Sabahtı, yazı vaktiydi.
Çocuklar kapımı çaldı, irili-ufaklı beş çocuk...
Beşi de erkekti, takım elbiseleri gözlerinden parlaktı.
Bayrammış, evleri dolaşıyorlarmış.
Ama evde şeker yoktu...
Fakat çocuklar düzeltti;
Abi bu şeker bayramı değil, kurban bayramı;.
Ne kadar tezat iki söylemdi:
Şeker ve kurban; biri tatlı biri kanlı...
Dönüp içeriden bozuk para getirdim.
Kapıya vardığımda altıncısı belirdi...
Takım elbisesi yoktu; günlük kıyafetleriyle yoksul, bakışlarıyla çekigendi.
Az paranın çoğunu ona verdim.
Çünkü ben yoksulları severim...
Gerçi bizim Entel Cihangir'in varlıklı çocukları kapı kapı dolaşmazlardı, belli ki bunlar kapıcı çocuklarıydı.
Ben yine de o anki durumlarına göre sınıflandırdım:
Takım elbiseliler zengin, eski kazaklı/okul pantolonlu olan yoksul...
Hakaniyet ölçülerini anlık durumlar mı belirler?
Bilmiyorum...
Ben sadece içimden geleni yaptım, ki hep öyle yaparım.
Bu yüzden tüm hayatım boyunca hep yoksulları sevdim.
Zenginleri sevmezlik etmedim elbette, ama bir türlü de sevemedim.
Onlarla paylaşacağım bir şeyim olmadı...
Onların da benimle paylaşacakları bir şeyleri olmadı; paralarından, işlerinden, lükslerinden bahsetmekten başka...
Bu da bana göre değildi.
Bu yüzden onlar da beni sevmedi, tıpkı benim onları sevmediğim gibi...
Kadınlarını da sevmedim onların, zengin kadınları yani.
Onlar da beni sevmedi zaten, ama beni sevenleri de ben sevemedim.
Ben, en çok yoksul kadınların beni sevmesini sevdim.
Çünkü sevgileri içtendi onların, saftı ve zengindi...
Tüketen değil, besleyendi; en çok da bir anne gibi hep verendi, büyütendi...
Bir anne nasıl severdiyse çocuğunu, öyle sevdiler.
Zengin kadınlarda görmedim bunu, onlar hep tükettiler.
Bu yüzden ben, en çok yoksul kadınların sevgisini sevdim.
Öyle masum öyle kedersizdi ki, acıya tahvil edilmiş günlerimin her birinde sadece onların tesellisi vardı.
Sadece onların sıcaklığıydı beni Zel Dağının fırtınasında donmuş bir çiçeği ısıtır gibi ısıtan.
Gerisi, bir köy sobasının dizlerine başımı koyup dertleşmekti ki, bir bunu yapamadım kaç yıldır annemin kirpiğinden sızan yaşla ıslanarak...
Bu yüzden ben, en çok annem gibi sevgileri özledim.
ozgurgundem.net'sitesinden alınmıştır.