SİİRT İLİ ESKİ MÜFTÜSÜ VE
SİİRT’İN VI DÖNEM
MİLLETVEKİLLİĞİ YAPAN
BÜYÜK ALİM VE DEVLET ADAMI
HALİL HULKİ AYDIN
Hazırlayan: Taci BAYHAN
(Halil Hulki Aydın’ın Torunlarından)
Danıştay 13. Daire Üyesi
(1)
BÜYÜK ÂLİM VE DEVLET ADAMI HALİL HULKİ AYDIN

Bu yazımda Dedem Halil Hulki AYDIN’ın yazmış olduğu kitaplardan biri olan “ELFİYE-MUKTATAF’UL-EZHAR” isimli kitabı tanıtmağa çalışacağım. Ancak, kitabın tanıtımına geçmeden önce yazarın bilimsel vasıfları ve devlet adamı kimliği hakkında okuyucuların bilgilerini tazelemek amacıyla hayatını kısaca özetlemeğe çalışacağım.
1869’da Siirt’te doğdu. Din adamı, Müftü, Eğitimci, Mebus, Yazar sıfatıyla hayatı boyunca milletine hizmet etti. Babası Hacı Ahmet Efendi’dir. 10 yaşında Kur’an-ı Kerimi ezberledi. İlk ve orta öğrenimini Siirt Mekteb-i İptidaiye ve Rüştiyesinde 1884’te tamamladı. Siirt’in Ulu Camii ve Fahriye Medreselerinde âlî ilimler öğrenmeye çalıştı. Daha sonra bilgisini genişletmek üzere İstanbul’a gitti ve Medrese öğrenimi gördü. Beyazıt’ta Sürmeneli Hacı Mustafa’nın ve Mukradcı Camisinde Âtıf Bey’in derslerine devam etti. 5 Aralık 1894’te Müderrislik icazeti aldı. 1899’da Siirt’e döndü ve 7 yıl Rüştiyede öğretmenlik yaptı. 8 Haziran l907’de Bidayet Mahkemesi üyesi oldu. Bu arada Siirt merkezinin nüfus sayımı için teşkil edilen komisyonun Başkanlığına getirildi. 24 Ağustos 1908’de Siirt Müftülüğüne atandı. Ayrıca Hadar-ı Ahdar Medresesinde öğretmenlik görevini üstlenerek icazet verdi. Ek görev olarak çeşitli tarihlerde idadi müdür vekâleti, ziraat, evkaf, maarif komisyonu başkanlıklarını yaptı. İttihad ve Terakki Partisinde politikaya girerek Siirt İdare Heyeti Başkanlığında, Merkez Heyeti Üyeliğinde ve 2 Temmuz 1918’den itibaren partinin Siirt Sorumlu Kâtipliğinde -Vekil olarak- bulundu. Siirt Kongresi’nden sonra Milli Mücadele’ye atılarak Siirt’te Ömer Atalay, Siirt Belediye Başkanı Hamit Bey, Hamza Hilmi, Bekir Sıtkı ve Abdulkerim (Nakipoğlu) Beyle Siirt Mudafaa-i Hukuk Cemiyetini kurdu ve Başkanlığına seçildi. İhtilaf Devletleri Temsilcilerine, Osmanlı Padişahı Vahdettin’e, Sadrazamlığa, Hariciye Nezaretine, Reddi İlhak Cemiyeti ile Vilayet-î Şarkiye Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Başkanlığı’na işgalleri kınayan ve reddeden telgraflar çektiler. Osmanlı Meb’usan meclisinin son dönemi için 24 Ocak 1920’de yapılan seçimde Siirt Milletvekili oldu. Ancak İstanbul’a gitmedi. 13 Mayıs 19820’de TBMM’ne katıldı. Mecliste Şer’iye-Evkaf ve Milli Eğitim Komisyonlarında görev aldı. 11 Ağustos 1923’te II. Dönem, 1 Kasım 1927’de III. Dönem, 4 Mayıs 1931’de IV. Dönem, 1 Mart 1935’te V. Dönem, 3 Nisan 1939’da VI. Dönem TBMM’ne Siirt’ten milletvekili seçildi. Yasama görevini ölümüne kadar devam ettirdi. II. Dönemde Mustafa Kemal’e olan büyük desteğini, 3 Mart 1924 tarihli Meclis müzakereleri ve kararlarıyla kabul edilen ve Türkiye’yi laikleştiren yasalar olarak bilinen “Şer’iye ve Evkaf ve Erkân-ı Harbiye Bakanlıklarının kaldırılmasına dair” kanun teklifi verilmesine önderlik ederek ortaya koydu. 53 arkadaşının imzasıyla Türkiye’nin laikleşmesinin yolunu açan Halil Hulki (Aydın) ve arkadaşlarının hazırladıkları kanun teklifinin gerekçesinde; “Din ve Ordunun politika akımları ile ilgilenmesi bir çok sakıncalar doğurur. Bu gerçek, bütün uygar milletler ve hükümetler tarafından bir temel ilke olarak kabul edilmiştir. Bu bakımdan, yeni bir hayat varlığı sağlamakla görevli bulunan Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasasında zaten ifadesini bulmuş olan Şer’iye ve Evkaf Bakanlığı ile Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Bakanlığının (ayrıca) bulunması uygun olmaz. Şer’iye ve Evkaf Bakanlığı kaldırılınca da bütün vakıfların millete intikal etmesi ve ona göre idare edilmesi doğal bir sonuçtur.” İfadeleri yer almıştır. Hiçbir aleyhte konuşma olmadan, tartışmasız kabul edilen bu kanunla, inanç ve ibadet konuları Diyanet İşleri Başkanlığına bırakılmıştır. Türkiye Cumhuriyetinin yönetiminde din işleri ile siyaset işleri birbirinden böylece ayrılmıştır.
(Devam edecek)