Elimizde vedalar için hazırlanmış bir harita olsa
keşke.Çünkü; bilinmezlikle başa çıkabilmek bazen
zorluyor insanı.
Ayrılık sonrası yolumuzu belirleyen; sağa mı,
sola mı, sapağa mı, düzlüğe mi, feraha mı,
sıkıntıya mı doğru yol aldığımızı anlayabileceğimiz ve
o yoldan başka bir yolun daha olduğunu
görebileceğimiz şöyle açıklayıcı bir harita olsa
diyorum…
Ne zaman biriyle vedalaşmak zorunda kalsam
ne diyeceğimi, nasıl davranacağımı bilemem
ve buz kesilirim o an.
Uğurlamanın da uğurlanmanın da bir usulü vardır
derler ya, hiç anlamam o işlerden.
Ve bu gece vedalar adına birkaç satır yazmak
istedim..Daha doğrusu şöyle derinliği olan bir
vedayla gitmek istedim kendimce…
Bir aşkın nasıl yaşandığını o aşkı yaşayan iki insandan
başka kimse bilemez aslında.
Artık hayatımda olmayacak birini iyi anmaya çalışma
çabalarım çevremdeki herkesi çileden çıkarsa da ve
bu ısrarıma anlam veremeseler de ben böyleyim.
İnanmışlığımın önüne hiçbir mantık geçmiyor işte…
Evet biraz cadıyımdır, huysuzumdur, sinirlenince
ne dediğimi bilmem, ağzımdan çıkan lafların sonunu
asla hesap etmem ama her şeye rağmen nasıl bir
kalbim olduğunu en iyi sen bilirsin bu hayatta.
Acıyan yanımla acıtmışımdır seni bunu unutma.
Bana yaşattıkların pek hoş şeyler değildi elbette
ama tüm bunları şaşkınlıklarına, hayatın seni artık
yorduğuna, huzur istediğine, verdiğin kadarını aynı
anda almak istemene filan veriyorum.
Madem okuyorsun yazdıklarımı, şimdi dinle:
Işığı göremediğin, hayat adına umudunu yitirdiğin ve
kendini çıkmaz sokaklarda hissettiğin anlarda bil ki sana
iyi dileklerde bulunan bir yürek var.
Vicdanen bir rahatsızlık içinde olmadığını biliyorum
ama keşke bazı şeyleri bilmeseydi,
dediğini de duyar gibiyim.
Ben de iyi ki duydum, demedim zira…
Uzun süren beraberliklerin sonunda iki yol vardır.
Ya sonsuzluğa çıkılır el ele ya da sonsuza kadar ayrılır eller.
"Tüm aşkların çizilmiş bir kaderi vardır"
derdim de bir türlü inanmazdın bana...
Bak, sonsuza dek ayrı kalacaklar tayfasındayız artık.
Şimdi cd de ‘Cennet’ çalıyor…
Mahşerde olduğumu düşündüğüm o geceden sonra
bu şarkıyı bir daha hiç dinlemedim biliyor musun?
Şimdi ise son dinleyişim…
Nedense samimiyetle ve gerçekten hissederek
bana dinle, dediğini düşünmekteyim hala.
Bence artık sen de asla dinleme bu şarkıyı.
Bir zamanlar içim çok rahattı ayrılsak bile birbirimizi
sevdiğimizi, varlıklarımızın başka başka insanlarla
asla ikâme edilemeyeceğini, ne derdim olursa olsun
aradığım an yanımda olacağını düşünüyordum.
Şimdi benim telefonumda senin numaran yok,
hatırımdaysa daha ne kadar kalır bilmiyorum.
İşte, ayrılıkların en yaman çelişkisi de bu bence.
Şimdi son söz: Varsa hakkım helal olsun sana
ve canın sağolsun. Hoşça kal.
Umarım çok mutlu olursun, umarım sonsuza dek
ayrılmaz elleriniz ve umarım benle yaşayamadığın her şeyi
onunla yaşarsın ve böylece yeni arayışlar içine girmene de
hiç gerek kalmaz.
Derinliği olan bir veda olsun istedim…İstesem arardım seni
ve yine aynı sözcüklerle veda ederdim sana ama o zaman
vedam ölümsüz olmazdı.
Ne ben, bu satırları yazarkenki kadar içtenlikle
söyleyebilirdim aynı sözcükleri sana; ne de sen,
şu satırları okurken ki gibi dinleyebilirdin beni.


LinkBack URL
About LinkBacks




Alıntı


