1. sayfa - 2 sayfa var 12 SonuncuSonuncu
18 sonuçtan 1 ile 10 arası

Hybrid View

  1. #1
    Lantis
    Guest

    Standart Doğunu Yeni GüLüü Ciziree..

    Cizre Şırnağın İlcesidir Ama Şırnaktan Büyüktür Kendi Çekimimdir Merak Edenler İçin Paylaşıyorum...





  2. #2
    Super Moderator Array
    Üyelik tarihi
    28.07.2007
    Mesajlar
    1.309
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    ben de meraklilari icin bir haber vereyim bu konu vesilesi ile.

    BIRCA BELEK bu gune kadar askeriyenin elindeydi fakat 10 gune yakin bir suredir askeriye orayi bosaltti ve ozel idarenin eline gecti. su an icin halkin ziyaretine izin veriliyor.

    ayrica sunu da eklemek lazim eger yaz mevsiminde nehre yakin bir evin daminda uyursaniz ve tan yeri agarmadan uyandiginizda yuzunuze vuran tarif edilemez nehir havasinin vermis oldugu mutlulugu anlatmaya kelimeler yetmez. evet belki nezle olma ihtimali vardir ama birkac saat sonra ortaligi yakip kavuracak gunesi hesaba katacak olursak bu gecici serinligin tadini cikarmak lazimdir.
    Konu Kont tarafından (19.02.2010 Saat 00:42 ) değiştirilmiştir.

  3. #3
    PRENSES Array
    Üyelik tarihi
    16.02.2009
    Yer
    ((KuRTaLaN))
    Mesajlar
    3.110
    Tecrübe Puanı
    79

    Standart

    cizre şirnak'da bulundum çok ıssız bir yer ama güzel kaplıcaları var

  4. #4
    PRENSES Array
    Üyelik tarihi
    08.10.2008
    Yaş
    37
    Mesajlar
    3.732
    Tecrübe Puanı
    94

    Standart

    Gü,zel bir yermiş.. çok hoş.. ıssız bir yerde kalmaya ihtiyacım var kaçabilirsem gelirim ciz<reye (:

  5. #5
    Lantis
    Guest

    Standart

    Cizree Güzeldir..Beğendinize Sevindim..

  6. #6
    Pe-KeSoOo Array
    Üyelik tarihi
    18.09.2005
    Mesajlar
    1.213
    Tecrübe Puanı
    46

    Standart

    Kendi Arşivinden bu Kareleri Bizlerle paylaştıgın için tşkler Lantis..
    Eger varsa elinde mem u zin karelerini de bizlerle paylaşırsan
    Şimdiden teşekkür ederim...
    Bizde Bilirdik Sevgiliye Karanfil Almasını Lakin Aç İdik Yedik Karanfil Parasını ... [Yılmaz Güney]

  7. #7
    Lantis
    Guest

    Standart

    Mem U Zin.Türbesi..


    Mem u Zin ( Mem ve Zin) Ehmede Xani tarafından 17. yüzyılda yazılmış bir aşk destanıdır. Saf aşkın kötülüğün elinde oyuncak olduğu binlerce aşk hikayesinden biridir. Eser Kürtçe yazılmıştır. '' Ben bu kitabı diğer Kürt aydınları gibi Farsça ya da Arapça yazmıyorum. Kendi dilimle yazıyorum ki daha sonra çıkıp da sizin diliniz yok, sizin edebiyatınız yok demesinler. '' Ancak filme alındığı dönemde türkçeye çevrilmiştir. Filmin müzikleri tatlı tatlı yüreğe akan bir deredir. O dere ki yazın sıcağında Hasankeyf kıyısında oturup ayağını suya salan bir çocuğun yüzüne vuran serinliktir. Mazlum Çimen tarafından hazırlanmıştır. Film Musa Anter’in o tatlı sesiyle başlar. '' Ey gül! Gerçi sen de nazeninsin, sen nerde, Zin'in yüzünün rengi nerde? '' Nevroz gecesi ateşler yanar Kürt ellerinde. Delikanlılarla eteği uçuşan dilberler ellerinde meşaleler kutlamalara katılır. O zaman cinler Hasankeyf eteklerinde mağaralarda bir araya gelip gecenin güzellerini bellerler. O yıl cinlerin güzelleri Mem ile Zin seçilir. Cinlerin şahı deyin hele Mem Zin’i, Zin Mem’i bilir mi diye sorar. Cinler hayır deyince, öyle edin ki yüzüklerini birbirine versinler, versinler de sonradan birbirini bulsunlar Der.Ne Kadar Doğru Ne Kadar Yanlış Bende Bilmiyorum..Hikayeleri Bundan İbarett


  8. #8
    Lantis
    Guest

    Standart

    Devamı..


    Memu Zin Cizre Beyi, Mir Zeynuddin`in Zîn ve Sitî adlarında iki tane bacısı vardı. Zîn, beyaz tenli, beyin can ciğeriydi. Bey onu çok severdi. Sitî ise esmer, selvi boylu biriydi. Tacdin, Beyin Divan Vezirinin oğluydu. Hikâyenin ana kahramanı Mem ise Tacdin`in manevi kardeşi ve dostuydu. Botan bölgesinde baharın müjdecisi olan Mart ayında (21 Mart Newroz) , eğlence ve bayram günlerinde çoluk - çocuk bütün Cizre halkı kırlara çıkar süslenirlerdi. İşte böyle bir günde Mem ile Tacdin kendilerine kızlar gibi süs verip ve kıyafet değiştirerek şenliğe katılırlar. Şenlik alanına vardıklarında erkek kıyafetli iki kişiyi görürler. (onlar Sitî ile Zîn`di) Onları görür görmez ikiside yere düşüp bayıldılar. Sitî ile Zîn bayan kıyafetli iki erkeği iyice süzerek onlar sezmeden kendi yüzeklerini onların parmaklarına geçirip oradan ayrılırlar. Mem ile Tacdin ayıldıklarında kendilerinin bezgin ve sersem onlduklarını görürler. Bu esnada Tacdin Mem`in parmağında, üzerinde Zîn yazılı mücevheri fark eder, Tacdin Mem`ın parmağına doğru elini uzatınca Mem de onun parmağında bulunan pana biçilmez ve üzerinde Sitî yazılmış olan yüzüğü görür. İkiside Sîti ve Zîn`in ne yapmış olduklarını anlarlar. Sitî ile Zîn dadıları olan Heyzebun`a anlatırlar. Dadıları bir hekim kılığına girerek hasta olan Mem ve Tacdin`in yanına varıp, Sitî ve Zîn`inde onlar gibi yandığını söyler ve yüzükleri geri ister. Tacdin yüzüğü geri verir. Fakat Mem `bununla yaşıyorum` diyerek yüzüğü vermez. Mem ile Tacdin kalkıp arkadaşlarına durumu anlatırlar. Bunun üzerine Tacdin için Cizre`nin önde gelenleri Cizre Bey`inden Sitî`yi Tacdine isterlerler. Bey, Tacdin`e Sitî`yi verir. Böylece yedi gün yedi gece düğün yapılır. Aslen Botanlı olmayıp İran`ın bir köyünden (Merguverli) olan Beko, Bey`in kapıcısıdır. Tacdin Beko`yu hiç sevmez. Bey`e kaç sefer bu adamın kapıcılığa layık olmadığı söyler fakat bey: `değirmenimiz onunla dönüyor. Köpekler de kapıcıdırlar` der. Beko, Bey`in Zîn`i Mem`e vermemesi için `Efendim, Tacdin kendi tarafından Zîn`i Mem`e vermiş.` Bunun üzerine kızan Bey, `and içerim ki; Zîn`i eş olarak Mem`e vermeyeceğim` der. Bey`in ava çıktığı bir günde Mem Zîn`i görmek için bahçeye girer. Mem`i gören Zîn birden yıkılıverir yere. Ava giden Bey, avdan dönünce Mem`i bir abaya sarılmış bir şekilde bahçede görür. Mem `Beyim, biliyorsunuz ben hastayım canım sıkıldı gezeyim derken sonra kendimi burda buldum`der. Bey`in yanında bulunan Tacdin abanın altında Zîn`in saçlarını görür, durumu anlayan Tacdin Bey`i ikna ederek divana doğru götürür. Daha sonra eve gidip Sitî ve çocuğunu evden çıkararak, evi ateşe verir. Böylece Mem ile Zîn`in kurtuluşu için Tacdin evini feda eder. Emsali görünmemiş bir dostluk örneğini sergiler. Beko`nun oyunlarıyla beyle satranç oynamaya ikna edilen Mem başlangıçta ilk üç oyunu alır. Beko Mem`in iyi oynadığını görünce Mem`in yönünü Zîn`e doğru çevirir. Zîn`i görüp hayallere dalan Mem, Bey`e yenilir. Sevgilisinin Zîn olduğunu öğrenen bey Mem`in zindana atar. Bir seneye yakın zindanda kalan Mem, Zîn`in hasretine dayanamayıp ölür. Mem`in cenazesinin kaldırıldığı esnada Tacdin Beko`yu görüp öldürür.zin yapıştığı Mem`in mezar taşında canını verir. Bey, Zîn`i gömmek için Mem`in mezarını açtırarak Zîn`i sarktığı esnada şöyle seslenir: `Memo! Al sana yar! der. YAZAR.AHMEDE XANE

  9. #9
    Lantis
    Guest

    Standart

    Klip Mem U Zin Hayatını Anlatıyor..
    [YOUTUBE]Ukw3hGi5yjM[/YOUTUBE]
    Kim bilebilirdi ki, aynı isimde üç kişi olduğu ve bu üç kişilerin aşkları yüz yıllarca dillerde destan olacağını. Hiç kimse bunu bilemezdi, Mir Sévdin de buna hiç ihtimal vermiyordu. Mezopotamya topraklarında hep yaşanan ve gözle görülür bir şekilde gerçektir, ancak neredeyse bütün Mezopotamya halkı bu gerçeği görmezlikten geliyorlardı, halende görmezlikten geliyorlar. Her ne kadar erkek çocukları bir başka birine aşık olduğunu düşünseler de, kız çocuklarının ne birine nede birinin kızlarına aşık olduğunu veya olacağını da asla düşünmüyorlar. Aslında bir gerçeği görmezlikten geliyorlar. Erkek çocuklarının aşık olduğu kişi bir kız olduğunu ve bu kız da kendileri düşündükleri bir ebeveynlerin çocuğu olduğu nasıl da düşünemiyorlar.
    Adıyaman (Müğrüb) şehri geleceğin tek veliahttı olan Mem günün birinde hiç tanımadığı bir toprakta aşık olacağı kız yüzünden öleceğini asla bilmiyordu. Beyliğin tek evladı olan Mem daha yeni ergenlik çağına girdiğinde, onun yerine bir başkaları düşünüyordu. Mem daha dünyaya gelmeden önce de onun yerine bir başkası düşünüyordu. Hayatı boyunca bir başkası onun yerine kararlar verecek ve kendisi istediği değil de, başkaları istedikleri yere gidecek, kendisi istediği yerde oturmayacak, bir başkası istediği yerde oturacak. MEM en doğal hakkı olan gönlünü de kendisi istediği kişi değil, bir başkası istedikleri kişileri sevecek ve evlenecek. Aksi takdirde sevdiğine kavuşmadan ölecek

    Nevroz; baharın başlangıcı, kanların hızlı dolaştığı ve gönüllerin coştuğu 21 Mart da Mezopotamya da hep bayram olarak kutlanmış. MEM Ü ZİN destanında Éhmedé Xané hep sevgiyle söz etmiştir. Günümüz Mezopotamya da bu bahar şenliğine siyasi duygular karışmış renklerin yasak olduğu bir ortamda kutlamaktadır. Böyle bir bayramda Mezopotamya da fanilerin coştuğu gibi, cinler de coşmuş olsa gerek. Hasankeyf’ın kuytu kayalıkların mağaralarında toplanıp Fanileri düşünmeye başladıklarında. Kendi çevrelerinde en güzel kız ve en yakışıklı erkeğin kim olduğunu bir birine sorduklar, her kes kendi düşüncesini söyleyip, sihir gücünü kullanarak sihirli ayna da güzel olarak düşündükleri kişileri bir birine gösterdiklerinde sonuç olarak MEM Ü ZİN gecenin en güzeli seçileceğini bir çok cinde bilmiyordu. Ancak MEM Ü ZİN gösterdiklerinde hiç birinin şüphesi kalmadı. Ancak cinlerin şahı sadece cinlere bir soru sordu ve ardında emir verdi. Müğrüb şehrinde MEM ve Cizre kentinde ZİN bir birini tanıyorlar mı. Şüphesiz toplantıda bulunan bütün cinler “Hayır” dediklerinde, Şah emir verdi. “Bu gece onları bir araya getirin” diye emir verdiğinde. Hemen cinler harekete geçtiler.
    Adıyaman şehrin üstünde ince bir duman tütüyordu. Mem ü Zin yaşadıkları vuslat bir gecenin ardında, artık yaşadıkları yaşantı onlara ait değildi. Kendi benlikleri onlardan alınmış, bir başkası tarafından kontrol ediliyorlardı. Kendi istedikleri gibi değil, başkaların istedikleri gibi de yaşayamazlardı da. Bir birini görmeden sudan çıkmış balık gibi, hayalları yaşamlarının bir parçası oldular. Ancak her ikisi de evrenin neresinde olduklarını bilmiyorlardı. Sadece sevdiklerin bulundukların şehrin adını biliyorlardı.
    Bütün müğrüb şehrin halkı MEM’e yalvarmasına rağmen, babasının kendisi için, görevlendirdikleri korumaların yanı sıra kendi atına binerek kale’nin etrafında yüksek duvarın üstünden atlayarak dışarıya çıktı. Mem ardında bir çok insanı yüz üstü bıraktığını iyi biliyordu. Hiç kimse onun bir meçhule gitmesini istemiyorlardı. Bu nedenle babasıyla dargındı, sadece annesiyle vedalaşarak duvarlardan atlayıp sadece adını bildiği ama hangi tarafta olduğunu bilmediği Cizre’yi bulmak için çıkıp gitti.
    Éhmedé Xané’nin hayal ettiği ve sadece gecenin karanlığında birkaç saat yanında kaldıktan sonra kendisine yüzüğünü hediye ettiği kızın peşinden gitti. Sadece adının Sité ye Zin olduğunu biliyordu. Cizre şehrinde aynı ailenin içinde Sité isminde üç tane vardı. Bütün karışıklığa neden olAnda bu isim benzerliği olunca. Ceza da kaçınılmaz

    oluyordu bu cudi dağın yamacında ki şehirde.Önce Tajdin sevgilisi Siti ile evlenebilmek için Bey’den izin ister. Gençleri takdir eden Bey bu evliliği onaylar. Tajdin ve Siti büyük bir törenle evlenirler. Mem ile Zinin evlenmelerine sıra geldiğinde, Botan hükümdarı Zeyniddin Bey’in veziri şeytan Beko hükümdarı Mem ve Tajdine karşı kışkırtır. Vezir, Mem ile Zinin evlenmeleriyle birlikte gençlerin Beyin hükümdarlığını çökerterek elinden alacakları konusunda Zeyniddin Beyi ikna eder. Bu duruma öfkelenen Bey, ölse de Mem ile Zinin evliliğinin gerçekleşmeyeceği üzerine yemin eder.

    Mem ile Zinin aşkı her yerde duyulur. Vezir Beko, şeytani işlerini sürdürür ve genç aşıkların gizlice buluşmalarını takip ettirerek Zeyniddin Beye bildirir. Bunun üzerine Bey Memi tutuklattırır...
    sonu olmayan sinirsiz guzelligin, sonu gelmez asiklarinin destanidir. fakat asiklarla arzu sahipleri ayridir, bazisi faydalanmak ister, oteki feda olmak. bazilari canlari icin ister canani, bazilari da cananlari icin verir cani. kimisi kavusmak ister, tacdin gibi. kimi de derdi secer, mem u zin gibi.
    sulara baktigi zaman, kanli gozyaslari her iki gozunden akardi, bahcenin alani bulbulun askina dondu, gul suyuyla gulleri sulardi. gercekten bir cam agacina benzeyen boyunu, parlak gunes gibi isikli olan yanagini, oylesine yerlere sürterdi ki, topraklari ve tarhlari sikardi. toprak onun icin ah ederdi, taslar inlerdi, agaclar onun icin vah ederdi, yapraklar sizlardi. dertlerin elinden cektigi zaman, felegin aynasinin yuzunu karartirdi. kendi rengiyle gullerin rengini soldurdu, kendi sesiyle bulbulu mahzun kildi. bulbul onunla ses ortagi olamazdi, kirmizi gul de onunla renk ortagi olamazdi.
    iste o agirbasli dag ve sakin deniz, ask tarafindan hafifletilmis, delirtilmisti, yani hasta ve fena halde olan mem, zayiflik tarafindan cok perisan olmustu. halk sehirden ciktigi gun, zin hayalinin sevdasi onun basina vurdu. ask derdinden sarhos ve hasta olan mem reyhanlara sumbullere bakti; ey gul gerci sen de nazeninsin, ama sen nerede, zinin yuzunun rengi nerede?

    zin bı fındera dı peyive(zin muma sesleniyor)
    dem,şeme dı kır jıbo xwe demsaz(bazen mumu ederdi kendine muhattap)
    ki:ey hemser u hemnışın u hemraz(ey sır ve oturma arkadaşım,baş arkadaşım)
    herçendı bı sohtıne wekı mın(gerçi yanmak yönünden benim gibisin sen)
    emma ne bı gotıne wekı mın (fakat konuşma yönünden benim gibi değilsin)
    ger şıbhete mın te jı bı gota (eğer sen de benim gibi söyleseydin)
    de mın bı xwe dıl qewi ne sohta (benim de gönlüm fazla yanmazdı)
    derde mın u te jı yek bı ferqe (benimle senin derdin farklıdır)
    ew ferqe jı xerbe ta bı şerqe (o fark doğudan batıya kadardır)
    meşrıq tuyı,agıre te zahırsen (doğusun ateşin görünüştedir)
    mexrıb ez,u batıne mın agır (batı da benim, içim ateştir)
    daim dı sojıt me rışteye can (her zaman yanıyor canımızın damarı)
    te na sojıtın bı xeyre ezman (senin ise bazı vakitlerden başka yanmaz)
    pehtı me lı ser,dı dıl perenge (benim başımda alevler,gönlümde köz var)
    cane me dıgel perenge cenge (canım o közle savaştadır)
    şewqek te lı ser seri diyare (senin başının üstünde ışık var)
    sewdayeki serseri dı bare (ondan serseri bir sevda yağıyor)
    ew şewq jıbo tera zımane (o ışık senin için dildir)
    ev pehti jıbo mera ziyane (benim başımdaki alev ise zarar verir bana)
    pehta jı dıle me dayı ser ser (benim gönlümden başıma vuran alev)
    hukmje dı ketın lı baye serser (şiddetli rüzgara hükmeder)
    her çendi bı şev dı minı bıdar (gerçi geceleri uyanıksın sen)
    sıbhan dı nivi heta vı evar (ama sabahtan akşama da uykudasın)
    evar u seher bı roj,eger şev(akşamdan şafağa,günden geceye)
    ez her dı sojım wısa lı ser hev (hep yanarım ben)

    mem bı diclera dı peyive(mem dicleye sesleniyor)

    naçar ı jı heyşete dı çu dur(mem çaresiz insanlardan uzağa giderdi)
    hemder ı dı bu dıgel şete kur(derin nehirle hemdert olurdu)
    ki: ey şıhbete eşke mın rewane(ey benim gözyaşlarım gibi dökülen nehir)
    be sebr u sıkuni,aşıqane (ey aşıklar gibi sabırsı ve sukunetsi nehir)
    be sebr u qerar u be sıkuni(sabırsız kararsız ve sükunetsizsin)
    yan şıbhete mın tu ji cinuni?(yoksa sen de benim gibi deli misin?)
    qet nıne jıbo tera qerarek(senin için hiçbir karar kılmak yok)
    xalıb dı dıle teda nayarek(galiba senin de gönlünde bi yar var)
    her kehze te jı çı tete bıre?(her an senin de hatrına ne gelir?)
    sergeşte dı bı lı rex cizıre?(ki böyle cizrenin yanıbaşında coşuyorsun?)
    ev şehreye ger jıbo te mehbub(eğer bu şehirse senin sevgilin)
    hasıl geriyaye bo te metlub(işte elde etmişsin arzunu)
    daim dı dıle tedane menzil(her zaman koynundadır bu konaklar)
    deste te lı gerdane hemail(kollarını dolamışsın gerdanına)
    heja jı xwede tu fıkre na ki (hala allahtan korkmuyorsun da)
    her roji hezare şıkre na ki(her gün binlerce şükretmiyorsun da)
    ev çende dı ki hawar u gazi(bunca feryad figan ediyorsun)
    edı çı mıradeki dıxwazi?(artık ne murad istiyorsun?)
    behude çıra dı ki tu feryad?(boş yere niye feryad ediyorsun)
    aware dı çı diyare bexdad(avare avare bağdat diyarına gidiyorsun)
    ger ez bı gırım we ger bı nalım(ben ağlarsam,inlersem eğer)
    wer ez bı mırın we ger bı kalım(ben ölürsem sızlarsam eğer)
    herçı weku ez bı kım rewaye(her ne yaparsam ben revadır)
    maquli jıbo mera fenaye(benim için mantıklı yol,yok olmaktır)
    carek lı dıle mı jı guzer ke(benim gönlümün içinden de geç bir kez)
    serçeşmeye çeşme mın nezer ke(gözlerimin baş pınarına bak bir kez)
    derde dıle mın ku be dawaye(gönlümün derdi neden dermansızdır)
    çeşme tere mın çıma ceraye(ıslak gözlerimin macerası nedir)
    diwaneme mın peri bı der da(divane oldum ben periyi elden kaçırdım)
    ez dicleme zenbere me ber da(dicleyim ben zenbereği bıraktım)
    westani u nergızi u seqlan(dicle kıyısındaki yer isimleri)
    derwaze u omeri meydan(dicle kıyısındaki yer isimleri)
    van seyregehan tu le dı kı geşt(sen oralarda dolaşıyorsun)
    ez meme jıbo mıra der u deşt (tek başıma kaldım burda bu ovalarda

    SEVDA SONUNDA ÖLÜMLE SON BULDU MEM İM ÖLDÜĞÜNÜ DUYAN ZİNE KENDİNİ DİCLENİN SULARINA BIRAKARAK ÖLÜMÜ SECMİŞ
    VE ONLARIN KAVUSMASINA ENGEL OLAN BEKOYU ÖLDÜRDÜLER FAKAT HALA CEVREMİZDE BEKOLAR YOKMU SİZCE ?
    Mem-u zine nin türbeleri hala cizrede yanyana gömülü ayak diplerinde ise onların ölümüne sebep olan beko yatmaktadır.Su ana akadar mezarların arasında dikenli çalılar cıkmakta ve mezarda bile kavusamadıklarına inannılıyor..

  10. #10
    Lantis
    Guest

    Standart

    Cizrenin Yeni Resimleri..


    Cizre Parkı..



    Cizreden Bi Görünüş..


    Cudi ve Cizre..

    Hz.NUH Türbesi..

    Devamı Gelecek..


 

Benzer Konular

  1. Yeni Üyeler İçin Faydalı Bilgiler.
    By DeRBeDeR in forum SİTE DUYURULARI
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 19.08.2009, 12:35
  2. Yeni Yıl Mesajları Buraya
    By RoHaN in forum ÖZEL GÜNLER
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 03.01.2007, 09:31
  3. Yeni Yıl Mesajları
    By emrerojava in forum ESKİ SEVGİLİYE MESAJLAR
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 11.12.2006, 09:19
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27.07.2006, 08:23

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •