BU ALTIN DOLU KÜP BOŞALINCAYA KADAR!
Siirtli kadın, kendisine çile çektiren pinti kocası öldükten sonra, gönlüne göre bir erkekle evlenmiş. Hem de eski kocasından kalan evine iç güveyi olarak almış.
Kadın, yeni kocasına, eski kocasından kalan evinin odalarını gezdirerek, anılarını anlatıyormuş. Bir ara, girdikleri bir odada kapalı bulunan koca kasayı açan kadın, kasanın içindeki altın dolu küpü göstermiş. Küpün çil-çil altınlarla dolmasına bir parmak ya kalmış, ya kalmamış. Küpün içindeki altınların arasına saplanmış bir de kama varmış.
Kadın, yeni kocasına anlatmış:
-Eski kocam, “bu küp ağzına kadar altınla dolmadıkça midemi doyurursam, bu bıçakla vurulayım” diyordu. Küpün dolmasına az kalmıştı ama, küp dolmadan o gitti. Altınları da bize bıraktı diyerek gülmeğe başlamış,
Bunun üzerine, yeni kocası da altın küpünün içindeki kamayı çıkarıp, tekrar saplamış ve saplarken de şöyle söylemiş:
-Ben de, seninle birlikte bu küpteki altınların tamamını yemedikçe, eğer çalışırsam bu bıçakla vurulayım.
Demiş. Aman, siz siz olun da nekeslik yapmayın. Boşuna mı “malını yemeyenin, malını yerler” denilmiş…


LinkBack URL
About LinkBacks




Alıntı
