Tokat Yöresi Efsaneleri
Taş Gelin Efsanesi
Yaylacık Dağı Akbelen (Bizeri ) yaylasındaki taş gelin hikayesi.
Erbaa’nın Yaylacık dağına yakın bir köyünden Kazova’nın bir köyüne, çok güzel, sevimli, ahlaklı saygılı bir kız gelin verilir.Eşi çok sevecen,olgun, akıllıdır.Ancak kayınvalidesi ve kayınbiraderlerigeline iyi davranmazlar,ellerinden gelen kötülüğü yapmakta birbirleri ile yarışırlar.Gelin eşine olan sevgi ve saygısının hatırına onlarla iyi geçinmeye çalışır.Eşi ile çok mutludur ancak babaevi özlemi çekmektedir.Beş yıldır anne-babasını,kardeşlerini görememiş ve hasretleri her geçen yüreğine oturmaktadır.Köyünün havası ,suyu burnunda tütmektedir.Bu özlemler yanarken bir çocuk beklediğini farkeder ki buna hem sevinir, hem de memlekete gitmesi ertelendiğinden bir yandan da üzülür.Kayınvalide kafilesi durumdan memnundur,şimdi bir de görünür bahaneleri vardır.
Bir oğlu olan gelin,bebeği altı aylık olunca memeleketine gitme isteiğini yeniler.Tam "tamam" demişlerken bu seferde eşi hastalanır ve çok geçmeden Tanrı'nın rahmetine kavuşur.Hayat arkadaşını kaybetmenin acısıyla evine kapanan gelin günlerce ağlar,inler.Gidenin döndüğü nerde görülmüş?Çaresiz bağrına taş basar ve memleketine gitme istediğini yeniden gündeme getirir.Gelinin sevenleri kayınvalide kafilesine bu ziyaretin yapılması konusunda baskı yaparlar.Eeeee eşi de ölmüş olduğundan gelini orada tutan sebep ortadan kalkmıştır.Bu bahane ile temelli göndermeyi düşünen kayınvalide hemen razı olur.Gelini ve bebeğini hazırlar ve çeyizleri ile beraber bir ata bindirip, Topçam üzerinden kestirmeden göndermek isterler.Talihsiz gelini Topçam'ın zirvesine kadar getirip,"bundan sonrasını kendin git "diyerek oracıkta bırakırlar.Aldatıldığını anlayan gelin, çaresiz yoluna devam eder.Yaylacık Dağı kırına geldiğinde içi ferahlar.Zira ormanlık alandan çıkmıştır.Kendini daha güvende hissetmektedir ki bu da uzun sürmez.Uzaktan eşkiyanın kendisine doğru at sürdüğünü görür.Gelin önde ,eşkıya arkada dört nala gidedursunlar ,gelinin atı çatlayıp ölüverir oracıkta.Zavallı gelin,sıkıca kucağına bastırır yavrusunu ve şu ağıtı söyler:
Topçam’ada çıktım başı dumanlı
Eşkıya da yoluma çıkmış eli kanlı
Kurtar Allah’ım kurtar bu gelini
Katilde merhamet yok ben ise gamlı
Eşkıyalar gelinin yanına yaklaşırken, başlamış Allah'a dua etmeye. Ellerini kaldırır “Ya Rab beni bu zalimlerin ellerine düşürme, namusuma leke getirme, bu darda kalmış kulunu koru, ya beni taş et , ya da kuş et uçurda bana dokunamasınlar” diye duasına devam eder. Allah hemen onun bu duasını kabul eder. O anda kendisi ve çocuğu taş kesiliverir.
Eşkıyalar yanına geldiklerinde geline ellerine uzatırlar,ancak gelin ve çocuğu taş kesilmiştir. Kızarlar, bellerindeki hançerlerini çıkarıp gelinin taş kesilmiş vücuduna vururlar. Çizdikleri her yerinden kanlar akar. Al kanlı taş gelin kayası asırlarca Yaylacık Dağı’nda Avlunlar yaylasıy ile Akbelen yaylasının arasında bulunmaktadır. Eşkıyalar onun yanındaki kıymetli eşyalarını alırlar, fakat namusuna dokunamazlar. Taş gelin efsanesi sabır, doğruluk ve metanetin simgesidir. Gelin kayası bakıldığında aynen bir kadın ve göğsüne bastırılmış bir çocuk halindedir. Vücudunun bazı yerleri kırmızı lekelidir. Define avcıları 1992 yılında altın bulmak için bazı yerlerini kırmış, tahrip etmiştir.


LinkBack URL
About LinkBacks




Alıntı
