herkesin geçmiş mevlid kandili mübarek olsun..
ben birz geç kaldım ama butun müslümAN almeinin kandilini kutlar allah günahlarımzı affeylesinn
herkesin geçmiş mevlid kandili mübarek olsun..
Mevlid Kandili 19 Mart 2008 - Kandiliniz Mübarek olsun
Enbiyâ, 107"Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik."
(Enbiyâ, 107)
İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük peygamber, bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) 571 yılında Kameri aylardan Rebiü'l-evvel ayının 12.gecesi doğmuştur. Milâdî takvime göre ise bu, 571 yılı Nisan ayının yirmisine rastlamaktadır. Bu mübarek geceye "Mevlid Kandili" denir.
O'nun doğduğu çağda dünyanın her tarafında cehalet, zulüm ve ahlâksızlık almış yürümüş, Allah inancı unutulmuş, insanlık korkunç ve karanlık bir duruma düşmüş, dünya yaşanmaz hale gelmişti.
O'nun doğduğu gece, insanlığın kurtuluşu için çok hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır.O gecenin sabahı gerçekten de feyizli bir sabahtı. İnsanlık için yepyeni bir gün doğmuş, aydınlık bir devir açılmıştı. Bir fazilet güneşi ve hidâyet meşalesi olan sevgili peygamberimizin gönderilişi, Yüce Allahın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisidir. Bu hususta Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulmuştur:
Bu gece, müslümanlar arasında yüzyılllardan beri büyük bir coşku ile kutlanmakta, Sevgili Peygamberimiz derin bir saygı ile anılmaktadır. Büyük Türk Alimi Süleyman Çelebi tarafından yazılan ve asıl adı "Vesiletün'necat" olan mevlid kitabı O'nun doğumunu, üstünlüğünü ve mucizelerini en güzel bir şekilde dile getiren değerli bir eserdir.
Peygamberimizin doğum yıldönümlerinde okunan mevlidleri saygı ile dinlemek, O'nun mübarek ruhuna salât ve selâm okumak hiç şüphesiz büyük milletimizin Sevgili Peygamberimize olan engin sevgi ve bağlılığının bir ifadesidir.
Bununla beraber, O'nun ahlâk ve fazilet dolu hayatını öğrenmek ve kendimize örnek almak başta gelen görevlerimizdendir. Asıl o zaman O'nun sevgisini ve hoşnutluğunu kazanmış oluruz.
O âlemlerin Rabbinden, "Alemlere rahmet olarak gönderildi." Asırlara sığmayacak inkılapları birkaç sene içerisinde gerçekleştirdi. Evlâtlarını diri diri toprağa gömen babalar O'na ve getirdiği prensiplere iman ettikten sonra mükemmelleştiler, dünyaya insanlık, adalet ve medeniyet rehberi olacak hale geldiler. İnsanlar O'nun tek emriyle, kökü yüzlerce yıl derinde olan alışkanlıklarını bıraktı.
O, yirminci asır insanının yüzyılda yerleştiremediği hakkı, hukuku, adâleti, hürriyeti, demokrasiyi ve insan haklarını bir solukta yerleştirdi. Böylece cehâlet asrı bir saâdet asrı olup, çıktı. Nihayet asır, asırlara taştı. Ve O, çağlar ötesiyle kucaklaştı.
Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed kendisinden önceki peygamberler gibi sadece bir kavme veya millete değil, bütün insanlığa peygamber olarak gönderilmiştir. O'nun diğer peygamberlerden en farklı yönlerinden birisi budur. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulur:
"Biz seni bütün insanlara ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bilmezler."
(Sebe, 28)
İnsanlığın her zaman ve mekânda Hz. Peygamber'in tebliğ ettiği ilâhî mesaja ve bu mesajın hayata geçirilmiş şekli olan onun sünnetine ihtiyacı vardır. O'nu örnek almak, Kur'an'a uymaktır. Çünkü Hz. Aişe (r.a.)'nın ifâdesiyle O'nun ahlâkı Kur'an'dı.(Müslim, Misâfirîn, 139). Kur'an-ı Kerim, Peygamberimiz Hz. Muhammed'in inananlar için en güzel örnek olduğunu bildirmekte ve bu hususta şöyle buyurulmaktadır:
"Andolsun, Allah'ın rasûlünde sizin için, Allah'a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar için ve Allah'ı çok ananlar için güzel bir örnek vardır." (Ahzâb, 21)
Bu geceyi nasıl ihya edelim?
Bütün insanlık âlemine bir hidayet tarihi açan ve âlemlere halis ilâhî rahmet olan böyle yüksek şanlı bir Peygamber'in ümmeti olmakla şereflenmiş bulunan biz müminlere ne mutlu! Bu geceyi vesile bilerek, O'na ümmet olmanın şuuruna erebilmek, Bu gecenin manevî zenginliğinden istifâde etmek için en azından bir Tesbih Namazı kılalım, bir de Hatm-i Enbiyâ yapalım.
O'na ümmet olan müminlere gevşeklik yakışmaz.
Unutmayalım...
Alemlere rahmet olarak gönderilen muazzez Peygamberimizin, doğumunu anarken, yalnız mevlid okumak, ilâhîler söylemek ve kandil simidi dağıtmak yeterli değildir, sadece bu geceyi yaşamak yeterli değildir. Yüce Allah'ın sevgisine, hoşnutluğuna ve bağışlamasına ermenin yegâne yolu, Peygamberimizin yolundan gitmektir...
"De ki: Allah'ı seviyorsanız bana uyunuz ki, Allah da sizi sevsin ve günâhlarınızı bağışlasın..." (Âl-i İmrân, 31)
Azîz Gençler!
20 Nisan 571 tarihine rastlayan Rebiu'l-evvel ayının 12'nci günü Pazartesi (İsneyn) gecesi Peygamberimiz Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) kâinâtı şereflendirmişlerdir.
Ve ma erselnake illa rahmetel lil alemin : Seni sadece bütün kainata rahmet olarak göndermişizdir. (Enbiyâ 21/107)
Allah Teâlâ'nın yarattığı tüm maddî-mânevî varlıkların var oluş rahmet kapısı olan Rasûlullah (Sallallahu aleyhi ve selem) biz Müslüman - Mü'minler için ise :
Le kad caeküm rasulüm min enfüsiküm azizün aleyhi ma anittüm harisun aleyküm bil mü'minine raufür rahiym : Andolsun size kendinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir. (Tevbe 9/129)
Kendimizden bir beşer olarak Abdullah (Allah Teâlâ'nın kulu) ve Hakk'ın halifesi - görevlisi Rasûlullah (Allah Teâlâ'nın elçisi) olarak, biz mü'minler için taşıdığı sıfatları, Allah Teâlâ kendi sıfatlarından seçmiştir:
El Raûf : Çok acıyan, esirgeyen, merhamet sâhibi. Esmâ-i İlâhiyedendir.
El Rahîm : (Rahmet. den) Rahmet edici, merhamet eyleyen. Rahmedici. Muhafaza eden, bağışlayan. Rahmet ve merhamet sahibi, şefkat eden, gufran sahibi. Esmâ-i İlâhiyedendir.
(Kur'an-ı Kerim'de bu isim 220 defa zikredilir.)
Müminlere karşı Raûf ve Rahîm oluşta hırsı çok olan Azîz Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve selem)'esalât ve selâmlarımız ulaşsın inşâallah!
Âcizâne dikkat ettiğim bir husus da Allah Teâlâ'nın kullarının ibâdetlerine bizzât katıldığına dair tek açık âyet olarak gördüğüm:
İnnellahe ve melaiketehu yüsallune alen nebiyy ya eyyühellezine amenu sallu aleyhi ve sellimu teslima: Allah ve melekleri, Peygamber'e çok salevât getirirler. Ey müminler! Siz de ona salevât getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin. (Ahzâb 33/56)
Burada dikkat edilecek husus, her sall kökünü namaz ve dua sanmamaktır.
Arapçada sall kökü; isal, ulaşım, kavuşum ve iletişim anlamındadır.
Büyük su kanallarına isale kanalı.
Ana elektirik hatlarına ise isale hattı dememiz suyu ve elektiriği gereken yere ulaştırmalarındandır.
Gurbette yaşayıp da doğup-büyüdüğü köyünü kentini yani sıla sını özlemeyen var mıdır?
Aynı annenin rahminde göbek bağlarıyla birleşen kardeşlerin bu sıla-yı rahimi= göbek bağı hukukunu kesmeyi Allah Teâlâ şiddetle yasaklamıştır.
Açıkçası Salâvat, insanın beden, nefis, kalb ve ruhunun Rasûlullah (Sallallahu aleyhi ve selem e cep telefonu ile değil de kalb telefonu ile bağlanması ve kavuşumudur.
Salât=Namaz da böyledir ve Allah Teâlâ'ya ulaşım ve görürcesine ibadettir.
Bu çok değerli günümüzde iyice düşünüp Allah Teâlâ'nın:
Allah ve Resûlüne teslim olunuz, iman ediniz, tâbi olunuz ve itâat ediniz!
Emirleri için Kur'ân-ı Kerîm'imize bir daha bakıp sıla-yı rahim edip de sesi sahibinden duyalım ve uyalım İnşâallah..
Dünyamızda dinimizde ve âhiretimizde her şeyimizin Rasûlullah (Sallallahu aleyhi ve selem)'e benzemesi için çaba sarf edelim.
İmanda, amelde, ahlâkta ve hâllerde Muhammedî gençlik yetiştirilmesinde yine ayırıp-kayırmadan, hakta ve hayırda kalarak Muhammedî gayret, merhamet ve muhabbetle hasbî hizmetler edelim İnşâallah..
Rasûlullah (Sallallahu aleyhi ve selem) doğduğu bu kutlu günde gönüllerimize Muhammedi Güneşin doğmasını ve ömrümüzün Muhammedi mutlulukla geçmesini ve tüm kâinâtın aslına uyğun hâle gelip Nur-u Mim ile aydınlanmasını dileriz
Buyurunuz sistemi var eden El Vâhid olan Allahu zü'l-celâl, melekleri ve tüm sistemin salâvâtına biz de iştirak ederek hadis-i şerif olan bir salâvâtı Rasûlullah (Sallallahu aleyhi ve selem)'e ışınlayalım İnşâallah:
Allahümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedîn Abdike ve Nebiyyike, ve Rasülûke ve Nebiyyi'l-Ümmiyi ve alâ âlihi, ehl-i beytihi ve's-sahbihi ...
efAllah Resûlü'ne bir sahabi; bütün salavatımı senin için kılıyorum deyince, Bu senin hem dünya, hem de ahiret ile ilgili işlerin için kâfidir buyurmuştur.
Şüphesiz, Allah ve melekleri Peygambere salat ederler. Ey iman edenler, siz de ona salat edin ve tam bir teslimiyetle ona selam verin.
" Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammed
Konu HaNıM aGa tarafından (24.02.2010 Saat 23:48 ) değiştirilmiştir.
Takdir Ediliyorsanız Değil, Taklit Ediliyorsanız Başarmışsınız Demektir.Hayat öyle oyunlar oynuyor ki, nereye tutunsam düşüyorum.Tam da palyaçonun dediği gibi: "ağlayamadığımdan gülüyorum."Paul Auster
Konu için teşekkürler.
Bende unutmuştum gerçekten,
SİİRT'TEKİ TÜM BAYANLARIN DİKKATİNE...
YARIN AKŞAM (Çarşamba) HALK EĞİTİM MERKEZİ'NDE BAYANLARIN KATILIMIYLA GERÇEKLEŞECEK OLAN BİR MEVLİD KANDİLİ VE GÜZEL BİR ORGANİZASYON VAR.
Bir üyemizin özverisiyle hazırlanan geceye tüm bayanlar davetlidir.
"BİZİM YANIMIZA GELEN HİÇ KİMSE GELDİĞİ GİBİ AYRILMAMIŞTIR"Şeyh Muhammed Kazım KS
Borçlarımızdan, ceza ve günahlarımızdan kurtulmak için bu gece dua edelim.. Allah affeden ve bagışlayandır, unutmayalım.. Eller semaya kalkıp, yürekler bir atınca bu gece, gözler sevinç yaşlarıyla dolacak.. Kandiliniz mübarek, dualarınız kabul olsun!
![]()
Bu akşam saat 17:00'de Siirt Merkez'deki EBUL VEFA Camisinden verilecek olan mevlit programını KANAL 56 ekranlarından CANLI OLARAK izleyebileceksiniz.
tşkler derbeder abi
tüm islam aleminin abilerimin ablalarımın mevlid kandılını en içten dileklerimle kutluyorum Allah herkesin yar ve yardımcısı olsun
HaYaT YaŞaNDıĞı KaDaRDıRR!!!1 GeRiSi Ya HaTıRaLaRDa BiR iZZ Ya Da HaYaLLeRDe BiR uMuTTuR!!!!!
[/quote]
BÜTÜN islam alemilin [BLINK]MEVLİT KANDİNİLİ[/BLINK] kutlarım esenli ve saglık'lı günler dilerim
EN BÜYÜK HATİP,MUSALLA TAŞI ÜZERİNDE YATAN CESETTİR
TÜM İSLAM ALEMİNİN KANDİLİ MÜBAREK OLSUN
DUALARDA BULUŞMA ÜMİDİYLE...
Kandiliniz Mubarek Olsun...