6 sonuçtan 1 ile 6 arası

Hybrid View

  1. #1

    SİTE KURUCUSU
    Array
    Üyelik tarihi
    31.07.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    46
    Mesajlar
    13.422
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Hacciyit Sabriya ---- (sabo Te-te)

    Ahmet ARITÜRK'ün Kaleminden Yazı Dizisi - 5

    20. Asır'da Siirt'in Meczupları ve Dikkatleri Çeken Simaları!

    HACCIYIT SABRIYA
    (SABO TE-TE)


    Bu yazı dizi dizisini yazmağa karar verdiğimde ve duyurusunu yaptığım 6 Eylül 2005 tarihli Gazetemizde, verdiğim isimler arasında Hacıyıt Sabriya'nın (SABO TE-TE) adı yoktu. Yazının sonunda Bu arada, değerli okuyucularımızın hatırlayacakları ve bize hatırlatacakları isimleri de bekliyoruz) diye yazmıştık. Gazetemize gelen bir okuyucumuz, 20. asırda, Siirt'in en tanınmış ismini es geçtiğimi anımsattı ve şöyle bir soru yönetti:

    "Senin sünnet ve evlilik düğününde kim vardı? Def çalıp, düğünü şenlendiren kimdi? 'Imi rohi tışşıya' yı söyleyen kimdi?"

    Arkadaş, bu soruları sorunca jeton düştü. Evet, gerçekten Hacıyıt Sabrıya'yı veya meşhur lâkabıyla SABO TE-TE'yi unutmuştum. Oysa, 20. asırda, Sabo Te-Te'nin girmediği hiçbir Siirtli evi yok gibi. İki gözü ama olan ve hiç evlenmeyen bu Siirtli Bayan, düğünlerin ve şenliklerin vazgeçilmez simasıydı. Kimin sünnet, düğün, hatta askere gidecek çocukları olursa, düzenlenecek şenliklerin vazgeçilmez davetlisiydi. Elinde tefi ve Arapça türküleriyle, kadınlar arasında şenliklere şenlik katardı. Doğuştan ama, ama, gönül gözü açık bu Bayanın Halk Âşıkları türünden uyarladığı Siirtçe söylenmiş ezgileri, yıllarca dilden dile dolaştı, durdu.
    "Immi rohi tışşıya", "Aylele hınne", "Hıbbi alla sabiye", "Beliteye mit mara" gibi çok sayıda derlediği ve tef eşliğinde çalıp söylediği o kadar çok ezgi vardı ki. Sanki Siirt'in bir Bayan Âşık Veysel'iydi.

    O zamanlar sünnet, kına, düğün, asker uğurlama gibi özel eğlence gecelerinde, kadınlar ayrı, erkekler ayrı eğlenirlerdi. Kadınların bulunduğu bölümde, SABO TE-TE elinde tefiyle söylemeğe başlar, genç kızlar ve kadınlar, O'nun söylediklerini hep bir ağızdan tekrar ederlerdi. SABO TE-TE olmayan eğlenceler eksik ve neşesizdi. Öyle ki, düğünler birbirine denk gelmesin ve SABO TE-TE'nin yokluğu hissedilmesin diye, düğün tarihleri bile, ondan alınan randevuya göre ayarlanırdı.

    Geçmiş yıllarda Siirt Merkez İlçede kına geceleri Çarşamba günü gecesi, düğünler ise Perşembe günü gecesine denk getirilirdi. Aynı güne iki düğün denk gelmesin bir taraf, Sabo Tete'den mahrum kalmasın diye, gün tespiti yapılırdı.

    Yani, Sabo Te'tesiz kına, düğün ve asker uğurlama törenleri düşünülmezdi. Binlerce Siirtli gençlerin düğünlerinin şenlenmesine katkısı olan ve benim kanaatime göre bir BAYAN HALK ŞÂİRESİ olarak anılması gereken Merhume Hacı Sabrıya'ya rahmetler dilerken, bu vesile ile düğünlerde söylediği ve çocukluk yıllarımdan aklımda kalan birkaç deyişini, Türkçe tercümesiyle okuyucularımıza sunuyorum:

    IMMİ ROHİ TIŞŞIYA-----------ANNE GİT ONU GÖR (İSTE)
    İmmi Rohi Tışşıya-----------Anne, git Onu gör (iste anlamında)
    Veddeyle çit asfar----------O'na sarı kumaş götür (hediye anlamında)
    İnke deme atava-------------Eğer onu vermeseler
    Dektep rohi askar-----------Kendimi asker yazacağım

    İmmi rohi tışşıya-----------Anne, git onu gör
    Veddeyle çiteye-------------Ona hediye götür
    İnke deme atava-------------Eğer Onu vermeseler
    Dahrop mil mıl Veleye-------Siirt'ten kaçacağım

    AYLELEL HINNE---------------BU GECE KINA GECESİ
    Aylele lele-----------------Bu gece, bu gece
    Aylele hınne----------------Kına gecesi, bu gece
    Terkete nadım---------------Senin terkini vermem
    Hatta mirine----------------Bil ki hatta ölsem de

    BELİTEYE MİT MARA-----------YÜZ KADIN EL-ELE TUTUŞMUŞ
    Beliteye mit mara-----------Yüz kadın el ele tutuşmuş
    Ğennevlu ğennevlu-----------Onun için şarkı söylüyorlar
    İlleyle iye il ğelve--------Bu gece gerdek gecesi
    Kıllıbes u savlu------------Yemenisini giyinmiş
    "BİZİM YANIMIZA GELEN HİÇ KİMSE GELDİĞİ GİBİ AYRILMAMIŞTIR"
    Şeyh Muhammed Kazım KS

  2. #2
    Acemi Er Array
    Üyelik tarihi
    25.08.2005
    Mesajlar
    4
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Bize Geçmişimizi Tanıttıkları İçin Emeği Geçenlerden Allah Razı Olsun.

  3. #3
    MODERATOR Array
    Üyelik tarihi
    28.09.2005
    Yaş
    49
    Mesajlar
    1.589
    Tecrübe Puanı
    52

    Standart

    gercek hizmet anlayısı budur Allah saglık sıhhat versin boyle AYDIN insanlara

  4. #4
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    04.10.2005
    Mesajlar
    136
    Tecrübe Puanı
    23

    Standart

    Gerçek bir Siirt ozanı olan Sabo Tete'yi bize hatırlattığı ve anlattığı için Ahmet ARITÜRK ağabeyimize saygı ile teşekkürler....

  5. #5
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    22.03.2007
    Yaş
    40
    Mesajlar
    1.762
    Tecrübe Puanı
    54

    Standart

    Bu makaleyi okumustum gercekten eski Siirtlilerin tanıdıgı değerli bir şahsiyetmiş Allah rahmet eylesin bildiğim kadarıyla vefat etti...

  6. #6
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    15.09.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    40
    Mesajlar
    17.587
    Tecrübe Puanı
    378

    Standart Sabo tete (haccıyıt sabriya)

    Haccıyıt Sabrıya veya meşhur adıyla SABO TETE! 20. yüzyılda hemen-hemen bütün Siirtlilerin tanıdığı kadın Türkücü. Belki, bir halk Şâiri, Bayan Ozan!

    Diyebilirim ki, zamanında Siirt’e girmediği türkü çığırmadığı tek bir ev yok, gibi. Ben, 1943 doğumluyum. SABO TETE RAHMETLİ, hem Sünnet edilişimde, hem Askere gidişimde, hem de düğünümde evimize davet edilmiş ve elinde tefiyle bir yandan çalmış, bir yandan türkü çığırmıştır.

    SABO TETE RAHMETLİ, Siirt’teki şenliklerin vazgeçilmeziydi. Doğuştan âmâ, kısa boylu, oldukça zayıftı. Üzerinde her daim topuklarına kadar uzanan gri bir mantosu, başında eşarbı, elinde defi ile Sünnet törenlerinde, askerlere uğurlanışlar için düzenlenen etkinliklerde ve düğünlerde özellikle kına gecelerinin vazgeçilmeziydi. Bu arada, Hac görevini ifâ edecekler için de SABO TETE’NİN arkasına gönderildiği ve uğurlama şenlikleri düzenlendiği de olurdu.

    O zamanlar Siirt’te ne bir düğün salonu vardı, ne caz, ne saz! Sünnetler, kına geceleri, düğünler, evlerde yapılır, kadınlar, erkekler ayrı-ayrı odalarda, hatta, bazen, komşu evlerden biri erkekler veya kadınlar için tahsis edilirdi.

    Rahmetli, elindeki tefiyle çalar söyler, arkasından koro halinde düğündeki kadınların hepsi söylediklerini tekrarlardı. Kadınlarla erkeklerin eğlenceleri ayrı-ayrı olurdu. SABO TETE’NİN yeri, elbette ki kadınların yanıydı. Zaten, o zaman kadın-erkek bir arada sünnet düğünü, asker uğurlaması, kına gecesi şenlikleri düzenlenmesi hiç kimsenin düşünebileceği bir şenlik şekli değildi. Hatta, mümkün mertebe erkeklerle, kadınların okudukları türkülerin seslerinin birbirine ulaşmamasına dahi dikkat edilirdi.

    SABO TETE kadın değil de erkek olsaydı, inanır mısınız ben onu Âşık Veysel’e benzetecektim. Onun da kendisine göre, SİİRTÇE MAHALLİ LİSANLA söylediği türküleri, yorumları vardı.

    Rahmetli Annem, SABO TETE’nin uğuruna inanırdı. “O’nun girdiği eve, bereket girer, düğünlerine katıldığı çiftler mutlu olurlar” derdi. Bu bakımdan, bizim evlerin şenliklerinin demirbaşı gibiydi. Sünnet düğünü mü olacak, SABO TETE GELSİN. Asker mi uğurlanacak, SABO TETE ÇALSIN. Kına gecesi mi var. SABO TETE’siz olmazdı!

    Rahmetli SABO TETE’NİN türküleri dört ayrı türdeydi. Bunları SÜNNET TÜRKÜLERİ, ASKERE GİDİŞ TÜRKÜLERİ, DÜĞÜN TÜRKÜLERİ VE HACCA GİDENLER İÇİN söylenen Türküler şeklinde tasnif de edebiliriz.

    Rahmetlinin Siirtçe söylediği ve aklımızda kalan türkülerinden birer örneğini Türkçe karşılıklarıyla sunmağa çalışacağız:


    SÜNNET DÜĞÜNLERİ İÇİN
    SÜNNET EDİLECEK ÇOCUKTAN ANNESİNE

    IMMİ KU CE BERBERİ(*) ANNE BERBERİM GELDİ
    KUMU Fİ TAHADİRU ONU KARŞILAMAYA KALKINIZ
    ABA ME İ VECCİNİ BENİ ACITMASIN DİYE
    ITLEV U MENDİLU MENDİLİNİ DOLDURUNUZ(*)

    ANNESİNDEN, ÇOCUĞUNA

    ALLAH-U AKIN NEBİ ALLAH VE O PEYGAMBER
    İ SİRU HAVLOK U DAVROK YANINDA VE ETRAFINDA OLSUNLAR
    İYE SINNIT INNEBİ PEYGAMBERİN SÜNNETİDİR
    IBNİ LESSİR BEZZOH OĞLUM SAKIN KORKMA

    (*) Eskiden Siirt’te berberlik mesleğini icra edenler aynı zamanda
    Sünnetçilik işini de yaparlardı. Türküdeki “Anne Berberim geldi”
    Mısraı “Anne sünnetçim geldi” anlamındadır.

    (*) “Mendilini doldurunuz” yani “Bol bahşiş veriniz” anlamındadır.

    ASKER UĞURLAMALARINDA

    IMMİ ROHİ TIŞŞIYA (*) ANNE GİT ONU GÖR
    VEDDEYLE ÇİT ASFAR ONA SARI KUMAŞ GÖTÜR
    INKE DE ME ATAVA EĞER ONU VERMEZSELER
    DEKTEP ROHİ AKSAR KENDİMİ ASKERE YAZACAĞIM

    IMMİ ROHİ TIŞŞIYA ANNE GİT ONU GÖR
    VEDDEYLE ÇİT AHMAR ONA KIRMIZI KUMAŞ GÖTÜR
    İNKE DE ME ATAVA EĞER ONU VERMESELER
    DEKTEP ROHİ AKSAR KENDİMİ ASKERE YAZACAĞIM

    (*) Askere gidecek delikanlı, askere gitmeden önce
    annesini göndererek sevdiği kızı istemesini söylüyor.

    KINA GECESİYLE İLGİLİ DEYİŞLERDEN

    AY LELÊ LELÊ AH BU GECE, BU GECE
    AY LELÊ HINNE KINA GECESİ BU GECE
    TERKETE NADIM SENİN TERKİNİ VERMEM
    HATTA MIRİNE ÖLÜNCEYE DEK YİNE

    DÜĞÜNLERLE İLGİLİ DEYİŞLERDEN

    BELİTEYE MİT MARA YÜZ KADIN HALAYA KALKSIN
    ĞENNEVLU-ĞENNEVLU ONUN İÇİN ŞARKILAR SÖYLESİN
    ARA EYNİL HESUDE O KISKANÇ GÖZLÜ KADIN VAR YA
    ITIPKA TEHT SAVLU GİYDİĞİ YEMENİNİN ALTINDA EZİLSİN


 

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •