,

    Ne kıtanın uzaklığı ve nede varlığın azlığı bir sancıdır.

    Sevmek,
    Şayet muratsa o ilgadır,
    Cezbeden hazdır, yaşamak adına hardır, an için şarttır.

    Nasip haktır,
    Aramak hak adına vuslattır,
    Rekabet niye vardır, kalpler ancak sahibiyle anlamlıdır.

    Ondan uzaklaşmak,
    Kuraklığın kadrinde nefes almaktır,
    Rahmet adına ne vardır muhabbet ancak aşk için olandır.

    Fevri sevdalar,
    Anlamsız lafazanlıklar ne aşktır,
    Ve nede kalbi inşirahtır hak adına olmayan bir hezeyandır.

    İşte o vakit,
    Aldanmak ve aldatmak vardır,
    Vefa sorgulanmayan anlamdır, sadakat kim için şart olandır.

    Ecir nerede aranacaktır,
    Kalp kim için bağışlanan fütuhattır,
    Ruhun bizarlığı kim için hakikati hazandır, o an şaşılacaktır.

    Aşk kendi ikliminde,
    Zaman bir düşün kimin kadrinde,
    İdrakin eşiğinde, toprağın bereketiyle, yağmur serinliğinde!

    Oysaki ne dağlar,
    Ve nede eşsiz yamaçlar geçit vermez,
    Halin devranında nefeslenmeyeni istemez ve asla haz etmez!

    Zerredeki kuvvetin,
    Aşkın hüviyetinde ki muazzam uzletin,
    Ömrün her sahifesine nakşedecek fetretin engin nefesleriyle!

    Nazar edilen güzelliğe,
    Keşke lerden yarar gelmeyen özelliğe,
    Akıl var niye, düşünmek bir gaye ise, gerekçeler şimdi önünde!

    Bilinir hak kiminle,
    Ezelde verilmiş bir söz vardı niye,
    Ömür hasat için bir sahifeyse, şimdi dareyn için kim neyi bekliye!



    Mustafa CİLASUN

  10. #10
    NyHaT
    Guest

    Standart Anlatmak hisleri okşamak!

    Artık
    Ne anneme ve nede gülüme,

    Ve hatta gönlümde demlenen yâre söz etmeyeceğim.

    Bir yılgınlık adına,
    Sinemde harlanan bir hicrana,
    Hazin gözyaşlarım aksa da, aldırmayacağım nasıl olsa.

    Yıllardır
    Husule gelen suskunluğumu,
    Heveslerimdeki solgunluğumu anlamak adına korkumu,

    Çaresiz ötelemiştim,
    Dertten azade bir kimlikle nefeslendim,
    Kulağıma ilişenlere meyletmedim zira ben sebebiydim.

    Nereden bilirim,
    Bir kadını en büyük hasmının,
    Yine bir kadın olabileceğini hiçbir zaman akledemezdim.

    Çekişmelerin arasında,
    Nedametlerin furyasında kalamazdım,
    Geçte olsa anlamıştım lakin onlara bir şey anlatamazdım.

    Bir hıncın içinde,
    Rekabetin ağır bedeliyle kararamazdım,
    Birini yekdiğerine bahis konusu yapamazdım sancılıydım!

    Oysaki her ikisi de,
    Zaman devran ettikçe yaşıyorlardı,
    Lakin anlamak adına tefekkürle yoğrulmuyorlardı, acıydı!

    Doldur boşalt,
    Muvazene için dinlediklerin ne kadar şart,
    Akıl hakkıyla kullanılmazsa, idrakle kuşanmazsa onu da at!

    Ne annem rahat,
    Ve nede dirliğimde bulunur şevki hayat,
    Birlik için düşünmek, lüzumu halinde feragati seçmek şart!

    Lakin anlatmak,
    Anlamak için hisleri okşamak,
    Duyarlılığa kapı aralamak ve hayatı zindan etmeden yaşamak!

    Hak nerede vasıl olmak,
    Nefesin sahibinde muhabbetle ayılmak,
    Ruhun gideceği ikimi hiç kurutmadan, muvazeneyle buluşmak!



    Mustafa CİLASUN


 

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •