Ege'de şirin bir yer
bildiğim kadarıyla İzmir'e 30 dk. uzaklıkta
kıyıya da çok yakın
bir ilçesi de ÇİNE
çok sayıda üzüm ve zeytin ağacı varmış
doğrumudur değil midir bilmem ama ben bunları bilir, bunları söylerim
AYDIN
Türkiye genelinde incir, zeytin ve kestane üretiminde birinci,
Bizim yeryüzünde bildiğimiz en güzel gökyüzünün altı ve en güzel iklimin bulunduğu yer
Dağlarından yağ, ovalarından bal akan,
I-İLİN TANITIMI
Binlerce yıl önce B. Menderes Irmağının suladığı bereketli ovalar üzerine kurulmuş olan Aydın, doğanın kültürle kucaklaştığı ve ülkemizde turizmin ilk başladığı illerden birisidir.
Ünlü tarihçi Heredot tarafından Bizim yeryüzünde bildiğimiz en güzel gökyüzünün altı olarak nitelendirilen Aydın; tarım, turizm ve sanayi sektörlerindeki potansiyeli, vasıflı insan gücüyle Ege Bölgesi ve Ülkemizin hızla gelişen illerinden biri durumundadır.
Tarih boyunca çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapan Aydın İli, ismini Aydınoğlu beyliğinden almıştır. Kurtuluş savaşı yıllarında milli kuvvetler ve efelerin öncülüğünde gerçekleştirilen kahramanca mücadeleler sonucu 7 Eylül 1922 yılında Yunan işgalinden kurtarılmıştır.
8007 Km2 alana sahip olan ilimizin 2000 yılı Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre merkez ilçe nüfusu 143.267, toplam nüfusu ise 950.757dir.
Aktif nüfusun % 30'u ticaret, % 28'i tarım, % 12'si inşaat , % 9'u imalat sanayi , % 8'i devlet hizmetleri ve geri kalan % 13'ü ise diğer işlerde çalışmaktadır.
2001 yılında İlde kişi başına düşen Milli Gelir 2017 dolar iken, 2006 yılında bu rakamın 5.000 doları aştığı tahmin edilmektedir.
B.Menderes Irmağının suladığı bereketli ovalar üzerinde kurulu olan İlimiz, sahip olduğu toprak ve su kaynaklarının zenginliği ile Akdeniz İklimi sayesinde her türlü bitkisel üretimin yapılması için önemli bir tarım potansiyeline sahiptir. İl topraklarının %47.50 sini oluşturan 395,494 hektar alanda tarımsal üretim yapılmaktadır. Geriye kalan arazilerin 298,000 hektarı orman, 47,466 hektarı çayır-mera, 14,271 hektarı göl-bataklık, 76.669 hektarı tarım dışı arazilerdir.
Sulanabilir nitelikteki 252.486 hektar alanın % 68'lik kısmını oluşturan 173.173 hektarda sulu tarım yapılmaktadır. Üretimde küçük ve orta boy işletmelerin ağırlığı görülür.
İlin en çok katma değer yaratan bitkisel ürünleri; incir, zeytin, pamuk ve kestanedir. İlimiz; zeytin, incir, kestane üretiminde Türkiye genelinde 1. sırada, pamuk üretiminde Şanlıurfadan sonra 2.sırada yer almaktadır. (İlde 2005 yılında 191.009 ton yaş incir, 104.965 ton zeytin(Yok yılı) var yılında 500.000 tonun üzerinde üretim yapılır, 190.123 ton pamuk, 17.379 ton kestane üretilmiştir.)
İlimizin tarımdan sonra ki ikinci önemli gelir kaynağı turizmdir. 150 km lik sahil şeridine sahip olan İlimizde, 63.873 ü turizm işletme belgeli yaklaşık 150.000 i bulan yatak kapasitesi mevcuttur. İlimizi 2005 yılında yaklaşık 1 milyon turistin ziyaret ettiği tahmin edilmektedir.
İlimizde faaliyette olan Aydın ile ASTİM (Aydın Sanayi ve Ticaret İş Merkezleri) Organize Sanayi Bölgeleri vardır. Ayrıca; Nazilli, Söke, Ortaklar, Çine ve Buharkent Organize Sanayi Bölgeleri çalışmaları devam etmektedir.
2006 yılı itibariyle AYDIN ve ASTİM Organize Sanayi Bölgelerinde işletmede olan fabrika sayısı 134e yükselirken, istihdam edilen kişi sayısı 5500'e ulaşmıştır.
Kurulu haldeki 18 adet Küçük Sanayi Sitelerinde bulunan 5401 işyerinde yaklaşık 15.000e yakın kişinin istihdamı sağlanmaktadır.
Aydın İlinin ihracat yapısını; pamuklu dokuma, salamura zeytin, konserve, işlenmiş incir gibi tarımsal ürünler, tarım makinaları, zeytinyağı makinaları, otomotiv yan sanayi ürünleri, beyaz eşya ürünleri, yer altı servetleri feldispat, kuvars, mermer ile şişelenmiş içme suları dünyanın bir çok ülkesine ihraç edilmektedir. İhracat tutarının yaklaşık 800 milyon ABD doları olduğu tahmin edilmektedir.
Türkiye de üretilen feldispat, kuvars madenlerinin % 95i Çine ile Milas arasındaki dağlık bölgeden çıkarılmaktadır.
İlin önemli bir gelir kaynağı olmaya aday Jeotermal kaynaklar mevcuttur. Sultanhisar Salavatlıda özel sektöre ait 8,5 Megawatt gücünde Jeotermal elektrik santralinin montajı tamamlanmış, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan elektrik üretimi lisansını almış ve 2006 Şubat ayı sonunda üretime başlamıştır. Yine Germencik İlçesinde özel sektörce 100 Megawatt Gücünde Jeotermal Elektrik Santrali kurulumu için çalışmalar sürdürülmektedir.
Ege'de şirin bir yer
bildiğim kadarıyla İzmir'e 30 dk. uzaklıkta
kıyıya da çok yakın
bir ilçesi de ÇİNE
çok sayıda üzüm ve zeytin ağacı varmış
doğrumudur değil midir bilmem ama ben bunları bilir, bunları söylerim
"BİZİM YANIMIZA GELEN HİÇ KİMSE GELDİĞİ GİBİ AYRILMAMIŞTIR"Şeyh Muhammed Kazım KS
BİZ ARTIK ÜÇ KİŞİYİZ
BEN , KEYFİM VE KAHYAM..!
APHRODISIAS Burayı, canlanacakmış izlenimi veren heykeller kenti olarak nitelendirebiliriz.Aşk ve güzellik Tanrıçası Afrodit adına kutsal törenler yapılan Aphrodisias kenti, antik çağın önde gelen mimarlık, sanat, heykeltraşlık ve tapınma merkeziydi. Karacasu ilçesinin 12 km. güneydoğusunda bugünkü Geyre köyünün bulunduğu alanda kurulan ve bir Karia kenti olarak bilinen Aphrodisias'ta ilk yerleşmenin MÖ 4000 yıllarında Kalkolitik çağda başladığı görülür. Kentin kuruluşunu MÖ 13 y.y.'a indiğini Bizanslı yazar Stephanos'tan öğreniyoruz. Bu dönemde adı Ninos olan şehir, antik dönemde Aphrodisias adını almıştı. İlk açık ve kesin bilgiler, MÖ 11.y.y.'a aittir. ve tarihçi Appian tarafından verilir.
Ona göre Aphrodisias, komşu şehir Plarasa (Bingeç) ile birlikte bu dönemde gümüş ve bronz sikkeler basmıştır. Aphrodisias'ın en parlak ve gelişkin dönemi, Roma çağlarındadır. Kentin yakınındaki Baba Dağı eteklerinde bulunan ocaklardan sağladıkları değerli mermerlerden olağan üstü güzellikte heykeller ve yapı elemanları üreten ve imparatorluğun her yanına ihraç eden Aphrodisiaslı ustalar, "Aphrodias stili" olarak bilinen sanat ekolünü kurdular. Beş yüzyıl kadar süren yoğun iskan ve geleneksel Roma yaşantısı boyunca, göz kamaştıran güzellikte yapılarla dolu bir kent ortaya çıktı. Hristiyan, Bizans çağlarında dinsel ve siyasal nedenlerden olumsuz etkilenen Aphrodisias, giderek o eski parlak dönemlerini geride bıraktı. Yangınlar, yer sarsıntıları, Sasani ve Arap akınlarıyla harap oldu ve zamanla terk edildi.
Arkeolojik kazı ve araştırmalar ilk defa 1904'de başlatıldı. 1961'den itibaren National Geographic Society kurumunun finansmanı ile New York Üniversitesi adına 1990 yılına kadar Prof.Kenan erim'in başkanlığında, günümüzde ise Prof.Roland Smith tarafından yürütülmektedir. bu kazılar ve bilimsel araştırmalar sonucunda mimarlık, heykeltraşlık, tıp, matematik, astronomi alanlarında ve çeşitli sanat dallarında önemli çalışmalar yapıldığı belgelenmiştir. Tıp araştırmacısı Xenocrates, romancı Chariton ve düşünür Alexander Aphrodisiaslı'dır. 3,5 km. uzunluğunda surlarla çevrili kentte görülebilecek başlıca mimari yapı kalıntıları, MS 117 - 118'de İmparator Hadrianus zamanında inşa edilen hamam, İmparator Tiberius'a affedilen büyük havuzlu agora, MÖ 100'lerde Tanrıça Afrodit için yapılan tapınak, 30.000 kişilik stadium, 10.000 kişilik tiyatro, tiyatro hamamı, heykel ve mozaiklerle süslü odeon, piskopos sarayı ve felsefe okulu, Augustus'a adanmış sabasteon ve tetrapylondur.
Bey Camii: İstasyon binası yakınında bulunan ve Süleyman Bey Camii olarak da bilinen bu büyük yapı, 1683 yılında Süleyman Bey tarafından yaptırılmıştır. Kare planlı ve kesme taştan inşa edilmiş olan cami, 16 kenarlı kasnağında 16 pencere bulunan bir kubbe ile örtülüdür. Kubbe içi, kalem işleri ile süslenmiştir. Kesme taştan yapılmış mihrabı sade olup, mermerden yapılmış minberin merdiven altı işlemelidir. Tek şerefeli minaresinin gövdesi çok kenarlıdır.
Ramazan Paşa Camii: Üveys Paşanın kardeşi Ramazan Paşa tarafından 1595 yılında yaptırılmıştır. Kare planlı olup, kesme taştan yapılmıştır. Ahşap giriş kapısı, oyma işleri ile bezenmiştir. Yapının üzeri büyük bir kubbe ile örtülmüştür. İçerisini 10 uzun pencere ve su damlacığı şeklindeki küçük pencereler aydınlatmaktadır. Alçı kabartmalar, renkli cam işçiliği ve ağaç oymacılığı bakımından süslemeleri önemlidir.
Üveys Paşa Camii: Mısır Beylerbeyi Üveys Paşa tarafından 1568 yılında yaptırılmıştır. Kare planlı olan yapıyı yüksek kasnak üzerindeki kubbe örtmektedir. Mermer giriş kapısı üzerinde bir yapım yazıtı bulunmaktadır. Mihrabı ve minberi az süslemelidir.
İlyas Bey Camii: Menteşoğullarından İlyas Bey tarafından 1404 yıllarında yaptırılmıştır. Cami önünde, avluyu çevreleyen, medrese ve imaret odaları mezarlık içindedir.Han Menteşoğullarından kalmıştır. Dörtgen şekilli bina ortada bir avlu, etrafında tonoz çatı, örtülü, ahır ve odalardan meydana gelmiştir ve iki katlıdır.
Aydın Müzesi: Aydın Müzesi 1959 yılında kurulmuştur. Çok geniş ve güzel bir bahçe içinde modern Müze binasına sahiptir. Müze bahçesinde Aydın çevresinden derlenmiş lahitler, mezar taşları, sütun başlıkları, yazıtlı steller ve çeşitli mimari parçalar sergilenmektedir. Müze içerisinde bir Arkeoloji salonu, bir sikke salonu ve bir etnografya salonu mevcuttur.
Milet Müzesi: Milet antik kenti içinde yer alır. 1973 yılında hizmete açılan Milet Müzesinde mavi salon, küçük salon ve orta salon olmak üzere üç teşhir salonu vardır. Mavi salonda;kronolojik sırayla eserler teşhir edilmiştir. Bunlar, fosiller, keramikler, geometrik eserler, taban mozaikler ile amphoralardır. Küçük salonda; tiyatro maskeleri, kandiller, maden eserler, cam eserler, heykelcikler, altın eserler ve küçük madeni eşyalar ile sikkeler bulunmaktadır. Orta salonda; heykeller ve mezar taşları yer alır.
Afrodisyas Müzesi: Karacasu ilçesi, Afrodisyas antik kenti içinde bulunmaktadır. 1979da ziyarete açılan Müzede Afrodisyas kazılarından elde edilen arkeolojik buluntular sergilenmektedir. M.Ö. 4000den itibaren yapıldığı anlaşılan eserler sekiz ayrı salonda yer almakta olup, bu salonlar; Afrodit salonu, Panthesilaia salonu, küçük eserler salonu, bitmemiş eserler salonu,odeon salonu, Melpomene salonu( iç avlu ve bahçe açık salonu)dur. Ayrıca bu salonların dışında bahçede birçok eser bulunmaktadır.
Afrodisyas Müzesi: Karacasu ilçesi, Afrodisyas antik kenti içinde bulunmaktadır. 1979da ziyarete açılan Müzede Afrodisyas kazılarından elde edilen arkeolojik buluntular sergilenmektedir. M.Ö. 4000den itibaren yapıldığı anlaşılan eserler sekiz ayrı salonda yer almakta olup, bu salonlar; Afrodit salonu, Panthesilaia salonu, küçük eserler salonu, bitmemiş eserler salonu,odeon salonu, Melpomene salonu( iç avlu ve bahçe açık salonu)dur. Ayrıca bu salonların dışında bahçede birçok eser bulunmaktadır.
Örenyerleri
Nysxa: Sultanhisar ilçesinin kuzeyindeki Malgaç Dağı eteklerinde zeytin bahçeleriyle dolu yamaçlara kurulmuş Nysxa (Nisa) antik kentinin tarihinin kaynağı, coğrafyacı Strabondur. Sel yatağından dolayı iki kısımdan oluşan kent Atymbra isimli eski bir ;yerleşmenin üzerine Selekvos Kralı I. Antiochus tarafından kurulmuş ve kralın eşinin adını almıştır. Nyxsada yetişmiş olan Aristodemin kurduğu iki katlı kütüphane, Hellenistik çağa ait su deposu, Roma dönemine ait stadyum ve köprü, halk meclisi ve Acharaka yolu üzerindeki şehir nekropolü görülebilecek başlıca yapı kalıntılarıdır.
Alabanda: İsmi Karia dilinde at ve zafer anlamına gelen ALA ve BANDA sözcüklerinden oluşmuş bir Karia kentidir. Helenistik ve Roma dönemlerinden kalma kuleli sur, tiyatro, senato, halk meclisi binası, Agora ve anıt mezar görülebilecek kalıntılardandır. Ayrıca güney yönündeki Kemer Deresi üzerinde Roma yapısı bir su kemeri uzanır.
Priene: Çağının önemli piskoposluk merkezi olan antik kent Prienne, Miletin kuzeyinde, dik açılarla kesişen bir geometrik düzene göre kurulmuştur. Kentin en önemli yapısı kentin tepesine kurulmuş olan Athena Tapınağıdır.
Bundan başka kentin ;kuzeydoğusunda bulunan ve Helenistik devirde yapıldığı belirtilen tiyatroda görülmeye değerdir.
Milet: Yenihisar ilçesi, Balat köyü yakınlarındadır. Milette ilk yerleşimin M.Ö. 2000 ortalarından başlamak üzere Myken kolonisi varlığı ile görüldüğü bilinmektedir. Daha sonra Milet, Atina Kralı Kodrosun oğlu Nekus önderliğindeki İonialılar tarafından tekrar kurulmuştur. İonianın en önemli şehir limanlarından birisidir. Dört limanı vardır. Ören yerinde bu dönemlerden kalma; Milet Tiyatrosu, Faustina Hamamı, agora, tören caddesi, anıtsal çeşme, gymnasium, Virgilius Capito, hamam, Türk hamamı, Athena Tapınağı stadium, delphinion, liman anıtı, agora, Zeus Olympios Temenosu, bouleuterion (Senato Binası), Mısır Tanrılarının Temenosu kalıntıları bulunmaktadır.
Tralles (Tiral): Aydın il merkezine 1
m. kadar uzaklıktadır. Kentten günümüze halk arasında "üç göz" olarak bilinen yapı ve kuzeydeki tiyatroya ait bir kalıntı olan cavea gibi az sayıda eser kalmıştır. 1997 yılından itibaren burada arkeolojik kazılara başlanmış olup, Roma dönemine ait bir hamam, Hellenistik. Roma ve Bizans dönemlerinde kullanılmış bir Arsenal yapısı ve bir Bizans dini yapısı açığa çıkarılmıştır.
Afrodisyas: Bu kent Antik Çağın önde gelen mimarlık, sanat, heykeltıraşlık ve tapınma merkezlerindendir. Karacasu ilçesinin 12 km. güneydoğusunda bir Karia kenti olarak kurulan Afrodisyas altın çağını Roma döneminde yakalamıştır. Bu dönemde olağanüstü güzellikte ;mermer heykeller ve yapılar inşa edildi. Yapılan arkeolojik araştırmalar sonucunda kentte mimarlık ve heykeltıraşlığın yanı sıra tıp ve astronomi alanlarında da çalışmalar yapıldığı belirlenmiştir. Kentte görülebilecek başlıca yapı kalıntıları, MS 12. yy.da İmparator Hadrianus zamanında ;yapılan hamam, büyük havuzlu agora, MÖ. 100 yıllarında tanrıça Afrodit için yapılan tapınak, stadyum, tiyatro, hamam,odeon, psikopos sarayı, felsefe okuludur.
Panionon: Kuşadası Davutlar beldesindedir. Antik Dönemde, İon kentleri birliğinin merkeziydi. İonlar burada toplanıp, kararlar alırlardı.
Neopolis: Kuşadasının hemen yakınında, Yılancı Burun denilen yerdedir. İlçenin ilk antik yerleşimi olarak bilinir.
Didyma: Miletosun 18 km. güneyindedir. Antik çağın kehanet merkezidir. Apollon tapınağı en önemli eserlerindendir.Tapınak dipteros planlı (çift sıra sütun) olup, hiçbir zaman bitirilememiştir.
Myus: Sökenin 18 km. güneyindedir. İyon birliğine ait önemli bir kıyı kenti idi.
Iassos: Didim ilçesi yakınlarında bulunmaktadır. Bu antik kent, Dionysos şarap tanrısı adına inşa edilmiş tiyatro ve burada yapılan festivaller ile bir müzik ve tiyatro kenti olarak ün kazanmıştır.
Gerga: Çine ilçesi yakınındadır. Kaidelerden koparak düşmüş dev boyutlu insan heykelleri ile "Gerga" yazılı yapılar dikkat çekicidir.
Alinda: Karpuzlu ilçesi yakınındadır. Kraliçe Adanın granit kentidir. 35 sıralı bir tiyatro, iki katlı kule, agora ve surlar önemli kalıntılardır.
Mastaura (Mastavra): Nazilli ilçesi yakınındadır. Eskiden para basılan ticaret merkezlerinden biriydi. Ören yerinde sur, tiyatro, su kemeri ve bazı yapı kalıntıları vardır.
Magnesia: Germencik ilçesi, Ortaklar beldesi yakınındadır. Önemli olaylara sahne olduğu için olaylar kenti olarak tanımlanır. M.Ö.3 yy.a ait Artemis ve Zeus tapınakları, agora, hamam, tiyatro, gymnasium, stadium ve Bizans surlarına ait kalıntılar mevcuttur.
Orthasıa (Ortosı): Yenipazar ilçesi yakınındadır. Menderes vadisine bakan bir tepede Akropolü mevcuttur.
Acharaka (Akaraka): Sultanhisar ilçesi, Salavatlı köyü yakınındadır. Sağlık merkezi olarak bahsedilir. Plutonium tapınağı ve içindeki şifalı su ve gazlar bulunan Charonium mağarasından bahsedilir.
Plajlar
Turistlerin turizm çekiciliği açısından rağbet ettikleri plajlar; Pigale Plajı (Kuşadası), Kadınlar Denizi Plajı (Kuşadası), Güvercinada Plajı (Kuşadası), Yavansu ve Aslanburnu Plajı (Kuşadası), Güzelçamlı Plajı (Kuşadası), Altınkum Plajı (Didim), Tavşanburnu Plajı (Didim), Gevrek ve Akbük (Didim) plajlarıdır.
SesizLigim ÇıgLıgımdı. Hepiniz mi Sagırdınız?
Aydın Müzesi (Merkez)
Aydın Müzesi 1959 yılında Zafer İlkokulunun bir odasında kurulmuş ve uzun süre müzecilik hizmetleri burada yürütülmüştür. 1973 yılından sonra ise bu hizmet yeni müze binasında verilmeye başlanmıştır. Aydın arkeoloji ve etnografya müzesi zaman içerisinde Aydın merkez ve ilçelerinden gelen eserlerle zengin koleksiyonlara sahip olmuştur.
Müze binası geniş bir bahçe içerisinde yer almaktadır. Bahçede Aydın İl sınırları içerisinde yer alan Tralleis, Magnesia, Alinda, Alabanda, Nysa, Amyzon, Piginda, Harpasa, Myus, Pygela, Orthosia, Mastaura vb. antik kentlerden gelen çeşitli dönemlere ait taş eserler sergilenmektedir. Bu eserler, heykeller, lahitler, sütun ve sütun başlıkları, altarlar, mezar stelleri, İslâmi mezar taşları, mil taşları, yazıtlı ve kabartmalı stellerle çeşitli mimari parçalardan oluşmaktadır.
Müze Arkeoloji, Nümizmatik (Sikke) ve Etnoğrafya bölümlerinden oluşturulmuştur.
![]()
SesizLigim ÇıgLıgımdı. Hepiniz mi Sagırdınız?
Aydın Kaleleri
Küçükada Kalesi (Kuşadası)
Kuşadasının önünde bulunan Güvercin Adasındadır. Bu ada Kuşadası iskelesi yapılırken, Kuşadsı ile birleştirilmiştir. Kale, 1834 yılında Osmanlılar tarafından yapılmıştır. Surlar 2,5 m. Yüksekliğinde adayı çepeçevre kuşatırlar. Şehre bakan yönünde biri silindirik, diğeri de altıgen iki kule arasında yuvarlak kemerli bir kapısı vardır. Bu kapının üzerinde olması gereken yazıt yerinden alınmış, altıgen burcun yanına konulmuştur. Kalenin ortasında bulunan kare biçimindeki büyük kule aynı zamanda depo olarak kullanılmıştır. Güneydeki sivri kemerli bir kapıdan içerisine girilen kulenin ikinci katında top ve tüfek mazgalları açılmıştır.
Yapılma nedeni Mora ayaklanması sırasında adalardan gelebilecek saldırılara karşı ileri bir karakol niteliğindedir. Kalenin duvarları ile güney kapısı iyi bir durumda günümüze gelebilmiş olup, içerisindeki evler de bir süre iskân edilmiştir. İçerisinde elektrik ve suyu da olan bu adanın (Güvercin Adası) bahçesi gazino, kulesi de gece kulübü olarak kullanılmaktadır.
Kuşadası Surları (Kuşadası)
Evliya Çelebi Kuşadasının kale ve surlarla çevrili olduğunu belirtmiştir. Bu kaleden ; Kalesi deniz kenarında dörtgen biçimindedir. Çevresinde hendeği yoktur. Duvarı 15 arşındır ve üç kapısı vardır diye söz etmiştir. Kuşadasının çevresini kuşatan surların kuzeyindeki kapısı yıkılmış yalnızca güneydeki günümüze ulaşabilmiştir. Söke yolu üzerinde bulunan kesme taştan yuvarlak kemerli kule Evliya Çelebinin değindiği kale kapılarından birisidir. Ayrıca bunun kuzeyinde yine moloz taştan çokgen gövdeli bir burç bulunmaktadır.
Körteke Kalesi (Bozdoğan)
Bozdoğan İlçesine bağlı Körteke Köyü ile Örencik Köyü arasında, üç yanı derin uçurumlarla çevrili doğal bir tepenin üzerindedir. Kale duvarları üzerinde değişik dönemlere ait izlerin bulunuşundan ötürü farklı çağlarda kullanıldığı sanılmaktadır.
Arpaz Kalesi (Nazilli)
Nazilliye bağlı Erenköyde bulunan yapı grubu,bir Karya kenti olan Harpasa Kalesinin eteklerinde kurulmuştur. Bazı kaynaklarda buranın ismi Arpaz Kulesi olarak da geçmektedir. Akçaya kadar uzanan ekili araziyi kapsamı içine alan büyük çiftlik işletmesinin sahibi, Arpaz Beyleri tarafından XIX.yüzyıl başlarında inşa ettirilmiştir. Ancak burada XVII. Ve XVIII.yüzyıllara ait, Osmanlı Dönemi kalıntıları ile de karşılaşılmıştır. Buna dayanılarak da kalenin daha erken bir dönemlerde yapılıp, sonradan yenilendiği de düşünülebilir. Burası bir bey konağı, güvenlik kulesi, ambar, ahırları ve müştemilatı ile bir şatoyu andırır. Kule,Arpazlı Hacı Hasan Beyin, II Mahmut zamanında Rodos tan getirdiği ustalara yaptırmıştır.
SesizLigim ÇıgLıgımdı. Hepiniz mi Sagırdınız?
BİZ ARTIK ÜÇ KİŞİYİZ
BEN , KEYFİM VE KAHYAM..!
Ege'de şirin bir yer
bildiğim kadarıyla İzmir'e 30 dk. uzaklıkta
kıyıya da çok yakın
bir ilçesi de ÇİNE
çok sayıda üzüm ve zeytin ağacı varmış
doğrumudur değil midir bilmem ama ben bunları bilir, bunları söylerim
yukardaki cümleler Rahondan alıntıdır.
Evet Şirin bir yer ama bence merkezi hariç ilçeleri merkezinden daha güzel ve kendi adını duyurmuştur.
İzmire Otobandan 1,15 Dakkada gidilir.
kıyıya biraz uzak malesef kıyıya en yakın yer Kuşadası oda 45 dakka araba yolculuğu sürüyor
evet bir ilçeside Çine En az gelişen ilçelerinden biridir ama bana sorarsan merkezden daha güzel daha sıcak bir yer yinede
Ben Aydının en çok Sultanhisar ilçesini sevdim
saygılarımla