3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Threaded View

  1. #1
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    22.05.2006
    Mesajlar
    813
    Tecrübe Puanı
    36

    Standart CEZAEVİ ŞİİRLERİ

    Senin adını
    kol saatımın kayışına tırnağımla kazıdım.
    Malum ya, bulunduğum yerde
    ne sapı sedefli bir çakı var,
    (bizlere âlâtı-katıa verilmez) ,
    ne de başı bulutlarda bir çınar.
    Belki avluda bir ağaç bulunur ama
    gökyüzünü başımın üstünde görmek
    bana yasak...
    Burası benden başka kaç insanın evidir?
    Bilmiyorum.
    Ben bir başıma onlardan uzağım,
    hep birlikte onlar benden uzak.
    Bana kendimden başkasıyla konuşmak
    yasak.
    Ben de kendi kendimle konuşuyorum.
    Fakat çok can sıkıcı bulduğumdan sohbetimi
    şarkı söylüyorum karıcığım.
    Hem, ne dersin,
    o berbat, ayarsız sesim
    öyle bir dokunuyor ki içime
    yüreğim parçalanıyor.
    Ve tıpkı o eski
    acıklı hikâyelerdeki
    yalnayak, karlı yollara düşmüş, yetim bir çocuk gibi bu yürek,
    mavi gözleri ıslak
    kırmızı, küçücük burnunu çekerek
    senin bağrına sokulmak istiyor.
    Yüzümü kızartmıyor benim
    onun bu an
    böyle zayıf
    böyle hodbin
    böyle sadece insan
    oluşu.

    Belki bu hâlin
    fizyolojik, psikolojik filân izahı vardır.
    Belki de sebep buna
    bana aylardır
    kendi sesimden başka insan sesi duyurmayan
    bu demirli pencere
    bu toprak testi
    bu dört duvardır...

    Saat beş, karıcığım.
    Dışarda susuzluğu
    acayip fısıltısı
    toprak damı
    ve sonsuzluğun ortasında kımıldanmadan duran
    ..........
    ..........

    Cezaevinde Barış Türküsü

    Kalkın kardeşler ışıklar görünmeye başladı
    Eski duvarlar değil bu duvarlar
    Bir ak kuş gelip kondu kara çatıya
    Dünyayı böylesine sardı mı kollar
    Ne etsin kelepçe neylesin zincir
    Kaç kez gösterdi tarih aldatmayacak bizi
    Bu denizli kuşlu dünyada
    Bir tek acılar mıdır payımıza düşen
    Dökülsün yollara beş kıtada
    Ekmek de özgürlük de barışın gülleridir
    Yumuk elli bebekler pencerelerde bekliyor
    Dünyayı çepeçevre kuşatan barış kervanlarını
    Çelik canavarlar gibi tanklar değil
    Caddelere yakışan özgürlük ekmek türküleridir

    Limanlar barışla çalkalanmış
    Çöller dağlar stepler denizler barış fırtınasında
    Resimler gördük cezaevlerine yakışmayan
    Kitaplar dergiler gazeteler dolusu
    ..........
    ..........


    Cezaevinden Aneme

    Pencereme ay düşmüyor artık
    Kirpklerime yeğmur yağmıyor
    Güneşi özledim anne
    Yıldızlar kaymıyor

    Çocuklarım çocukluğumdur
    Gençliğim sürekli koşan bir at
    Kanadımı kırdılar anne
    Hayallerim şimdi heyhât!


    Burası Cezaevi

    Burası cezaevi kadınlar koğuşu,
    Burda yürekler gözler buğulu,
    Her canda farklı öykü yazılı,
    Burda tezgahlarda çile dokunur.

    Bir Ayşe bacı var idamlık,
    Koynunda yatar bir ufaklık,
    Gözyaşı dinmez teselli bulamadık,
    Burda tezgahlarda ömür dokunur.

    Fatma hala gelmiş uzaktan,
    Yatacak yıllarca adam vurmaktan,
    Kocasını öldürmüş bıkınca canından,
    Burda tezgahlarda can dokunur.

    Dudu kız olmuş töre kurbanı,
    Zorla evlendirmişler sevmemiş Hasanı,
    Kaçınca evinden bulmuş fuhuş batağını,
    Burda tezgahlarda gençlik dokunur.

    Zeynep teyze ömrünün kışında,
    Bir tek siyah tel yok başında,
    Göstersede daha fazla o kırkında,
    Burda tezgahlarda yıllar dokunur.

    Gonca gelin daha çok taze,
    Öldürüyormuş kocası evlendiği gece,
    Çünkü başkasından kalmış gebe,
    Burda tezgahlarda acı dokunur.

    Emine abla sessiz oturur köşesinde,
    Dua eder sürekli tesbihi elinde,
    Yalvarır Allah'a kan davası bitsin diye,
    Burda tezgahlarda kahır dokunur.

    Yasemin dün gece doğum yaptı,
    Bebeğine baktı baktı ağladı,
    Hırsızlıktan onunda davası,
    Burda tezgahlarda ağıt dokunur.

    Sordular bana senin suçun ne?
    Yüreğim benden önce geldi dile,
    Bir yüreği öldürdü çekmeli çile,
    Burda tezgahlarda sevda dokunur.

    Cezaevi Mektupları

    I
    O gümrah saçlı
    kumral bir kız
    elleri yoksul ekmeği
    yolunuza seriyor saçlarını
    II
    Bağırmak yalan değil şimdi
    duvarlar dayanmaz gençliğine
    ismi bilinmedik bir dost gibi
    ansızın, sıcacık
    bir çiçek başkaldırır hücrende
    bütün kahırlara inat

    Bütün kahırlara inat
    pis kokan hücrelere
    yalnızlığa, işkenceye
    ellerinde çırpınan günlere inat
    gözlerine gözlerine yarinin
    haydi be karayağız abim
    dövüştüre yaşamı
    III
    ....özledim çok özledim
    ne kaldı ki sarılacak
    ..........
    ..........


    ALLAH KİMSEYI DÜŞÜRMESİN!...


 

Benzer Konular

  1. HaNıM aGa'NıN Şiirleri
    By HaNıM aGa in forum SİZE AİT ŞİİRLER
    Cevaplar: 220
    Son Mesaj: 09.03.2011, 23:26
  2. Karma Çocuk Şiirleri
    By HaNıM aGa in forum ÇOCUK KULÜBÜ
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 19.05.2008, 12:40
  3. Orhan Veli - Bütün Şiirleri (e-kitap)
    By candy5 in forum E-BOOK (Elektronik Kitap - pdf)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28.03.2007, 19:27
  4. .:: Asker Şiirleri ::.
    By HeBuN in forum SİZE AİT ŞİİRLER
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 23.11.2006, 13:05
  5. Aşk Şiirleri
    By TeHLo in forum ŞİİR - EDEBİYAT - MAKALE
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 20.11.2006, 00:18

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •