3. sayfa - 13 sayfa var BirinciBirinci 12345 ... SonuncuSonuncu
128 sonuçtan 21 ile 30 arası
  1. #21
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    15.09.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    34
    Mesajlar
    17.668
    Tecrübe Puanı
    374

    Standart

    ASAYİŞ YILDIRIM VAR!


    İnternetin, cep telefonlarının bulunmadığı, sabit telefonların bile otomatik olmadığı ve şehirlerarası konuşmaların ancak PTT'den kayıt yapılarak gerçekleştirilebildiği dönemlerde yaygın medyaya muhabirlik yapmak gerçekten zordu.
    O dönemlerde, yaygın medyaya muhabirlik yapanlar, güncel olmayan haberleri, fotoğrafları mektupla gönderirlerdi. Önemli olayları ise telefonla verirlerdi. İşte, o dönemlerde bir ajansa muhabirlik yapan Ahmet Arıtürk, bir gün önemli bir haberi telefonla vermek için PTT'nin santraline "Acele, basın ödemeli" kaydıyla bir telefon numarası vermiş ve bağlanmayı beklemiş. Aradan epey süre geçtiği halde telefonun bağlanmaması üzerine tekrar santral memurunu aramış, verdiği kaydın "Basın ve acele" olduğunu, basının öncelik hakkı olduğunu anımsatmış.
    Ama bayan santral memuru:
    -Basın acele, ama kendi kategorisinde öncelikli. Yıldırım taleplerinin önüne alamam! diye cevaplandırmış. Kafası bozulan Ahmet Arıtürk bu defa:
    -O zaman, benim telefon kaydımı, "Basın yıldırım" yap, demiş.
    Santral memuru bayan da:
    -Tamam! diye cevap vermiş...
    Ancak, bir süre geçip de telefon bağlanmayınca, Ahmet Arıtürk yeniden telefona sarılmış:
    -Basın yıldırımdan daha öncelikli var mı artık! Telefonu hala neden bağlamıyorsun? diye biraz hiddetle sormuş. Bayan santral memuru ne cevap verse beğenirsiniz:
    -Evet var. ASAYİŞ YILDIRIM!
    Bunun üzerine, Ahmet Arıtürk son çare olarak PTT müdürünü aramış ve durumu iletmiş. Sonra anlaşılmış ki, bayan santral memuru, bir başka ajansın muhabiri için bunları yapıyormuş. Böylece önce, o muhabirin haberlerinin geçmesini sağlıyormuş. Hatta, kanıtlanması mümkün olmasa bile diğer ajans muhabirlerinin haber telefonlarını dinleyerek, karşı tarafa bilgi aktarıyormuş.

  2. #22
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    15.09.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    34
    Mesajlar
    17.668
    Tecrübe Puanı
    374

    Standart

    MUHAMMED FATİH ARITÜRK
    SİİRT'LE İLGİLİ ANEKDOTLAR



    Siirtlilerin kıvrak zekâlarını ortaya koyan ilginç anekdotlar vardır. Maalesef, bunları bir araya toplamak, hatta yazıya dökmek bugüne kadar hiç gerçekleşmemiştir.
    İstedik ki, bu anekdotları yazalım ve kitaplaştırarak, gelecek kuşak Siirtlilere bırakalım.
    Anekdotlarımızda, hiç kimseleri hedef almadığımız gibi, geçmişte yaşanan esprili anlatımların kimseleri gücendirmeyeceği inancındayız.

  3. #23
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    15.09.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    34
    Mesajlar
    17.668
    Tecrübe Puanı
    374

    Standart

    SİİRTLİ İLE YILANIN DOSTLUĞU!

    Anlatılır ki, zamanın birinde bir Siirtli ile BİR YILAN DOST OLMUŞLAR. Yılan, Siirtlinin ambarını farelere karşı koruyormuş. Adam da yaptığı hizmetin karşılığı olarak her gün yılana bir yumurta yediriyormuş.
    Bir gün, her nasılsa Siirtlinin çocuğu ambara gitmiş. Yılan da ona saldırarak zehirlemiş. Adam, depoya girip de yerde yatan çocuğunun başında yılanı görünce, eline geçirdiği kürekle kafasını ezmiş. Sonra da yılanın kuyruğunu ve başını ayrı ayrı iplerle bağlayıp iki direk arasına gerdikten sonra:
    -Ben böyle dosdoğru dostluk istedim. Senin gibi eğri, büğrü dostluk değil, demiş.

  4. #24
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    15.09.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    34
    Mesajlar
    17.668
    Tecrübe Puanı
    374

    Standart

    İKİ KİŞİYE BİR SİNEMA BİLETİ


    Sinemacılığın çok yaygın olduğu yıllarda, iki Siirtli sinemaya giderler. Gişeden TEK BİR BİLET ALIRLAR. Sinema salonuna girmek için teşrifatçıya verirler. Teşrifatçı bakar ki, sinema salonuna girmek isteyen iki kişi, bilet ise bir!
    Muhataplarına söyler:
    -Siz iki kişisiniz, bir biletiniz var. Bilet kiminse, o içeriye girecek. Yani, biriniz gireceksiniz, biriniz giremeyeceksiniz!
    Bunun üzerine bileti verenlerden biri şu cevabı verir:
    -Bak kardeşim, her ne kadar iki kişi isek de, biz bir sayılırız. Çünkü benim SAĞ GÖZÜM KÖR, ARKADAŞIMIN SOL GÖZÜ! Bu durumda, filmi iki gözle seyretmiş olacağız. Yani, tek kişi gibi...
    Aldığı cevap karşısında kahkahalarla gülmeğe başlayan teşrifatçı, durumu sinemanın sahibine aktarır. O da kahkahalarla güler. Hem iki arkadaşı salona aldırır, hem de verdikleri biletin parasını iade eder.

  5. #25
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    15.09.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    34
    Mesajlar
    17.668
    Tecrübe Puanı
    374

    Standart

    SENİN İÇİN DE SÖYLÜYORLAR!


    Siirt'te görev yapan Siirtli Müdür, yine Siirtli olan memurunu odasına çağırmış ve:
    -Bak, senin hakkında çok şikâyetler var. Rüşvet aldığını, rüşvet vermeyen vatandaşların işlerini yapmadığını söylüyorlar. Kendine çeki düzen vermezsen, senin hakkında işlem yapmak zorunda kalacağım, demiş...
    Bunun üzerine, memur pozisyonundaki Siirtli:
    -İnanmayın efendim, inanmayın! Demiş.
    Müdür:
    -Nasıl inanmayayım, söylüyorlar işte. Bir değil, on değil, herkes söylüyor.
    Müdürünün açıklarından ve su'istimallerinden haberdar olan, hatta onları belgeler halinde dosyalayarak, saklamış bulunan memur, gayet sakin bir sesle:
    -Sizin için de aynı şeyleri söylüyorlar, hem de bunları söyleyenlerin ellerinde belgeleri varmış. İnanalım mı yani...
    Altı ıslak olan Müdür, aldığı bu kapalı tehdit üzerine, memurunun hazırlıklı olduğunu anlamış ve susmak zorunda kalmış...

  6. #26
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    15.09.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    34
    Mesajlar
    17.668
    Tecrübe Puanı
    374

    Standart

    "SEN BOŞUNA HACCI OLMUŞSUN!"


    Şakacı bir Siirtli, Hac görevini ifâ etmekten dönen bir arkadaşını ziyaret etmiş. Yeni hacı, aynı zamanda yöremizde "ŞEYH" olarak tanınan bir ailedenmiş.
    Şakacı Siirtli, bir yandan tebrik etmiş, bir yandan söylenmiş:
    -Bence, sen boşuna Hacca gittin! Bak, ben Haca gittim. Adımın başına "HACCI" unvanı geldi. "HACCI HASAN" oldum. Eskiden dostlarım beni "HASAN" diye çağırıyorlardı. Şimdi "HACCI HASAN" diye çağırıyorlar. Senin içinse, değişen bir şey yok. Seni "ŞEYH AHMED" diye çağırıyorlardı. Yine "ŞEYH AHMED" diye hitap edecekler. "HACI ŞEYH AHMED" diyecek halleri yok ya! Bu kadar para verdin, yine de "HACI" unvanını alamadın, yazık...

  7. #27
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    15.09.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    34
    Mesajlar
    17.668
    Tecrübe Puanı
    374

    Standart

    KOMŞULARININ KIZINI, "KIZLARI" DİYE GÖSTERİP
    KENDİ KIZLARINI VERDİLER!


    Şehrimizde, evlenmelerin görücü usulüyle yapıldığı, evlenecek kızların ve erkeklerin birbirlerini görmelerinin hemen hemen hiç mümkün olmadığı dönemlerde, genelde damat adaylarının anneleri, ablaları, yengeleri, halaları, teyzeleri gelin aramak işini yükümlenir, çeşitli bahanelerle gelin adaylarının evlerine giderek, istemeden evvel kızın güzel mi, çirkin mi, çalışkan mı, sakar mı, akıllı mı, kontak mı olduğunu araştırmaya çalışırlarmış. Ancak, uydurulan bahaneler ne olursa olsun, gelin adayı tarafı, muhakkak, bir şekilde kendilerine görücülerin geleceğinden haberdar olurlarmış.
    İşte, evlerine hatırlı görücülerin gideceğini öğrenen müsemma bir aile, bu güzel kısmeti kaçırmamak ve talip olmalarını sağlamak için bir taktik uygulamışlar. Komşuları olan eli ayağı düzgün, güzel, alımlı, akıllı bir kızı, evlerine davet ederek:
    -Bize misafir gelecek, bizim kız da dayısının evine gitmiş, gelsen de bize yardımcı olsan, demişler.
    Kız da, annesinin müsaade etmesi üzerine, komşularının hatırını kırmamış, misafirlerine hizmet için evlerine gitmiş. Evdekiler de:
    "Kızım misafirlere kahve yap, kızım misafirlere şeker ikram et, kızım bunu götür, bunu getir" diyerek, kendi kızları olduğu havasını vermişler. Görücüler, bu oyunu yutmuşlar. Evlerine gittiklerinde kızın güzelliğini, hünerlerini, anlata anlata bitirmemişler ve hemen evin erkeklerini devreye sokup, o evin erkeklerine gidilerek, kızlarına talip olmalarını önermişler. Söz kesilmiş, nişan yapılmış, nişan günü bir de ne görsünler, onların gördükleri kız ile, nişan kıyılacak kız bambaşka!
    Ama artık, her şey olup bittiğinden ve erkekler de devreye girmiş olduklarından durumu kabullenmek zorunda kalmışlar. Çünkü, o günün şartlarda nişanı iptâl etmek belki de iki ailenin arasında büyük fitnelerin doğmasına yol açacakmış.
    Sonuç olarak, uyanık Siirtliler, komşularının kızını, kendi kızları gibi gösterip kızlarına iyi bir kısmet(!) bulmuşlar.

  8. #28
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    04.09.2005
    Yer
    siirt
    Yaş
    34
    Mesajlar
    821
    Tecrübe Puanı
    31

    Standart

    Güzeldi tşk..
    Düşünüyorum Da Düşüncelerin En Güzeli; Senin, Beni Düşünüp Düşünmediğini Düşünürken Düşünmek Olsa Gerek Diye Düşünüyorum..

  9. #29
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    17.11.2007
    Yaş
    30
    Mesajlar
    235
    Tecrübe Puanı
    16

    Standart

    çok güzeldi paylaşım için tşkler derbederimm benim

  10. #30
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    15.09.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    34
    Mesajlar
    17.668
    Tecrübe Puanı
    374

    Standart

    ŞOFÖR MAHALLİNE KİM BİNECEK!


    Öyle anlatılır ki, geçmiş yıllarda Şehrimizde Battaniyeciler bir kooperatif kurmuşlar ve kooperatif sayesinde bir SKODA kamyon almışlar.
    O zamanlar, Şehrimizde su olmadığı için, haftanın belli günlerinde Battaniyeciler KEŞ (TİFTİK) yıkama işi için KEZER veya BAŞUR Çaylarına giderlermiş. SKOTA kamyonun şoför mahalline, şoförle birlikte sadece 3 kişi binebiliyormuş. Bu yüzden, tiftik yıkama işi için Kezer veya Başur'a gitmek hep sorun olurmuş. Çünkü kooperatifin bütün ortakları "ŞOFÖR MAHALLİNE BİZ BİNECEĞİZ" derlermiş.
    Yine iddialar odur ki, Battaniyeciler Kooperatifinin kapanmasının önemli etkenlerinden biri, bu şoför mahalline binmek sorunundan kaynaklanıyormuş. Nitekim, bundan bir süre önce kurulan "SİİRT GÜÇ BİRLİĞİ"nin kurucuları "Hiç birimiz, şoför mahalline binmeğe talip değiliz" derlerken, geçmişte yaşanan bu duruma vurgu yapmışlar. Yani, şoför mahallinde oturmak sorunu yüzünden bile ortaklıkların bozulduğu Şehrimizde bir bakıma, şirketleşmenin zorluklarına dikkatleri çekmişler.


 

Benzer Konular

  1. isminizin anlamini ögrenmek istermisiniz
    By neset in forum TATLI SOHBET ODASI
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 11.03.2011, 14:13
  2. Siirtle ilgili karikatür
    By humanist in forum KARİKATÜRLER
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 06.05.2010, 09:22
  3. Bilgisayarla İle İlgili 180 Soru Ve Cevap ** Mutlaka Okuyun **
    By nesta_34 in forum İNTERNET ve GÜVENLİK
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 15.04.2009, 15:15
  4. Fenerbahçe İle İlgili Birçok Bilgi Burada
    By NyHaT in forum FENERBAHÇE
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06.10.2008, 21:44
  5. SİİRTLE İLGİLİ LİNKLER
    By cenkyildiz in forum SİİRT SİTELERİ
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 05.05.2006, 18:04

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •