12 sonuçtan 1 ile 10 arası

Threaded View

  1. #1
    www.siirtliler-board.net Array
    Üyelik tarihi
    07.04.2009
    Mesajlar
    3.362
    Tecrübe Puanı
    10

    Talking Çantalar elimizde(şimdi okullu olduk)

    İlkokulun bahçesinden ilk girdiğimde henüz 6 yaşımdaydım ve neyin ne olduğunu kavrayamamıştım.

    Hap kadar okul bahçesindeki o kalabalık ürkütmüştü beni

    Annem beni sınıfa sokup ayrılmaya hazırlandığında ağladığımı, öğretmenin de = Ah canıım = dercesine başımı göğsüne yasladığını hatırlıyorum



    Okul kıyafetlerimiz basitti

    Siyah önlük, beyaz kolalı yaka..(şimdi mavi olmuş)





    Benim önlüklerim hiçbir zaman temiz olmadı

    Valide sultan yıkar, ütülerdi, ben 300 m. mesafeye gidene kadar ne yapar eder, o önlüğü leşe çevirirdim

    Milletin yakaları boğazlarında giyotin bıçağı gibi kolalı - sert görüntü çizerken

    benimkiler hep kullanılmış sofra bezi gibi dururdu

    Ellerime bir türlü akıl sır erdiremiyordum zaten

    Hiçbir zaman ten rengimi avuç içlerimde görmek nasip olmadı..


    Birgün okula gitmeden önce annem mutfaktan baarıyordu

    - Tırnaklarını kes - ellerini yıka - çabuk ol!!

    Ellerimi bir güzel yıkadım, çantayı kaptım - okula..


    Daha ilk derste el - tırnak kontrolünde görüntü yine aynı..


    Milletin elleri zıpkın gibi ileri bakarken

    Benimkiler bahçevan tırmığı gibi parmak uçları aşağı doğru bakıyor

    Belki örttmen görmez

    Okulda ilk öğrendiğim şey, şapırdatmadan yemek yemek oldu

    Okul Aile Birliği, her aileye un - yağ - şeker verir, sırası gelenin annesi o gün için birşeyler hazırlayıp gönderir, afiyetle yerdik.

    Biz böreklere yumulurken Gülten Hanım(öğretmenim) bir taraftan yeşil elmasını dilimleyerek yer, bir taraftan da ağzımızı kapalı yememizi öğütlerdi.

    Doğru dürüst çantam olmadı.

    Hangimizin oldu ki ...

    Çantalarımızı ya çanta savaşlarında kılıç niyetine,

    ya da kar yağdığında kızak olarak kullanırdık

    Bugünkü gibi beslenme çantası da yoktu

    Çantalarımızdan çıkarttığımız ütülü peçeteler yeterliydi.

    Ben iyi bir peçete kaybetme uzmanıydım..


    Kalem silgi kutusu, o günlerde de vardı

    Benim hiçbir silgimin ömrü birkaç saati geçmedi

    Silgileri jiletle köşeli, küçük parçalara ayırır,

    BIC marka tükenmez kalemin içini çıkartır,

    ağzımıza aldığımız silgi parçacıklarını kalemin muhafazasının içinden üfleyerek onun bunun kafasına nişanlardık


    not:kendi resmimi bulamadım

    Elif, dedikoducu, gıcık ve çirkindi
    Hamdi herkese kafa tutar, hep dayak yerdi
    Sema, altına işediği için sırasını bir türlü terkedememişti

    Birgün sınıftan içeri girerken örtmen kulak dibimdeki şişliği gördü

    - Sen kabakulak olmuşsun. Eve git dedi

    Sidikli Elif, = Aiyyy. bize de bulaşıcaaak = demezmi

    Ağlaya ağlaya eve gittim

    - Kabakulak olmuşuum



    Doktor nerdeeee

    Hadi doktoru buldun.. Para nerde?


    çağırdılar bi hoca, abimi de karantinaya aldık

    Hoca efendi 2 tane muska yazdı, istiklal savaşı gazisi gibi çene altımızdan başımıza bir bez bağladı,

    muskayı oracığa sıkıştırdı

    - Tuvalete girerken çıkartın.. Çarpılırsınız!!! diye de tembihledi..

    İzci - yavrukurt olduk..

    Boynumuzda düdük, belimizde ne işe yaradığını bilmediğimiz ipten bir job, bir de çakı bıçağı..



    Ben, örtmenin = zeki ama çalışmıyor = sözünün tersine tembeldim

    Tembellik bir yaşam tarzı, bir felsefeydi benim için

    Müzik, beden gibi derslerde coşar, diğer derslerde masanın altına öyle bir süzülürdüm ki; tepeye kamera koysan tespit edemezsin

    Aynen şiirdeki gibi yani:

    Bu sınıf tahtanın kara bağrında

    Bir kazık misali duranlarındır

    Bir 3 uğruna Allah'ın sıcağında

    35 takla atabilenlerindir


    Derse girip de ercesine

    Bütün soruları bilircesine

    Bir üst sınıfa gidercesine

    Aynı sınıfa gidenlerindir


    diye uzar gider......

    Okul önlerinde satıcılar vardı

    Kuş lokumu satıcıları, şamtatlıcılar, turşucular, simitçiler, cebimizdeki 25 krş. harçlığı kapma mücadelesi verirlerdi

    Şimdiki gençlere komik gelecek ama poşette leblebi unu satanlar bile vardı

    VELHASIL KELAM OKULA BAŞLAYACAK YENİ YENİ BEBELERE VE HALEN OKUMAKTA OLAN TÜM GENÇLERE YENİ ÖĞRETİM YILI HAYIRLI OLSUN






    "Arza hacet yok halim sana ayandır. Dile gerek yok sessizliğim sana beyandır. Söze lüzum yok suskunluğum Sana kelamdır"


 

Benzer Konular

  1. Neden Böyle Olduk?
    By DeRBeDeR in forum ŞİİR - EDEBİYAT - MAKALE
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28.01.2009, 15:54

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •