“YARIN ÇAMAŞIR GÜNÜ,
BU GECE SENİN SIRAN, BİLİYORUM!”
Dört eşli olan Siirtli Ağa, yatak işini de sıraya koymuş. Eşlerinden birinin sırasını da, çamaşır yıkanacak günün bir önceki gecesi olarak tespit etmiş.
Çamaşır yıkanacak günü iple çeken hanımın şansına, o gece ağanın bir hayli misafiri varmış. Sırasının kaynamasından korkan kadın, bir ara giderek misafirlerin de içeride bulunduğu kapıyı çalarak hatırlatmış:
-Ağam, yarın çamaşır günümüz, haberin olsun!
Demiş. Parolayı alan ağa:
-Tamam, tamam! Biliyorum!
Diye cevap vermiş. Ancak, aradan bir saatlik süre geçmesine karşılık, durumlarından hayli memnun olan misafirler yerlerinden teprenmemişler, sohbetlerini sürdürmeğe devam etmişler.
Kadın, bir daha giderek kapıyı tıkırdatmış:
-Ağam, yarın çamaşır günümüz, unutma!
Diye ikâzda bulunmuş. Ağa yine:
-Tamam, tamam! Biliyorum.
Demiş. Ancak, aradan yine bir hayli zaman geçip de misafirler kalkmayınca, artık, sırasının kaynayacağından tamamıyla endişeye kapılan kadın, tekrar giderek kapıyı çalmış ve:
-Ağa, bak geç oluyor. Yarın çamaşıra kalkamayız!
Diye ikâzda bulununca, patavatsız biri olan Ağa, baklayı ağzından çıkarmış ve Hanımına seslenmiş:
-Merak etme, merak etme! Senin sıranı kaynatmam. Ama bu pezevenkler kalkıp gitmiyorlar ki!
Sonra, marabaları olan misafirlerine dönerek:
-Haydi, kalkın. iktirolun ulan! Kadın üç defadır beni yatağa çağırıyor. Sizin kafanız bu kadar da mı çalışmıyor.
Demiş ve misafirlerine yol vermiş…
MUHAMMED FATİH ARITÜRK


LinkBack URL
About LinkBacks




Alıntı
