Şeyh Muhammed Kazım
(Allah'ın Rahmeti Üzerine Olsun)
Bizlere ihsân ettiğin nîmetler için sana hamd ve şükrederiz Allah' ım.
Gazâbından ve nîmetinin zevâlinden sana sığınırız. Âlemlere rahmet, öncekilerin
ve sonrakilerin efendisi olarak gönderdiğin, hidâyet ve şefâat edici Peygamber
Muhammed (sallallahu aleyhi ve selem) ile Âl ve Eshabına salât ve selâm ederiz.
Hamd ve senâdan sonra, hatırıma hal tercememi beyan etmek geldi. Belki benden
sonra hal tercememe bakacak olan kişi, kerîm olan Rabbimden bu hakir kuluna duâ
ve istiğfarda bulunur. Allah'ın inâyetiyle başlıyorum.
Ben, Muhammed Kâzım bin Şeyh Şerâfeddin (Hicrî: 1296-1378 / Milâdi: 1878-1958)
Hâlidî Nakşibendî bin Şeyh Muhammed Hâzin (H. 1235-1308 / M. 1819-1890) El
Fersafi bin Şeyh Molla Mûsâ bin El Hâcı Hıdır bin El Hâcı Abdullah.
Hacı Abdullah ise, Fersaf köyünün altında Siirt yolu üzerinde medfun Şeyh Şeref'in zürriyetindendir. Denildiği ve pederimden duyduğum gibi Şeyh Şeref, iki kardeşi Şeyh Mahmûd ve Şeyh Ahmed, amcası oğlu Siirt'e kendi adıyla zikredilen câmide medfûn Şeyh Halef ile birlikte Bağdat'tan Diyarbakır'ın Hazro kazasına gelmişlerdir. Oradan ayrılıp, Şeyh Halef Siirt'te Şeyh Şeref ise Fersaf'ta ikâmet etmiş ve orada vefat etmiş olup kabri malumdur. Şeyh Mahmûd ve Şeyh Ahmed ise Erbin (erbine) köyünde ikâmet etmiş ve orada defnedilmişlerdir. Mevahibü's-sermediyye adlı kitapta Kâdiri tarikatı silsilesi Şeyh Şeref-ül Kattâle'ye ulaşır. O da tarikatı Abdürrazzâk'tan almıştır. Şeyh Şeref, Gavs-i Geylâni'nin oğlu Şeyh Abdülvehhâb'ın oğludur.
Anne Tarafından Nesebim:
Annem rahmetli Fadile, Şeyh Mahmûd'un kızıdır. Şeyh mahmûd ise, Kerâmetleri ile meşhur Hamzevî ve Hâlidî olan Şeyh Kâsım'ın oğludur. Hamzevî nisbesi Şeyh Hamze
Kebirî zürriyetinden, Hâlidî nisbesi de Hâlid bin Velîd'in zürriyetinden olduğu içindir. Şeyh Mahmûd ve babası Şeyh Kâsım, dedem Şeyh Muhammed el Hâzin'in halifelerinden idiler. Dedem Şeyh Muhammed el Hâzin'in Arapça bir münâcatı
vardır. Münâcâtında, Allah'tan visali istemiş, Allahü teâlâ ise ilhamla O'na şöyle cevap vermiştir:
"Yâ Hâzinu kad karrabtüke ileyye bil visâli
Ve refe'tü lekennikâbe an vechi Cemâli"
Yâni: "Ey Hâzin, seni visalim ile kendime yaklaştırdım.
Ve perdeyi cemalimin yüzünden sana kaldırdım"
Fotoğraflar: Foto İsmet
Yazı: İnternetten alıntıdır


LinkBack URL
About LinkBacks







Alıntı




