Başur Höyük, Siirt ili merkeze bağlı Aktaş Köyü, Bakır Mezrası sınırları içerisinde kalmaktadır. Siirt merkezden uzaklığı yaklaşık 20 kilometredir. Höyük kuzeyden gelip Bostancık Köyü sınırları içerisinden Botan Nehrine dökülen Başur Çayı'nın kenarındadır. Başur Çayı'nın yanı sıra çevrede çok sayıda doğal su kaynağının bulunması höyük ve çevresinin, erken dönemlerden itibaren yaşanabilir olması açısından önemli bir etkendir. Başur Çayı, Ilısu Barajının dolmasıyla sular altında kalacak Botan Vadisini besleyen yan kollardan biri olduğu için yükselen sular bu alana kadar gelecektir. Bu nedenle Başur Höyük ve çevresindeki tarımsal araziler kısmen sular altında kalacaktır. 250 x 150 metre boyutlarında olan höyüğün 23 metre kültürel dolgusu vardır.
Başur Höyük ilk defa R. Braidwood ve Halet Çambel tarafından 1963 yılında gerçekleştirilen Siirt ili yüzey araştırmasında tespit edilmiş ve S 64/4 olarak adlandırılmıştır 1. Yüzey araştırmasında toplanan buluntular daha sonra P.Benedict tarafından yayınlamıştır 2. Bu nedenle bölgede çalışan arkeologlar tarafından bilinmektedir. Başur Höyük jeopolitik konumu açısından kuzeyinde bulunan Bitlis Vadisi nedeniyle doğudan gelen, güneye ve güneybatıya ulaşan doğal yollar üzerindedir. Ayrıca Toros dağlarının kuzeyindeki konumu nedeniyle kültürel olarak daha çok Doğu Anadolu kültürlerinin etkisi altında olması söz konusudur.
2007 yılı kazılarında üst seviyelerde ortaya çıkartılan mimari tabaka içerisinde yer alan yapılar genel özellikleri itibariyle sivil bir yerleşimi işaret etmektedir. Taş temeller büyük dere taşları kullanılarak inşa edilmiştir. Temellerde kullanılan taşlardan yapıların tek katlı olduğu anlaşılmaktadır. Ancak üst yapıya dair yeterince veri bulunmamaktadır. Dağınık ve kısmen korunmuş durumdaki taş temellerin aralarında çok sayıda günlük kullanım kapları ve mekanların birinde yarısı toprağa gömülü büyük depo küpleri ortaya çıkartıldı. Açmaların birçoğunda ortaya çıkarılan bu depolama kapları yerleşimde yürütülen üretim ve tüketim faaliyetlerinin ev ekonomisi düzeyinde bağımsız olarak yürütüldüğünü göstermektedir. Şiddetli yangına maruz kaldığı anlaşılan bir alandan gelen yoğun miktardaki buğday, mercimek ve nohut gibi çeşitli tahıl türleri, aynı yangınlı dolgu içerisinde bulunan çok sayıda çanak çömlek parçası ile birlikte ortaya çıkarılmıştır. Bu tahıllar muhtemelen söz konusu kapların içerisine depolanmıştır.
2007 yılında kazı çalışmasına başlanan höyüğün üst seviyelerinden elde edilen bulgular M.Ö. 7. binyıldan itibaren günümüze kadar iskan edildiğini göstermektedir. 2007 yılı kazı çalışmalarında ortaya çıkartılan höyük üzerindeki Ortaçağ yapıları M.S. 12.-13. yüzyıla tarihlenmektedir. Höyüğün kuzey yamacında yaptığımız çalışmalarda ise Geç Uruk M.Ö. 3100-2900 (Cemdet Nasr) Dönemine tarihlenen buluntulara ulaşıldı. Bu dönem buluntuları arkeolojik veri olarak ilk kez Güneydoğu Toros Dağlarının kuzeyinde ele geçmektedir. Siirt-Başur Höyük yerleşim alanı hakkında daha detaylı bilgiler önümüzdeki yıllarda alınacaktır.
--------------------------------------------------------------------------------
1 Söz konusu yüzey araştırmasından toplanan keramikler İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Prehistorya laboratuarında bulunmaktadır.
2 Peter Benedict, "Güneydoğu Anadolu Yüzey Araştırması", Güneydoğu Anadolu Tarihöncesi Araştırmaları I, 107-192, 1980, İstanbul
http://www.sider.org.tr/public/page.aspx?id=5


LinkBack URL
About LinkBacks




Alıntı
