İshak Kalaç
Şırnak Fotoğraf Atölyesi
Öğretmen adayı "sevdiğim", işsizlikle -ki ben hala işsizim, savaşırken o sene (2005) sözleşmeli öğretmen dedikleri garip bir uygulama ile buraya, Şırnak'a geldi. Peşinden Ankara'yı, sevdiğim şehri sevdiğim kadın için bırakıp ben de geldim. İlk zamanlar hiç iyi geçmemişti, her geçen gün ``düzelir`` diye beklemeye başlıyor, ama hiçbir şey değişmiyordu.
Devran Sümen
Doğup büyüdüğüm şehre, Hakkari'ye benziyordu çoğu yönüyle fakat Şırnak bazı yönleriyle daha kendine özgü bir yerdi. İl olmaya küçük yaşta zorlanmış bir kasaba. Her plakadan araba var burada mesela. Bir nevi açık oto pazarı. Nedenini çok sonradan fark ettim, buraya atanmışların dışında pek kimse gelmiyor anlaşılan. Zorunlu ikametgah. Bir anlamda da askeri üs.
Zeynep İdin
Cizre; Botan'nın tarihi ve kültürel zenginliği ile aynı şekilde, Hakkari arasında sıkışıp kalmış bir yerdir. Sığınabildikleri tek şey Nuh peygamber ve gemisidir.
Dışarıdan gelen birisinin gözüyle bakılırsa, sevebilmek için bir neden bulmak çok zor. Kaldıkça var olan nedenlerini de yitiriyor insan. İşsizlik, çarpıklık, sağlıksız, eğitimsiz ve yalnızlıkla örülü yüksek, ıssız bir yer.
Zeynep İdin
İnsanlar fazla korkmuş. Her şeye ve herkese karşı kuşku ile bakıyorlar. Ve bütün bunların nedenlerini soran, merak eden kişiler de çok az. Bu koşulların ortasında muhakkak bir şeyler yapmam gerekiyordu. 'Fotoğraf biliyorum ben.' Bir dönem boyunca hep bunu söyledim etrafımdaki insanlara, ama hiç ilgi duymadılar. En sonunda daha yüksek bir sesle söylemeye başladım. Valiliğe gittim. Oradan oraya yollandığım koca bir günün ardında, en son, çok kısa bir süre için, il kültür müdürü ile görüşebildim ki, o da beni; yardım etme imkanı olmadığını ama yine de destek için verdiğim talep dilekçemin orada kalmasını söyleyip, yollamıştı.
Zeynep İdin
Günlerce bir haber alamayınca kendi çabalarımla ders verebilecek bir yer ayarlayabildim. Şırnak Belediyesi bunun için bana moral veren bir kurum oldu. Burada Gençlik ve Kültür Evi adıyla gitar, saz, bilgisayar kursları veren -tesadüfen bulabildiğim- bu yerde ilgili insanlara ulaşma şansını da bulmuştum.
Zeynep İdin
Uzun bir arayıştan sonra, bana yardımcı olabilecek emektar bir fotoğrafhane yeri ve sahibine de ulaşınca kayıtlar başladı, fakat ilk 10 gün boyunca kimse başvurmadı. Sokaktan gençleri çevirip bu kurstan haberdar etmeye çalıştım. Bu yol işe yaradı. Gelenlerin sayısı bir anda yirmiye ulaştı. Derken ilk derse başladım, ama sadece 8 kişi vardı.
Cuma Tanık
Umutla ertesi günü bekledim bu sefer üç kişi oldular, sonraki günlerde sadece iki kişi kaldı. İşte o iki kişi ve daha sonra konuşup ikna ettiğim iki kişi ile dört öğrencim oldu. Günlerce süren teorik bilgi ile onları çekim aşamasına getirdim. B öylelikle, b u şehirde, elimizdeki tek sağlam fotoğraf makinesi ile, insanlarla iletişim kurabilecekleri bir araçları oldu.
İshak Kalaç
Çekim sırasında çok heyecanlandıklarını söyleyip duruyorlardı. İki kız iki erkek, buradaki yalnızlığı ve sessizliği her gittikleri yerde bozuyorlardı bir süre sonra. Uludere'de ben onlar için endişelenmişken onlar evlerine kapanmış insanların aralarına karışmışlar meğer. Hiç tanımadıkları, ilk kez gördükleri insanlara, sahip oldukları güçle, konuk olmuşlardı. Aynı şeyi İdil'de, Cizre'de, Silopi'de yapıyorlardı. İnsanların bakışları onları etkilememeye başladı artık. İlk günlerde çekiniyorlardı hatta korkuyorlardı ama belli bir süreden sonra bütün bu olumsuzluklar ortadan kalkınca sadece fotoğraf düşündüler...
İshak Kalaç
Çoğu zaman beni hayrete düşürüyorlardı. Kısa bir zamanda ve bu imkanlarla iyi fotoğraflara ulaştıklarını görmek beni çok heyecanlandırıyordu.
İshak Kalaç
Devran Sümen, Cuma Tanık, Zeynep Dursun, Zeynep İdin işte bu dört genç arkadaşımla; fotoğrafın, özellikle belgesel fotoğrafın, ya hiç bilinmediği, ya da çok az insanın bildiği bu şehirde, kısa bir zaman içinde de olsa farkında olmalarını sağladıklarına inanıyorum. Özellikle bu dört arkadaşım belki bundan sonra fotoğrafla ilgilenmeyecekler ama, şundan eminim ki, fotoğrafa başka bir gözle bakacaklar.
Devran Sümen
Zeynep İdin 18 yaşında. Okulunu ailevi nedenlerden yarıda bırakmak zorunda kalıyor ve şimdi bir fotoğrafçının yanında çalışıyor.
Zeynep Dursun 18 yaşında. ÖSS’ye hazırlanıyor. Atölyeye kalılırken ailesinin haberi yokmuş, çünkü ailesine bunu söylemesi doğru olmazmış. Başkası ne der kaygısı yani.
Devran Sümen 16 yaşında. Lise 2 öğrencisi. İnsaatlarda çalışıyor.
Cuma Tanık 16 yaşında Lise 2 öğrencisi.
İshak KALAÇ


LinkBack URL
About LinkBacks













Alıntı

Hakkarili fotoğraf sanatçısı İshak Kalaç’ın son çalışması İstanbul İFSAK’ta sergilenmeye başlandı. Kalaç’ın dört öğrencisiyle beraber, bir yıl boyunca Şırnak’ı fotoğraflama çalışmalarının ürünü olan ve Şırnak, Yüksekova ve Hakkari’yi dolaşan ‘Şehr-i Nuh’ isimli serginin yeni durağı İstanbul oldu . Sergi kapsamındaki fotoğraflar, bölgede uzun zamana yayılmış bir savaşla büyümüş, bu savaşın gölgesinde yetişmiş genç kuşağın duygularını dile getirmeleriyle önem taşıyor
..

